Komşunun tavuğu
24.08.2008
Galatasaray lig perdesini dört golle açtı. Bu, bir nevi şov manası taşır ama görmeyene... Nasıl bir galibiyet olduğunu da Nasrettin Hoca hesabı görenler görmeyenlere anlatırsa gerçek ortaya çıkar!
Kewell ilk golde ve devreye kadar mükemmeldi. Herkes aynı şeyi söylemiştir sanırım; futbol iyi futbolcularla oynanır. Galatasaray’ın dokusunda iyi futbolcu çok onlar oyuna ağırlığını koyduğunda Galatasaray seyredilir bir hal alıyor onlar durduğunda da Galatasaray çekilmez oluyor.
Kewell, Lincoln, Hasan Şaş ve Nonda bunların başında geliyor. Daha bir de yedek kulübesinde olan ve oynamayan Linderoth var. Takımın diğer genç elemanları da bu güzelliğe dinamizm açısından katkıda bulununca Galatasaray takım olarak diğerlerine fark atıyor.
Denizli maçında zaman zaman çok güzel hareketler oldu. Devamı gelmedi. Kısa paslaşmalar, kontra dönüşler ve bireysel beceriler oyuna güzellik kattı. Lincoln daha istekliydi ama hala hazır değil! Mücadele gücü eksik. Dört gol oldu ama gel sen seyredene sor. 77’ya kadar tıknefes ondan sonra üç gol daha ve Galatasaray maçı 4-1’le kazanıyor. Güzel sonuç ama soru işaretleri de çok!
İlk soru işareti Skibbe
Bu kez kadro hatasız. Arda, Barış ve Linderoth kenarda! Ancak gel gör ki bu aşamada Skibbe’nin de işi zor. Kimler çıkmalı ki bu üçü oyuna girsin. Galatasaray bu sene bu zorluğu hep yaşayacak.
Kulübenin zengin oluşu bir nimet ama her 11 de böylelikle tartışılacak. Bu tartışmayı kesecek tek kişi Skibbe’dir. İyi olanı oynatırsa kimsenin bir diyeceği kalmaz! Ama ikjinci uyarı başında on kişi kalmış denizli karşısında 76’ya kadar galibiyet golü bulamamışsa ve uzaktan iki kere bazuka gibi şut çeken biri de direkten dönen şutun sahibi Mehmet Toapl’ı oyundan alıyorsa, protestoyu da yer!
Öyle gazetelerin yazdığı gibi de Skibbe ‘yuhalanmadı’ sadece ‘ıslıkla’ protesto edildi!
Denizli iyi ama 10 kişi
Denizli dar imkanlarla büyüklere taş çıkartacak bir takım kurmuş. Galatasaray’a ilk yarı kafa tutmaları bunun kanıtı. Ne zman ki 47’de 10 kişi kaldılar film koptu! Galatasaray da bunu sol bek Hakan Balta’nın 76’daki golüne kadar değerlendiremedi. Bereket Hakan bu tip vuruşları güzel yapıyor da takımı rahat bir nefes alıyor.
Sanırım Milli Takım’da da böyle net bir golü var. Hakan’ın vuruş pozisyonu da son derce zordu ama akıllı vuruş yapınca çerçeveyi tutturdu.
Denizli iyi oyunculara sahip. Önce İsmail Baydil. Mükemmel bir genç. Çok rahat oynuyor ve takımına çok faydalı. İyi top taşıyor, ikili mücadelelere giriyor, orta alandan gol noktalarına iyi sarkıyor. Keza Murat Karakoç ama atılışı hataydı. Nasıl buluyorlar bu yabancıları demeyeceğim ama Roberts tek başına bütün Galatasaray defansıyla mücadele etti.
Her topu gayet güzel sakladı, taşıdı ama çok yalnız kaldığı için sonuca gidemedi. Braga da iyi oyuncu. Sol defanstaki Çağlar’ın 30 metreden direkten dönen topu da müthişti.
Denizli’yi beğendim ama çok acemiler... Eksik kalınca ‘dama’ dediler.
Dikkat! Kaleci Cenk de çok çalışmalı. Kaleyi doldurmuyor.
Saçmalıklar Komedyası
İkinci yarı oyuna girenler Arda, Barış ve Yaser, Denizli’nin de eksik kalmasıyla oyunu sürüklediler. Barış’ın kafa golü takımı rahatlattı, Lincoln’ün son saniye golü de Lincoln’ü rahatlattı. Ancak; Galatasaray saçmalıklar komedyası yaşadı.
Skibbe 10 kişi kalmış rakibi karşısında telaşa kapılıp üç değişikliği yapınca saçmaladı. Denizli zaten havlu atmış Galatasaray’ın ataklarında elbet bir açık verecekken üç oyuncu değiştirmek biraz hata...
Nitekim Kewell oyunu zor tamamladı. Belli ki arızalı-sağlam! Bir ara sağdali Arda sola Kewell sağa geçti.
Sabri sakatlanınca Barış sağ beke girdi.
Sonra ne oldu bi,linmez Topal çıktı Yaser girdi;
Barış ileri gitti,
Kewell sağ beke geldi...
Galatasaray bütün hatlarıyla ileri çıkınca bir de baktık defansta Ayhan ve Kewell var.
Servet, alıp alıp kaybedene kadar gidiyor, Meira da gol arıyor...
Allah’tan Denizli fazla adamla Galatasaray’ın üzerine gelemiyor da bir felaket yaşanmıyor.
Skibbe de; ‘Nasıl olsa Denizli eksik üzerimize gelemez diye Topal’ı aldım ve takımın tümünü rakibin üzerine saldım’ derse inanır mısınız?
Bunu da bir Skibbe dehası olarak görürseniz, bilemem...
Galatasaray dört golle sonuca gitti ama;
Hasan Şaş hala eski Hasan Şaş, elli hata bir sevapla futbol oynanmaz!
İlk golde payı büyüktü, öncesinde ve sonrasında y ine döküldü. Her topu geciktirerek oyuna sokuyor atak bayılıyor’. Oysa Hasan bir değer bir tek kendi bilmiyor!
Galatasaray, Bükreş’e giderken çok gol attı, umut sattı.
Hatalar rafa kalktı.
Buna da şükür, zira beterin beteri var...
Anladın sen onu...
OSMAN TANBURACI