FUTBOL İYİ OYUNCUYLA OYNANIR
28.01.2009
Bunu son iki maçta net olarak gördü Galatasaraylılar. Her ne kadar mücadeleci ve kaliteli oyuncular olsa da takımda, sonuca etki eden “İYİ” oyuncular olmayınca takım sonuç alamıyor. O oyuncular bir araya geldiğinde de güç katlanarak artıyor. Son iki maçtaki Arda ve Baros’a bakalım. Sivas maçlarının sonucu değiştirme potansiyeli olan iki oyuncusu. Ama bir yere kadar gelebildiler tüm ataklarda, oralarda kendilerine destek olacak oyunu rahatlatacak ayakları bir tülü bulamadılar. Burada Ayhan’ın hakkını yemeyelim yalnız. Dün geceki maçta o kadar çok koştu ve her alan destek olup oyunu açmaya çalıştı ki, ben izlerken yoruldum. Ama bahsettiğim bu değil. Kritik, gole direkt götüren, bitirici pas atmak, atabilmek bambaşka bir şey... Baros, Arda, Kewell, Lincoln bunların her biri çok “İYİ” birer oyuncu iken, bir araya geldiklerindeki güç 4 “İYİ” oyuncudan çok daha fazla.
Benzer şeyler defans için de geçerli. Servet zaman zaman eleştirilse de, katkısının ne kadar üst düzey olduğu yokluğunda anlaşılıyor. Emre Aşık ne kadar iyi niyetli ve çalışkan olsa da, cepheden gelen ilk toplarda çok iyi bassa da, yıllara karşı koymak zor. Yannick Kamanan bir pozisyonda neredeyse yürüyerek geçti Emre’yi...
Sonuç olarak ne yapıp edip yıldızlarını bir an önce toparlamalı Galatasaray. Ligin daha mütevazi takımlarına karşı dün akşam Ali Sami Yen’deki kurulan baskı kurulduğunda sonuç alınır. Ama Sivas gibi sert bir rakip çıkınca karşısına, iş bu kadroyla kolay olmaz... Ve 20 gün içinde Sivas’tan çok daha sert ve yaratıcı bir takım olan Bordeaux olacak sarı kırmızılıların rakibi. Avrupa’da yola devam etmenin yolu sahada olabilecek maksimum sayıdaki “İYİ” oyuncuyu oynatabilmekten geçiyor. Yoksa “Sahaya her ihtimalde 11 aslan çıkacak” cümlesini turun başında dinler ve Avrupa’da başarı için gelecek seneyi beklemek zorunda kalır tüm taraftarlar...
SİVAS İYİ TAKIM
Artık bunu soylemek çok da önemli değil. Oynadıkları futbol, aldıkları sonuçlar ve iki yıldır gösterdikleri performans ile bunu çoktan kanıtladılar. Ama dün geceki maçı çıplak gözle izledikten sonra tekrar bu konuyu belirtip, bazı noktaların altını çizmek istedim.
Bir kere atık öyle bir takım olmuş ki Sivas, kadrosundaki tehlikeli oyuncu sayısı neredeyse bazı büyük takımlardan daha çok. Mehmet Yıldız ve Herve Tum oyundan çıkıyor, yerlerine Pini Balili ve Kamanan giriyor. Ve golde bu ikilinin ortaklığından geliyor. Hangi Turkcell Süper Lig takımında var bu kadar forvet zenginliği. Bunlara ek olarak, Mohammed ve Musa gibi sürekli golü düşünen oyuncular, Abdurrahman Dereli gibi hızlı ve iyi bindiren bir bek, ortanın ortasında İbrahim ve Sezer gibi hem savaşan hem de topu iyi kullananan oyuncular, Fabio Bilica gibi bir defans sigortası ve Michael Petkovic gibi güvenilir bir kaleci... Tabii bu oyuncular ne kadar iyi olurlarsa olsunlar bunları oynatan, iyi kullanan, motive eden bir hoca...
Sivas için geçen sene peri masalı gibiydi, ama bu sene artık her şey gerçek. İyi bir takımları var. Tek eksikleri hava ve destek. İstanbul’da seçim zamanları bile bu muhabbetler yapılır: “1 milyondan fazla Sivaslı var”. Nerede peki o Sivaslılar? Dün akşam takımları en iyi zamanında ve Galatasaray gibi bir rakiple oynuyor. Kendilerine ayrılan yere sığmamaları lazımken, dolduramıyorlar bile... Sivas şehrinde Bursa’daki, Trabzon’daki, Eskişehir’deki havadan eser yok. Arkasında onu iten bir taraftar olmayan takımın şampiyon olması çok zor. Mecnun Odyakmaz ve Bülent Uygun, sahadaki oyuncuları kadar, tüm Sivaslıları da motive etmeliler... Tabii eğer bu peri masalını, bir efsane haline getirmek istiyorlarsa...