Servet
bir çuval incirin içine etti
Önünüze iki kart koyuyor ve birini çekin diyorum;
-Arda, Lincoln, Baros’un muhteşem paslaşmasıyla attığı golle 1-0 galip gelen Galatasaray’ı çekerseniz, bu Galatasaray’a toz kondurmazsınız.
-Servet’in hatasıyla 1-0 mağlup Galatasaray’ı seçerseniz, Galatasaray’ı tefe koyarsınız.
Bu kadar basittir futbol.
Hatanın üzerine; asla Sezar’ın hakkını Sezar’a vermezler.
Gel ayı ye beni!
Dün Galatasaray elinden gelen her şeyi yaptı. Göze hoş gelen, sahaya yayılan, koşan, rakibe basan çok da iyi futbol oynadı.
Galatasaray’ın iki eksiği vardı; iyi orta yapamadı, rakip kaleye hiç şut çekmedi.
Her şeye rağmen Galatasaray’ın her an bir gol bulması işten bile değildi...
Lincoln, Arda, Ayhan, Meira, Kewell, Emre Aşık, Sabri ve de hepsi iyi bir takım olmaktan örnekler verirken Servet geldi ‘Gel ayı ye beni’ dedi ve maç bitti!
Olmaz böyle şey!
Hayati bir maçta bu kadar büyük bir gaf yapılmaz!
Yahu be çocuk!
Daha maçın başında taç çizgisi kenarında da yaptın...
Adama geldi bastı aldı gitti...
Maç bitiyor yine rakiple inatlaşıyorsun!
Kimsin sen?
Pele mi? Maradona mı? Beckenbauer mi? Ronaldo mu?
Kimsin?
İnsan bu kadar disiplinsiz olur mu?
Oynadığın takım Galatasaray. Köçekspor değil!
Niye kıvırtıyorsun bir o yana bir bu yana!
Bak duman ettin.
Bir çuval incirin içine ettin!
Hay senin oynayacağın futbolun!
Bireysel asmaları hiç sevmem ama...
Takım 11 kişi hatta 14...
Hocayı, kaleciyi, bir oyuncuyu suçlayıp işin içinden çıkamazsın.
Ama el insaf!
Futbolda hata olur, kabul de... Göz göre göre, kendi kalene de gol atamazsın!
Arkadaşlarının ipini,
Hocanın ipini,
Takımın, taraftarın ipini çekemezsin!
Herkesin görevi var. Bir başkasının ekmeğine kan doğrayamazsın.
Ey Servet;
Senin asli görevin kaleni savunmak! Rakiple oynamayı bırak!
Bunu ne zaman öğreneceksin?
Skibbe senin kafanı yarıp içine akıl mı koyacak?
Bu kaçıncı.
Bırak rakiple iddialaşmayı, sen defans adamısın. İlla rakibe üstünlük kurmak için çalım atma... İlla rakipten top çalıp onu madara etmeye kalkma başa bela oluyorsun!
Kaleni bırakıp gol atmaya gidiyorsun.
Sonra da takımını yakıyorsun!
Attığın goller olsa amenna! Git gidebildiğin kadar, ama sen karavanaya koşuyorsun hep!...
Kornerde ileri gidiyor kafaya çıkıyor, vuracak arkadaşına da mani oluyorsun. Geri dönüşlerde de gecikiyorsun.
Yanı başında tazı gibi bekleyen rakip varken taç çizgisinden top çevirmeye kalkıyorsun, kıt becerinle devamlı top sürüyorsun, yedirdiğin golde niyetin topu defetmek olsa topu caddeye bile atarsın ama sen içinde zapt edemediğin kompleksle kendini ispata çalışıyorsun! Yapma be çocuk!
Aslan gibi oynayan takımını da milyonlarca taraftarını da üzdün!
Böyle bireysel hata olmaz!
Maç bitmiş yahu... Bir puanı kapmışsın, hala gol atma imkanın bile var sen takımını yakıyorsun.
Hoş geldi Volkan!
Ters kroşeyle nakavt!
81’de Edmar golü atınca yıkıldık... Oysa maçı sürükleyen taraf Galatasaray’dı hele ikinci yarıda sert Metalist’e karşı her an yumruğu indirmesi beklenirken bir anda ters kroşeyle nakavt oldu.
Üç maç 9 puan derken şimdi Berlin’de Herta’dan puan almaya bakacaksın! Bu maçı kazansan Herta’ya yenilsen de lider olarak grup çıkacaktın. Şimdi Ayhan da yediği sarıyla Herta Berlin maçında yok.
Bereket Metalist Karkhiv-Olimpiyakos oynayacak!
Metalist Karkhiv sert takım. Çok iyi kapanıp, mükemmel kontratağa kalkıyorlar. Orta alanda çok adam tutup hep ilk toplara bastılar. Galatasaray da aynı şeyi yapmaya kalkınca top daha çok orta alanda gezdi. İki takım da buradan kaçırdıkları toplarla gol fırsatları yakaladılar.
Karkhiv daha maçın başında poziyonlar yakaladı atamadı. Son vuruşlarda başarısızdılar. Zaten Karkhiv çok koşan, sert ve de mekanik oynayan bir takım. Sistemi hatasız uyguluyorlar. İyi takım görüntüsü ciddiyetlerinden. Edmar, Jaja ve Devic’le iyi top kullanıp kontratağa çıktılar. Gancarczyk de sağ kanadı iyi işletti.
Galatasaray da hep kazanmak isteyen taraftı. Ataktan vaz geçmedi, oyunu hiç gevelemedi. . Şık paslaşmalarla mükemmel bir de gol attı. Hakem ofsayt verdi. O gol sayılsa jenerik olur. 31’de Arda-Lincoln son dokunuş Baros ve gol!
Mükemmeldi...
Galatasaray böyle üçgenleri Kewell’la, Barış’la, Ayhan’la da yaptı... 39’da yine Lincoln gole yaklaştı çok iyi kapandılar.
Galatasaray hüsrana uğramasa bu maç sonrası yenemese bile alkış alırdı. Gerçekten futbol adına ortaya arzulu ve etkin bir oyun çıktı. Onun için Servet’e kızıyorum güzel oyunu sıfırladı.
Skibbe doğruları yaptı
İkinci yarı Meira defansın ortasına geçti, Emre çıktı Barış Özbek orta alanda rakibi ısırmaya girdi. Doğru bir hamleydi. Galatasaray fırtına gibi oynamaya başladı. Gol gelse arkası da gelecekti. Baros düşüşte... Ya kendisinden kaynaklanıyor ya Galatasaray takımı bir türlü tropu Baros’la buluşturamadığı için Baros etkisiz gözüküyor, ama Galatasaray’ın gol yollarında sorunu var. Nonda ve Ümit Karan da Baros’tan iyi olmayınca Teknik Heyet de zorlanıyor. Buna rağmen Galatasaray çok iyi işler yaptı. Zevkle seyredildi ve güvenli bir takım vardı sahada...
Yazık oldu.
Osman Tanburacı