http://www.sporx.com/detail.php?Type=24&yazar=1&go=6491Adnan Polat; Ocak’ta transfer zor!
24.12.2008
Adnan Polat’a lafı dolandırmadan soruyorum.
Transfer yapacak mısınız?
Ekonomik kriz varken kimse transfer yapamaz! Yaparım diyen babayiğit göremiyorum. Satıcıların hepsi alıcı bekliyor. Kimse bu ortamda futbolcusu satmaz. Satan da el yakar. Türkcell Süper Lig’de kafaya oynayanlar starını satmaz, satarsa şampiyon olamaz! Yurt içinden üç beş kişi var alınacak. Onlar da fahiş fiyat!
Mehmet Yıldız
Mehmet Topuz
Özer Hurmacı
Başka?
Yok!
Galatasaray için söylüyorum. Bunlardan başka Galatasaray’ın içerden alacağı isim yok. Yabancı futbolcu da bu mevsimde zor. Sıradan oyuncu almam.
Hamit Altıntop?
Mümkün değil... Keşke olsa. Tek şart var; giden olursa belki gelen de olur.
Yani...
Yanisi şu; oyuncu satmadan yenisini alamayız. Gerek de yok Galatasaray kaliteli sporcular topluluğu. Ancak; Servet’le görüştüm Almanya ve Fransa’dan istek varmış. Henüz kulübe ulaşmış resmi bir teklif yok ama olursa oturur bir daha konuşuruz.
Ümit Karan için de Katar’a, Dubai’ye gidecek deniyor?
Tekrar ediyorum, gidene kal demeyiz. Anlaşırsak müsaade ederiz. Uzlaşamazsak ‘Florya’nın beş kapısı var’ kuralı işler herkes yoluna gider...
Bu gidişle transfer zor görünüyor.
Evet zor! Futbolcularımız üç aydır maaş almadı. Onların paralarını vermeden yeni transfer yapmam. Haksızlık olur! Avrupa takımlarının başkanı olan arkadaşlarım var, onlarla da görüştüm onlar da maaş ödeyememişler...
Ya Skibbe transfer isterse?
Önce sözleşmesi biten futbolcularımızla yeniden anlaşma yoluna gideceğiz. Satacağımız oyuncu olursa onlardan gelecek paralarla da önce futbolcuların gecikmiş alacaklarını öderiz, kalırsa ve de ihtiyaç duyulursa, Skibbe de isterse o zaman transfer yaparız. Ama zor gibi görünüyor.
Semih geliyor Semih...
Servet giderse ne yaparsınız?
Altyapıdan Semih Kaya var. Kalli geçen sene ilk 11’e koyacaktı, sakatlandı. Şimdi taş gibi... Galatasaray’da gidenin yeri dolar. Bizim en iyi transferimiz içerden yapılan transferdir, örneğin Semih. Bundan sonra Skibbe’yi merak ediyorum nasıl takım kuracak? Galatasaray’da eleman bol.
Saracoğlu’nda UEFA finali nasıl olacak?
Bu takımla... İyileşen sakatlarımız da yeni transferlerimiz olacak... Bordeaux’yu aşarsak ki aşarız. Sonrası daha kolay.
De Sanctis kiralık, tapusunu alacak mısınız?
Morgan’ın eski kulübü Udinese ile bizim kiraladığımız Sevilla arasında sorun var. İş FIFA’da çözümlenirse oturur konuşuruz. Sevilla’nın Udinese’ye bonservis bedeli ödemesi gerekiyor. Bu bizi bağlamaz ancak FIFA’nın kararı önemli, ya büyük para talep ederse o zaman olmaz! Kesemize uyarsa alırız. De Sanctis iyi kaleci, o da bizden memnun. Onu herkes seviyor. Futbolu da çok iyi biliyor. Tapusu bizde kalırsa ileride hocamız da olabilir...
Yabancı kontenjanında bir açığınız var, alacak mısınız?
-Transfer komitemiz Haldun Üstünel ve Murat Yalçındağ’ın takip ettiği futbolcular var. Uygun düşerse, Skibbe de onaylarsa neden olmasın. Ama tekrar ediyorum zor!
Genel Kurul’dan harcama yetkisi ve Goldman Sachs için görev sürenizle sınırlı yetki aldınız birleşme olacak mı?
-Şartlar uygun düserse evet. Ama kongreye söz verdim, Galatasaray’ın bir kuruşunu kötü şartlara feda etmem. Kendi şirketime almayacağım krediyi Galatasaray için kullandırmam.
Yönetiminiz de aynı görüşte mi? Şartlar sizi zorlarsa?
-Galatasaray Başkanlık sistemidir. Arkadaşlarımla uyumlu bir çalışma tempomuz var. Sorun çıkmaz. Çıkarsa çözeriz.
Medya üzerinize çok geliyor...
Herkes görevini yapıyor. Kimseyle sorunumuz yok. Adnan Sezgin gereken açıklamaları yapıyor.
Adnan Sezgin’in formasyonu mükemmel
Adnan Sezgin çok tenkit alıyor neden?
-Adnan’ı yirmi yıldır tanırım, işini çok iyi bilir. Ciddi adamdır, medyayla fazla samimi olmaz, onun için de sevilmez. Adnan eski bir futbolcu, aynı zamanda teknik direktör diploması var. Siyasal Bilgiler mezunu, Amerika’da uzun yıllar kaldı, masterını orada yaptı. Çok iyi İngilizcesi var. UEFA, FIFA ve TFF kurallarını çok iyi bilir. Alp Yalman döneminde Galatasaray’a gelmeden önce TFF’de genel sekreterlik de yaptı. Böyle insan kıskanılmaz mı? Türkiye’de ikinci bir Adnan yok. Keşke her takımda bir Adnan olsa...
Adnan Bey’in İstanbulspor’dayken febe Başkanı Aziz Yıldırım’dan gelen illegal parayı alarak futbolculara dağıttığı söyleniyor...
-Bakın o hikayeyi anlatayım. Petkov’un febe’ye satışından İstanbulspor’un bir trilyonluk alacağı var. Bunun 400 milyar lirası Petkov’un İstanbulspor kulübünden alacağı. Askıda kalan bu sorun sonunda çözülüyor ve Petkov alacağından vaz geçince febe geri kalan 600 milyar lirayı makbuz karşılığı İstanbulspor’a gönderiyor. Adnan Sezgin de bu parayı alıp futbolcuların birikmiş alacaklarını dağıtıyor. Kuş gözü kadar bir leke yok!... Şike yapıldı, onun parası deniyor. Asla değil. Şike denen olayla paranın ödenmesi arasında altı ay var. Ödeme eylülde şike diye adlandırılan maç martta... Hiç altı ay önceden şike yapılır mı? Kim öle kim kala... Bunlar kötü dedikodular. Adnan Sezgin hayatında mahkeme yüzü görmemiş namuslu bir kişi... Ona güvenirim.
Seyrantepe ne alemde 2010’da bitecek mi?
Var gücümüzle bitsin diye uğraşıyoruz. Işın Çelebi onun peşinde. Yiğit Şardan kardeşim de bir başka boyutuyla ilgileniyor. Seyrantepe’nin üç ayağı var; İnşaat, işletme ve satış-pazarlama... Yiğit’le toplanı üzerine toplantı yapıyoruz. İnşaat bildiğiniz gibi Eren Talu tarafından TOKİ’yle yapılıyor. İşletme; ‘stad’ bilgisi isteyen bir başka uzmanlık dalı. Yapım esnasında sonradan doğacak aksaklıkları önlemek için tedbir. Bir de satış-pazarlama bölümü var ki o da başka bir planlama... Hepsi tıkır tıkır yürüyor. Kısmetse 2009 sonuna olmazsa 2010 başına yetişecek. Galatasaray mükemmel bir stada kavuşacak. İşte o zaman Galatasaray bir kez daha bir asırda yarattığı markasını parlatacak.
Kalli’yi alt yapının başına onun için mi getirdiniz?
Evet. Bu zaman sürecinde Kalli Galatasaray’ın geleceğini planlayacak. Galatasaray Spor Akademisi açıyoruz. Orada bilimsel bir çalışma olacak. Galatasaray’ın A takımına hazır oyuncu yetiştiren bir spor akademisi olacak. Oradan gelen sporcu belli bir futbol mantığı alarak, fiziki gelişimini tamamlarken futbolun temel mantığını da öğrenecek. Galatasaray’ın artık bir futbol ekolü olacak. Dünya takımlarıyla yarışmak bunun dışında mümkün değil. Kalli’ye güvendiğim için işin başına onu getirdim.
Kalli geleceği planlıyor. Skibbe hocamız
Herr Feldkamp, Skibbe’nin işine karışacak mı?
-Feldkamp benim danışmanım. Futbolla ilgili her şeyi ona sorarım. Galatasaray’a transfer edilecek oyuncular onun yüksek futbol bilgisinin kantarında tartıldıktan sonra kabul görecek. Kalli beni bugüne kadar hiç yanıltmadı. Onun Arsene Venger gibi Galatasaray’da çalışması kulübümüz için bir kazançtır. Skibbe’yle ilgisi yok. Tabii ki bir aile içinde fikir alış-verişi olacak. Skibbe’yle de istişare edilecek. Kalli bir nevi danışma kurulu başkanı. Bilgisinden istifade edeceğiz. Avrupa maçlarımızda rakiplerimizi de inceleyecek. Skibbe’nin görevi başka. O, Galatasaray’ın Teknik Direktörü. Takımdan Skibbe sorumlu. Galatasaray’da güzel bir iş bölümü var. Kimse kimsenin işine karışmaz. Amacımız dünya çapında bir kulüp yaratmak.
Skibbe’den memnun musunuz?
-Biz hocamızdan memnunuz. Hiçbir problemimiz yok. Çok centilmen bir hoca. Florya’da herkes onu seviyor. Beğeniyor. Bir tek medya beğenmiyor.
Siz de Galatasaray’ın oynadığı futbolu hala beğenmiyorsunuz ama...
-Son maçlarda ben de beğeniyorum. Ancak başkan zor beğenir. Bunun anlamı hoca gönderilecek olmamalıdır. Daha iyisini istemek benim hakkım. Skibbe’den memnunuz. Üç kulvarda onunla koşuyoruz. Bakın ülkeye, üç kulvarda koşan başka Skibbe var mı? Peki neden eleştiriliyor.
Banka borçları ne durumda?
-Vakıf Bank’la anlaştık borcumuzu 35 milyon dolara indirdik sorun yok, beş sene içinde ödeyeceğiz. Denizbank’a da 18 milyon dolar var onu da ödüyoruz. Garanti Bankası’na da çok cüzi bir borç var onu da yarı nakit yarı ilan karşılığı ödüyoruz. Merak etmeyin Galatasaray emin ellerde.
Kalli; ‘Skibbe’nin babasıyım’
Florya’ya gitmişken Kalli’yle de konuştum... Ezelden severim Kalli’yi... 1992’de geldiğinde acele göndermişti Boşnak Boliç’i, koşmuyor diye... O zaman notumu vermiştim Kalli’ye... Ben de aynı kafadayım; koşmayan adam futbol oynayamaz! Kalli’nin bu tavrı 15 sene önce de aynıydı. Disiplin ve çok çalışma Kalli’nin kimliğidir. Uymayan gider. Büyük kulüpler ‘yetenekli futbolcu güllabicisi’ değildir!...
Kalli’nin söylemleri her seferinde beni esir alıyor. Adam sanki ‘futbolun Christoph Colomb’u... Bir dinle bin hak ver. Adnan Polat onu danışman almakta çok haklı. Bakın Kalli bana ne dedi; ‘eğer yüreğin varsa en iyi takım sendedir. Rakipten korkmayacaksın. Gençlere güveneceksin. Onlar senin maçlarda patlamak isteyen en büyük silahların. Görmezden gelirsen seni aynı silahla vururlar, aklın başına gelir. Bana iki sene müsaade edin Galatasaray’ı yine Avrupa’da tutamasınlar. Selim Kaya gibi daha neler var Galatasaray’da ...’
Kalli’ye Skibbe’yi de sordum, onları çapraz ateşe aldım, bakın ne dedi;
‘Medya bizi birbirimize düşürmek istiyor. Siz sanıyor musunuz ki Skibbe’yle konuşmuyorum... Futbola gönül vermiş iki Alman’ın Florya’da konuşmaması mümkün mü? Skibbe’yi bunca yıldır tanıyan kim? Ben... Medya tanıyor muydu ki hemen not veriyor. Herkes işini yapsın. Ben medyanın işine karışıyor muyum? Size şunu yaz desem yazar mısınız? Skibbe de yapacağı işi bilir. Ben büyüğüyüm, babasıyım. Biz bu saçları boşuna mı ağarttık! (Kahkahayla gülüşüyoruz...)
Skibbe; Saraçoğlu bu kadar önemli mi?
Skibbe’ye Kalli’yi sorduğumda gülerek; ‘o bir profesör’ dedi... Malum lafı hiç uzatmam. Sana karışıyor mu dedim; ‘keşke karışsa’ dedi...
O çok sert, siz daha yumuşaksınız aranızda görüş farkı yok mu? dedim;
‘Yenilirsek görüş farkımız olabilir ama Galatasaray genelde yendiğine göre demek aynı şeyleri düşünüyoruz. Bir terslik olsa zaten o beni uyarır. Ben de ona danışırım.
Kalli’nin yıldızı Lincoln’le barışmamıştı... Sizinle çok iyi...
Demek Kalli, Lincoln’ü futbola döndürmüş... Ben memnunum.
Ümit Davala gitti, siz kaldınız bu bir uyarı mıydı?
Memnun olmasalardı beni de gönderirlerdi. Kendimden şüphem olsaydı ben de durmaz giderdim. UEFA Kupası kaldırmış bir kulüp hocasını böyle yollamaz. Galatasaray büyük kulüp. Medya bizi hep rahatsız etti, Kalli geldi yine devam etti. Futbol böyledir. Başarı varsa kalırsın. Başarı yoksa gidersin... Bir ara yalpaladık sonra toparlandık. Süreye ihtiyacımız vardı, başardık. Yeni bir takımdık, zamanla birbirimize alıştık. Sakatlar çok belimizi büktü. Sakatlar iyileşti Galatasaray aralık ayında hiç yenilmedi...
Transfer istiyor musunuz?
Sakatlarım düzelsin en büyük transfer odur. O zaman isteyene ben oyuncu veririm. Galatasaray’ın kadrosu geniş ama bu kadar klas adamı bir arada tutmak da çok zor. Oynamayan küser... Hoca adil olursa sorun aza iner. Transfer istemiyorum.
Defansın sağ kanadı?
Sabri, Barış orta alanda daha başarılı oyuncular ama çaresizlikten onları geriye çekiyorum. Burak Hoca’yla çok düşünüyoruz. Emre Güngör de var ama onun da yeri orta ikili... Hasan Şaş da sakat.. Linderoth iyileşti sağ bek oynatacağım. İkinci yarı coşarız.
UEFA için Saracoğlu’na ne diyorsunuz?
Bütün takım Saracoğlu diyor... Çok mu önemli? UEFA’yı kazan da Nürnberg’de kazan! Düsseldorf’ta kazan...
Çift santrfor mu, üçlü defans mı?
Futbol her türlü varyasyonu kaldırır ‘sahaya iyi yayılan ve oyundan oyuna geçen sistem’ rakibi zorlar. Galatasaray’da herkes santrfor, Baros en santrfor. Keşke golcüler defanstan da gelse... Futbol çabuk oyun. Bir futbolcunun ‘saha içi inisiyatifi’ çok önemli. Kewell bu açıdan çok önemli bir oyuncum. Bazen hatta çoğu kez defansımızı üçlüyoruz. Barış ileri kaçıyor. Sabri şuta gidiyor. Hakan Balta da öyle. Servet kafaya gidiyor. Servet güçlü bir çocuk, her an oyunda olmak istiyor. Ama Servet ileri gidince arkadaşları da onun yokluğunu belli etmemeli. Futbolun basit kuralları var; ancak iyi bir takım olmak için süre lazım. Uyum için.
Sizi çok eleştirdiler ama Galatasaray şampiyon olursa omuzlara alınırsınız...
Söz! O zaman Ayhan’ı omuzlara alın derim. Çünkü o kaptan.