Belediyelere
iki gol kampanyası
Ankara ve İstanbul Belediyelerine şikebahçe ve Galatasaray sürpriz bir kampanya başlattı!
'İki gol üç puan, futbolu çıkart aradan!' kampanyası futbolun yok olduğu ülkemizde lige ilaçtır! Bu kampanya tutmasa dahi taraftarı geçici olarak sevdaya kaptırır!
Galatasaray demek bence Kewell demek... O da olmasa yüzleri kim güldürecek. Galatasaray'da dikine futbol oynayan tek isim Harry Kewell. Gol de onun becerisiyle geldi. Lincoln'ün kornerine vurduğu kafa ölü noktaya gidince Galatasaray 39'da rahatladı... Ondan önceki topla buluşmalarında da Kewell rakiplerini tren gibi geçti. Arda ile bu kez fazla da yer değiştirmedi ama yine de etkin bir oyun sergiledi. Kewell 60 dakika da oynasa Galatasaray'ın ilacı oluyor. Olympiakos'a attığı golün kopyasını BŞB'ye de attı.
Geçmiş olsun Arda
Arda demişken 66 sırt numaralı Arda'ya da geçmiş olsun... İnşallah hayatını da 66'ya bağlar. Malum; 66'ya bağlamak bir şeyi garantiye almaktır.
Sevgili muzip Arda umarım yine bir muziplik yapmıştır... Acil şifalar dilerim 'yetenek güzeli' Arda'ya... Nazara geldi çocuk.
... Maçın sonlarında kenara geldi ve yere uzandı Ardacık... 'kalp ritmi bozukluğu' diyor doktorlar... Yorgunluğa ve strese bağlı ve de uykusuzlukla ilgili bir durum...
Tekrar acil şifalar Ardacık...
Ancak; bütün dünya ve biz; giderek tempo kazanan ve maç trafiği sıklaşan futbolda psikolojik ve fizyolojik yorgunluklara dikkat etmeliyiz. Şaka değil, FIFA buna çare bulmalı. Bu kadar zorlama, bu kadar fizik kapasiteyi pompalama iç organları isyana sürükler. Futbol artık insan bünyesini tehdit eder hale geldi. Gencecik çocuklar bedene bindirilen bu kadar yükü kaldıramıyor. Bizde bir de stres var! Aman dikkat!...
Hiçbir puan insan sağlığından önemli değil!
Servet de maskeli yüzle oynamamalı
Anlamadığım şey galiba Galatasaray'da Servet'ten başka ganimet yok!
Servet resmen görüntü kirliliği arz ediyor. Hem maskeden hem topla her dakika ileri çıkıp takımına zarar vermesinden... Servet maskeyle onatılmamalı.
'Ayağım kopsa yine oynarım' mantığından da artık vazgeçmeliyiz...
Bir de şu çok önemli;
Alt yapı, alt yapı deyip duruyoruz... Acaba alt yapıdan gelen filiz gibi, Arda gibi, Aydın gibi gençlerimiz adale gücü, kemik yapısı, ciğer kapasitesi açısından iyi yetiştirilerek mi geliyorlar?
Haftada üç maçı kaldırmak o kadar kolay değil! Bunlar daha yirmi yaş civarı çocuklar. 21-22... Yazık değil mi?
Sakın ola ki dünya alt yapılarıyla bizi karıştırmayın.
Ailesi fakr-u zaruret çeken çocukların 12-14 yaşına kadarki beslenmeleri de sade suya çorbayla...
Sonrasında alt yapıdan gelmesi gereken bilimsel vücut gelişimi ve direnci de hak getire...
Kim ne derse desin bizde daima 'yetenek oynar' fizik kapasite Allah'tan gelir!
Böyle bir inanış olmaz ama oluyor işte!...
Bizim evlatlarımız daha yılda 70-80 maç yapmaya hazır değil!
Kim diyorsa ayıp ediyordur...
O çocukların babaları ayda 260 milyar almıyor ki sabahları ballı kaymak yesinler...
Abdullah Avcı'nın takımı geçen seneden uzak
BŞB gol yollarında neredeyse yok! Bebbe, Efe, Erman ve de Serhat gol için yeterli değil. Adriano kenarda! Tjikuzu, Ekrem, Okan da orta sahayı tutmaya yetmeyince BŞB maç kazanamıyor. Abdullah Avcı buna nasıl çözüm getirir bilemem ama iki kısa boy Efe ve Erman, hatta Okan 36 yaşa rağmen BŞB'yi ayakta tutamaz... İşleri zor.
Buna rağmen Galatasaray zorlandı çünkü o da sık maç temposunu kaldıramıyor. Sakatlıkları da olduğu için takım kuramıyor ve hep aynı futbolculara yüklendiği için de giderek randımanı düşüyor.
Skibbe de zorda, elde sağlam kalmadı
Galatasaray'dan çok ümitliydim ama 11 hafta geçti, yani ligin 1/3'ü bitti Galatasaray hala istenen kıvama gelemedi. Bu iyiye alamet değil!
Baros geldi, gollerle parladı sonrası tısss...
Meira yokluktan orta alanda oynuyor, iyi de oynuyor ama bana kalırsa onun yeri defansın göbeği...
Servet maskeyle oynayacağına çek Meira'yı defansın göbeğine oynasın Emre ile, orta alana da koy başkasını... Mehmet Topal'ı mesela...
Ayhan, Meira, Lincoln, Arda ve Kewell takımı sürükleyenler, ama Kewell'ın dışındakiler çok yan pas hatta geri pas yapıyorlar. Futbol böyle oynanmaz! Çok zaman kayboluyor, rakiple çok mücadeleye giriliyor, takıma bir güvensizlik çöküyor. Görüntü seyredene de hoş değil!
Galatasaray takımı topu koşturacağına rakiple didişerek kendini yoruyor, zaten geri dönüşlerde zorluk yaşayan takım, kısa yoldan rakip kaleye gideceğine aşırı zaman kaybediyor ve aşırı güç kaybına uğruyor. Bunda Skibbe'nin de yapacağı bir şey yok. Mevcut oyuncu karakteri bu!
Soldaki Hakan Balta da iyi ama sağdaki Sabri'nin bütün iyi niyetine rağmen ve de çabukluğuna, hücuma sık katılmasına rağmen verimi çok düşük! Son hareketleri hiç yok!
BŞB sıkı takım olsa 'kesik kesik' oynayan Galatasaray zorlanırdı.
Bir de şu var;
Galatasaray maçlarda ikinci golleri bulmazsa her an puan ikram eder hale gelir.
Tek gol kurtarmaz! BŞB sonlara doğru bir gol bulsa Galatasaray bunun altından kalkamazdı.
Bereket Lincoln bir kere direkte patladı arkasından çok güzel bir ver-kaça girdi ama top şans eseri kendi önünde kalınca kaleciye de çalımı bastı ve şık bir vuruşla ikinci golü attı, taraftar rahatladı. Dakika 80 üzeri...
Tekrar ediyorum sakatlıklar sürerse Skibbe çok zorlanır.
Hakem Dereli acaba nereli?
Bence körler ülkesinden...
Baros'u kündeden aşırdılar görmedi...
İttiler penaltı çalmadığı gibi bir de sarı gösterdi...
Penaltıyı vermeyebilir, itirazım olmaz, olamaz!
Hakem takdiridir. Her düşene penaltı verilmez ama her düşene de sarı verilmez!
Ne yani itilen kakılan kendini yere atmayacak mı?
Bakın Baros 4. sarıyı gördü. Bu hafta Ankara'da oynamayacak. Yazık değil mi?
Bu kadar mı ucuz bu kartlar...
Dereli bir ara Baros'un ofsayt atağını da görmedi bereket pozisyon kayboldu...
Sonuç;
Galatasaray 2-0 kazandı ama futbol adına alkışım yok.
Diyelim ki yorgunluk ve sakatlıklar var...
El oğlu dinler mi?
Osman Tanburacı