Çingene velet!
28.08.2008
Başlığı yadırgamayın. Hikayesi var;
Steaua Bucuresti’nin Başkanı George Becali Bükreş’in kenar mahallelerinde yaşayan bir çingene çocuğunu almış, ‘al sana forma gel Steaua’da oyna!’ demiş...
O da başlamış oynamaya...
Adı; Romence’de ufak sevimli çocuk, velet manasına gelen Nicolita.
Galatasaray’a golü atan işte bu Nicolita, S. Bükreş’i de Şampiyonlar Ligi’ne taşıyan işte bu velet!
Bana bu hikayeyi Türkiye-Bükreş arasında otobüs taşımacılığı yapan Ortadoğu seyahatten Mehmet kardeşim anlattı. Onlar da Galatasaraylı...
Ben de sizlere aktardım.
Demek istediğim; Galatasaray, milyon milyon eurolar harcayıp takım kurar Şampiyonlar Ligi’ne giremezken, işbilen Becali bir küçücük veletle Champs League’e giriyor.
Gel de isyan etme!
Üzüldük ama UEFA’ya süzüldük!
Biz bu turu zaten İstanbul’da kaybetmiştik. Bükreş’e şans aramaya gittik. Beceremedik.
Şimdi UEFA’ya devam.
Olan oldu, şimdi Galatasaray’a kuş bakışı bakalım. Yıpratmanın, lanetlemenin, Skibbe’ye, Yönetime çatmanın tavı geçti.
Bunları testi kırılmadan söylemek lazımdı. Ben müsterihim söyledim, şimdi artık bir bardak suda fırtına koparmanın manası yok!
Galatasaray, Bükreş karşısında mevsimin en iyi futbolunu oynadı. İlk 11 ve devamındaki değişiklikler doğruydu. Bir şeye itirazım var. Bu takımda Barış mutlaka ilk 11’de oynar!
Barış Galatasaray’ın temposunu yükselten isim, rakiple boğuşan isim, koşan, takımı ateşleyen biri. İyi kötü demem Barış’ı oynatırım.
Bu maçta Galatasaray’ın eksiği gol yollarındaki zafiyetti. Sabaha kadar oynasalar tesadüflerin dışında gol olmazdı. Nonda ve Ümit Karan’ı suçlamıyorum. Galatasaray topu rakip on sekize taşıyamıyor. Orta sahadan takımı gole itecek adam noksanı var. Hareketli, topla ileri doğru adam geçen ve sürpriz gol pozisyonuna giren kimse yok. Takım çok zaman kaybediyor ve rakip defans kapanıyor.
Galatasaray, Bükreş karşısında iyi mücadele etti ama oyuna tempo kazandıramadı. Kewell, Lincoln hatta Nonda çağın futbol anlayışından noksan kişiler. Durarak ve bireysel beceriyle hareket eden ama devamlılığı olmayan isimler. Lincoln ve Kewell’la şimdilik takım 9 kişi oynuyor. Galatasaray’ın bunlarla ve bunların bu halleriyle Avrupa’da başarılı olması mümkün değildi! Düzelir, hızlanırlarsa ne ala yoksa bu Galatasaray ancak yurt içinde güreşir. Onda da şüpheliyim çünkü bu yıl Turkcell Süper Ligi’nde çok iyi takımlar var, onlar da tempolu oynuyorlar. Örnek; Gaziantep, Bursa, Kayseri. Haberiniz olsun bu hafta Galatasaray’ın Kayseri’de işi zor.
Skibbe karar vermeli
Tekrar ediyorum olan oldu bu turu Skibbe İstanbul’da verdi. Ama adamı kovacak halimiz yok. Bundan sonra Skibbe bir karar vermeli ve yaratacağı takımı bir daha bozmamalı.
Bükreş maçında Linderoth sağ bekte oynadı. Ayıptır söylemesi benden başka kimse bunu önceden yazmadı. Medya faka bastı.
Linderoth çok da iyi oynadı. Hakan Balta, Servet ve Meira ile iyi uyum sağladı. Kademe ve ofsayt taktiğinde hata etmediler. Hatta ilk yarı rakibe net pozisyon vermediler ilk 45 golsüz bitti. Bu Galatasaray için başarıydı, bir gol bulsa turu kapacak haldeydi.
Yalnız Linderoth hiç hücuma çıkamadı, hep savunmada kaldı. Bu eksik tarafıydı. Ama oyun da buna izin vermedi.
Artık transfer de bitti sayılacağı için Skibbe Galatasaray’ın maç kadrosunu belirleyecek ve bir daha üzerinde oynamayacak!
Milan Baroş ilaç olabilir
Çek futbolcu Galatasaray’ın aradığı kandır ama üzerinde şüpheler var.
Biraz haylaz! Biraz haşarı. Biraz hayırsız!...
Şayet burada toparlanırsa Galatasaray’ın orta sahadan çıkışlarında önemli rol üstlenir. Bükreş’e elenişte Baroş eksiği çok hissedildi.
Çünkü; Kewell, Lincoln ve Arda ne kadar yetenekli olurlarsa olsunlar çok ağırlar. Rakibe saldırırken Galatasaray bu oyuncularla rölantide gidiyor. Hızlanmaları gerekir hızlanmazlarsa makas yemeleri gerekir!
Barış ve Baroş
Eğer Bükreş karşısında Barış ve Baroş olsaydı Galatasaray tur atlayabilirdi.
Arda, Mehmet Topal, Barış, Baroş, Ayhan, Nonda mükemmel olur.
Lincoln, Kewell ve Hasan Şaş gereğinde kullanılır.
Galatasaray’ın defans sorunu yoktur. Bükreş maçında çok beğendim.
Sonlarda dağıldılar demeyin bu maç istisna! Doğaldır. Çünkü Galatasaray defans emniyetini bıraktı bütün hatlarıyla gole koştu, savunma unutuldu!
Kabahat değil, Son şanslar denendi...
Buna rağmen yenen gol ofsaytten!
Ofsayt gol de bahane değil!
Kayırmacayı bırakalım;
Galatasaray o golü ofsaytten yemese yine elenecekti!
Gol atamıyor.
Kewell ve Lincoln’le Galatasaray 9 kişi oynuyor.
Kewell topu ayağına alınca basan rakibi yoksa sabun gibi kayıyor, rakibi nasıl geçti, nasıl on sekize aktı göremiyorsun. Topu kaybedince de duruyor. Ancak Kewell’e ayak uyduracak zeka ve tarzda başka oyuncu yok. Lincoln ağır! Arda, Nonda ona keza... İlle de Barış ve olursa Baroş!
Lafı yine kaçırdık;
Bükreş maçı 5-0 da kazanabilirdi ama Galatasaray’ın Kewell’in direkten dönen şutundan başka net pozisyonu yok!
O zaman?
.........
Kısmet UEFA’ya
Yine de Galatasaray’a güveniyorum. Yeter ki taşlar yerine otursun, Baroş ve Sanctis iyi çıksın.
Lincoln’e çare bulunsun.Kewell ve Linderoth daha iyi hazırlansın!
Sıkıldım!
Hep se, sa, cek, cak...
Bakalım...
Kısmet UEFA’ya...
şikebahçe başardı
Acımasız rekabeti bırakın! şikebahçe çok zor şartlarda gereğini yaptı, Şampiyonlar Ligi’ne girmeyi başardı. Kutluyorum. Hiç olmazsa ülke olarak Champs League’de bir takımımız var bu gurur payıdır. Ancak Fenerli havaya girmesin bu kadro Avrupa’dan puan çıkaramaz!
Partizan maçını seyredemedim. En has Fenerli Rıdvan Dilmen’i okudum öldük öldük dirildik!’ diyor. Son 20’de çok zorlanmışlar. Mutlaka bir kaleci ve 2 Aurelio gerekli. Böyle olmaz!
şikebahçe takım halinde eksik. Orta alanı rakibi bastıramıyor. Kopuk kopuk... Zor maçları kaldıramaz! Vederson ve Deivid de yok!
Emre Belözoğlu bir muamma!
Daha başında söyledim. İyi Emre başa konan devlet kuşu.
Bu Emre devamlı sakat!. Son 7 senede üst üste oynadığı 5 maç yok!
Nasıl takımına faydalı olur!
Ka-Kazım, Maldonado, Selçuk, Deniz, Ali Bilgin, Uğur Boral’ın hiç biri rakibe basıp top kazanacak, kazandığı topu oyuna sokacak isim değil! Devamlılıkları da yok!
Alex, Güiza, Semih’e bir diyeceğim yok ama Aragones bunların üçünü de oynattığı vakit onların arkasına mutlaka Senna, Aurelio, Alonso’yu bulması gerek. Kaleye de güçlü bir isim... şikeci bunları bulmuş olsaydı şöyle derdim; şikebahçe Şampiyonlar Ligi’nde final oynar.
UEFA’dan maxi paraya inanmıyorum
şikebahçe, Galatasaray’ın alamadığı Şampiyonlar Ligi parasını da alacakmış! Keşke şikebahçe yüz milyon euro alsa... Daha araştıramadım ama aklım basmıyor!
şikeci bu parayı alırsa S. Bükreş ne alacak?
Hadi bakalım...
Osman Tanburacı