26. Nisan 2026, 16:16:43

Gönderen Konu: Aslantepe Stadı ile değişmesi gereken alışkanlıklar  (Okunma sayısı 264745 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

jhan

  • Çırak
  • *
  • Kayıt Tarihi: Nis 2010
  • İleti: 19
  • Yaş: 2026
Ynt: Aslantepe Stadı ile değişmesi gereken alışkanlıklar
« Yanıtla #928 : 24. Mayıs 2010, 00:46:28 »
oooooooooooo cimcombom  :atki:  :grin: laylay die 3lüyle gideriz.. şaka biyana bu tip şeyler güzel olur cimbombom da fena degıl ama kalecıye laf atmıs olmayız :)

http://www.sporxtv.com/futbol/dunya/basellilerden-cilgin-kareografiSXTVQ16341SXQ?ref=fbook şuda güzelmiş hani karton yerıne tişört fln hoş durmus. darısı bızım organızasyonların basına..

kallab

  • Mühendis
  • ****
  • Kayıt Tarihi: Nis 2010
  • İleti: 1340
  • Yaş: 45
  • Yer: Cimbom Başı Dik Yürür
Ynt: Aslantepe Stadı ile değişmesi gereken alışkanlıklar
« Yanıtla #929 : 24. Mayıs 2010, 00:53:31 »
oooooooooooo cimcombom  :atki:  :grin: laylay die 3lüyle gideriz.. şaka biyana bu tip şeyler güzel olur cimbombom da fena degıl ama kalecıye laf atmıs olmayız :)

Haha kaleci ömer bize 3 lü çektir hesabı oda güzelmiş hahah... Ama bende asap bozucu bişey olmalı. Kıl olsun uyuz olsun, aut atışlarını geciktiremesin, onunla süper eğleniceğimiz fikri rahatsız etsin onu.
Bu uğursuzun açtığı stad bize uğurlu gelirmi ? Gelir İnşallah

emre altuntaş

  • Çırak
  • *
  • Kayıt Tarihi: Mar 2010
  • İleti: 201
  • Yaş: 34
  • Yer: istanbul ümraniye
Ynt: Aslantepe Stadı ile değişmesi gereken alışkanlıklar
« Yanıtla #930 : 24. Mayıs 2010, 20:33:05 »
şereftir seni sevmek senle aglayıp Gülmek Galatasaray sewgisiii sürecek SoNsUZa dek, yetmiyor ki stadlar kalbimiz senle ÇarPaR layıksın bu sewgıye Şanlı Galatasaray Lay lay lay lay lay.. nasılkı bu milletın Tacıdır yıldızıdı ay yuksel taa arşa kadar  şanlı Galatasaray

mccambaz

  • Yeni Üye
  • Kayıt Tarihi: Nis 2010
  • İleti: 3
  • Yaş: 40
  • Yer: ısparta
Ynt: Aslantepe Stadı ile değişmesi gereken alışkanlıklar
« Yanıtla #931 : 25. Mayıs 2010, 11:14:21 »
Kendilerine sözde bağımsız taraftar grubu diyen ultrAslan değişsin yeter. yaklaşık 1 aydır  bu grubun adının geçtiği ne kadar sözlük ne kadar forum varsa hepsini takip etmekteyim, her birinde Galatasarayı sadece Galatasaray olduğu için seven ne kadar insan varsa hepsi bu gruptan illallah etmiş durumdadır. Şahsi fikrimde aynı yöndedir, ben artık maçı izleyip yaşanan dakikaya göre hareket eden, sırf gürültü yapsın diye maçla alakasız şarkılar söylemeyen, baskı kurabilen, bizleri maça gelmekten soğutmayacak bir taraftar profili oluşmasını istiyorum.

burAk35

  • Mimar
  • *****
  • Kayıt Tarihi: Nis 2010
  • İleti: 3191
  • Yaş: 40
  • Yer: izmir
Ynt: Aslantepe Stadı ile değişmesi gereken alışkanlıklar
« Yanıtla #932 : 26. Mayıs 2010, 03:46:30 »
ben 6-7  sene önce marmariste ultraslanın kolunu oluşturan uA üyesi GS lilerden biriyim..o zaman bu ultrAslan oluşumu çok farklıydı.en azından istanbul dışındaki bizler sadece GS için birşeyler yapmaya çalışıyorduk..ancak şu an ki durum oldukça farklı bir boyuta geldi...ASY de ultrAslan 15.000 uA olmayan taraftarı yönlendirebiliyor,normal taraftarın yaptığı bazı tezahüratları ıslıklayabiliyordu..bence yeni stadımızda uA dışında kalan 30-35 bin lik seyirci grubu maçın  ritmine göre tepki verdikçe,pozisyona göre ıslık ya da tezahürat yaptııkça ultrAslan da buna uyacaktır mecburen..bu da benim düşüncem...


ultraArda

  • Usta
  • ***
  • Kayıt Tarihi: May 2010
  • İleti: 554
  • Yaş: 43
  • Yer: istanbul
Ynt: Aslantepe Stadı ile değişmesi gereken alışkanlıklar
« Yanıtla #933 : 27. Mayıs 2010, 20:22:33 »
Ali kırcanın dediği gibi ASLANTEPEDE taraftar profilinin değişmesi gerekiyor demişti çünkü yeni stadın hiç bir anlamı olmayacak yani aslantepede ultrAslan haricinden yeni taraftar grubu kurulması gerekiyor kimse kendini kandırmasın bu ultrAslan yeni stadımızda ilk maçımızda yine sen varya ya sen mıy mıy mıy kendilerini avutan acındıran arebesk şarkılarını söyliyecek bu kişileri taraftara yakın olduğunu söyleyen kişi uyarması gerekiyor ve ingilizler gibi rakibi ve hakemi etki altına almamız lazım yani hakem yanlış yaptığı zaman 10 saniye ıslık değil hekem bizle ilgili lehte karar verene kadar uğultu çıkarmamız gerekiyor tekrar söylemek istiyorum ultraslandaki amigolar değişmeyecekse yeni stadımıza alınmasınlar

inditex

  • Çırak
  • *
  • Kayıt Tarihi: Nis 2010
  • İleti: 91
  • Yaş: 2026
Ynt: Aslantepe Stadı ile değişmesi gereken alışkanlıklar
« Yanıtla #934 : 27. Mayıs 2010, 21:12:23 »
Ali kırcanın dediği gibi ASLANTEPEDE taraftar profilinin değişmesi gerekiyor demişti çünkü yeni stadın hiç bir anlamı olmayacak yani aslantepede ultrAslan haricinden yeni taraftar grubu kurulması gerekiyor kimse kendini kandırmasın bu ultrAslan yeni stadımızda ilk maçımızda yine sen varya ya sen mıy mıy mıy kendilerini avutan acındıran arebesk şarkılarını söyliyecek bu kişileri taraftara yakın olduğunu söyleyen kişi uyarması gerekiyor ve ingilizler gibi rakibi ve hakemi etki altına almamız lazım yani hakem yanlış yaptığı zaman 10 saniye ıslık değil hekem bizle ilgili lehte karar verene kadar uğultu çıkarmamız gerekiyor tekrar söylemek istiyorum ultraslandaki amigolar değişmeyecekse yeni stadımıza alınmasınlar

Açıkçası bu siteye ilk geldiğimde beni en çok şaşırtan konulardan biri de bu oldu. Bu siteye gelmeden önce ben taraftarların büyük çoğunluğunun bu arabesk tezahüratlara bayıldığını düşünüyordum. Fakat burada gördüm ki; arabesk tezahüratın takıma hiçbir katkı yapmadığının, tempoyu düşürdüğünün farkında olan, analitik kapasitesi gelişkin birçok taraftar da var. Bu durum memnuniyet verici.

"Ööö ööö ya benimsin ya topraaan" üslubu malesef insanımızın içine iyice işlemiş durumda. İnsanlar takımlarını "yarini" sever gibi seviyorlar. Elbette insanların özel hayatlarında, seçtikleri müziklerde bu üslubu diledikleri gibi yaşamalarına kimse karışamaz. Fakat bu üslup, sportif organizasyonlara taşındığında ortaya çıkan manzara hoş olmuyor. Arabeskin doğasında bir ağırlık, uyuşmuşluk var bence. Bir futbol maçına böyle ağır ve uyuşmuş tarzda eşlik etmek tempoyu düşürüyor, maçı sıkıcılaştırıyor.

Bırakalım arabeski, isterse Mozart-Beethoven olsun, maçlarda şarkı söylemenin kendisi bile tartışılmalı bence. Avrupa'da maçın 2 saat öncesinden başlayıp maç sonuna kadar şarkı söylemek, "ööö ööö ööö" diye zıplamak yok. Orada insanlar koltuklarına oturuyorlar ve maçı "izliyorlar". Peki onlar takımlarına destek vermiyorlar mı? KESİNLİKLE DESTEK VERİYORLAR. Peki nasıl? Cevap: Maçı gerçekten "izleyerek". Orada seyirciler şarkı söylemekle uğraşmayıp maça konsantre oluyorlar, oyuna "dahil" oluyorlar. Maçı dikkatli izledikleri için, oyundaki gelişmelere devamlı tepki veriyorlar, ve bunu akıllıca yapıyorlar. Oyun sessizce sürerken kendi oyuncuları güzel bir hareket yaptığında, rakibi ekarte ettiğinde sessizlik bir anda bozulup tüm stad "HEEY" diye ayağa kalkıyor, rakip göçüyor. Oyun sessizce sürerken rakip oyuncu hata yaptığında yine sessizlik bir anda bozulup tüm stad "HEEY" diye ayağa kalkıyor, rakibin morali sıfırlanıyor. Nadiren, daha ziyade oyunun duraksadığı anlarda şarkı söyledikleri de oluyor, ama bu şarkılar ağır, uyuşturucu şarkılar olmuyor.

Bizim taraftarlar ise maçı izlemiyor bile. Oyunun en heyecanlı anlarında bile bazen bakıyorum "Seen var ya seen" diye sallanıyorlar. Uyuşmuş olduklarından ve şarkı söylemekle uğraştıklarından, Keita'nın şık hareketine tepki veremiyorlar. Böyle anlarda resmen içim gidiyor, futbola ihanet edildiğini düşünüyorum. Lucas Neill taç çizgisinin yanında topla 3 kişinin arasından çıkıp süper ara pası atıyor, çıt yok. Yazık...

Futbolcular hep taraftarların harika olduğundan dem vururlar. Fakat ben inanıyorum ki futbolculara bir seçme şansı verilseydi, onlar da maç boyu uyuşuk şarkılar eşliğinde zıplayan bir kuru kalabalık yerine; maçı izleyip sahadaki gelişmelere göre "stratejik" tepkiler veren taraftarları tercih ederlerdi.
« Son Düzenleme: 27. Mayıs 2010, 21:16:42 Gönderen: inditex »

burAk35

  • Mimar
  • *****
  • Kayıt Tarihi: Nis 2010
  • İleti: 3191
  • Yaş: 40
  • Yer: izmir
Ynt: Aslantepe Stadı ile değişmesi gereken alışkanlıklar
« Yanıtla #935 : 28. Mayıs 2010, 01:09:27 »
Açıkçası bu siteye ilk geldiğimde beni en çok şaşırtan konulardan biri de bu oldu. Bu siteye gelmeden önce ben taraftarların büyük çoğunluğunun bu arabesk tezahüratlara bayıldığını düşünüyordum. Fakat burada gördüm ki; arabesk tezahüratın takıma hiçbir katkı yapmadığının, tempoyu düşürdüğünün farkında olan, analitik kapasitesi gelişkin birçok taraftar da var. Bu durum memnuniyet verici.

"Ööö ööö ya benimsin ya topraaan" üslubu malesef insanımızın içine iyice işlemiş durumda. İnsanlar takımlarını "yarini" sever gibi seviyorlar. Elbette insanların özel hayatlarında, seçtikleri müziklerde bu üslubu diledikleri gibi yaşamalarına kimse karışamaz. Fakat bu üslup, sportif organizasyonlara taşındığında ortaya çıkan manzara hoş olmuyor. Arabeskin doğasında bir ağırlık, uyuşmuşluk var bence. Bir futbol maçına böyle ağır ve uyuşmuş tarzda eşlik etmek tempoyu düşürüyor, maçı sıkıcılaştırıyor.

Bırakalım arabeski, isterse Mozart-Beethoven olsun, maçlarda şarkı söylemenin kendisi bile tartışılmalı bence. Avrupa'da maçın 2 saat öncesinden başlayıp maç sonuna kadar şarkı söylemek, "ööö ööö ööö" diye zıplamak yok. Orada insanlar koltuklarına oturuyorlar ve maçı "izliyorlar". Peki onlar takımlarına destek vermiyorlar mı? KESİNLİKLE DESTEK VERİYORLAR. Peki nasıl? Cevap: Maçı gerçekten "izleyerek". Orada seyirciler şarkı söylemekle uğraşmayıp maça konsantre oluyorlar, oyuna "dahil" oluyorlar. Maçı dikkatli izledikleri için, oyundaki gelişmelere devamlı tepki veriyorlar, ve bunu akıllıca yapıyorlar. Oyun sessizce sürerken kendi oyuncuları güzel bir hareket yaptığında, rakibi ekarte ettiğinde sessizlik bir anda bozulup tüm stad "HEEY" diye ayağa kalkıyor, rakip göçüyor. Oyun sessizce sürerken rakip oyuncu hata yaptığında yine sessizlik bir anda bozulup tüm stad "HEEY" diye ayağa kalkıyor, rakibin morali sıfırlanıyor. Nadiren, daha ziyade oyunun duraksadığı anlarda şarkı söyledikleri de oluyor, ama bu şarkılar ağır, uyuşturucu şarkılar olmuyor.

Bizim taraftarlar ise maçı izlemiyor bile. Oyunun en heyecanlı anlarında bile bazen bakıyorum "Seen var ya seen" diye sallanıyorlar. Uyuşmuş olduklarından ve şarkı söylemekle uğraştıklarından, Keita'nın şık hareketine tepki veremiyorlar. Böyle anlarda resmen içim gidiyor, futbola ihanet edildiğini düşünüyorum. Lucas Neill taç çizgisinin yanında topla 3 kişinin arasından çıkıp süper ara pası atıyor, çıt yok. Yazık...

Futbolcular hep taraftarların harika olduğundan dem vururlar. Fakat ben inanıyorum ki futbolculara bir seçme şansı verilseydi, onlar da maç boyu uyuşuk şarkılar eşliğinde zıplayan bir kuru kalabalık yerine; maçı izleyip sahadaki gelişmelere göre "stratejik" tepkiler veren taraftarları tercih ederlerdi.
aynen katılılıyorum ,çoğumuzun içindekileini çok güzel dile getirmişsin renkdaş..ağzına sağlık :iyi: :iyi:


resize

  • TOKI Baskani ISTIFA etmeli !
  • Kalfa
  • **
  • Kayıt Tarihi: Mar 2008
  • İleti: 277
Ynt: Aslantepe Stadı ile değişmesi gereken alışkanlıklar
« Yanıtla #936 : 28. Mayıs 2010, 08:42:52 »
Açıkçası bu siteye ilk geldiğimde beni en çok şaşırtan konulardan biri de bu oldu. Bu siteye gelmeden önce ben taraftarların büyük çoğunluğunun bu arabesk tezahüratlara bayıldığını düşünüyordum. Fakat burada gördüm ki; arabesk tezahüratın takıma hiçbir katkı yapmadığının, tempoyu düşürdüğünün farkında olan, analitik kapasitesi gelişkin birçok taraftar da var. Bu durum memnuniyet verici.

"Ööö ööö ya benimsin ya topraaan" üslubu malesef insanımızın içine iyice işlemiş durumda. İnsanlar takımlarını "yarini" sever gibi seviyorlar. Elbette insanların özel hayatlarında, seçtikleri müziklerde bu üslubu diledikleri gibi yaşamalarına kimse karışamaz. Fakat bu üslup, sportif organizasyonlara taşındığında ortaya çıkan manzara hoş olmuyor. Arabeskin doğasında bir ağırlık, uyuşmuşluk var bence. Bir futbol maçına böyle ağır ve uyuşmuş tarzda eşlik etmek tempoyu düşürüyor, maçı sıkıcılaştırıyor.

Bırakalım arabeski, isterse Mozart-Beethoven olsun, maçlarda şarkı söylemenin kendisi bile tartışılmalı bence. Avrupa'da maçın 2 saat öncesinden başlayıp maç sonuna kadar şarkı söylemek, "ööö ööö ööö" diye zıplamak yok. Orada insanlar koltuklarına oturuyorlar ve maçı "izliyorlar". Peki onlar takımlarına destek vermiyorlar mı? KESİNLİKLE DESTEK VERİYORLAR. Peki nasıl? Cevap: Maçı gerçekten "izleyerek". Orada seyirciler şarkı söylemekle uğraşmayıp maça konsantre oluyorlar, oyuna "dahil" oluyorlar. Maçı dikkatli izledikleri için, oyundaki gelişmelere devamlı tepki veriyorlar, ve bunu akıllıca yapıyorlar. Oyun sessizce sürerken kendi oyuncuları güzel bir hareket yaptığında, rakibi ekarte ettiğinde sessizlik bir anda bozulup tüm stad "HEEY" diye ayağa kalkıyor, rakip göçüyor. Oyun sessizce sürerken rakip oyuncu hata yaptığında yine sessizlik bir anda bozulup tüm stad "HEEY" diye ayağa kalkıyor, rakibin morali sıfırlanıyor. Nadiren, daha ziyade oyunun duraksadığı anlarda şarkı söyledikleri de oluyor, ama bu şarkılar ağır, uyuşturucu şarkılar olmuyor.

Bizim taraftarlar ise maçı izlemiyor bile. Oyunun en heyecanlı anlarında bile bazen bakıyorum "Seen var ya seen" diye sallanıyorlar. Uyuşmuş olduklarından ve şarkı söylemekle uğraştıklarından, Keita'nın şık hareketine tepki veremiyorlar. Böyle anlarda resmen içim gidiyor, futbola ihanet edildiğini düşünüyorum. Lucas Neill taç çizgisinin yanında topla 3 kişinin arasından çıkıp süper ara pası atıyor, çıt yok. Yazık...

Futbolcular hep taraftarların harika olduğundan dem vururlar. Fakat ben inanıyorum ki futbolculara bir seçme şansı verilseydi, onlar da maç boyu uyuşuk şarkılar eşliğinde zıplayan bir kuru kalabalık yerine; maçı izleyip sahadaki gelişmelere göre "stratejik" tepkiler veren taraftarları tercih ederlerdi.

Altina imzami atiyorum helal olsun mukemmel yazmissin dostum. Boyle dusunen "futbol severlerin" artmasini diliyorum.

Futbolcularin taraftar icin harika demeleri ise tamamen politik. Tabiki harika diyecek. Bizim taraftarimiz futbolu bilmiyor diyebilir mi ?
Yuru aslanim guzel gunler bizi bekliyor, yeterki basini egme, dik tut. Asaletin yeter !

blind_guardian

  • Mühendis
  • ****
  • Kayıt Tarihi: Kas 2008
  • İleti: 1551
  • Yaş: 42
  • Yer: cunda adası
Ynt: Aslantepe Stadı ile değişmesi gereken alışkanlıklar
« Yanıtla #937 : 28. Mayıs 2010, 15:59:47 »
Açıkçası bu siteye ilk geldiğimde beni en çok şaşırtan konulardan biri de bu oldu. Bu siteye gelmeden önce ben taraftarların büyük çoğunluğunun bu arabesk tezahüratlara bayıldığını düşünüyordum. Fakat burada gördüm ki; arabesk tezahüratın takıma hiçbir katkı yapmadığının, tempoyu düşürdüğünün farkında olan, analitik kapasitesi gelişkin birçok taraftar da var. Bu durum memnuniyet verici.

"Ööö ööö ya benimsin ya topraaan" üslubu malesef insanımızın içine iyice işlemiş durumda. İnsanlar takımlarını "yarini" sever gibi seviyorlar. Elbette insanların özel hayatlarında, seçtikleri müziklerde bu üslubu diledikleri gibi yaşamalarına kimse karışamaz. Fakat bu üslup, sportif organizasyonlara taşındığında ortaya çıkan manzara hoş olmuyor. Arabeskin doğasında bir ağırlık, uyuşmuşluk var bence. Bir futbol maçına böyle ağır ve uyuşmuş tarzda eşlik etmek tempoyu düşürüyor, maçı sıkıcılaştırıyor.

Bırakalım arabeski, isterse Mozart-Beethoven olsun, maçlarda şarkı söylemenin kendisi bile tartışılmalı bence. Avrupa'da maçın 2 saat öncesinden başlayıp maç sonuna kadar şarkı söylemek, "ööö ööö ööö" diye zıplamak yok. Orada insanlar koltuklarına oturuyorlar ve maçı "izliyorlar". Peki onlar takımlarına destek vermiyorlar mı? KESİNLİKLE DESTEK VERİYORLAR. Peki nasıl? Cevap: Maçı gerçekten "izleyerek". Orada seyirciler şarkı söylemekle uğraşmayıp maça konsantre oluyorlar, oyuna "dahil" oluyorlar. Maçı dikkatli izledikleri için, oyundaki gelişmelere devamlı tepki veriyorlar, ve bunu akıllıca yapıyorlar. Oyun sessizce sürerken kendi oyuncuları güzel bir hareket yaptığında, rakibi ekarte ettiğinde sessizlik bir anda bozulup tüm stad "HEEY" diye ayağa kalkıyor, rakip göçüyor. Oyun sessizce sürerken rakip oyuncu hata yaptığında yine sessizlik bir anda bozulup tüm stad "HEEY" diye ayağa kalkıyor, rakibin morali sıfırlanıyor. Nadiren, daha ziyade oyunun duraksadığı anlarda şarkı söyledikleri de oluyor, ama bu şarkılar ağır, uyuşturucu şarkılar olmuyor.

Bizim taraftarlar ise maçı izlemiyor bile. Oyunun en heyecanlı anlarında bile bazen bakıyorum "Seen var ya seen" diye sallanıyorlar. Uyuşmuş olduklarından ve şarkı söylemekle uğraştıklarından, Keita'nın şık hareketine tepki veremiyorlar. Böyle anlarda resmen içim gidiyor, futbola ihanet edildiğini düşünüyorum. Lucas Neill taç çizgisinin yanında topla 3 kişinin arasından çıkıp süper ara pası atıyor, çıt yok. Yazık...

Futbolcular hep taraftarların harika olduğundan dem vururlar. Fakat ben inanıyorum ki futbolculara bir seçme şansı verilseydi, onlar da maç boyu uyuşuk şarkılar eşliğinde zıplayan bir kuru kalabalık yerine; maçı izleyip sahadaki gelişmelere göre "stratejik" tepkiler veren taraftarları tercih ederlerdi.

 çok güzel yazmışsın, gerçekten senin gibi düşünen galatasraylıların sayısı hiçte az değil, şu an eminimki ultraslanın içerisindede sağlıklı özeleştiri yapan aklıselim kişiler var.. maç boyunca yapılan arabesk tezauratların futbol gibi tempo ve mücadele gerektirenn bir spor müsabakasında ateşleyici unsur olmadığı çok açık ortada.. tiribünümüzün oluşturduğu sayısız güzel bestelerde var bunlar artık hiç söylenmesin demiyorum kesinlikle ama bu bestelerin söylenme vakti maçın en tansiyonlu olduğu dakikalar olmamalı.. örneğin skor 3-0 olmuştur. artık rakibin gardı tamaman düşmüştür o zaman söylersin şarkılarını rakiplede dalga geçersin aynı zamanda. ama yukarıdaki arkadaşımızmda belirtiği gibi poziyona tepki veren,insan psikolojiden anlayan, takımını maç içerisinde motive ederken rakibini demorilize eden bir tiribün profili oluşmalı, ben yeni stadla birikte bu özlenen profilin kendiliğinden oluşucağını düşünüyorum

ICEBERGs

  • Mühendis
  • ****
  • Kayıt Tarihi: May 2008
  • İleti: 1182
  • Yaş: 41
  • Yer: istanbul
    • Galatasaray SK | Resmi İnternet Sitesi
Ynt: Aslantepe Stadı ile değişmesi gereken alışkanlıklar
« Yanıtla #938 : 29. Mayıs 2010, 10:36:42 »
Takimimizi guzel haraketlerde alkislayip,heyy demek ve rakip oyuncuya top gectigi zamanda isliklamak bence en buyuk baskidir.
50 bin kisinin tek agizdan yapabilecegi en buyuk destek bence budur.

Kale arkasindaki taraftarlarimiz mokunu cikartmadan atesleyici bestelerine devam etsin tabiki ama ne kadar atesleyici olursa olsun bi zaman sonra en atesleyici beste bile insana ninni gibi gelmeye baslar.
O yuzden en guzeli islik ve alkis diyorum ben.


Bizim Galatasarayliligimiz kulagimiza okunan ezan ile basladi,arkamizdan okunan sela ile biter.

ultrasaray06

  • Mimar
  • *****
  • Kayıt Tarihi: Tem 2009
  • İleti: 2900
  • Yaş: 43
  • Yer: Ankara
Ynt: Aslantepe Stadı ile değişmesi gereken alışkanlıklar
« Yanıtla #939 : 29. Mayıs 2010, 10:40:52 »
her tribünde tribün lideri olmalı elinde telsiz gibi bişeli..

tezahuratlar tek bi ağızdan çıkmalı
sahada aslan,tribünde ALPASLAN

By_YNS

  • Çırak
  • *
  • Kayıt Tarihi: May 2010
  • İleti: 98
  • Yaş: 34
  • Yer: istanbul
Ynt: Aslantepe Stadı ile değişmesi gereken alışkanlıklar
« Yanıtla #940 : 29. Mayıs 2010, 11:03:04 »
her tribünde tribün lideri olmalı elinde telsiz gibi bişeli..

tezahuratlar tek bi ağızdan çıkmalı

aynen katılıyorum.trübünlerde büyük bir senkron olur.inler içersi Galatasaray die. :atki:

Ali Kök

  • Çırak
  • *
  • Kayıt Tarihi: May 2010
  • İleti: 24
  • Yaş: 32
  • Yer: Hollanda
Ynt: Aslantepe Stadı ile değişmesi gereken alışkanlıklar
« Yanıtla #941 : 29. Mayıs 2010, 12:13:01 »
Artik 1 tribun lideri olmali ve butun stad o lider tribune gore hareket etmeli.
ASY'de kapali tribun baska bir tezuharat soyliyor ve Eski acik baska bir tezuharat.
Tv'de mac izlerken cok kotu oluyor. Ve bencede artik ''Sen Varya sen'' tezuharati mac oynarken soylenmemeli.

milan-alp

  • Mimar
  • *****
  • Kayıt Tarihi: Şub 2010
  • İleti: 2187
  • Yer: istanbul
  • tedavisi olmayan hastalık..GALATASARAYLILIK !!
Ynt: Aslantepe Stadı ile değişmesi gereken alışkanlıklar
« Yanıtla #942 : 29. Mayıs 2010, 12:31:20 »
Artik 1 tribun lideri olmali ve butun stad o lider tribune gore hareket etmeli.
ASY'de kapali tribun baska bir tezuharat soyliyor ve Eski acik baska bir tezuharat.
Tv'de mac izlerken cok kotu oluyor. Ve bencede artik ''Sen Varya sen'' tezuharati mac oynarken soylenmemeli.


bence hic sarki-turku soylenmesin..2-0 dan sonra 50 bin kisi "nevizade geceleri"patlatiriz  :atki: ama macin baslarinda sadece ugultu ve gok gurultusu  :atki:

ultraArda

  • Usta
  • ***
  • Kayıt Tarihi: May 2010
  • İleti: 554
  • Yaş: 43
  • Yer: istanbul
Ynt: Aslantepe Stadı ile değişmesi gereken alışkanlıklar
« Yanıtla #943 : 29. Mayıs 2010, 12:36:42 »
Artik 1 tribun lideri olmali ve butun stad o lider tribune gore hareket etmeli.
ASY'de kapali tribun baska bir tezuharat soyliyor ve Eski acik baska bir tezuharat.
Tv'de mac izlerken cok kotu oluyor. Ve bencede artik ''Sen Varya sen'' tezuharati mac oynarken soylenmemeli.

Renkdaş yazdıklarına katılıyorum.
Düşünüyorum bir anlam çıkaramıyorum sen var ya sen uyuşturucu şarkılarını hangi mantıkla ve takıma bir katkısı olmadığını bildikleri halde neden bu uyutan şarkıları her maçta davam ettiriyorlar anlamıyorum bunları söyleyenler stada gelmesin takıma daha katkıları olur.
Bunlar aslantepedede aynen devam edicekler bizde yazdıklarımızla kalıcağız tek bir çaresi var yeni bir taraftar grubu kurulması gerekiyor yada amigonun değişmesi
Alparslan olsaydı takımı uyutan şarkıları duymazdık
« Son Düzenleme: 29. Mayıs 2010, 12:38:25 Gönderen: ultraArda »