23. Kasım 2017, 14:59:27

Anket

YORUMUNUZ?

ALTINA İMZAMI ATARIM
7 (25%)
ŞAPKA ÇIKARTIYORUM
2 (7.1%)
DOĞRU SÖZE NE HACET
2 (7.1%)
AYAKTA ALKIŞLIYORUM
4 (14.3%)
HEPSİ
13 (46.4%)

Toplam Oy Verenler: 28

Gönderen Konu: Galatasaray başarıya ''hazır'' değil  (Okunma sayısı 10234 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

H@run_73

  • Çırak
  • *
  • Kayıt Tarihi: Mar 2009
  • İleti: 56
  • Yaş: 44
  • Yer: istanbul
Ynt: Galatasaray başarıya ''hazır'' değil
« Yanıtla #16 : 08. Ekim 2009, 22:31:40 »
aziz sütten çıkmış ak kaşıkmı yooo...

hakemler şu ana kadar itelemedilermii feneri evet...
ama bu 3 sene şampiyonluk meselesi kafaya takılcak bişey değil..8 45 dediinde adnan başkan neye güvendi
 
Aslında Ümit Aktan'ın anlatmak istediği şey tam olarak bu işte.. Evet söylediğin doğru, makul bir örnek vermişsin. Ancak verdiğin bu örnek ile rakip takımın başkanının saçmalıklarını aklamış oluyorsun. Bizler o takımın taraftarı olan bir sürü zevzek gördük.Biriside Ali Şen'dir, onun başkanlık yaptığı yıllardaki ifşaatlarını çirkefliklerini şimdi bir bir dökmek istemiyorum uzun bir yazı olur. Ancak o yıllarda ne büyük rezaletler yaşandığını 30'lu yaşlardakiler iyi bilirler. Malum takımın şimdiki başkanına gelince, kendisi "anladımki futbol sadece sahada oynanmıyormuş" şeklinde beyanat veren  kişidir. Şimdi o beyanat ile şu meşhur 3 yıl üstüste şampiyonluk sözünü üstüste koyarak sonuca ulaşmak hiçte zor olmasa gerek. Bir zamanlar Ömer Çavuşoğlu denen bir saplama vardı. O ve onun gibi bazı meczuplar böyle abuk subuk şeyler söylerdi her zaman. Onlar bunu bir tarz yapmıştı artık. İnsanlara gülünç geliyordu, çünkü çoğu kişi ciddiye bile almıyordu, yani adam yerine koymuyordu onları. Ama malum takımın camiası için azize öyle biri değildir. Fazla konuşmaz, basında yer almaktan hoşlanmaz, amaçsız boş beyanatlar vermez ve kendi camialarında çoğunlukla sözüne itibar edilen biridir. Öyle bir adam magazin demeçler vermez arkadaşım. Bu şahsın amacı ve hedefi camiasında efsane başkan olarak anılmaktır. Şimdi bizler hiç bir şekilde kesinleştiremesekte şaibeyi en azından kendi nazarımızda tescil etmek uğraşındayız. Bakınız benzer sözler Şiketaş başkanı tarafındanda veriliyor, neden kimse huylanmıyor?? Çünkü Demiören o derece sözüne itibar edilen biri değildir. Çoğu zaman bir çok beyanat asparagas çıkmış etkinliği ve karizması yerle yeksan olmuştur artık. Maçlara B takımıyla çıkacağız tehditleri, neredeyse ligden çekilecekleri imaları bulunan salvolar çok uzak değil.. Demirören 3 değil 7 yılda şampiyonluk sözü verebilir, magazinsel yönü ağır basan ciddiye alınmayacak bir iddiadır bu. Ancak azizenin icraatlarını, karanlık arka planını bilenler bu 3 yıl şampiyonluk hikayesinin ne olduğunu gayet iyi bilmekteler. Mukayese ettiğiniz şey ve masumane tavrınız doğrudur ve zariftir, şıktır, centilmencedir. Ancak ne yazıkki gün centilmenlik günü değildir. Ümit Aktan'ın bu konudaki tüm açıklamalarına noktasından virgülüne kadar katılıyorum. İşleri çığrından çıkartmanın huzuru bozmanın zamanı geldide geçiyor. Elbette fanatizmin tribün terörüne dönüşmesini önermiyoruz, ancak soft bir şiddetin artık kaçınılmaz olduğu bir sürece sürükleniyor herşey. Kör olmayalım, aynı şablon, aynı entrikalar uzun bir dönem beşiktaşa uygulandı. Beşiktaşın bu şeytani planı bozmaya bu şer zincirini kırmaya gücü, potansiyeli yetmedi. Şimdi hedefte Galatasarayımız bulunmakta. Önce karşılığı olmayan centilmenliği terk etmekle başlayabiliriz. Zaten bu sakıncalı alışkanlık 6-0'lık hezimeti rakibi tebrik ederek sineye çekmeyi başarmış sarelle çoçuğu başkanımızla başlamıştı. Kendisinin efendiliği ve saygınlığına diyecek lafımız yok hürmetle ellerinden öperiz ama ne yazıkki işler öyle yürümüyor işte. Aslında ideal olan futbol camiasında tüm tarafların etik kaygılarla ahlaki sınırlar içinde hareket etmesidir, bunu inkar ediyor değiliz. Fakat bizlerin elinde onların illegal yollarla kazanım sağlamalarını engelleyecek hiç bir enstrümanımız yok.. Peki ne olacak o zaman??? Olsun canım, biz onlar gibi olamayız diyebilme liüksümüz varmı??? Tren kaçmadan Galatasaray klübü tüm hatları ile teyakkuza geçmelidir, en büyük teselli şu anda klübün başında Adnan Polat gibi büyük bir insanın olmasıdır, kendisi bu tür durumlarla baş edebilecek haleti ruhiye, o irade ve güçlü bir karaktere sahiptir. Büyük Galatasaray camiası o veya bu yöntemle bu şeytan oyununu bir şekilde bozmalı  ve bütün dinamikleri ile harekete geçmelidir. Savaş elbetteki istenmeyen kaçınılması gereken bir durumdur ama istikbali kaybedip hüsrana  uğramaktansa bel altına bel üstüne nereye denk gelirse kaygısızca vurulabilmeli ve madem öyle gerekiyor gayri nizami metodlarıda çok yadırgamamalı ayıplamamalıdır...

H@run_73

  • Çırak
  • *
  • Kayıt Tarihi: Mar 2009
  • İleti: 56
  • Yaş: 44
  • Yer: istanbul
Ynt: Galatasaray başarıya ''hazır'' değil
« Yanıtla #17 : 08. Ekim 2009, 22:36:05 »
Ümit Aktan yazmışya hani dürüst olursan Türkiyede anca "ikinci" olursun ben konuyu dahada açayım bu sadece futbolda değil yaşamın her alanında böyledir.Maalesef dürüstlük efendilik fayda etmyor.Bağıracaksın çağıracaksın çirkef olacaksın.Arda kaptan olarak arkadaşlarını hakemden korumakla doğru yapıyor sanıyoruz ama o pozisyondan sonra Nondaya %100 faul yapılıyor hakem es geçiyor pozisyonu.O zaman bu Ardanın doğru yaptığını göstermiyor.Demek itiraz ettirseydi arkadaşlarına hakem o penaltıyı verecekti.Alex gibi çirkef olup hakemi çekiştirmek doğru bu ülkede.
Ne yazıkki evet, dönüşüm geçiren tipik bir üçüncü dünya ülkesi. Üstelik yetmezmiş gibi heryerde tahammül edilemez bir şark kurnazlığı...

seluktekin

  • Çırak
  • *
  • Kayıt Tarihi: Tem 2008
  • İleti: 63
  • Yaş: 35
  • Yer: antalya
Ynt: Galatasaray başarıya ''hazır'' değil
« Yanıtla #18 : 08. Ekim 2009, 22:47:52 »
tek söz.Galatasaray TÜRKİYEDİR... :atki: :atki: :atki:

ismail39

  • Mühendis
  • ****
  • Kayıt Tarihi: Ksm 2008
  • İleti: 1858
  • Yaş: 64
  • Yer: kırklareli
Ynt: Galatasaray başarıya ''hazır'' değil
« Yanıtla #19 : 09. Ekim 2009, 17:38:24 »

Galatasaray başarıya ''hazır'' değil



[/]
Burada okuyacaklarınız tamamen benim analizimdir. Beni bağlar. Klasik bir “maç analizi” değil, Galatasaray ile ilgili sosyolojik bir değerlendirme olarak kabul edebilirsiniz. Bu takımın başarmak için her şeyi olduğunu, ancak “başarıya” hazır olmadığını, ülke futbol değerini oluşturan unsurların hiçbir tarafının da Galatasaray’ın başarısına “hazır” olmadığına kanaat getirdiğimden dolayı oluşmuş bir yazıdır. Umarım yanılıyorumdur...
 
 Çok çıtkırıldımsınız... Nezaketten ve kibarlıktan gitmek üzeresiniz ve aşırı centilmenlikten mustaripsiniz. Saha içinde ve dışında “kavga” vermeden, sistemin tüm unsurlarını harekete geçirmeden “başarı” gelmeyeceğini, “başarı” denen kavramın sadece saha içindeki iki pastan ibaret olmadığını, bunun Nonda‘nın atacağı bir golle Servet‘in önleyeceği bir topa bağlı olmadığını hâlâ daha kavrayamadınız.
 Ankaragücü’nün attığı ikinci golde Mehmet Topal‘ın kale sahası içinde yaptığı “dostlukspor kıvamındaki” hamlesi ile Gençlerbirliği maçında orta alanda Lugano‘nun “uçan taban” hamlesini üst üste koyun, ne demek istediğim daha iyi anlaşılır.
 Sistem sizi “ikinci takım” yapıyor ve sizin yaptırımınız yok.
 Sürekli çakışan maç günlerinin “matine maçlar” oynayan takımı yaptılar sizi ve siz farkında değilsiniz. Milli aradan sonra “Biz gece oynuyoruz, rakibim ise gündüz” derseniz, bunun nedeni, karşınızdaki rakibin Trabzonspor olmasıdır, deriz.
 Bu bir ayrıntıdır ama sistemin toplum önünde size biçtiği yer ile sezon sonundaki muhtemel yeriniz çakıştırılmaktadır ve siz esas bu gibi ayrıntıların kavgasını vermelisiniz.
 Matine maçlar oynamayı kabul ettiğiniz ve bunu sindirdiğiniz sürece “suarelere” kalan, son olarak sahne alan “assolist” değil, olsa olsa “azsolist” olursunuz.
 Ki yapılan da, oluşturulan da budur!
 
 Rijkaard’ın demek istediği
 “Batıya açılan pencere”, henüz “futbol jargonunu” bilen bir tercüman bile bulamamıştır. Belli ki adama göre bir iş vardır orada, o işin doğru adamı bulunamamıştır. Rakibinizin Brezilyalısı pek bilinmeyen Portekizce ile “yedek kalırsam, devre arasında giderim” diyor. Tercümesi kulübün basın bildirisi gibi geliyor: “Burada olmaktan memnunum, kimin oynayacağına hocam karar verir.”
 Sizinki diyor ki: “Takım halinde kazanıyorduk, şimdi de takım halinde kaybettik.” Tercümesi ise şöyle yapılıyor: “Bireysel hatalardan kaybettik.”
 Tam tersi olmalıydı. O derse ki “bireysel hatalar”, tercüman demeliydi ki “takım halinde.”
 Oyuncusunu şikâyet etmeyen bir hocayı oyuncusunu şikâyet eden bir hoca durumuna düşürdü.
 Rijkaard şunu vurgulamak istiyor: “Biz raporlarla gönderdik, ama ‘gönderdik’ Gökhan’ı, milli doktorunu da aradık ve bilgilendirdik, ama oynatıldı ve bir aydır yok.”
 Burada yönetim devreye girip, onun söylemek istemediğini de söylemeliydi. İyi araştırmacılarınız olsaydı zaten bunu zamanında dile getirirdiniz:“Bizim gönderdiğimiz ve sakatladığınız adamı, gönderilmeyip takımına dönen ve Bosna maçı günü 2 saat çift kalede oynayan, 48 saat sonra da lig maçının tamamını oynayabilen “sakat Kazım” ile kıyaslayın. Milli maçta oynamayan ama lig maçının en ‘canavar’ oyuncusu olan Emre Belözoğlu ile kıyaslayın. Ey Federasyon, n’ooluyor?”
 O sıralarda kazanıyordunuz ve hep böyle gidecek sandınız. Oysa o sıralarda, sizin Ali Güneş‘in uçarak çıkardığı penaltınız verilmiyordu, rakibinizin ise hep önü açılıyordu. Sizin iç sahanıza Cüneyt Çakır‘ı veriyorlar ama rakibinize veremiyorlardı. Şimdi göstermelik olarak ve “garanti” bir maça verecekler. Sizi yine susturacaklar.
 Sizin hocanızı birkaç kişi anlıyor, onlar da yanlış anlaması gerekenlerdir.
 
 ARDA’NIN DAYANILMAZ KAPTANLIĞI
 Saha içindeki “önder kibarlığı ve aşırı centilmenliği” Galatasaray’a en yakışan tavırdır. Ancak bugün sahada “kavga” vermeden maç alamazsınız. Kaptanın zarafetini takımın korkaklığı zannetmeye çok münasip bir spor güruhu vardır Türkiye’de. Bu güruh sözcüğü sadece tribünleri değil, sporun yazılı ve görsel basınını, yönetimler taifesini ve en başta Mahmut Özgener ile Oğuz Sarvan‘ın kurullarını içermektedir.
 Mütevazı olursunuz, inanırlar...
 Ankaragücü karşısında 59. dakikada karnına tekme yiyen Aydın neredeyse tekmeye karnı ile vurduğu için iki de cetvel yiyecekti eline. Elli dokuz buçukuncu saniyede ise temassız kendini yere bırakan Ceyhun nedeniyle Mustafa Sarp sarı gördü itirazdan.
 Kaptan ise arkadaşlarından korudu hakemi. Oysa, Koray Gençerler‘in çapı da belli, niyeti de... Kaptan arkadaşlarını korumalıydı hakemden... Çünkü bunun benzeri pozisyonlarda rakibinin kaptanı(alex malumunuz)
hakeme omuz atıyordu, diğer kaptanı da eline vuruyordu.
 Tamam, doğrusu senin yaptığın... Camiana yakışan senin yaptığın...
 Ancak, bu ülkede “doğruya” ancak “ikinciliği” veriyorlar koçum...
 Birincilik ise “şirretin ve şiddetin” oldu çoktan...
 Ayrıca görüyorsun değil mi, “İstinye park” tefrikalarını. Senin medeniyetin nasıl da ekmek sürdü senin takımının “iç dinamiklerini dinamitlemek isteyen” güruhun ekmeğine...
 
 TARAFTARIN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ
 febe seyircisi ülkenin “tek” seyircisidir. Öyle “desibelle” filan da işi yoktur. Hep maçın içindedir. Kendi Luganosunu 25’te atmayan hakemi görmez, rakibin stoperini 75’te atmayan hakemi ıslıkla döver. Üstelik öndedir ve maçı garantiye almaya çalışmaktadır. Yani maçın içindedir. Rakip kaleci 5. dakikada dayak yer, kale vuruşunu biraz geciktirirse...
 Seninki ise lay lay lom...
 Şiketaş’ınki ise mutlaka kavga edecek birini arar, yense de yenilse de...
 Eskişehir maçının 80. dakikasından sonra kaleci İvesa‘yı ıslıklamak ne işe yarar ki? Adam 80 dakikayı götürmüş oyundan...
 Sizin işiniz değil, ama bu konuda baskı yapmalısınız yönetiminize.
 Başarı, maç oynanırken sahanızı korumanız ile değil, maçın dışında da sahanızı korumanız ile ilgilidir. Maçın lay lay lom ile değil, hakemi kurcalamak, rakibi kurcalamak ve kendi takımını arkadan itmekle kazanılacağını hâlâ daha bilmiyorsunuz. Bir seyircinin bin tane şarkısı olmaz, her hafta bir beste peşine düşmez. Bir tanesi ile sürekli döver rakibini. Bakınız: Liverpool...
 Sayın yönetim, diyelim ki Eskişehirspor ile Eskişehir’de 1-1 berabere kaldınız. Maç bitti. Sabri çıktı, 800 Galatasaraylı seyirciye üçlü çektiriyor. Mümkün mü?.. Tahrikten size ceza vermezler mi? Kadıköy’de sıkıysa bir rakip oyuncu taraftarına üçlü çektirsin bakalım. Mümkün mü?.. Bu ancak Ali Sami Yen’de olabiliyor... Sizin yaptığınız “doğru ve güzeldir” ama en fazla “ikinci” olabilmeye yeter...
 
 ÖZETLE...
Sahanı oynarken değil, oyundan önce ve sonra da koruyacaksın... Sana biçilen değeri reddedip, verilecek olan hakkını değil, alabileceğin hakkını kovalayacaksın... Bakınız... Fark 5 puan... Averaj da bitmiş... Türkiye ne kadar huzurlu değil mi? Tersi olsaydı şimdi. Tekmeyi basıp yırtan Lugano yerine Servet olsaydı, penaltısı verilmeyen Nonda değil Güiza olsaydı, seyreyleyin gümbürtüyü... Kadıköy’de küfrü duymayan sistem, Türkiye’nin huzurlu olmasına şükretmektedir. Demek ki, sizin “başarınız” Türkiye’nin huzurunu bozmaktan geçmektedir. Ya Türkiye huzursuz olacak, ya da siz... Tercih sizindir... Şimdi ligin tepesini “uygun” hale getirdiler ve Türkiye huzurlu. Sizin “başarılı” olmanız Türkiye’nin huzurunun bozulmasına bağlı demek ki... İşte bu nedenle, bunu yapamayacağınız için, bunu yapmak size yakışmayacağı için “hazır” değilsiniz başarıya...

[url=http://www.turkiyegazetesi.com/makaledetay.aspx?id=421004]http://www.turkiyegazetesi.com/makaledetay.aspx?id=421004[/url]

[/][/b]


Ümit Aktan
umit.aktan@tg.com.tr
07 Ekim 2009 Çarşamba
[/q
uote]
  Sizin  sözlerinize tamamen  katılıyorum. Basında Talay  Erker, Osman  Tanburacı, Ahmet  Çakır,Levent  Tüzümen  gibi  bazı  Galatasaraylı  yazarlar  Galatasarayın haklarının  yendiğine  dikkat  çekmişler,  başkaları  kulakların  üzerine  yatmışlar. Aynı  haksızlıklar  Fenerbahçeye  yapılsa   yeryerinden oynardı. Onların  federasyonu  var, Merkez  hakem  komitesi  var, Oyunu  katledecek  hakemleri var. Söyleyin Allah aşkına  Galatasarayıon  nesi  var?. Sayın  başkanımız  Özhan Canhaydın  okkadar  iyi  niyeli  olduğunu  gösterdi yine  de kendini  ve Galatasarayı  anlatamadı.Pardon ! Anlattı  da anlamadılar.
   Aziz  başkan  boşuna  demedi'  ben  maçın  sahada  kazanılığını  biliyordum ama  maç  masada  kazanılırmış' demedimi?
   Aziz  Yıldırım  niye  güvenerek ' 3  yıl  üst  üste şampiyon' olacağız  dedi.Gönlünden  öyle  geçmesi  normal  ama garanti  vermesi anormal  değil mi?
  Galatasaraylılar ağzı  ile  kuş  tutsalar yinede  şampiyon olamayacaklar. Çünkü:  Olmaması  için uğraşıyorlar. İnşallah  ben yanılırım....

kafkas42

  • Söz Konusu GALATASARAY İse Gerisi Teferruattır!
  • Mühendis
  • ****
  • Kayıt Tarihi: May 2009
  • İleti: 1710
  • Yaş: 36
  • Yer: KONYA
  • ultrAslan
    • GALATASARAY
Ynt: Galatasaray başarıya ''hazır'' değil
« Yanıtla #20 : 10. Ekim 2009, 13:27:11 »
Abi sen kafanı yorma herşey üçkağıtçının, dalavereceninin, hakyiyenin istediği gibi gitseydi dünya da iyi adam kalmazdı.. Kendi kazdıkları kuyuya kendileri düşerler.


ysfgs

  • Usta
  • ***
  • Kayıt Tarihi: Ksm 2008
  • İleti: 849
  • Yaş: 28
  • Yer: istanbul
Ynt: Galatasaray başarıya ''hazır'' değil
« Yanıtla #21 : 10. Ekim 2009, 13:44:03 »
hakemler eşşoğlubeşkulak alexten nasıl korkuyo maçta bi hakemi biiiiiiiiiiiipmediği kaldı ama hakem gıkını çıakrmıyo orada bir GS li futbolcu olsa direkt kırmızı çıkartabiliyor bana göre başkanımız bir kamuoyu oluşturmalı Özhan Canaydın pasifti ve ne hale düştük gördünüz bu alemde fb gibi pislik olucaksın bu federasyon pisliklerin dediğini yapıyor beyfendi olursan 2. olursun

kafkas42

  • Söz Konusu GALATASARAY İse Gerisi Teferruattır!
  • Mühendis
  • ****
  • Kayıt Tarihi: May 2009
  • İleti: 1710
  • Yaş: 36
  • Yer: KONYA
  • ultrAslan
    • GALATASARAY
Ynt: Galatasaray başarıya ''hazır'' değil
« Yanıtla #22 : 11. Ekim 2009, 01:22:22 »
hakemler eşşoğlubeşkulak alexten nasıl korkuyo maçta bi hakemi biiiiiiiiiiiipmediği kaldı ama hakem gıkını çıakrmıyo orada bir GS li futbolcu olsa direkt kırmızı çıkartabiliyor bana göre başkanımız bir kamuoyu oluşturmalı Özhan Canaydın pasifti ve ne hale düştük gördünüz bu alemde fb gibi pislik olucaksın bu federasyon pisliklerin dediğini yapıyor beyfendi olursan 2. olursun
Biz istesekte pislik olamayız renktaş.. Kamuoyu oluşturma konusunda sana katılıyorum.. Sürekli sesimiz gür çıkmalı, en ufak yanlışı bile dile getirmeliyiz. Türk spor tarihine Özhan Başkan kadar beyendi ikinci bir adam gelmemiştir. Ama ne yazık ki sadece beyendilik kar getirmiyor. Efendiliği bozmadan hakkımızı sonuna kadar aramalı ve savunmalıyız..


ismail39

  • Mühendis
  • ****
  • Kayıt Tarihi: Ksm 2008
  • İleti: 1858
  • Yaş: 64
  • Yer: kırklareli
Ynt: Galatasaray başarıya ''hazır'' değil
« Yanıtla #23 : 11. Ekim 2009, 22:55:52 »
  Bizim  mayamızda pislik  yok. Biz  istesekte  rakiplerimiz  kadar  çirkef  olamayız. İnsanlığımızdan ödün  veremeyiz,  bu  bizim  yapımızdır. Gün  gelir  onlar  yaptıklarından  pişman  olurlar. Onlara  çanak  tutanların  kalplerinde o  siyah  leke  hep  kalacak ve  birgün  ihtiraf  edecektir. Onun  üzüntüsü  o  şerefsiz  hakemlere  yeter  de artar  bile...
  Atalarımız  ne  demiş:^ Alma  mazlumun  ahını  çıkar aheste  aheste.^.
 Yaptıklarının  hesabını  burada  veremeyenler öteki alemde  verecektir.
 :atki: :atki: :atki: :kupa1: :kupa1: :kupa1:

kafkas42

  • Söz Konusu GALATASARAY İse Gerisi Teferruattır!
  • Mühendis
  • ****
  • Kayıt Tarihi: May 2009
  • İleti: 1710
  • Yaş: 36
  • Yer: KONYA
  • ultrAslan
    • GALATASARAY
Ynt: Galatasaray başarıya ''hazır'' değil
« Yanıtla #24 : 14. Ekim 2009, 12:29:04 »
  Bizim  mayamızda pislik  yok. Biz  istesekte  rakiplerimiz  kadar  çirkef  olamayız. İnsanlığımızdan ödün  veremeyiz,  bu  bizim  yapımızdır. Gün  gelir  onlar  yaptıklarından  pişman  olurlar. Onlara  çanak  tutanların  kalplerinde o  siyah  leke  hep  kalacak ve  birgün  ihtiraf  edecektir. Onun  üzüntüsü  o  şerefsiz  hakemlere  yeter  de artar  bile...
  Atalarımız  ne  demiş:^ Alma  mazlumun  ahını  çıkar aheste  aheste.^.
 Yaptıklarının  hesabını  burada  veremeyenler öteki alemde  verecektir.
 :atki: :atki: :atki: :kupa1: :kupa1: :kupa1:
Aheste aheste çıkar derken yanlış söylemişler bence kütür kütür çıkar.. Yapsınlar bakalım hesaplarını kendi küçük kafalarına göre.. Ne demişti Lucescu köpekler istedi diye atlar ölmez.. Sen yürüyedur aslanım...


sivaslı aslan

  • Yeni Üye
  • Kayıt Tarihi: Ağu 2009
  • İleti: 2
  • Yaş: 49
  • Yer: istanbul
Ynt: Galatasaray başarıya ''hazır'' değil
« Yanıtla #25 : 28. Ekim 2009, 02:14:02 »
Galatasarayın büyüklüğünden korktukları içindirki hersene aynı senaryo akıl almaz pislikler ve çirkeflikler komplekslilerin tek avuntuları Galatasaray gibi büyük bir takımı yenebilmek bunun içinde her yol mübah ama korkunun ecele faydası yok onları evire çevire öyle bir yeneceğizki 50.000 çirkefi bütün çirkeflikleri ile birlikte kadıköye gömüp türkiyeyi bu çirkeflerden kurtaracağız.

sparhawk

  • Editör
  • Mühendis
  • *
  • Kayıt Tarihi: Ara 2008
  • İleti: 1260
  • Yaş: 31
  • Yer: Ankara
  • Galatasaray TÜRKİYE'DİR!
Ynt: Galatasaray başarıya ''hazır'' değil
« Yanıtla #26 : 28. Ekim 2009, 02:52:53 »
bu ulkenın medyası selcuk yula gıbı adamları tarafsız yorum yapsın dıye tv lere koyarsa sonunu sız dusunun medyanın...
''BÜYÜK takımlar aldıkları kupalarla övünürler , KÜÇÜK takımlar ise büyük takımları yenmeleriyle övünürler''