26. Nisan 2026, 23:22:00

Gönderen Konu: Spor Toto Süper Lig Maç Takibi  (Okunma sayısı 830055 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Mustafa Çalışkan

  • mustafa40862
  • Mühendis
  • ****
  • Kayıt Tarihi: Ara 2007
  • İleti: 1570
  • Yaş: 37
  • Yer: elazığ
  • Yüz Üstü Çok Süründün AYAĞA KALK ASLANTEPEMM !!!
Ynt: Turkcell Super Lig Maç Takibi
« Yanıtla #3344 : 04. Nisan 2010, 20:57:21 »
bitti
Her Transferden Sonra Hep Birlikte...

http://www.swfcabin.com/swf-files/1302803070.swf

gsx

  • Ziyaretçi
Ynt: Turkcell Super Lig Maç Takibi
« Yanıtla #3345 : 04. Nisan 2010, 20:58:36 »
Bizim takim malesef seneye yine Sampiyonlar Ligine gidemeyecek gibi.

sampiyonlar ligi ne?  :hasta:

Toyga Özver

  • Editör
  • Mühendis
  • *
  • Kayıt Tarihi: Şub 2008
  • İleti: 1807
  • Yaş: 36
  • Yer: Ankara
  • Sen Sarıyla Kırmızı Kalbimizin Yıldızı....
Ynt: Turkcell Super Lig Maç Takibi
« Yanıtla #3346 : 04. Nisan 2010, 20:59:06 »
Arkadaşlar bırakın bu işleri. deplasmanda kayseri ile oynadık. bi sürü pozisyon bulup atamadık o kadar eksiğe rağmen.Buldun mu atamıyorsan bu senin sorunundur. çok da mükemmel oynamamıştı kayseri bize karşı.

bırakın artık şu hakem muhabbetini. sonra rakipler fenere yatıyor gibi komik şeyler söylüyorsunuz. sen son 4 maçta 9 puan bırakırsan bu sözün hiç bir ehemmiyeti yok. Önce kendimize bakmamız lazım. Fırsat geçiyor kendi ellerinle harcıyorsun. Kendi elinle ya. Bundan daha büyük kötülük var mı? Hakemlere gelene kadar önce bi kendi sorunlarımızı çözelim.
Bizim Adımız Galatasaray...

Okan Yayla

  • Ziyaretçi
Ynt: Turkcell Super Lig Maç Takibi
« Yanıtla #3347 : 04. Nisan 2010, 21:00:58 »
sampiyonlar ligi ne?  :hasta:

Sampiyonlar ligini unuttuk ya  :'( Vallaha hatirlamiyorum son yillar bosa gecmis gibi bir dusunce var beynimde.

erkan

  • Mimar
  • *****
  • Kayıt Tarihi: Ara 2007
  • İleti: 3372
  • Yaş: 34
  • Yer: Üsküp
  • ultrAslan
Ynt: Turkcell Super Lig Maç Takibi
« Yanıtla #3348 : 04. Nisan 2010, 21:01:54 »
sampiyonlar ligi ne?  :hasta:

Unutmusuz dogru.
emre colak- berkin arslan - serdar eylik - cem sultan   - anil dilaver        
  
                                                PAF TAKIM

Aslan JOKER

  • Mimar Sinan
  • ******
  • Kayıt Tarihi: Oca 2010
  • İleti: 7458
  • Yaş: 44
  • Yer: Münih
Ynt: Turkcell Super Lig Maç Takibi
« Yanıtla #3349 : 04. Nisan 2010, 21:03:10 »
da sezon bitmedi, neden korkuyorsunuz, simdiden kilif aranmaz sampionlar ligi icin. bizim derby maclarimiz kalmadi, gelecek iki maci kazanirsak bir cikis yakaliyacagiz, belki sampiyonlug icin yetmez ama sampiyonlarligine garanti gidecegiz

erkan

  • Mimar
  • *****
  • Kayıt Tarihi: Ara 2007
  • İleti: 3372
  • Yaş: 34
  • Yer: Üsküp
  • ultrAslan
Ynt: Turkcell Super Lig Maç Takibi
« Yanıtla #3350 : 04. Nisan 2010, 21:03:45 »
Ya kac seneden beri su orta sahanin ortasini duzeltemedik.
offf
Evet rakiplerimiz orta sahasida pek iyi degil ama iste Rejkard in gelisi ile farkli bir orta saha bekliyor insan.
Neyse galiba bu gidisle biz febe yi sampiyon yapacagiz.
emre colak- berkin arslan - serdar eylik - cem sultan   - anil dilaver        
  
                                                PAF TAKIM

darcon

  • Usta
  • ***
  • Kayıt Tarihi: Haz 2008
  • İleti: 861
Ynt: Turkcell Super Lig Maç Takibi
« Yanıtla #3351 : 04. Nisan 2010, 21:05:14 »
Arkadaşlar bırakın bu işleri. deplasmanda kayseri ile oynadık. bi sürü pozisyon bulup atamadık o kadar eksiğe rağmen.Buldun mu atamıyorsan bu senin sorunundur. çok da mükemmel oynamamıştı kayseri bize karşı.

bırakın artık şu hakem muhabbetini. sonra rakipler fenere yatıyor gibi komik şeyler söylüyorsunuz. sen son 4 maçta 9 puan bırakırsan bu sözün hiç bir ehemmiyeti yok. Önce kendimize bakmamız lazım. Fırsat geçiyor kendi ellerinle harcıyorsun. Kendi elinle ya. Bundan daha büyük kötülük var mı? Hakemlere gelene kadar önce bi kendi sorunlarımızı çözelim.
aynen  :iyi:
sanki çok ahım şahım bir top oynuyoruz da son konuşmamız gereken hakem vs. kaldı. bizim orta sahadan gol yiyen kaleci ve 2 metre dibindeki adama pas atamayan yetenek özürlüsü topçularımız oldukça biz daha çok maç yaparız avrupanın ve batı asyanın 3. 4. sınıf takımlarıyla. şampiyonlar ligide gitti artık. bu şikeci bırakmaz bu saatten sonra 2.liği.
kültürün simgesi Galatasaray...

Aslan JOKER

  • Mimar Sinan
  • ******
  • Kayıt Tarihi: Oca 2010
  • İleti: 7458
  • Yaş: 44
  • Yer: Münih
Ynt: Turkcell Super Lig Maç Takibi
« Yanıtla #3352 : 04. Nisan 2010, 21:06:16 »
Ya kac seneden beri su orta sahanin ortasini duzeltemedik.
offf
Evet rakiplerimiz orta sahasida pek iyi degil ama iste Rejkard in gelisi ile farkli bir orta saha bekliyor insan.
Neyse galiba bu gidisle biz febe yi sampiyon yapacagiz.
hersene antrenör degistirip olmuyor iste, yönetim de akilanip rijkaardi getirdi. sorunlar cözülecek

Okan Yayla

  • Ziyaretçi
Ynt: Turkcell Super Lig Maç Takibi
« Yanıtla #3353 : 04. Nisan 2010, 21:09:07 »
hersene antrenör degistirip olmuyor iste, yönetim de akilanip rijkaardi getirdi. sorunlar cözülecek

Hocadan once transfer yapip adam getirmesinler bu sorun cozulur.

erkan

  • Mimar
  • *****
  • Kayıt Tarihi: Ara 2007
  • İleti: 3372
  • Yaş: 34
  • Yer: Üsküp
  • ultrAslan
Ynt: Turkcell Super Lig Maç Takibi
« Yanıtla #3354 : 04. Nisan 2010, 21:09:33 »
aynen  :iyi:
sanki çok ahım şahım bir top oynuyoruz da son konuşmamız gereken hakem vs. kaldı. bizim orta sahadan gol yiyen kaleci ve 2 metre dibindeki adama pas atamayan yetenek özürlüsü topçularımız oldukça biz daha çok maç yaparız avrupanın ve batı asyanın 3. 4. sınıf takımlarıyla. şampiyonlar ligide gitti artık. bu febe bırakmaz bu saatten sonra 2.liği.

Aynen kaleci + orta saha.
febe nin bunda sonraki maci ankaraspor( + 3 puan bedava) toplam 61 puan,biz bursa yi yendik mi febe buyuk avantaj saglamis olur.
Keske Samiyende bari berabere kalsa idik.

Mesajlar birleştirildi: [time]04. Nisan 2010, 21:10:55[/time]
hersene antrenör degistirip olmuyor iste, yönetim de akilanip rijkaardi getirdi. sorunlar cözülecek

Renktas zaten ben  Rejkard kesinlikle kalmali dedim aksi bir sey demedim.Ama bu takimda duz oyuncular ile yollarin ayrilmasi gerek eger Rejkard gibi bir teknik adam var isi.


Mesajlar birleştirildi: 04. Nisan 2010, 21:12:59
Hocadan once transfer yapip adam getirmesinler bu sorun cozulur.

Aynen.Mustafa Sarp ve Lelo Franco.
Bakalim Musa Cagiran ve Ali Turan i Rejkard ne kadar taniyor acaba.Yoksa Rejkard mi istedi bu oyunculari?
« Son Düzenleme: 04. Nisan 2010, 21:12:59 Gönderen: erkan »
emre colak- berkin arslan - serdar eylik - cem sultan   - anil dilaver        
  
                                                PAF TAKIM

Aslan JOKER

  • Mimar Sinan
  • ******
  • Kayıt Tarihi: Oca 2010
  • İleti: 7458
  • Yaş: 44
  • Yer: Münih
Ynt: Turkcell Super Lig Maç Takibi
« Yanıtla #3355 : 04. Nisan 2010, 21:16:48 »
Hocadan once transfer yapip adam getirmesinler bu sorun cozulur.
bu aldigimiz oyuncular zamana göre dogru transferlerdi, sampiyon oldular, avrupa 3 oldular sonra düsüse girdiler. simdide sisteme alisamadilar. bayern münih de bu sene ilk defa 4 3 3 oynamaya basladi, ligte sallana sallana yürüyorlar. sisteme ayak uyduramiyan oyuncular var. alman ligi cok cekismeli bir lig, herkes herkesi yenemese bayern su anda 1 olamazdi.

Okan Yayla

  • Ziyaretçi
Ynt: Turkcell Super Lig Maç Takibi
« Yanıtla #3356 : 04. Nisan 2010, 21:21:54 »
En azindan transfer yaparken bir hocaya sorsunlar.

Mesajlar birleştirildi: 04. Nisan 2010, 21:23:13
Sampiyonlar ligine gitsekte gene birsey yapamayiz sanirim,avrupanin kalbur ustu ilk 10 liginden sadece ingilizler 4 takimla ayakta gerisi tamamen dokulmus.Italyanlar bile 1 takimla kalmis avrupa kupalarinda.

Aslan JOKER

  • Mimar Sinan
  • ******
  • Kayıt Tarihi: Oca 2010
  • İleti: 7458
  • Yaş: 44
  • Yer: Münih
Ynt: Turkcell Super Lig Maç Takibi
« Yanıtla #3357 : 04. Nisan 2010, 21:28:14 »
En azindan transfer yaparken bir hocaya sorsunlar.
soracaklardir, ama aldigimiz yol cok zor bir yoldur, bizde sallana sallana devam yüriyebiliriz daha. bu 4 3 3 perfekt oynayana kadar sürer daha, sistem oturduktan sonra sanki bir barca maci izler gibi olur, Rijkaardin ve skippe nin repörtajini okumussunustur bügün insallah, dedikleri yapilmasa bütün isler bosuna olabilir

Okan Yayla

  • Ziyaretçi
Ynt: Turkcell Super Lig Maç Takibi
« Yanıtla #3358 : 04. Nisan 2010, 21:30:15 »
soracaklardir, ama aldigimiz yol cok zor bir yoldur, bizde sallana sallana devam yüriyebiliriz daha. bu 4 3 3 perfekt oynayana kadar sürer daha, sistem oturduktan sonra sanki bir barca maci izler gibi olur, Rijkaardin ve skippe nin repörtajini okumussunustur bügün insallah, dedikleri yapilmasa bütün isler bosuna olabilir


Yillardik 4-4-2'den baska sistemde oynamadik haklisin alismalari cok zor olucak gibi.

Aslan JOKER

  • Mimar Sinan
  • ******
  • Kayıt Tarihi: Oca 2010
  • İleti: 7458
  • Yaş: 44
  • Yer: Münih
Ynt: Turkcell Super Lig Maç Takibi
« Yanıtla #3359 : 04. Nisan 2010, 21:35:30 »
@sercan dan alinti aldim, bunu bügün eklemis siteye, bu reportajlar cok önemli
----------------------------------------------------------------------------

   Bu röportaj, 8 Ocak 2010'da Antalya'da  E.Frankfurt'un devre arası kampında yapıldı. Michael Skibbe neydi, ne  istedi anlamak isteyenlere...
    This  interview was made on 8 January 2010 in Antalya at E.Frankfurt mid-term  camp. For who wants to understand who was Michael Skibbe, what he  wanted...
    Geçen  sezon bu zamanlarda yine Antalya’da, üzerinde sarı-kırmızı forma varken  peşindeki kalabalık basın grubu sayesinde aldığı nefesi takip  ediyorduk. Bu sene o yine Antalya’da. Ama sessiz-sedasız. Tek farkı  formasında sarının yerine siyah var. Peşinde de Türk basını yerine 13  kişilik bir Alman gazeteci ekibi. Michael Skibbe’yle eski ve yeni işini  konuştuk.
      Last season  at these times of year in Antalya, we were following even the breathes  he was inhaling thanks to press army at his back. This year he is in  Antalya again. But more quitely. And with a difference: His shirt has  black instead of yellow! And Turkish press is replaced by a group of 13  German journalists. We discussed with Michael Skibbe his old and new  profession.
     
      Galatasaray’dan ayrılışın sancılı  oldu. Geriye baktığında pişman olduğun bir konu var mı?/ Your  departure from Galatasaray was a little painful. Do you have any  regrets?
      Galatasaray’ın teklifi kabul ederken Galatasaray’ın  aslında yüzde 60’ı yabancı yüzde 40’ı Türk olan bir teknik direktör  aradığını anlayamadım. Sanırım beklentilerin çakışmamasında en önemli  nokta bu oldu. Pişmanlık değil ama bunu daha önce fark etmiş olmayı  isterdim./ When I accpeted Galatasaray's offer I did  not understand that they were searching for 60% foreign but 40% Turkish  coach. I believe in the difference between our expectations this was  the most important point. This is not a regret. However I would like to  notice this in advance.
       Bu tabii çok anlaşılmayacak.../ And this of  course will not be understood...
      Şunu demek istiyorum:  Galatasaray yönetimi uluslararası isimlerle çalışırak, iyi isimler  transfer ederek ‘Uluslarası’ olmaya çalışıyor. Ama bu formülün tutmasına  olanak yok. Aslında eksik olan eğitim. Futbolcular iyi yetişmiş. Ama  uluslarası olmak için eğitilmemiş. Gelen yabancılarla arada fark  doğuyor. Birey olarak hareket etmiyorlar. Herşeyden önce yabancı dil  bilmiyorlar. Almanya’da yetişmiş bir Türk oyuncudan bile mantalite ve  bakış açısı olarak eksik olduklarını görüyorlar. Çünkü onlar Almanca ve  İngilizce konuşarak geliyor. Bu eksikliği bilmek, fark etmek onları  üzüyor./ What I mean is: Galatasaray's board,  tries to be 'International' by working with international names, by  transferring good names. But there is no possibilities to win with this  formula. What misses is education. Footballers are raised well. But they  are not educated to be 'international'. And this creates a difference  between the foreign footballers who comes. They are not able to react as  individuals. First of all they do not speak any languages. And then  they notice that by the point of view and also by mentally they are even  minor from a Turkish footballer raised in Germany. Because they come at  least speaking German and English. To notice that make them feel sorry.
    Ben futbolcuların büyük takıma, işte mesela Galatasaray’a gelince  hayalleri bittiği için ilerlemediklerini düşünüyordum./ And I was  thinking that our footballers do not progress because when they come to  big teams they are out of their dreams.
      Tam olarak değil. Kendilerini  Avrupa’da eğitim almış veya yabancı futbolcularla kıyasladıkları zaman  geriden geldiklerini görüyorlar. Bunu bilmek onları üzüyor. Aslında çok  çabalıyorlar. Yetenekliler. Ama dediğim gibi ‘uluslarası olmak’ eğitim  gerektirir. Lafta kalmamalı. Mesela Meira kendi kalitesini gösteremedi.  Çünkü burada mutlu olamadı. Onunla konuştuğum zaman Portekizce, Almanca,  İngilizce, İtalyanca konuşabildiğini Türkçe için de çok zor olmasına  rağmen çabaladığını söylüyordu. Ama Galatasaray defansında kimse bu  dillere hakim olmadığı için, solunda Servet, sağında Sabri, önünde  Topal, defansı toplaması mümkün olmadı hiçbir zaman... Bu konuda yönetim  onları önemsemiyor. Futbolcularına bu manada sahip çıkmıyor./ Not exactly. They just notice they are behind, when they compare  themselves with the foreign footballers or the ones who was raised in  Europe. To be aware of that makes them upset. In fact they are making  great efforts. They are also talented. But as I said earlier being  'international' requires an education. Not only at words. For exemple  Meira was not able to proove himself here. Because he was not happy.  When I spoke with him, he told me I speak Portuguese, German, English,  Italian and even struggle for Turkish eventhough it was so hard to  learn. But because in the defense line, as no one has the knowledge of  any of these languages, with Servet on his lefthand side and Sabri on  his righthand side and Topal in front, it was impossible for him to  gather the defense together... And the board to not care for these guys.  They don't protect their footballers in that sense...
       Peki  Lincoln? Sonuçta o da ‘uluslarası’ bir futbolcu ama uyum sağlamayadı...  Tabii seninle çalışırken en iyi performansını almayı başardın, bu nasıl  oldu?/ What about Lincoln then? He was  international and he did not fit in... OK perhaps he showed his best  performance with you, how that happened?
      Lincoln özel bir futbolcu.  Bir kere ona yapıştırılan etiketiler doğru değil. Hiç gece hayatı yok  mesela. Ağzına içki sürmez ayrıca. Ama çok yetenekli bir futbolcu ve bu  yeteneğine övgü bekliyor. Onu bu konuda serbest bıraktığınızda,  yeteneğini takdir ettiğinizi belirtip bunun ona sorumluluk yüklediğini  anlattığınızda o da size tam karşılığını vermeye çalışıyor. Bazı  maçlarda bunu yapamadı. Ama en azından elinden geleni yaptı. Ben onu  Eintracht Frankfurt için de bu yüzden istedim. Ama tabii kötü ünü  kulübün soğuk bakmasına yol açıyor. O da zaten futbola küsmüş durumda.  2-3 gün önce konuştum. Keyif almadığını, futbol oynamak istemediğini  söylüyor. Birkaç gün içinde baba olacak... Belki onun için yeni bir  dönem başlar.../ Lincoln is a special footballer. And  the labels he has been named for are not correct. He do not have a night  life to begin with. He never drinks. But he is talented and he expects  to be flattered for that. And when you set him free, when you appreciate  his talent and express that this bring him some responsabilities he  tries to give it back to you... In some games he was not capable. But at  least he did his best. And that was the reason why I wanted him for  Eintracht Frankfurt. But of course his reputation goes before him and  becomes a rejecting reason. And that's why he has cold feet now. I spoke  to him 2-3 days ago. He said he did not enjoyed it and he doesn't want  to play football anymore. He will be a father in a couple of days...  Perhaps it will be the beggining of a new era for him.
    Futbolcularınız senden kopamıyor galiba.../ Your  footballers can't get detached from you I guess...
       Bu hep böyle oldu benim  için. Çalışırken alışıyorlar. Çünkü hepsinde telefonum vardır. Ve beni  istedikleri zaman arayabilirler. Futbolcularla ilişkim hep dostluk  üzerine kuruldu. Galatasaray’lı futbolcularımla da kopmadım. Arada  telefonlaşıyoruz./ This is how it has happened for me so  far. When we work together they get used to it. Because all of them has  my mobile number. And they can call me whenever they want. My  relationship with my footballers is always based upon friendship. I'm  still in touch with my Galatasaray footballers. We phone time to time.
       Bu kadar  arkadaşça davranmanın otorite boşluğu yarattığını düşünmüyor musun? En  azıdan Türk futbolcularla?/ And you don't  think being that friendly creates a lack of authority? At least with  footballers?
      Hayır! Ben böyleyim. Sırf ‘otorite prim yapar’ diye  kendimi değiştiremem. Değiştirmedim de. Uzun vadede olması gereken bu.  Ben kamp yapmıyordum. Kamp son derece sıkıcı bir olay. Bu  eleştiriliyordu. Ama bir futbolcu ertesi gün maçı varsa gece çıkmaması,  erken yatması gerektiğini kendisi bilmeli. Bunu bir hoca istediği için  değil, bilinçli olarak kendisi yapmalı. Eğitim derken kastettiklerimden  biri de bu işte.../ No! This is  who I am. I can not change my self just because 'autority is a better  decoration'. And I did not! This is how it is supposed to be in the long  term. I was not making camps. Camps are booring. And this was  criticized. But a footballer should know on his own that if he has the  game the morrow, he should not go out, he should go to bed early. He  should do it not because the coach says so but willingly. When I said  education, this was one of the issues I wanted to point out.
       Galatasaray  yönetimiyle ilgili sorunun var mı?/ Do you have a  problem with the board of Galatasaray?
       Beklentilerini daha önce  anlamış olmayı isterdim. Haldun Üstünel ve Adnan Sezgin’in yetkilerinin  hangi konularda olduğunu ancak 2 ay sonra anlayabildim. Bana  baştan bilgi verilmedi mesela. Bir de ben bazı  şeylerin temelden değişmesi gerektiğini savunuyordum. Ama bana ‘bunlar  değişmez’ diyorlardı./ I wish that I  had understood their expectations earlier. It took me two mounths to  understand who was in charge of what exaclty between Haldun Üstünel and  Adnan Sezgin. I was not briefed before. And I was trying to make some  fundamental changes. But they were telling me 'these are not  changeable'.
      Ne gibi? And by these  you mean?...
      Mesela futbolcuların komple bir eğitim alması gibi.  İsim vermek istemiyorum ama şu futbolcuyu şöyle yapmalıyız dediğim zaman  ‘hayır, o değişmez, o öğrenmez, uğraşma’ diye karşılık alıyordum. Oysa  ki emek harcamak, o futbolcuları birer birey yapmak lazım. Ben onlara  inanıyordum. Ama tabii böyle bir değişim zaman ister ve yönetim bu  zamanı vermek istemiyordu. Biraz da şöyle düşünüyorum. Futbolcuların  kendi kararlarını otoritelere bırakmaları, fikirlerini açıkça ifade  edememeleri bu sistemin işine yarıyor. O zaman yöneticiler de ön plana  çıkıyor önem kazanıyor, gündem onların etrafında oluşuyor. Halbuki  normalde Türkiye hariç hiçbir yerde başkanların ismi bilinmez. Bu  kamuoyu onların da işine yaradığı için sistemi değiştirmek ve  ‘uluslararası’ olmak istemiyorlar./ I mean like  giving a full education to the footballers. I will not name it. But when  I was telling for this footballer we need to do that the answer I was  getting was 'no, he can not change; he can not learn, don't waste your  time'... But on the contrary you must spend time, you have to make these  footballers an 'individual'. I was believing in them/footballers. But  such changes requires time and the board didn't had such time. And I  also think that this was a strategy. The will of the footballers let  themselves go with the autorithy, the way they don't express their  thinkings helps the current system. Because in such way the board  members becomes important, the agenda rules around them. But besides  Turkey, in no country no one knows the name of the board members. And  because these works on their behalf they don't want to change it nor  become really 'international'.
      Galatasaray’a  geldiğin için pişman oldun mu?/ And any  regrets for signing for Galatasaray
       Hayır. Galatasaray’la  aynı zamanda Panathinaikos’tan da teklif almıştım. Onlarla da  görüşmüştüm. Galatasaray’lı yöneticilerle Türkiye’de Almanya’da birkaç  görüşme yapmıştık. Benimle ilk temasları zaten Galatasaray’la  oynadığımız Bayer Leverkusen maçından sonraydı. Son olarak ben  Galatasaray’ı reddetmeye karar verdim. Çünkü Leverkusen’de çalıştığım  yardımcılarım özel sebeplerden Türkiye’ye gelmek istemediler. Ben Adnan  Sezgin’e ‘teklifinizi kabul etmeyeceğim’ dediğimde bana destek  olacaklarını, her türlü konuda yardımcı olacaklarını söylediler. Ama  takımla ilgili sorunların yanı sıra o dönemde yönetim başka konularla  meşguldü ve karşılıklı beklentilerimiz çakışmadı... Ben Galatasaray’ı  çok sevdim. Kulübü, taraftarı sevdiğim kadar futbolcularımı ve kulüp  binasında bizimle çalışan özveriyle işlerini yapan kadroyu da sevdim.  Onlar için başarılı olmak isterdim./ No. When I  accepted Galatasaray's offers I had also an offer from Panathinaikos.  And I met them as well. With Galatasaray I made some meetings in Turkey,  Germany. The first contact was anyhow after our game B.Leverkusen vs.  Galatasaray. And finally I decided to refuse Galatasaray's offer.  Because my team (co-trainers) did not want to come to Turkey for  personnal reasons. But when I said 'no' to Mr Sezgin, he told me they'll  support me, help me in all possible ways. But besides the problems of  the team, at that time the board was busy with other stuff and our  expectations did not match... I really loved Galatasaray too much. Not  only the club but also the supporters, the stuff in the club's  headquarters who were at our service. I wanted to be succesfull not only  for myself but also for them.

    http://www.footballvsfashion.com/2010/04/skibbeden-gecikmeli-acklamalar.html




Mesajlar birleştirildi: Bugün, 12:51:47TÜRKLERE SABIRLI OL DENMEZ"

Hollandalı hoca, “Türkiye’de futbol duygusal olduğundan halka “Sabırlı olun” diyemiyorsunuz. Uzun vadede planlama yapmak zor” dedi.


UEFA’nın resmi Şampiyonlar Ligi dergisi Champions, nisan-mayıs sayısında Türk futbolunun son durumuna 4 sayfa ayırdı. “2002 yılında Türk futbolu neredeyse dünyanın zirvesindeydi. Artık değil. Rayına oturtmak Guus Hiddink’i transfer etmekten daha fazlasını gerektirecek” yorumunu yaptı.

Türk futbol tarihini anlatan dergi, profesyonelliğin 1954 yılında Türkiye’nin Dünya Kupası finallerine kaldığı yıl başladığına dikkat çekti. Türk futbolunun 1984 yılında Jupp Derwall’in Galatasaray’a gelmesiyle değiştiğini yazan Champions dergisi, Batı Almanya’yı Euro80’de zafere götüren Derwall’in Türk futbolunun Godfather’ı olduğunu ileri sürdü.

Derwall’in Türkiye’nin en saygın iki hocası Fatih Terim ve Mustafa Denizli’ye akıl hocalığı yaptığına dikkat çeken Champions, Alman çalıştırıcının Türk futboluna etkisinin yabana atılmayacağını vurguladı.

Yaşlı futbolcular

Dergi, Galatasaray’da ilk yılında Frank Rijkard’ın değişiklikler yaptığına da dikkat çekti. Yazıda Hollandalı teknik patronun ve Galatasaray Kulübü’nün gençlere verdiği önem üzerinde duruldu. Rijkaard, “Galatasaray dünya futbolunda büyük takımlarla yaptığı karşılaşmalarda gençlik programlarının öneminin farkında. Doğru programlar yapmak büyük avantaj getirecek” diye konuştu.

Çok pahalı yabancı futbolcu almanın paraları tükettiğine değinen yazıda, transfer edilen yabancı futbolcuların çoğunun ihtiyarlamaya yüz tutmuş futbolcular olduğuna işaret etti.

İnançlı olmalısınız

Türk futbolu üzerine konuşan Frank Rijkard, “Futbol burada duygusal olduğu için uzun vadede planlama yapmak zor. Burada halka “Sabırlı olun” diyemiyorsunuz. Yaptığınız işe inançlı olmanız lazım. Takımı kurmanız için zamana ihtiyaç var.” diye konuştu.