Lincoln Beyoğlu, Elano Taksim meydanı gibi adam. Yani biri aksiyonun damardan içinde. Diğeri ise taksim yapıyor, yani aksiyon ondan diğer arterlere dağılıyor. Maçı çıplak gözle seyretmek çok başka olsa gerek ama kamera ne zaman Elano'lu bölgeye kadraj yapsa adam sıkı markajdaydı. Dağıtım yapmasın diye Vural hoca baştan kilitlemişti onu.
Ali Güneş'in plonjonunda Elano taa orta sahadan deparla koşup geliyor, Baroş'tan top istiyor, kötü ve kısa bir pas geliyor; ona teknik bir aşırtmayla yetişmeye çalışıyor Elano. Gerisi malum.
Sadece el var diye şaşkın şaşkın bağırması, hakeme koşmak yerine topu alıp kornere koşması profesyonel tecrübesinden olsa gerek. Bu adam gösterişten çok uzak bir futbol oynuyor, defansif yönü de şimdilik sınıfta kalıcı cinsten ama hücuma katkısı Alex'ten aşağı değil.