0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
http://forum2007.antu.com/KonuOkuZiyaretci.aspx?gID=31&fID=17&kID=21356&sayfa=1321180 tane yorum yapmışlarmaçtan önce 4-o panamaçtan sonra ballı takım,pana bank asya takımı 10 haftayı sayıklıyorlar..
Özer ARMAĞAN'dan güzel bir yazi:Teşekkürler Galatasaray.... Kim ne derse desin; Rijkaard-Neskens ikilisi yalnız Galatasaray için değil Türk futbolu için büyük bir kazançtır. Bu iki futbol filozofu her geçen gün futbol ile ilgili herkese resmen ders veriyorlar. Şimdiye kadar bir takımın nasıl 4-3-3 oynayacağını, bir takımın nasıl oyun disiplininden kopmadan 90 dakikayı tamamlayacağını, bir takımın nasıl alan savunması yapacağını, bir takımın nasıl organize hücuma çıkacağını ve bir takımın serbest atışları nasıl golle sonuçlandıracağını hepimiz farkında olmadan bu muhteşem ikiliden öğreniyoruz. Fakat dün gece gördüm ki; Rijkaard-Neskens ikilisi adeta ‘ Bizim size öğrettiklerimiz hazırlık sınıfı içindi, esas öğretilerimiz bundan sonra başlıyor’ der gibiydi. Rijkaard gün gece bu öğretilerine ek olarak ‘ Bir takımın nasıl akıllı oynaması gerektiğini de’ ekledi. Şimdi herkes ağız birliği etmiş ‘ Galatasaray şansı ile kazandı’ diyor. Neden? Çünkü iki gol de Panathinaikos defansının hatasından kaynaklanmış yani sadece şansmış ! Şimdi soruyorum böyle düşünenlere : İlk devre Galatasaray kalesine kaç top geldi ve kaç tane tehlikeli pozisyon oldu ? Baros’un Galinovic’le karşı karşıya kaldığı pozisyonda Panathinaikos şanslı değimliydi? Keita’nın yine Galinovic’in üstünden aşırtıp çizgiden çıkartılan topunda Panathinaikos şanslı değimliydi ? Elano’nun şutunda kaleciden dönen topun Baros’un önüne düşmemesi yine Panathinaikos’un şansı değilmiydi?Keweel’ın ceza sahasına yapmış olduğu ortanın yine tesadüf eseri Baros’un arkasına düşmesi şans değilse nedir? Tüm bunlar ilk devre olanlardır. Ya ikinci devre? Evet ikinci devre Petropoulos’un bir gollük pozisyonu birde direkten dönen şutu var. Peki ya Galatasaray’ın ? Galatasaray’ın ikinci devre yine yüz de yüz gollük tam 3 pozisyonu var. Demek ki şans herkese değil, isteyene gelir. Galatasaray’ın eksiklikleri yok mu ? Tabii ki var. Bu eksikliklerin en başında oyunun belli bölümlerinde ki hemen hemen her futbolcunun konsantrasyon eksikliği gelmektedir. Bir diğer eksiklik ise önemli anlarda ki gereksiz top kayıplarıdır. 4-3-3 sisteminin olmazsa olmaz iki temel öğesi vardır. Birincisi hücuma çıkarken hiç top kaybetmeyeceksin; ikincisi ise her bölgede rakip takımdan bir fazla oyuncu bulunduracaksın. Esasında Galatasaray pas hatası yapmadığı bölümlerde her bölgede rakip takımdan bir fazla oyuncu bulunduruyor. Fakat pas hataları fazlalaşınca bu sistem sekteye uğruyor. Ayhan’ın takıma yeniden katılması ile pas hataları minimuma ineceğine inanıyorum. Elano geldiği günden beri en etkili oyununu Panathinaikos’a karşı oynadı. Öncelikle Elano’yu Lincoln ile kıyaslamamak lazım. Elano bir takım oyuncusu. Gerektiği yerlerde sürekli oyunun yönünü 30-40 metrelik adrese paslar atarak değiştiriyor. Hal böyle olunca da rakip takım hem oyundan düşüyor hem de ani ataklar geliştiremiyor. Dün gece Elano çıktıktan sonra Panathinaikos daha atak futbol oynayabilmeye başladı. Yazılarımda ‘ Kendini bir türlü geliştiremiyor’ diye çok eleştirdiğim Sabri; hem Şiketaş hem de dün geceki Panathinaikos maçında muhteşem oynadı. Sabri öncelikle hakemler ve rakip futbolcular ile gereksiz tartışmalara girmiyor, hırsını olumlu kullanmaya başlamış ve en önemlisi ise futbolun yalnız ciğerle değil akılla da oynaması gerektiğini idrak etmiş. Sabri artık ilk önce ‘ önümde ki adam ne yapıyor nereye koşuyor’ diye bakıyor ve ona göre pozisyon alıyor. Aferin Sabri’ye... İnşallah böyle devam eder. Böyle devam ederse de hem Galatasaray hem Türk futbolu kazanır. Emre Aşık ise profesyonelliğin ne demek olduğunu herkese gösteriyor. Otur diyorlar, oturuyor; çık oyna diyorlar, çıkıp kanının son damlasına kadar mücadele ediyor. Baros’a bir bakıyorsun gol atıyor, bir bakıyorsun Panathinaikos defansını Akropolis’e götürmüş. Baros’un tam zamanında ülkemize geldiğini düşünüyorum. Eğer Baros; bu oynadığı futbol ile Milan, Inter, Barcelona vs. gibi kulüpler de olsaydı, bizler Baros’u ancak televizyonlardan seyrederdik. Arda milli maçtan sonra hala tam kendine gelememiş. Fakat Rijkaard-Neskens ikilisi Arda’yı çabuk toparlar diye düşünüyorum. Mustafa Sarp’a ise yıldızlı 5 vermek lazım. Herkes Sarp’ın bu takımda iyi bir yedek olacağını düşünürken, o çalışarak takımın en önemli oyuncusu oldu. Şimdi tüm teknik direktörler oturmuş ' Bu Galatasaray'ı nasıl yenerizin' hesaplarını yapıyorlardır. İlk yenen Türk antrenörü de ülkemizde Kral ilan edilecek. Benden söylemesi... Sevgiyle kalın