BAZI ŞEYLERİ TESCİLLEMİŞ OLDUK:
1. İstifanın da bir hizmet olduğunu anlayamayan başkanlarımız vardır. Kulüp başkanlığı gibi forsu olan bir işi kimse bırakmaz tabi (hiçbir başkan kulupte dönen üç beş kuruşun derdinde değildir. Türkiye de başka hiçbir yerde bürokrat , bakan, başbakanlarla bu kadar yakın olabileceğiniz bir kurum yoktur. Holding patronu Adnan Polat başbakandan randevu istese ne kadar zaman da dönüş alır, Galatasaray başkanı Adnan Polat ne kadar zamanda)
2. Galatasaray yönetimleri artık her mali kongrede güvenoyu almak zorundadır. bu güven oyu takımın durumuna bağlıdır. nasılsa mali olarak ibra edilirler (Bkz. komedi)
3. Galatasaray Kulübü bir lise kulübüdür, ben liseli değilim, nasıl olacak anlamadım... (bilmem kaç yıllık liseyi küçümseyemezsin gibi laflar gelmesin bu takım Türkiye nin takımıdır, bir grubun değil)
4. Ünal Aysal ı tanımadan, bir icraatını görmeden nasıl destek verebiliyoruz? (hisse olayında kar ederek satış yapıldığına göre bu hizmetten sayılır mı emin değilim)
5. Mali açıdan niye ibra ediyorlar anlamadım. saat 11 den itibaren neredeyse bütün konuşmaları dinledim. ortak görüş "mali açıdan hata var" peki hatayı nasıl ibra ediyorsunuz? bence kesinlikle ibra edilmemeli ve hesap kanun önünde verilmeliydi.
6. "kürsüye çıkıyım da yüzüm tanınsın" modunda olup Galatasaray kültürüne yakışmayan konuşmalar yapan heyecanlı genç arkadaşlar vardı (kazaklı olarak çıkan favorimdir) soğuk kanlı olmayı ne zaman başarabileceğiz bilmiyorum...
7. o kürsünün siyaset yapma yeri olmadığını düşünüyorum. Adkf ve benzeri kurumlarda yönetici olan insanlar, "Erdoğan bayraktar özür dilemişti ama ben söylemedim" modunda olanlar vs vs. ya asıl anlamadığım taraf vakt-i zamanında tayyip in karşısında İBB başkan adayı olan bir adam nasıl onunla aynı safta gösteriliyor çözemedim.
8. Derin Galatasaray ın olduğuna inanıyorum (kişisel görüş)
kısaca çelişkiler içinde, komik ve bir o kadar da karanlık bir kongre oldu. ama bir sonraki yönetimin başarılı olacağını düşünüyorum çünkü muhalefet kalmadı.