dün olanlar ile ilgili taraftarın kafasının karışık olması bile, bu şekilde bir başkanın gönderilmesinin ne kadar yanlış olduğunu gösteriyor. 3 senede bir başkan seçeceğimize, artık her sene martta başkanlık için onay kongresi olacak. bundan ayrı, özellikle genç liseliler twitter da organize oldular ve bu sonucun çıkmasına sebep oldular. bu gücü aldıkları için artık hep söz sahibi olacaklardır. dün bir konuşmacı, ışın çelebinin divan kurulunda "bazı beyaz türkler bizi zenci gibi görüyor" lafına aynen şöyle dedi. evet ben bir beyaz türküm ve bununla gurur duyuyorum, bu sözü çok büyük alkış aldı. çünkü adnan polat erzurumlu bir aileden geliyor. bu daha seçildiği ilk günden beri, liselilerin arasında konuştuğu bir şey. haz etmiyorlar. kendi seçkinci kafalarında yakışmadığını düşünüyorlar başkanlığa. tabii açılıştaki olaylardan sonra işin içine siyasette karıştı. önce Ali Sami Yen'deki kapanışta yine bu gençler ıslıkladı başkanı konuşurken. Sonra açılışta başbakan ile ilgili anons yapılınca, ki o sırada ortada hiçbirşey yoktu, ıslıklayanlarda çoğunlukla aynı gruptu. nerden biliyorsun diyorsanız, biliyorum çünkü oradaydım. sonra toki başkanının öküzlüğü, egemen bağış'ın had bilmezliği, başbakanın stadı biz yaptık, Galatasaray hiçbirşey yapmadı lafı, süheyl batum'un ( chp genel başkan yardımcısı - Galatasaray üniversitesi hukuk profesörü ) bütün kongre üyelerine yazdığı mektup filan, olay farklı yerlere gitti. fb'ye yenildiğimiz için sevinen, localarında göbek atanlar vardı. Bunların resimleri filan var. adnan polat bunları göremedi, görmedi, inat etti. Eğer erken seçim kararı alsa idi hem bu kötü yol açılmayacak, hem de bu kadar ağır eleştirilip darbe ile düşürülmüş duruma düşmeyecekti. Ondan önemlisi Galatasaray bu duruma düşmeyecekti. Biz olayı taraftar olarak memnun karşılıyoruz ama olan bir darbedir. Liseli- lisesiz, beyaz türk - siyah türk, seçkinci-halktan kavgası başlamıştır. Bir sezon ki başarısızlık hemen rövanş isteğini doğuracaktır. Tabii bütün bunlar olurken liseli Helvacı bilerek yönetimde kalarak ve her gece tv tv dolaşarak bu durumun yaratılmasında büyük hizmet gördü. Sonuçta taraftar bunlarla pek ilgili değildir. Taraftar takımının maç kazanmasını, şampiyon olmasını ve hakkının hukukunun savunulmasını ister. Adnan Polat taraftarın ve kulübün hakkını, hukukunu savunamamıştır. Yönetimden gitmesi iyi olmuştur ama gidiş yöntemi umarım yol, yöntem olmaz...