Galatasaray'li olmadigin cok iyi anlasiliyor. Faruk Süren liseci degildir. Ribery olayini da hic bilmiyorsum, Polat ne zaman geldi, Ribery nezaman kacti haberin yok. Polat Baskan bize Baros'u, Kewell'i, Keita'lari, Elano'lari aldi dige yolsuzluk yapti dige yaziyorsan hic yazma artik. Tek yapmadiklari yerli kalitleli oyuncular almak. Üstelik her oyuncuyu paraya satildi.Mehmet Topal gibi oyunculari buldular, Servet'i 500.000 dollara aldilar 8 Milyon euro ya satiyorlardi eger Marsilya Baskani ölmeseydi.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Faruk_S%C3%BCren
Kalli senesinden bahsediyorsun. Bu yönetim, Rijkaard döneminin ortasına kadar iyi kötü idare eder işler yapmış gözüküyor. Neden? Çok basit bir cevabı var. Haldün Üstünel. Haldun kadar Galatasaray için çabalayan başka biri bulmak çok zor. Bahsettiğin isimlerin de çoğunluğunu Haldün Üstünel Galatasaray'a getirmiştir.
Faruk Süren'i ben şahsen tanımam ama liseli bilirdim. Bu konuda yanılmam, sana Galatasaray'lılığımı sorgulama hakkı tanımaz.
Ribery olayını şahsen yönetimdeki isimlerden dinledim. Ribery olayının bir menejer oyunu olduğu apaçık ortada. Aynı menejerin bir çok yolsuzlukla da isminin anılması ilginç değil.
Halamın bıyıkları olsaydı amcam olurdu. Galatasaray Polat döneminde transferden gelir elde etti deniyor. Unutulmasın ki Kalli döneminden sonra Galatasaray'ın elinde şampiyon bir takım vardı. Şampiyon bir takımdan şimdi küme düşmeme mücadelesi veren bir takım yaratıldı. Bu yaratılırken, 500.000'e alınan oyuncuların 5 milyona satılmasının hiç bir anlamı yok. Asıl başarı, 5 milyona sattıktan sonra 2 milyona 30 milyonluk oyuncuyu alabilmekte.
Demek istediğim, Polat'ın şu an elle tutulabilir hiç bir başarısı yok. Özhan Canaydın döneminde planlanan işleri kan ter içinde Galatasaray'ın gururunu ayaklar altına alarak başardı. Sonrası bilindik. Küme düşmeye oynayan bir takım, parçalanmış bir yönetim, çıkarcı isimlerin elde ettikleri milyonlar...