Stad açılışının siyasi bir şova dönüştürülmek istendiği yakın zaman önce kendisini hissettirmişti aslında. Sizi bilmiyorum ama beni ilk olarak
11 Aralık 2010 tarihindeki stad ziyaretinde
Gençlik Spor Genel Müdürünün yapmış olduğu konuşma rahatsız etmişti.
Geçtiğimiz haftalarda Eski Gençlik ve Spor Genel Müdürü Mehmet Atalay’ın
"şikebahçe stadını kendisi yaptı, bu stad onlara verilmelidir" şeklinde dengesiz bir konuşması vardı, hatta bu forumda da epey konuşulmuş ve tepki çekmişti. Görünüyor ki
"gelen gideni aratırmış" sözü boşuna söylenmemiş. Bu zatın yerine bir
tıfılı koymuşlar (tıfıl dediğime bakmayın, yağcılık ve yalakalık konusunda kaşar sayılabilecek bir şahsiyete benziyor kendileri)bakın o gün neler söylemiş:
"Burada söylemek istediğim çok önemli cümleler var. Hergün gazetelerde birileri çıkıyor; hayalini kurdum diyor. Birileri birilerine teşekkür ediyor. Teşekkür edilmesi gereken TEK BİR KİŞİ VAR, o da Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır. Buranın hayalini kuran da gerçekleşmesini sağlayan da kendisidir." (
o konuşmayı hatırlamak isteyenler bu linke tıklayabilir.)
Samimiyetimle söylüyorum Başbakanın ismi stad ile ilgili ilk defa bu kadar belirgin olarak yer almıştı. Geçmişe dönük röportajları inceleyin Adnan Polat ve diğer yönetimindekiler Başbakanın ismini stad işinde ne kadar telaffuz etmişler?
Gençlik Spor Genel Müdürü (Ben ona kısaca tıfıl demek istiyorum) bu konuşmaları yaparken
Adnan Polat yanındaydı ve hiç bir müdahelede veya düzeltmede bulunmadı.
Hooop kardeşim "Teşekkür edilmesi gereken tek bir kişi vardır" da ne demek oluyor? Sayın Özhan Canaydın’ın, Sayın Mustafa Sarıgül’ün hiç mi emeği yoktu veya Galatasaray Kulübünün hiç mi fedakarlığı olmadı diyebilmeliydi.
Herşeyden önemlisi hiçbir siyasi kimliği olmayan, 657’ye tabi Devlet Memuru Statüsündeki birinin işi midir bu lafları söylemek? Atanmış birinin görevi siyasi propaganda yapmak mıdır?
O gün gerçekten çok rahatsız olmuştum.
Adnan Polat orada susuyorsa demek ki gerçekten büyük bir baskı vardı ve sessiz kalmayı tercih etti. Zaten Adnan Polat ve Yönetim Kurulu’nun Başbakanı ön plana çıkarma ve teşekkür etme seansları o günden itibaren başlamıştı. Her gördüğü mikrofona bunu ifade etmesi bende rahatsızlık hissi uyandırmaya başlamıştı. Böyle bir baskı olduğunu düşünerek söylüyorum Adnan Polat şunu düşünmüş olabilir:
"Eğer ben buralarda itiraz edersem bürokrasi bana bu stadı en az 5-6 ay geç teslim eder ve kulübüm de en az 25-30 dolarlık bir gelirden olur. Yapılan anlaşmalar ve mevcut ekonomik şartlar içerisinde kulübü böyle sancılı bir sürece tekrar sokamam."Şayet böyleyse Adnan Polat’a kısmen de olsa hak verilebilir.
Ama;
Bu bir seçim yatırımı olarak düşünülmüş, stadın resmi açılışını Başbakanın yapılması isteniyorsa Adnan Polat daha akıllı davranabilirdi. Stadın resmi açılışının
Galatasaray - Ajax maçıyla değil de bir
Milli maç ile yapılmasını isteyebilirdi. Örneğin Şubat ayı içerisinde Trabzonda oynanacak olan
Türkiye - G.Kore maçı açılış maçı olarak seçilebilrdi. Meydana gelebilecek herhangi bir protestoda Galatasaray Camiası zan altında kalmazdı. Düşünün cumartesi günkü maç için kulüp taraftarına bir tek adet bilet dahi satmamış, sadece kombine kart sahibi 16.000 taraftar var gerisi özel davetli statüsünde. Yaklaşık 40.000 kişinin protestosu sadece Galatasaray taraftarına ve camiasına kaldı. Eğer açılış Milli maç ile yapılsaydı olabilecek protestoların sorumluları
TFF, Gençlik Spor Genel Müdürlüğü ve TOKİ olurdu. Adnan Polat kulüp içi muhalefete karşı tebbirini alır, camiamız da hükümet ile böyle bir krize girmemiş olurdu. Sonrasında gerçek anlamda stat açılışını gösteriler eşliğinde Ajax ile yapardık zaten.
Meydana gelen olaylardan sonra Galatasaray Kulübü, Başbakana ve Protokoldekilere karşı özrünü dilemiştir (hatta gereğinden fazla bir biçimde). Hiç bir siyasi kimliği olmayan, 5-10 sene öncesinin paçozları tarafından (dalkavuklardan bahsediyorum) 105 senelik koskoca bir camia çok büyük hakaretlere uğramıştır, fakat en ufak bir pişmanlık ve özür girişiminde bulunulmamıştır. Bunun karşısında dik durması gereken mevcut yönetim ve başkan ne yazık ki Kulübüne sahip çıkmamış, çıkamamıştır.