Bu durumda maalesef başta TFF olmak üzere Türk futbolunu yönetenlerin büyük bir payı var.
Antrenmanlar nasıl lig maçlarına hazırlarsa, lig maçları da aynı şekilde antrenman gibi Avrupa maçlarına hazırlar. Ama olay bizim lig maçlarında kopuyor işte bence, çünkü dünyadaki en tecrübeli adamlar geliyor Türkiye'ye (Rijkaard, Schuster, Aragones, vs.) ama beceremiyorlar ancak bu adamlar elbette antrenörlük nasıl yapılır biliyorlardır. O yüzden orada sorun yok, asıl sorun lig maçları işte.
Maçlar çok kalitesiz, rakibini oynatmamak üzerine kurulu sistem var. Adam rakibini geçiyor ve arkadan çekilerek düşürülüyor, hareketi yapan adam da elini kaldırıyor "ben bir şey yapmadım" der gibi. Bir kere bu tip hareketlere sarı kart gösterilmesi lazım. Ama bizim hakemlerin yaptıkları parmaklarıyla "3" ya da "4" rakamını göstererek durumu izah edip ancak o zaman sarı kart çıkarmaları. Yani hakem diyor ki "bak bu senin 3. sarı kartlık hareketin o yüzden sana şimdi sarı göstereceğim kusra bakma", yahu şunu ilk harekette göstersene! Sana niye veriyorlar o kartları? Tabi o arada 3 kez biçtiği adamın yürüyecek hali bile kalmıyor ve hem zamanın tüketilmesi açısından hem de bu durumdan yararlanan tek takım kasap futbolu oynayanlar oluyor.
Bu sadece bir örnekti ve sadece hakemlerle alakalı olanıydı. Ama bu TFF ve MHK dönemi boyunca da Türk futbolunun uluslararası alanda (hem kulüp hem de Milli Takım açısından) nasıl bir düşüş yaşadığını hepimiz görüyoruz. Bir şeylerin mutlaka değişmesi gerekiyor, bu kadar fazla potansiyeli olan takımların birkaç senedir Avrupa'da en ufak bir başarı gösterememesi tesadüf olamaz.