Biliyorum karşı çıkanlar olacaktır ama;
16 hatta 14 takımla ligimizin oynanması gerektiğini söylemişimdir hep. Sebebi ise şu;
Ligimizdeki takımların kalitesi ne yazıkki çok düşük. 4 büyükler dışında diğerleri sadece o ligte var olma savaşı veriyor. belki yanına 3-4 takım daha ekleriz en fazla. yuvarlak hesap ligin yarısının ligte kalma garantisi yok. bir sezon önce 5 olan takım bir sonraki sezon düşebiliyor yada tehlikeli yerde bitirebiliyor.
ayrıca amaç,hedef,zihniyet gibi kavramlarda takımların %80 i koca bir sıfır.
Takımların yaz hazırlık kamplarında başkan, t.d., oyuncu vs gibi kişilerle röportaj yapılırken sunucu " Ligteki hedefiniz nedir" diye sorduğunda, cevapları şu oluyor çoğunun;
" BİTİRLEBİLDİĞİMİZ EN İYİ YERDE BİTİRECEĞİZ"
Allah aşkına siz söyleyin böyle bir hedef olurmu.
Bu şu anlama geliyor.
" Aga aslında biz bu ligte oynıycaz ya ; para gelecek , para konusunda sıkıntı yaşamazsak bir de şansımız yaver gidip 4 büyüklere 2-3 adam kakalarsak 3-5 milyona tadından yenmez." açıkça olmasada çoğu anadolu takımının zihniyeti bu işte.
14 takıma düştüğünde lig;
* Takımlar rahat olamayacak, bulundukları yerden daha iyi bir yeri hedefleyecek mecburen...
* Elit diye tabir edilebilecek kadrolar kurulabilecek, bu kadroları kurabilenler kalıcı olacak...
* Her sezon yaşanan takvim kargaşa ve sıkışıklığı yaşanmayacak...
Ama elbette karşı çıkanlar olacaktır. Saygı duyarım, yanlız ben bu fikri şimdi değil; en az 4-5 yıldır kafamda düşündüm durdum hep...
Hedef local değil Uluslararası olması gerektiğini düşündüm. porto, PSV, Zenit gibi takımları avrupadaki başarıları ile duyduk, hatırlıyoruz. Ama yıllardır Ligimiz hep local hedefler peşinde koşan takımların barınma yuvası oldu. Local hedef derken şampiyonluk falan değil yanlış anlamayın;
* 4 büyüklerden birini yenelim, o maçta bir oyuncumuz parlasın, onu satalım 4 büyükten birine, para gelsin,
Bu hedeflerle ancak 50 küsür yılda 1 UEFA 1 Süper kupa kazanan takım çıkarabildik ...
Yayıncı kuruluş ihalesi sonuçladığında eski TFF başkanı özgener şu açıklamayı yapmıştı;
" Klüplerin gelirlerini yükseltik"
ama şunu söylemedi, sormadı;
" Biz paraları çoğalttık, şimdi sıra onlarda, avrupada Türk futbolunu en iyi şekilde temsil etsinler" diyemedi. Diyemezdi, çünki Galatasaray dışında hiçbirinin böyle bir endişesi yoktuki. Eee deyipte diğer takımları neden zor durumda bıraksın ki...
birkaç yıl önce Gürcan Bilgiç ya da Selçuk Yula ( açıkçası 2sinden biri diye hatırlıyorum) konu FB nin Türk futbolunu Avrupada temsili şeklinde açılınca şöyle demişti;
"Kimse FB ye böyle extra görevler yüklemeye kalkmasın, FB nin tek görevi var, rakiplerini yenmek şampiyon olmak ve taraftarını sevindirmek, asla böyle bir görevi kabul edemem"
Bende o zaman şöyle bir mail atmıştım o kanala,
" sizin kabul etmediğiniz o görev sayesinde Galatasaray'ın kazandırdığı puanlarla şampiyonlar ligine direkt katılıyorsunuz , demekki siz Galatasaray'ı enayi olarak görüyorsunuz..."
Bir yahudi fıkrası aklıma geldi;
Bir Yahudi Manav elarabasına kavunkarpuz yüklemiş ve çırağına al bunları şurdaki manava götür demiş.
Çocuk dik bir yokuşa denk geldiğinde yoldan bir adam yardım etmiş.
Dinlenirlerken sormuş adam ;
" Be oğlum ustanın aklı yokmu, senin kadar çocuk bu koca arabayı nasıl taşısın ! "
Çocuk cevap vermiş ;
" amca söyledimde " Yolda nasıl olsa bir enayi yardım eder sana !!! " dedi...
İşte biz Galatasaray'a yıllarca bu muamele yapıldı. kazandırdığımız puanlarla nice takım katıldı avrupa kupalarına.
Yanılıyormuyum...