Turan Aygün, 7 Temmuz 2011Aziz yıldırım büyük başkan mı?Pazar gününden beri yazmadım. İstedim ki gözaltılar bitsin, Aziz Yıldırım hakim karşısına çıksın sonra
yazayım. Dört gün oldu, Aziz Yıldırım’ın hakim karşısına çıkacağı yok. Belli ki Mehmet Haberal taktiği
uygulayıp, işi uzattıkça uzatacak, hastaneyi mesken tutacak, yazmaya karar verdim.
Aziz Yıldırım aslen Diyarbakır’lı dır. Gençliğinin önemli bölümü babasının memuriyeti sebebiyle Düzce’de
geçmiştir. Evliliğini de Düzce’den yapınca Yıldırım’ın asıl memleketi burası olmuştur. Aziz Yıldırım’ın
babası orta halli bir memurdu, Aziz ve kardeşlerini dayısı okuttu. NATO müteahhiti dayı, Aziz’i de
NATO müteahhiti yaptı. Allah yürü ya Aziz kulum dedi, Aziz yıldırım yürüdü… Her ne kadar vergi
listelerinde adı pek görülmese de, süper paralar kazandı… İşi sebebiyle pek çok generalle sıkı dostluklar
kurdu, derin ilişkileri oldu. Annesini çok seven Aziz, babasını asla sevmedi, görüşmedi.
şikebahçe başkanlığı öncesinde pek tanınmayan Aziz Yıldırım, 1992 yılında çocukluk arkadaşını, 3.Lig
takımı Düzcespor’a başkan yaptırdı. Mehmet Öztürk (Köse Mehmet) başkan olmuştu ama, ipler daima
Aziz’in elindeydi. Bu dönemde Aziz Yıldırım şikebahçe yönetimince istenmeyen adamdı, hatta onu
sevmeyenler “Mikser” lakabı takmışlardı. O zamanlarda bile Aziz Yıldırım’ın tek bir hayali vardı,
“şikebahçe’ye başkan olmak…” Bunu çevresi ile paylaşıyor, tarih veriyordu; 1996…
Araya Ali Şen’in başkanlığı girince, hayalini bir yıl sonra gerçekleştirebildi.
Düzcespor döneminde Aziz beyin, bu gün suçlandığı her şeyi o günlerde de uyguladığı yönetimdekiler
tarafından dillendirilirdi. Düzce’nin mahalli ve ulusal basının spor muhabirleri ve tirübün liderleri ile akçeli
ilişkileri de o dönem konuşulan konular arasındaydı. 1994 yılında Düzcespor şampiyon oldu, 2.lige çıktı.
Aziz Bey yönetim oluşturun, takıma sahip çıkın diyerek takımdan elini kısmen çekti. Yeni yönetime 500
milyon nakit ve 2 futbolcu verdi, "desteğim sürecek" dedi. Daha sonra Düzce’de bir caddeye annesinin
adının verilmesini talep etti. Belediye Aziz Yıldırım’ın annesinin adını bir sokağa vermeyi kabul etti, Aziz
bey caddeye verilmesinde ısrar etti…
Annesinin adı caddeye verilmeyince Aziz Yıldırım Düzce’ye ve Düzcespora küstü, desteğini çekti.
“Düzcespora bundan sonra benden kuruş çalışmaz” dedi. İki sene de takıma 2,5 milyon dolar para
harcadım diyerek parasını istediyse de, araya hatırlı kişiler sokularak vazgeçirildi…
şikebahçe Başkanı olduktan sonra Aziz Beyin mafyöz ilişkileri büyüyerek devam etti. şikebahçe alt
yapısını Mecnun Odyakmaz’a teslim etti. Tirübün liderlerini maddi olarak kendine bağladı. şikebahçe
kendi kalecisini dövdürecek kadar küçültüldü…
Şimdi bir çok şikebahçeli taraftar bana kızacak, küfredecek. Ben ne Galatasaraylıyım, ne Beşiktaşlı.
Trabzonsporlu da değilim. 1997 yılında, “Aziz Yıldırım şikebahçe Başkanlığını bırakıncaya kadar
taraftarlığımı dondurdum” diyen bir Fenerbahçeliyim…
Yazılan her haberi, her iddiayı okuyorum. Okuduğum hiçbir habere ve hiçbir iddiaya şaşırmıyorum.
Çünkü Aziz’i iyi tanıyorum, tarzı bu… Düzce’ye maç için gelen bir takım Koru motelde kalırken, motelin
ahçılarına, futbolcuların yemeklerine ilaç katsınlar diye para gönderen adamdan ne beklenir? Sonra
yönetimiyle oturup “Futbolcular kıçlarını tutamayacaklar” diyerek kahkahalarla gülen adamdan ne
beklenir?
Şike skandalı patlamasaydı şikebahçe camiası da, Türk futbolu da Aziz’den kurtulamazdı.
şikebahçe, adına sürülen lekeyi temizlemek için Aziz’in adını camiadan söküp atmalıdır. Akrabalarını
ve adamlarını da… Bu biraz zor olur. Zira Aziz, şikebahçe’nin bana 150 milyon dolar borcu var der,
belgelerini koyar ortaya, kimse bu borcun altına giremeyeceği için, bir adamını kulübün başına oturtur,
tarzı bu… Medyada ki besleme gazetecileri Aziz şak şakçılığına devam ederler, tarzı bu…
Besleme amigolar taraftara "Aziz başkan" tezahüratı yaptırırlar, ortalığı inletirler, tarzı bu…
Biz tüm bunları Düzce’de görmüştük…
Şike soruşturması Türk futbolu adına büyük bir kazançtır, temizlenme operasyonudur. Futbolun
Ergenekonuna büyük bir darbedir ve bu fırsat kaçırılmamalıdır. Başta, düğmeye basan Zekeriya Öz
olmak üzere, soruşturma savcısını, İstanbul Emniyetini ve Siyasi iktidarı kutluyorum.
Yazdıklarım, bildiklerimin onda biri bile değil. Daha fazlasını yazmak istemiyorum, yeter ki beni
zorlamasınlar…
Neymiş efendim? Aziz Yıldırım büyük başkanmış… Hadi canım sende... Tanımadığım birisi olsa belki
inanırım. Küçük adamdan büyük başkan olmaz. Fenerbahçeme ve tarihine leke süren bücürün teki o
kadar…
http://www.medyarazzi.com/yazar/20110707/761/aziz-yildirim-buyuk-baskan-mi.html