Kayıtsız kalamadım ve aşağıdaki talebimi kulübe ilettim. Hazımsızlar tarafından iftiralara maruz kalıyoruz, sizlerde tepkinizi gösterirseniz sevinirim. Ağzı olan andavallar çok konuşur oldu şu günlerde.

---Son günlerde adları şikeyle anılan kulüplerin önde gelen kesimleri tarafından, operasyonda adı bulunmayan kulübümüze yönelik yazılı ve görsel medya aracılığıyla iftira atma kampanyası başlatılmıştır. Kulüplerinin temsilcilerinin ve sporcularının boylarına kadar pisliğe battığı iddia edilen şu günlerde olaylarla ilgili en ufak bir ilişkisi olmayan kulübümüzün adını kirletecek kadar ileri gidip, hayali suçlamalarda bulunan bu güruhlar, bizleride yargı mercii tarafından iddia edilen kulüp sorumlularının hukuksuz işlerine dahil etmeye çalışmaktadırlar. Ellerinde belge olmadan yaftalayan bu beşeri mahlukatlara Galatasaray Camiasının sessiz kalması ve de gerekli cevabı vermemesi; ben ve benim gibi düşünen milyonlarca Galatasaraylıyı rahatsız etmektedir. Kulüp olarak içlerinde bulundukları acziyetten dolayı "beyin tutulması" yaşayan bu zavallılara gereğinin en kısa sürede yapılmasını Galatasaray Terbiyesi altında yetişen bir Türkiye Vatandaşı olarak talep ederim.---
...Pandora’nın Kutusu’nu açalım mı?
Aziz Yıldırım’ın avukatlarından Faik Işık, Neşe Düzel’e verdiği iki gün Taraf’ta yayımlanan röportajında ve CNN Türk ekranındaki uzun söyleşisinde masayı tersine çevirdi. Faik Işık, şikebahçeli değil, üstelik Tayyip Erdoğan’ın da avukatı. Başbakan’ın okuduğu şiir nedeniyle mahkum olduğu davanın avukatı idi.
Uzun açıklamalarında, medyanın geçiştirdiği önemli bir nokta var: “Türk futboluna şikeyi öğreten kulüp, şu anda soruşturma altında değil” dedi. Galatasaray’ı kastettiğini anlamayan, herhalde, yok.
Kastedilenin, 1992-1993 sezonunun son maçında Galatasaray’ın Ankaragücü’nü 8-0 yendiği maç olduğunu anlamayan da, herhalde, yok.
O sezon, şampiyonluk son maça kalmıştı ve Şiketaş, averajda öndeydi. Şiketaş, son maçı, İstanbul’da Gençlerbirliği ile, Galatasaray ise Ankara’da Ankaragücü ile oynayacaktı. Şiketaş, kazanmasına 3-1 kazandı ama Galatasaray, görülmemiş bir skorla, hem de deplasmanda 8-0 kazandı. Maçın ilk yarım saatinde, averajda öne geçmesi için gerekli 4-0’lık üstünlüğü sağlamıştı bile.
Peki, 2005-2006 sezonunda, şikebahçe’nin olaylı ve normalde oynatılmaması gereken son maçta Denizlispor’la 1-1 berabere kaldığı maça ilişkin, yıllardır, “teşvik primi” söylentileri ayyuka çıkmıştı. Denizlispor’a şike primi verildi mi? Verildiyse kim verdi?
Hatırlatalım, o sezon, son maçta Galatasaray şampiyon olmuştu.
Futbol Federasyonu’nda “disiplin kovuşturması” için zaman aşımı süresi 20 yıl. Aziz Yıldırım, Türk futbolunun 13 yılını anlatacağını söylüyor; 20 yıl kadar geri gitmek mümkün...
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/18310473.asp?yazarid=215&gid=61 -
fanatik febeli Cengiz ÇandarG.Saray'a ağır suçlama!
Şiketaş eski yöneticisi Kalkavan, teşvik primi varsa son 20 yıla bakılması gerektiğini söyledi...
...Bir tane iki tane de değil. Futbol tarihinde hiç unutulmayacak 8-0 biten bir maç vardı. Ben o zaman Şiketaş yönetiminde değildim. Ama yarış G.Saray ile aramızda averajla olacak bir şampiyonluk mücadelesi şeklinde gerçekleşti ve tüm futbol izleyicilerinin G.Saray’ın bu işin içine fevkâlede karıştığı imajı G.Saray’ın tarihinde yazılmış vaziyettedir...
http://www.htspor.com/Şiketaş/haber/650988-gsaraya-agir-suclama bjk eski yöneticisi i.kalkavan