Bizlere beddua okuya okuya sonunda kendi başlarına geldi.
Komplekslerin kurbanı oldular.
Bir türlü anlatamadık bizim kuruluş amacımız o'nları değil,
Türk olmayan takımları yenip ülkemizi en iyi şekilde temsil
etmek olduğunu. Zor şartlarda şampiyonluklar, kupalar,
namağlup ikinciler ve en önemlisi avrupa'nın devlerini sırasıyla
yenerek iki tane avrupa kupasını kazandık. O'nlar halen şaibelerden
bahsettiler. Herhalde Milan'a, Leeds United'e, Arsenal'e, Real Madrid'e
ve diğerlerine bize karşı yenilsinler diye teşfik primi verdik. Komplekslerinden
bizlere yıllarca çamur attılar. Bu yetmedi taraftar topluluğu araştırmalar
yapıldı. Sonuçlar açıklandı, beğenmediler ve kendileri yaptılar. Yaptılar
ve kızardılar: Türkiye'nin en büyük spor ve sivil camiası Galatasaray'dır.
Türkiye'nin en başarılı spor kulübü Galatasaray'dır.
Bizler büyüklüğümüzü kimseye empoze etmediğimiz için, adımızı
kendi beğenmişlere çıkardılar. Bizler başarılarımızı millete yeterince
duyurmadığımız için, başarılarımızı yok saydılar.
Artık suçlu mu bulunurlar, ya da aklanırlar mı - sonuç açıkcası hiç umurumda
değil. Gerçek olan şudur: 3 Temmuz 2011 Pazar günü bir millattır. Bu leke
ebediyen yakalarında yapışacaktır.