Birde utanmadan bize vefasız kulüp derlerdi.
40 yılın başında 33-34 yaşına gelen adamları oldu, hemde takımın sembol isimlerinden biri, nerdeyse yaka paça kulüpten atmadıkları kalmış.
Bunlarda adamlık olsaydı Rüştü gibi bir adamı harcamazlardı.
Biz futbolcularımıza her zaman kapılarımızı açmışızdır ama onlar kulübe öylesine bağlanmışlardı ki duracakları yeri bilmiyorlardı. çok duygusallardı, örneğin Hakan Şükür, Bülent Korkmaz vs. Tabi o zamanlar parasal sorunlarımız da çoktu, futbolcular alacaklarını da düşünerek süreci uzatmış olabilir. Ama bizim kulübümüz hiçbir zaman efsane futbolcularını bu şekilde göndermemiştir.
Benim şimdiye kadar gidişine en çok üzüldüğüm adam Lucescu'dur. O adam küllerinden bir takımı şampiyon etti ve o takımı şl'de çeyrek finale 2. kez çıkarıyordu, barcelona, liverpool ve roma karşısında.
Öldü gitti arkasından konuşmak gibi olmasın, Allah rahmet eylesin Özhan başkana o gün çok sinirlenmiştim. Ama en azından erkek gibi niyetini söylemiş, Lucescu'ya çalışmak istemediğini belirtmişti. Bunlar da o da yok, lig başlamış adamı rezil edip gönderdiler.
Alex'e üzüldüm açıkçası, oradaki en doğru adamlardan biriydi, o şikeciler böyle bir adamı biraz zor bulur. Sonuç olarak, Ben 2002'den sonraki çöküşün nedenini Lucescunun ahına bağlarım, bugünlerde daha yeni yeni toparlıyoruz belimizi. Bakalım bunlar Alex'in ahından sonra bellerini doğrultabilirler mi acaba?