Bursaspor'un teknik direktörünü ve futbolcularını maç sonunda sadece maçın tatil edilmesinden
dolayı üzüntülerini dile getireceklerine "puanımızı onbeşe yükselttik" vari sözlerini kınıyorum.
Gaziantep halkı Bursaspor taraftarını gün boyu üst düzey misafirperverlik gösterdiler, maç
öncesinde de Bursaspor'lu oyuncuları centilmence tribünlere çağırıp alkışlamışlardı.
Tüm bunları kaideye almayan ve insancıl duygularını tamamen yitirmiş federasyonun göz bebeği
takımı büyüklük göstereceklerine insanların kendilerine daha da antipati duyguları beslemesine
sağlamışlardır. Yazıklar olsun. İnsan sevinse bile, o anda susar ve gerekli duyarlığı gösterir.
Hakeme ise hiç birşey söylemek istemiyorum. O gitsin seyircileri galeyana getirene kadar su
şişeleri toplasın ve stad zeminin enine boyuna kadar o şişeleri insanların gözünün içine soka
soka teslim etsin. Zaten o görüntüyü gördüğümde içime düşmüştü bu şahısın maça herhangi
bir şekilde etki edeceğine.
Olayları görmeyen zanedecek ki, tüm stad barbarca bozuk para ve su şişeleri atmış.
Mübarek hakem değil, robot sanki. Vermişler motherboardına talimatları ve aklınca tıkır tıkır
uyguluyor. İnsan bir genel maç havasını vereceği böyle bir kararda göz önüne alır. Maçtan
önce, maç esnasında olay çıkmışmıydı? Olumsuz anlamda süreklilik varmıydı? Vereceği
kararlara bunları da göz önünde bulundurur.
Ve çıksın artık şu şiddet yasası. Olan kulüplere ve taraftara oluyor. Karlı çıkanlar ise olayları
başlattan futbol teröristleri ve kendilerini bu şiddetden besleyen düşük seviyeli spor programları.
İlla avrupayı örnek alcaksak, İngiltere'yi örnek alsınlar bizim yetkililer. Daha yirmi yıl kadar önce
avrupa'nın en korkulu şiddetli taraftarı olarak bilinen ingilizler, başlarına gelen ve başlarına dert
açan hooligan olaylarından ders çıkarttılar ve şu an örnek alınacak yasalara sahipler. Yeri
geldiğince şiddet olaylarına karışan taraftarına hem mahkemeler gerekli cezayır veriyor, hemde
bağlı olduğu kulübü gerekeni yapıp ve icabında bu insana ömür boyu stad yasağı uyguluyor.
Sahi bizim yetkililer daha neyi bekliyor?