Rojkaardın Yeni Sistemi
Geçen haftanın en önemli olayları Galatasaray özelinde (Eray Sözen ifadesi

yaşandı. Bunlardan biri de pek kimsenin lafını etmediği ama bence çok önemli bir olgu olan, Rijkaard'ın sistem değişikliğine gitmesi...
Evet, sene başında 4-2-3-1 sene ortasında 4-6-0 falan denendi ama bu öyle bir şey değil.
Bu çok ayrı... Galatasaray'ın artık iki bölgede iki oyun kurucusu olacak.
Bu sistem kalıcı bir sistem, iki maçlık değil, nereden mi biliyorum. Küçük takıma karşı Denizli Belediyespor maçında da, puan mücadelesi Antep maçında da bu sistem oynatıldı. Tek maçlık performans için oynatılsa Denizli Belediyespor maçında oynatılmazdı. Rijkaard devre arası boyunca takımı buna alıştırmaya çalıştı.
İki oyun kurucu şu; bir savunmanın önünde Elano, iki hücum gücünün tam göbeğinde Arda Turan.
Yani Elano artık bir Xavi değil de, Pirlo rolünde. Yani stoperler ile Elano (Xavi) arasında bir Çapa ön libero Sarp (Yaya Toure) yok artık. Direk o arada Elano duruyor. Neill'i de anlatırken ne demiştik? Çok mükemmel teknik dememiştik, çabuk karar verebilen, oyunu çabuk ve ezbere oynayabilen bir adam demiştik, 11 yıllık İngiltere tecrübesi bunu gerektirir demiştik, gözleri kapalı pası nereye oynayacağını bilecek ve ağır Servet'in açıklarını çabukluğuyla kapatacak demiştik.
Yani yeni sistemde takımın gerideki oyun kurucusu Neill değil, hemen onun önündeki Elano olacak.
Ve Arda ile Elano arasında oynayacak adam... Motor gibi ciğeri olan, 90 dakika pres yapabilecek, pres gücü çok yüksek olacak, çok çalışacak, çok dayanıklı olacak, oyunu geniş alanda oynayabilecek bir adam.
Yani Milan'da Pirlo ile Kaka arasındaki Gattuso olacak.
Hem Kaka'ya Arda'ya koşacak orada pres yapacak, kaptığı topu Arda'ya verecek, hem Elano'ya koşacak, orada pres gücünü arttıracak, top kapınca pası Elano'ya atacak.
Neden Rijkaard bu sisteme geçti?
Çünkü Barış'ın değerini anladı. Barış'ın nasıl bir potansiyele sahip olduğunu gördü.
Barış'ı bence; Cristian'dan, Mehmet Topal'dan, Sarp'tan, Selçuk'tan, Deniz'den, Uğur İnceman'dan daha kaliteli oyuncu yapan şudur... Barış oyunu 50-60 metre kare içinde oynayabilirken yukarda saydığım ön liberoyum diye geçinen adamlar 20 metre karede oynayabiliyor.
Burada bir not, Barış bu ligde ön libero olarak sadece Ernst ve Fink'ten kaliteli değil.
Ve bir not daha; Sarp'ın Galatasaray'a geldiğinden beri öğrendiği en önemli şey, oyununu geniş alanda oynamayı öğrenebilmesi.
Yani yeni sistemde kim Gattuso? 1- Barış, 2- Mustafa Sarp.
Mehmet Topal'dan kısmen ümit kesilmiş demek oluyor bu da!
Barış'ın futbolu hakkında birçok yazıda, küçük küçük birçok örneklerle değerini anlatmaya çalıştım... Maçlarda oynandıkça yine yapabildiklerini göstermeli anlatırım...
Bu arada yukarıda, Barış'ı diğerlerinden daha değerli olarak sayarken altına Sarp ve Deniz Barış'ı da yazdım. Evet, bu ikisi de, Sarp ve Deniz de diğer yazdıklarımdan daha kaliteli aslında.
Evet, Deniz Barış bence Cristian'dan çok daha yararlı bir oyuncu. Tabi yaşlandı, değeri bilinmedi vs ayrı mesele.
Ha son olarak, Dos Santos gelecek, Nonda gidecek, bir de yerli santrafor alınacak demiştim. Mustafa Pektemek demiştim.
Şimdi kanatlarda Santos - Caner, Keita - Aydın var.
10 numarada Arda ve Emre Çolak var.
Box to box olarak Barış ve Sarp var.
Ön libero oyun kurucu olarak Elano ve Topal var.
Ayhan'da artık sol bek yedeği olur olsa olsa
Eee sağ bek Neill'le birlikte üç tane, stoper var 5 tane... Ne yok?
Jo'nun yedeği yok.
O da gelecektir 2-3 gün içinde.
Ayrıyetten Semih Antepspor'a kiralanmış. Antepspor'da süre alabileceğine inanıyorum çünkü Antep'te ayağı top yapan bir tane stoper yok. 3 stoperleri var, Deumi, Cesar, Tolga...
Üçüde Semih'ten çok daha güçlü, çok daha yeterli stoperler ama üçü de birbirinden takoz stoper. Hele hele Deumi var ya... Servet ne ki onun yanında

Kaynak :
http://wwwextensor.blogspot.com