26. Nisan 2026, 23:17:15

Gönderen Konu: Şikebahçe SK  (Okunma sayısı 205792 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Okan Yayla

  • Ziyaretçi
Ynt: febe SK
« Yanıtla #416 : 08. Mayıs 2010, 16:25:03 »
Kibarliktan nasibini almamis evrim gecirmemislerin kulubu baska birsey degil.
Ayilar kulubu desem ayilara ayip olucak,Potansiyel zavalli bunlar

Azoooo

  • Mimar
  • *****
  • Kayıt Tarihi: Mar 2010
  • İleti: 4803
  • Yer: ÇeKiMi
  • yensen de yenilsen de
Ynt: febe SK
« Yanıtla #417 : 09. Mayıs 2010, 13:18:35 »
28bahçe :hehe:
derin GS inci sözlük farkıyla :D

http://inci.sozlukspot.com/e/33334164/

Okan Yayla

  • Ziyaretçi
Ynt: febe SK
« Yanıtla #418 : 09. Mayıs 2010, 13:19:42 »
28bahçe :hehe:

Hem 28bahce hemde ayilar kulubu ;D

Azoooo

  • Mimar
  • *****
  • Kayıt Tarihi: Mar 2010
  • İleti: 4803
  • Yer: ÇeKiMi
  • yensen de yenilsen de
Ynt: febe SK
« Yanıtla #419 : 09. Mayıs 2010, 13:21:49 »
çamışlar kulübü diycem çamışlara hakaret olur.28bahçe  :hehe:
derin GS inci sözlük farkıyla :D

http://inci.sozlukspot.com/e/33334164/

TNR

  • Mühendis
  • ****
  • Kayıt Tarihi: Şub 2010
  • İleti: 1473
  • Yer: ANKARA
  • Your Nightmare Is Back Again
Ynt: febe SK
« Yanıtla #420 : 10. Mayıs 2010, 16:59:35 »
http://i44.tinypic.com/2q1xxj4.jpg
Şikebahçe SK
Krallar dinlenirken soytarılar dans eder...

koyucimbom07

  • Mimar Sinan
  • ******
  • Kayıt Tarihi: Şub 2009
  • İleti: 8063
  • Yer: ALANYA
  • Galatasaray
Ynt: febe SK
« Yanıtla #421 : 11. Mayıs 2010, 03:31:17 »
diaz0707

aslanozkan

  • Mimar
  • *****
  • Kayıt Tarihi: Şub 2010
  • İleti: 2375
  • Yaş: 43
  • Yer: mersin
Ynt: febe SK
« Yanıtla #422 : 16. Mayıs 2010, 18:22:04 »
(Alıntıdaki resim/ler gizlendi.)

Nerede şu eski medya.
nerede sindirilmiş ezik medya.
GS mobille bağlan hayataa hayataa bağlann.. cimbomla
Cimbom Connecting people..

Okan Yayla

  • Ziyaretçi
Ynt: febe SK
« Yanıtla #423 : 16. Mayıs 2010, 18:33:22 »
Bunlara kufur etmekten ben biktim kufur ettikce adamin eline yapisiyorlar

koyucimbom07

  • Mimar Sinan
  • ******
  • Kayıt Tarihi: Şub 2009
  • İleti: 8063
  • Yer: ALANYA
  • Galatasaray
Ynt: febe SK
« Yanıtla #424 : 16. Mayıs 2010, 19:04:28 »
Bunlara kufur etmekten ben biktim kufur ettikce adamin eline yapisiyorlar
yapıştıkça tükür,işe yarar :D :D
diaz0707

s.sarar

  • Mühendis
  • ****
  • Kayıt Tarihi: Nis 2010
  • İleti: 1188
  • Yaş: 44
  • Yer: Almanya
  • Sereftir Seni Sevmek
Ynt: febe SK
« Yanıtla #425 : 16. Mayıs 2010, 22:11:34 »
Bunlar alisiktir Sampiyon olmadan sampiyonluk havalarina girmeyi sonra da avcunu yalarlar . Örn: Denizlispor maci. Mactan önce Aziz Yildirimin aciklamasi - Sampiyonluk kutlamalarina ucakta basliyacagiz .

Sonra ne oldu :D ... Türkiye Kupasini da aliyorlardi .  Iste gördügünüz gibi aldilar !!!  8)

6 Mayis ta yazdigim bir yazi . Simdi de Sampiyonluk gitti .. :D

Altina imzami basiyorum ...
Emre Colak , Semih Kaya , Mertan Caner Öztürk , Berk Ismail Ünsal , Okan Derici ...

O.v.E.r.D.o.S.e

  • Çırak
  • *
  • Kayıt Tarihi: Oca 2010
  • İleti: 47
  • Yer: Fransa
Ynt: febe SK
« Yanıtla #426 : 17. Mayıs 2010, 05:43:56 »
Yenilgiyi kutlayip saha yakan tek takim xD

Aslan JOKER

  • Mimar Sinan
  • ******
  • Kayıt Tarihi: Oca 2010
  • İleti: 7458
  • Yaş: 44
  • Yer: Münih
Ynt: febe SK
« Yanıtla #427 : 17. Mayıs 2010, 05:47:02 »
Ben bu işi bırakıyorum
http://i44.tinypic.com/2co54x1.jpg
Şikebahçe SK


Ahmet ERCANLAR
17 Mayıs 2010
Ben bu işi bırakıyorum
Maç sonrası şikebahçe soyunma odasında inanılmaz bir üzüntü hakimdi. Yönetici arkadaşlarıyla birlikte odaya giren başkan Yıldırım, önce sessizce etrafı izledi, arkasından herkesi şoke eden sözleri söyledi.

AVUCUNUN içine kadar gelen şampiyonluğu son maçta kaybeden şikebahçe’de, maç sonrası inanılmaz bir üzüntü, öfke ve şaşkınlık hakimdi...

Trabzonspor karşılaşmasının son dakikalarında yaşanan anons skandalı nedeniyle önce şampiyon olduklarını zannedip daha sonra acı gerçeği öğrenen sarı lacivertli futbolcular soyunma odasına resmen şoke olmuş biçimde girdi. Odaya girdiklerinde hepsi bir köşeye yığılıp kaldı. Yaklaşık yarım saat kimsenin ağzını bıçak açmadı. Başta Selçuk Şahin olmak üzere futbolcuların hemen hepsi hüngür hüngür ağladı. İşte bu kritik dakikalarda odaya başkan Aziz Yıldırım ile yöneticiler girdi. Yıldırım birkaç dakika süreyle tek kelime bile etmedi. Üzgün biçimde çevreyi izledi. Arkasından futbolcuları ve teknik heyeti ikinci kez şoke eden şu sözleri söyledi:

“Arkadaşlar teşekkür ediyorum, ben bu işi bırakıyorum.”

Aziz Yıldırım’ın olayın sıcaklığıyla, öfkeyle söylediği bu sözlere, moralmen yıkık durumda olan futbolculardan hiçbir tepki gelmedi...

Yıldırım’ın yanındaki yöneticilerden de çıt çıkmadı. Daha doğrusu kimsenin bir şey söyleyecek, bir şey yapacak mecali yoktu...

Aziz Yıldırım ve arkadaşları yaklaşık bir saat soyunma odasında kaldılar, neredeyse tek kelime bile etmeden... Daha sonra yine sessizce odayı terkedip, futbolcuların güvenli biçimde stadı terkedebilmeleri için Emniyet yetkilileri ile görüşmeler yaptılar.


http://www.hurriyet.com.tr/spor/futbol/14745805.asp?gid=362

Mesajlar birleştirildi: 17. Mayıs 2010, 07:23:53
Saha kapama gelebilir

    *  17.05.2010

şikebahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nda maç sonrası yaşanan olaylar, sarı-lacivertli kulübün başını ağrıtacak gibi görünüyor. Maç bitiminde birçok taraftarın sahaya girmesi, tribünlerde çıkan yangın, koltukların sahaya atılması gibi nedenlerle şikebahçe'nin yeni sezon için seyircisiz ya da saha kapama cezası alabileceği öğrenildi. şikebahçe, şampiyonluğu kaybederek u ğ r a d ı ğ ı maddi zararın yanı sıra, seyircisiz cezası da alırsa bir başka zarara daha uğrayacak.

BURASI SARAÇOĞLU
Son haftada kaçan şampiyonluğa şikebahçeli taraftarların öfkesi büyük oldu. Kadıköy Şükrü Saracoğlu Stadı maçın bitimiyle birlikte işte bu hale geldi...

İTFAİYE YETMEDİ
Anadolu Yakası'ndaki tüm belediyeler stada itfaiye gönderdi. Ancak araçlar yetmeyince Şiketaş Belediyesi'nden takviye araç gönderildi.

ZEMİN KULLANILAMAZ HALDE
Zeminiyle uzun süre tartışılan Şükrü Saracoğlu, itfaiye araçlarının da hışmına uğradı. Tribündeki yangını söndürmek için sahaya giren itfaiye araçları nedeniyle zemin tarlaya döndü. Yeni sezon öncesinde yaşanan sıkıntıların yanında bir de zemin problemi baş gösterdi. Yönetimin konuyla ilgili çalışmalara hemen başlaması bekleniyor.

MADDİ HASAR BÜYÜK
Şampiyonluğu kaçırarak büyük bir maddi gücü de kaybeden şikebahçe'ye bir darbe de taraftarından geldi. Statta çıkan olaylarda koltukların çoğu sökülerek sahaya atıldı. Stattaki hasar çok büyük.

BASIN DA NASİBİNİ ALDI
Tribünde başlayan olaylar Şükrü Saracoğlu'nun dışında da sürdü. Sarı-lacivertli taraftarlar, kaçan şampiyonluğun öfkesini, basın mensuplarına saldırarak ve canlı yayın araçlarını ateşe vererek çıkardı. Basın tribünü de taraftarların saldırısına uğrayınca, polis burada geniş güvenlik önlemleri aldı. Ancak muhabir ve yazarlar, yine de atılan yabancı maddeler nedeniyle zor anlar yaşadı.


http://sabah.com.tr/Spor/2010/05/17/saha_kapama_gelebilir
« Son Düzenleme: 17. Mayıs 2010, 07:23:53 Gönderen: Aslan JOKER »

Murat Temur

  • Editör
  • Mimar Sinan
  • *
  • Kayıt Tarihi: Ara 2008
  • İleti: 5700
  • Yaş: 46
  • Yer: İstanbul
Ynt: febe SK
« Yanıtla #428 : 17. Mayıs 2010, 10:20:17 »
f7’nin ligin son haftasında şampiyonluğu kaybetmesi camiaya büyük şok yaratırken, önümüzdeki yıl için de büyük darbe oldu. Şampiyonlar Ligi’ne direkt gitme hakkını Bursaspor’a bırakan Sarı-Lacivertli ekip, devler arenasına girmek için zorlu bir yoldan geçecek. 2 ön eleme oynayacak f7, önündeki ilk engel olan 3. ön eleme turuna seribaşı olarak katılacak. Kanarya’nın bu turdaki rakipleri büyük ölçüde netleşmiş durumda. İskoçya’dan Celtic, Yunanistan’dan PAOK, İsviçre’den Young Boys ve Belçika’dan Gent şikebahçe’nin yoluna çıkması kesinleşen 4 takım... 5. takım ise Romanya Ligi’nde gelecek habere göre belli olacak. Romanya’da 2. sırada bulunan ve Devler Ligi’ne çok yakın olan Unirea, son iki maçında küme düşme hattındaki rakiplerini dize getirdiği takdirde, seribaşı kipler arasına adını yazdıracak. Bu durumdaf7’nin 3. ön eleme içinde 5. muhtemel rakibi Portekiz’den Braga olacak. 3. ön eleme turunda ilk maçlar 27-28 Temmuz, rövanşlar ise 3-4 Ağustos tarihlerinde oynanacak.

EN TEHLİKELİSİ SEVILLA
3. ön eleme turunda ‘dişine göre’ rakipleri geçmesi halinde, şikebahçe için asıl sorun ortaya çıkacak. 2010-11 sezonunda UEFA  klasmanında 54 bin 890 puanla sahne alacak olan Sarı-Lacivertliler, 4. ön eleme turunda seribaşı olma şansını kılpayı kaçırıyor. F.Bahçe gibi 2 ön eleme oynayacak takımlardan Zenit ve Ajax, sürpriz bir şekilde 3. ön eleme turunda elenmezse, Kanarya seribaşı olamayacak. Bu durumda şikebahçe’yi bekleyen muhtemel rakipler de sertleşecek. Sarı-Lacivertliler’in, Devler Ligi kapısındaki muhtemel rakipleri İspanya’dan Sevilla, Almanya’dan Werder Bremen, Rusya’dan Zenit Saint Petersburg, İngiltere’den Tottenham ve Hollanda’dan Ajax olacak. Temsilcimizin Şampiyonlar Ligi’ne katılıp katılamayacağını belirleyecek 4. ön eleme turu maçlarının tarihi ise 17-18 Ağustos ile 24-25 Ağustos olacak.

3. ÖN ELEME TURU
MUHTEMEL RAKİPLER
S.Braga (Portekiz)
Celtic (İskoçya)
PAOK (Yunanistan)
Young Boys (İsviçre)
Gent (Belçika)

4. ÖN ELEME TURU
MUHTEMEL RAKİPLER
Sevilla (İspanya)
W.Bremen (Almanya)
Zenit (Rusya)
Tottenham (İngiltere)
Ajax (Hollanda)

blind_guardian

  • Mühendis
  • ****
  • Kayıt Tarihi: Kas 2008
  • İleti: 1551
  • Yaş: 42
  • Yer: cunda adası
Ynt: febe SK
« Yanıtla #429 : 17. Mayıs 2010, 11:48:58 »
dünyanın en beyinsiz klubü olduğunu bir kez daha kanıtladılar. şampiyonluklar kaçabilir ama bi camia bu kadarmı kepaze olur inanılmaz doğrusu

prisonbrk

  • Usta
  • ***
  • Kayıt Tarihi: Haz 2009
  • İleti: 570
  • Yaş: 44
  • Yer: İstanbul
Ynt: febe SK
« Yanıtla #430 : 27. Mayıs 2010, 11:16:02 »
 Taraftarın kalbi

şikebahçe taraftarları da isyan noktasındalar. Aziz Yıldırım'ın, "gücümüzü onlardan alıyoruz" dediği, yandaşlarının ise "Taraftarın yönetime söz söylemeye, istifaya çağırmaya hakkı yok.
Önce kongre üyesi olsunlar" diye eleştirdiği, tribün kahramanlarından her gün elektronik postalar geliyor. Birisini, diğerlerinden ayıracağım. Barış Ö. yazmış... Soyadını yazmıyorum. Çünkü mektubunu yayınlamak için izin istediğimde, "Benim kombinemi iptal ederler. Lütfen ismimi yazmayın" diye cevap gönderdi.

Bu nasıl bir ruh hali, böyle bir sinme nasıl yaşanır anlayamıyorum. Ya da çok iyi biliyorum da, bilmemezlikten geliyorum. Tribünlere pankart astırtmayan, "gık" diyeni tespit eden, "istifa" diye bağırana saldırılar olan tribünlerden, farklı bir duygu nasıl çıkacaktı. Neyse... Aşağıdaki kelimeler bana ait değil.Ama hepsi benim de fikirlerimdir. Bu yüzden sizinle de paylaşmak istedim:
 
"- Geldiğin gün 'şikebahçe herkesle kavgalı, bu böyle gitmez' dedin, bugün kendi içimizde bile kavgalı hale getirdin.
 
- Kalacak dediklerin gitti, gelecek dediklerin kaçtı. İstikrar dedin, şampiyon olamayan her hocayı istisnasız kovdun. Kazanırken burnundan kıl aldırmadın, her kaybettiğinde hayal sattın. Hep sen kazandın, hep T.D.ler kaybetti. Hep sen haklıydın, hep başkası suçlu.
 
- Biz siyasilerle sandıkta görüştük, sen özür diledin.
 
- TFF başkanı gidecek dedin, gitmedi. Dönmeyecek dedin, döndü. Göz göre göre şampiyonluğumuz gitti, önünü alamadın, arkasından ahlar vahlar, toplantılar.
 
- Güçlüyken nemrut, kime işin düşse en sevimli sen oldun. Taraftarı bir sildin, bir çağırdın, bir çizdin, bir bilet fiyatlarını indirdin. 100 yıllık şikebahçe Cumhuriyeti'ni muhalefet edenin kellesi kesilen korku diktatörlüğüne çevirdin.
 
- F.Bahçe büyüklüğü, kupa büyüklüğü değil dedin, kupa için olmayacak adamları transfer ettin, yetmedi ikinci kaptanlığa kadar getirdin.
 
- Bugün dahi insanların duygu patlamasını anlayamayacak kadar Fenerbahçeliler'den uzaklaştın, kendi şikebahçe'ni, şikebahçeli'ni yarattın. Mabedimi yıktın, Stadını yaptın. Pazar gecesi yanan senin stadındı. Al stadını, ver mabedimi.
 
- Her şeye rağmen bugün de bizlere iyi bir ders verdin. Bundan sonra son maçta şampiyonluk kaçınca (ki kaçacak, gelenek oldu), evde hıçkıra hıçkıra ağlayan yavrularına babalar 'Ağlama yavrum, Deportivo da son dakikada kaybetmişti' diyecek, evlatlarını teselli edecek.
 
- Ağladın, inandık. Güldün güldük. Biz ağlarken, sen yoktun. Artık sen ağlarken biz yokuz.
 
- Her başarısızlıkta İslam Çupi'ye sarıldın. Çupi'yi bile anlamadın. Onun Fenerbahçesi'nde, kollar rakiplerin lavabosuna sokulurdu, seninkinde taraftarın cebine. Onunkinde şikebahçe'ye laf edecek adam değil bakan, kim olsa, ağzının payı verilirdi, seninkinde ufacık insanlar şikebahçe'yi ağzına pelesenk eder. İslam Çupi, formanın üstüne titrer, herkese yakıştırmazdı, senin şikebahçe'nde formana küfür eden de, her türlü ahlaksızlığa bulaşmış da o formayı giyer. Çupi'nin şikebahçe'sinin büyüklüğü, başarı uğruna her şeyi göze almış başarısız başkanların ilelebet görevde kalmalarının kılıfı değildi, onun büyüklüğü işte öyle bir büyüklüktü, adı konamazdı.
 
- Karar ver artık başkan, şikebahçe büyüklüğü başka bir şey ise, adı konamıyorsa, yıllarca gösterdiğin tavırla, karşılık beklemeyen, kudretinden medet ummayan basit bir taraftarın gözüyle tutarsızsın, ilkesizsin, bırakmalısın.
Madem çabuk karar zarar verir, yavaş düşün, iyi düşün. Bir gün hepimiz şikebahçe'den vazgeçmeden sen git!"

* * *
KAÇ KORKUSUZ ÇIKACAK?
şikebahçe, kulüp içi demokrasisine yeniden kavuşuyor. Cumartesi günü yapılacak mali kongre öncesinde, Aziz Yıldırım'a yapılacak eleştiriler konusunda sıkı bir hazırlık var. Kulübün içindeki borç batağı artık üyelerin "umuru" haline gelmiş durumda.

Yeni tesisler için borçlanma yetkisi isteyecek olan Yıldırım ve arkadaşlarının samimiyeti tartışılıyor.
Büyük bir grup, paranın tesisler yerine, transferler için harcanacağından endişeli.
Her gün onlarca konuşma yapıyorum. Birbirinden habersiz, birbiriyle ilgisiz Fenerbahçeliler, aynı konuda fikir üretip, hesapların çeki- düzeni peşine düşmüşler. Metin Şen, antu. com'daki yazısında, gelirler ile borçlanma arasında büyüyen uçuruma dikkat çekerek, yılda ödenen 45 milyon liralık faizi sorguluyor.

Hisseleri satarken 30 milyon dolar gelir elde edenler, şimdi bunun fazlasını her sene faiz olarak ödüyorlar. Sorguluyor artık kongre üyeleri. Ve cumartesi günü başkanın karşısına çıkmaya hazırlanıyorlar. Daha önce konuşsalardı, bugün bu duruma gelmeyecekti kulüp. O günlerde korktu, çekindiler. Bakalım cumartesi günü kaç "korkusuz" çıkacak kürsüye.

* * *

şikebahçe'NİN RUHU!
Şarkılarda adı geçen efsaneler, şikebahçe'nin ruhunu temsil ederler.
Cihatlar, Lefterler, Ziyalar...
Büyük futbolcuların, büyük liderlerin karakterleri ile şekillendirdiği bir hamur. Sonrasında da büyük kaptanlar geldi. Oğuz, Aykut, Rıdvan...
Bazen Hooijdonk bu ruhu taşıdı, biraz da geldikten sonra Alex. Ama son dönemlerde en çok Tuncay, Ümit Özat ve Rüştü'ydü.
Onlar da bıraktıktan sonra bu bayrağı taşıyacak iki kişi kaldı. Volkan Demirel ile Semih Şentürk. Çocuk yaşta girdikleri bu kapıda, maç kazanmayı, para kazanmanın önüne koyacak yapıya sahip olabilecek iki isim...
Volkan ile geçen sene uzatma dakikalarında anlaştılar. Semih Şentürk'ün ise suratına bakmıyor, takımda oynattırmıyorlar.
şikebahçe'nin ruhu, iki kelimenin eşiğinde halbuki. Adam yerine konmayı bekledi. Baktı ki bir imzanın neticesi olarak görülüyor; "Bu şartlarda yokum" dedi.
Önce 20 milyon euro verdikleri Kezman'a, sonra da 30 milyon euro verdikleri Güiza'ya kurban ettiler Semih'i.
Gidip gitmemesi çok önemli değil aslında.
Yine parayı verirler, bir başkasını alırlar.
Ama şikebahçe'nin ruhunu nasıl getirecekler, takımda tutacaklar, merak ediyorum.


Gürcan BİLGİÇ
ligtv.com.tr

Aslan JOKER

  • Mimar Sinan
  • ******
  • Kayıt Tarihi: Oca 2010
  • İleti: 7458
  • Yaş: 44
  • Yer: Münih
Ynt: febe SK
« Yanıtla #431 : 01. Haziran 2010, 15:09:36 »
YILDIRIM: G.SARAY HADDİNİ AŞIYOR

şikebahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'dan bomba açıklamalar!..

Milliyet Gazetesi'nden Lube Ayar'a konuşan Aziz Yıldırım, ezeli rakipleri Galatasaray'dan Rüştü Reçber'e, kendisiyle ilgili gündeme gelen askerlik meselesinden Melih Gökçek'e kadar pek çok konuda çarpıcı açılamalarda bulundu.

İşte Milliyet'te yer alan Aziz Yıldırım röportajı:

şikebahçe Başkanı Aziz Yıldırım, TOKİ’nin Galatasaray için inşa ettiği Seyrantepe Stadı hakkında ilk kez konuştu. Bugüne kadar sessiz kalma sözünü tuttuğunu belirten Yıldırım, “O statla ilgili düşüncemizi hiç söylemedik. Ama Galatasaray haddini aşıyor” dedi

şikebahçe Başkanı Aziz Yıldırım’la yaptığımız röportajın ilk kısmı dün Milliyet’in 60. Yıl eklerinde yayınlandı. Bugün kaldığımız yerden devam ediyoruz. Sohbetimiz sırasında söz dönüp dolaşıp, TOKİ’nin Galatasaray için inşa ettiği Seyrantepe Stadı’na geldi. Öfkelenen Yıldırım, ‘söz verdikleri o güne’ vurgu yapıp, “Bugüne kadar Seyrantepe ile ilgili tek laf etmedik. Ama Galatasaray haddini aşıyor. Böyle devam ederlerse, çok ağır altından kalkamazlar” dedi. Yıldırım’a Melih Gökçek’i, Rüştü Reçber’i ve sürekli gündeme gelen ‘askerlik meselesi’ni de sorduk, işte verdiği cevaplar...

Seyrantepe Stadı ile ilgili Başbakanlık Teftiş Kurulu raporunu yazdım Milliyet’te...

Yazını okudum. Değinecektim basın toplantısında, konuyu dağıtmak istemedim. Ama cevap vereceğiz ona.

Ben alayım cevabınızı işte! Işın Çelebi, “şikebahçe stat yapmadı, revizyon yaptı” yorumunu yaptı Milliyet’e.

Hayır, biz yıktık yaptık. Bu stat taraftarımızın, kulübümüzün imkanları, yöneticilerin maddi katkıları ve şirketlerinin olanaklarıyla yapıldı. Projeyi arkadaşımız Nihat Özbağı yaptırdı. Bizim makinelerimiz, mühendislerimiz burada çalıştı. Stadı normal bedelinden daha ucuza mal ettik. Çünkü bir müteahhit kârı ödemedik, kendimiz başında durduk taşeronlara yaptırdık. Bu stadın yapımı 100 milyon dolardan aşağı değildir. Sattığımız koltuklarla, bir kısmını da bankalardan alarak, Migros ve Telsim’in katkılarıyla biz bu stadı yaptık. Kasada bir lira bile yokken yola çıktık ve tamamladık. şikebahçe’nin kendi imkanlarından başka güvencemiz yoktu.

Şükrü Saracoğlu ile ilgili ‘kaçak yapı’ söylentilerinin nedeni nedir?

Bizim stadı iyi incelemek lazım. Bu arazi, eski başkanlarımızdan Şükrü Saracoğlu zamanında kulübe verilmiştir. 1950’lerden sonra devletin şikebahçe’ye, “Gelin buraya 42 bin kişilik bir stat yapalım, ortak kullanalım” teklifi gündeme geliyor. Bu teklifin sonunda bir protokol imzalanıyor. Fakat iki senede yapılacak stat, 15 senede yapılıyor. O günkü şartlarda şikebahçe’ye, “Burada 200 kişi çalışacak” demişler. Gelirin yüzde 50’sine ve ömür boyu maçların burada oynanması karşılığında stat tamamen devlete verilmiş. Yani arazi bizimken, yeni stadın yapılması sırasında yapılan anlaşmalarda devlet bunu kötüye kullanmış ve stadı olduğu gibi elimizden almış. Peki biz ne yaptık? Bu durumdaki stadı yeniden kiraladık. 49 yıl için 75 milyon dolar kira ödeyeceğiz. Tribünleri teker teker yıkarak, paramız olmadığı için, yettikçe yeni kısmına başlayarak bu stadı yaptık. 100 milyon dolar civarında para harcandı buraya. Öbür tarafta Galatarasay’ın olayına baktığınızda Ali Sami Yen Stadı, devletin stadı, devletin arazisi, devletin malı. Devlet bunun kullanım hakkını vermiş Galatasaray’a. Ve şartlar yerine getirilmediği için bu hak kaybedilmiş. Sonuçta bu stat ellerinden çıkması gerekirken, devlet gitmiş Seyrantepe’de başka bir araziyi tahsis etmiş. Üstelik bir kooperatife aitken, araziyi başka şartlarda ele geçirmişler. O kooperatifle anlaşarak orada rant getirecek beş bin konut, onun yanında stat yapılması gibi pozisyonlara girmişler. Bunun üzerine konan tepkilerden sonra devlet orada bir stat ve bir hastane yapılmasına karar vermiş ve bunu yapmıştır. Ve biz de bunu destekledik. Bu ülke için yapılacak her şeye destek vereceğimizi söylediğimiz için, o sözü verdiğimiz günden bu yana, bu konuyla ilgili tek laf etmedik şikebahçe olarak.

Ataşehir projesini Seyrantepe’nin karşılığı gibi görenler var!

Hayır, Seyrantepe gibi değil! Biz orayı satın aldık, Ülker’le ortaklaşa. Arazi bedeli ihaleye çıktı, 67 şirket girdi ve en uygun fiyatı verdiğimiz için de biz aldık. Seyrantepe’yle ilgili fazla konuşmak istemiyorum. Çünkü konuştuğum zaman çok ağır şeyler söyleyeceğim, o da bana yakışmayacak. Bizi bu işlere karıştırmasınlar. Yoksa çok ağır konuşurum, kalkamazlar altından. Galatasaray, Seyrantepe Stadı’nın yapımında emeği geçenlere her zaman müteşekkir olmalı ve saygı duymalı. Fazla konuşmasınlar, kapatsınlar bu konuyu, gündeme taşımasınlar. Bu konuda şikebahçe ile ilgili çağrışımlar yapmasınlar.

Sessizlik devam mı edecek yani?

Gerekirse etmez bundan sonra. Çünkü niye? Onlar hadlerini aşan açıklamalar yapıyorlar. Biz şikebahçe olarak, o statla ilgili ne yorum yaptık, ne düşüncemizi söyledik. Ama bundan sonra söyleriz. Bizim stadımızın tapusu var, iskanı alındı, hukuki en küçük bir sorunu yok. Ama bizim malımız da değil, Gençlik Spor Genel Müdürlüğü’nün.

Stadın tapusunu alacağınızı söylediniz bir ara...

Bunun için sayın başbakanla görüşmeler yaptık. Kanun çıkaracaklardı. Başbakan, “Şu dönemi atlatalım, gereken düzenlemeyi yapalım, çözelim” dedi. Bütçe çalışmaları bitsin, yeniden ziyaret edeceğiz kendisini ve çözeceğiz. Tapusuyla birlikte stadın kulübümüze verilmesi için çalışıyoruz.

Trabzon maçından sonraki basın toplantısında, şikebahçe’yi şike yapmakla itham eden bazı yazarları eleştirdiniz ama isim vermediniz. Neden Erman Toroğlu, Hıncal Uluç ve Ahmet Çakar’ı açık açık söylemediniz?

Ya ben durmadan papağan gibi bunları mı söyleyeceğim? Onların adını daha önce verdim, çıktım anlatım. Hem söylememe gerek yok ki, vatandaş bilmiyor mu kimin ne yazdığını?

Peki bu isimlere neden dava açmıyorsunuz?

E bakan bile, “Şaibe var” diyor, sonra çıkıyor özür diliyor. Ne yapacaksın? Türkiye bu!

Ya Melih Gökçek?

Onunla ilgili konuşacağım yakında, belgeleri hazırlıyorum. O konuştu ya benimle ilgili, ben 1.5 milyar dolar harcamışım, dört şampiyonluk alabilmişim demiş ya! Onunla ilgili bazı sorular soracağım. Ama bir kere değil, bundan sonra devamlı soracağım ona!

şikebahçe ne zaman dara düşse, sizinle ilgili aynı iddialar ortaya saçılıyor. Örneğin şu askerlik meselesi. Ben, “Tahir Kıran, bu hafta Aziz Yıldırım’ın çürük raporunu getirecek” diyen gazetecilerin sayısını unuttum. Neden buna bir son vermiyorsunuz?

Bu ne ki? Ben neler duyuyorum ama kendimi savunmam. Herhangi bir adam değildim ki, bu koltuğa oturmadan önce. Benim bir geçmişim, işim, hayatım, ailem var. Gizli, karanlık bir şey bırakmış olsam arkamda, ilmik ilmik açarlardı çoktan. Bunlar yazıp duracaklar, çünkü hiçbiriyle muhatap olmuyorum. Devletten gizli bir şey olabilir mi? Benim karanlık hiçbir şeyim yok. 12 senedir buradayım, herkesin gözü önündeyim. Bir yanlışım olsa 50 defa soruşturma geçirirdim.

Şekip Mosturoğlu, son toplantıda, “şikebahçe’yi, Türk futbolunun derin devleti gibi göstermeye çalışıyorlar” dedi. Sizce bunu neden yapıyorlar?

Neden biliyor musun? Biz hep doğruları söylüyoruz. Biz hiçbir zaman çizginin dışına çıkıp, zigzag yapmadık. Hep bildiğimiz, inandığımız doğruları söyledik. Bizde bir açık bulamadıkları için uydurmak zorunda kalıyorlar. Doğru olanın bedel ödemesi de Türkiye’nin yanlışıdır.

Daum’un ilk gidişi Avrupa Şampiyonası’na denk geldi. Şimdi de Dünya Kupası var! Teknik direktör ve futbolcu bulmak zor şimdi değil mi?

Kendisini çağırdım, konuştuk. Bazı şeyler anlattım, o da bize bir şeyler anlattı. Şu anda değerlendirme yapıyoruz. Düşünüyor kendi kendine. Temmuz başına kadar zamanımız var. Alacağımız futbolcular belli zaten, o çalışmalar yapılıyor, Dünya Kupası ilgilendirmiyor bizi.

Ya yeni hoca başka futbolcu isterse?

Hoca isteyemez, çünkü o da biliyor neyin ne olduğunu. Yeni bir şey yok, daha önceden başlayan çalışmalar devam ediyor.

RÜŞTÜ, “BENİ AZİZ YILDIRIM DÖVDÜRDÜ” DESİN

Rüştü Reçber ile ilgili açıklamanızdan sonra federasyonun bir soruşturma yaptığı söylendi, doğru mu?

Hayır, böyle bir soruşturma falan yok. Basın yazdı ama kimse bizden bilgi, belge istemedi.

Sizce Rüştü Reçber, neden yıllardır kendisini kimin dövdürdüğünü açıklamıyor?

Bilemem. Dayak yediği insanlarla oturup yemek yediği, arkadaşlık yaptığı için olabilir mi? Rüştü çıksın delikanlı gibi, “Beni Aziz Yıldırım dövdürdü” desin, ben o zaman konuşurum bu konuda.
   
-------------------------------------------------------------------------------      
http://www.maraton.com.tr/haberler/105815/yildirim-gsaray-haddini-asiyor.html