maçtan sonra ben hakemden bahsederken, en son söylenecek şeyin hakemler olduğunu söyleyen arkadaşlar vardı. büyük resmi görebilmek bu kadar zor olmasa gerek? basit bir maçta "kasaplarca sakatlanan" futbolcumuzun öneminin o maçtan daha fazla olduğu sonra anlaşılıyor maalesef. sezon başından beri yavaş yavaş dozajı artarak giden bir operasyon bu. baktılar baros gitti takım sallandı, akıllarında bir ışık çaktı. sonra teker teker, her maç. antalya, denizli,ordu,ibb,febe....takımımızın kaybedeceği fazladan 6 puan, rakibe verilen fazladan EN AZ 10 puan(manisa,GS,antalya,bursa,diyarbakır,eskişehir,ankaragücü,trabzon,denizli) ve arada oluşacak aleyhimize en az 16 puan fark!!! şartlar başka,ülkede estirilen hava başka. şimdi heryerde takımımızın büyük bir düşüş içinde olduğu yazılıp çizilirken, saldırılacak yeni zayıf noktalara aranıp dururken, medyada yazılanların etkisinde kalıp, hala çıkıp topumuzu oynayalım hakeme kabahat bulmayalım kardeşim demek, oyuncularımızın hepsine sallamak tek kelimeyle hipnotize olmuşluktur. artık bu noktadan sonra taraftar nereye çekilmek istenirse oraya çekilir birileri tarafından.
bir iki maç kötü oynayan takıma verip veriştirmek öldük bittik demek, ne taraftarlık ne de takıma destek olmaktır. maalesef takıma oynanan oyunlara alet olmaktan başka bir şey değildir. hala biz bittik öldük diyenler var okuyorum. o arkadaşlara tavsiyem, herşeye rağmen takımını destekleyen, başarırız biz diyen olumlu taraftarlara ayak bağı olmayı bıraksınlar lütfen. rakip berbat oynarken ve hala da öyle oynuyorken, üst üste 3 maç yenilmişken, skandallardan geçilmezken, parasızlıktan adam alamıyorken, oyken buyken şuyken, esen rüzgara bakıyorum, bir de bizim estirdiğimiz rüzgara bakıyorum...? anlayamıyorum

kayseri maçını kazanamayabileceğimizi düşünüyorum da, bu kadar çok olumsuz düşünen, adam asmaca oyunu meraklısı olduğunu görünce şöyle bir ya sabırrr çekiyorum. ya sabır...