Santraforsuz Sistem..
Galatasarayımızda devre arası inanılmaz hareketli ve bir o kadar soru işaretleri ile geçiyor. Temsilcimizde sakatlığı süren Harry Kewell ve Milan Baros'un olmayışının yanı sıra takımdan ayrılması gündemde olan ve büyük ölçüde takımdan ayrılacak olan Shabani Nonda'nın ayrılması sonrasında UEFA Avrupa Ligi'nde santraforsuz oynamak zorunda olduğumuz söyleniyor, ne yapacağız, nasıl yapacağız diye soruluyor. Herşeyden evel son dönemlerinde sakatlıkları nükseden ve aşırı formsuz bir Nonda var artık elimizde.. Bu analiz yazısını yazma amacımızda zaten Nonda'nın gitmesi sonrasında olabilecek hücum varyasyonlarımız..
Bilindiği üzere Rijkaard daima koşan, yer değiştiren ve hızlı oynayabilen oyuncuları tercih ediyor. Zaman zaman Nonda'yı görebiliyor ilk onbirde fakat elimizde başka forvet olmadığından ötürü oynuyor. Yaşadığı formsuzluk ve sakatlıklar nedeniyle zaman zaman ileride Kewell'ı, Arda'yı, Elano'yu izledik. Bu üçlü arasında en verimli olanı Kewell olarak göze çarptı, çünkü adam aslında ikinci (yardımcı) forvet olarak görev yapabiliyor ve Liverpool'da bu pozisyonda forma giymişti bir dönem.. Gelelim olası bir Nonda'nın gönderilmesi ve Dos Santos'un kadroya katılması durumuna..
Galatasarayımızın ligdeki bir numaralı forveti belli; Jo. Avrupa'da ise forvetsiz daha doğrusu santraforsuz bir oyun şablonu karşımıza çıkacaktır. Dünyanın en büyüğü olarak abir ettiğimiz Barcelona, Manchester United, Real Madrid, Chelsea gibi takımların oyun şablonlarına bir bakın.. Genel itibariyle bu takımların oyun anlayışı ve mantalitesi 4-6-0 şablonunu gösteriyor. Peki nasıl oynuyor bu takımlar.. 4-2-2-2 oynuyorlar aslında.. İnanılmaz bir değişim ve dönüşüm içersinde kanatlar, ortadaki ikili.. Manchester'da Rooney geriden ataklara katılıyor, Barcelona'da Ibrahimovic geriden oyuna katılıyor, Chelsea'da Drogba geriden oyunu forse ediyor, Real Madrid'de Higuain / Benzema ikilisi geriden oyunu forse ederek içeriye giriyorlar.. Kanatlar zaten oyunu, hücumsal anlamda domine eden, şekil veren ve rakibi tehdit altına alan bir sisteme sahipler.. Dünyanın bir çok takımı bu şablon ile oynuyor oynadığı o müthiş futbolu.. Kısacası değişen, hızlı, süratli, gezen bir hücumsal mantık var Avrupa futbolunda..
Oyuncularımızı tek tek değerlendirdiğimizde bu oyun şablonunu sahaya birebir uygulayabileck kapasitede oyuncularımız mevcut.. Olası bir transfer sonrasında Giovanni, Arda, Keita, Caner, Elano gibi isimler bahsettiğimiz ilerideki değişimi gerçekleştirmeye en yakın oyuncular olarak görünüyor.. Dünyanın en büyüğü olan Barcelona nasıl futbol oynuyor?
Geride Xavi - Iniesta, kanatlarda Messi - Henry, önde Ibrahimovic. Peki hücum varyasyonlarına dikkat ettiniz mi hiç? Messi bir sağ kanada kaçıyor, bir sol kanada, Ibrahimovic zaman zaman kanatlara iniyor, içeriye geriden destekle gelen Xavi ve Iniesta ikilisi giriyor. Henry diğer taraftan bir sağa bir sola giriyor, zaman zaman içeriye girişler yapıyor. Evet adamların Ibrahimovic gibi bir forveti var ama tam anlamıyla forvet olarak oynamıyor, kanatlara inen winger diye tabir edilen pozisyonda oynuyor Ibracadabra.. Peki bu sistem Galatasaray'a nasıl yansır?
Geride Elano-Arda, kanatlarda Caner ve Giovanni, önde Keita veya Keita - Giovanni yer değişimi olabilir.. Peki bu iş nasıl olur? Caner ve Giovanni değişimli, heryerde oynayabilen oyuncular.. Keita zaten jokerimiz; nereye koyarsan koy orda oynasın.. Elano geriden oyunu kuran ve oyunu iki yönlü oynayan ortasahamız, Arda hücumsal anlamda gerek kanatlara açabilecek gerekse içeriden oyunu bitirebilecek bir adam.. Keita turnuvadan gelene kadar Arda'nın kanada inip geriden Barış'ın Elano'ya yardımcı olmasını takımda görebiliriz. Yani o bahsedilen ve gıpta ile bakılan değişimli, heryerde oynayabilen hücum varyasyonlarına sahip oyuncularımız takımda mevcut.. Bu sistemi birebir uygulayabilecek bir takıma, rotasyona ve kaliteli oyunculara sahibiz.. Ortasahada oyunu çift oynayabilecek bir Elano var takımda, ileride kanatlarda sürekli değişebilecek olan Arda-Caner ikilisinin yanı sıra ileride kanatlara kayabilecek, tam anlamıyla winger tabirine birebir uyan Giovanni. Ligte zaten Jo kadroda olacak ve Barcelona'daki Ibrahimovic görevini üstlenebilecek bir oyuncu.. Zaten Ibrahimovic tarzında bir oyuncu olduğunu söylemeye gerek yok.. Bitiriciliğinin yanı sıra hava topları, tekniği ve hızıyla Ibracadabra'yı andırıyor genç golcü..
Fazla büyütmemek gerek bu durumu, çünkü bizlerden çok daha iyi bilen Rijkaard & Neeskens bu takımın patronu, unutmayalım. Bugün uzay futbolu oynuyor denilen Barcelona'nın oynadığı oyunun temelini oluşturan ikili takımın başında.. Biraz sabır ve sadece inanç gerekiyor. Hocalarımız bizden daha iyi biliyorlar bu işi ve işin profesörleri artık onlar. Oynamak istediğim sistem belli, bu sistemi oynayabilecek oyuncular kadromuzda ve başımızda bu sistemin uzmanı iki isim var. Çok abartmaya gerek yok. Zamana bırakın bazı şeyleri, rahat olun ve inanın. Bu takım bir kaç yıl içersinde inanılmaz bir takım olacak. Hele bir Mart 2010 geçsin, sonrasında izlemekten keyif alacağınız bir takım sahada olacak ilerleyen yıllarda.. Bu sene öncelikli hedef lig şampiyonluğu ve Şampiyonlar Ligi'ne katılım.. UEFA ise elbette en büyük temenni ve amaç..
Kaynak:http://fossacimbom.blogspot.com/