DELGADO VE DEMİRÖREN GÜNDEM DEĞİŞTİRİRKEN, SPOR MEDYASI UYUDU. CÜNEYT ÇAKIR, İNGİLİZCE BİLDİĞİ İÇİN DELGADO'YU ATTI..
Galatasaray'ın aldığı tertemiz bir galibiyetten sonra Şiketaş'ta başta başkan Demirören ve sorumsuz bir şekilde haklı olarak ikinci sarıyı gören Delgado'nun sorgulanması bekleniyordu. Ancak Demirören'in etrafa ana avrat küfür etmesi, Delgado nun ise kendini kurtarmak için yaptığı açıklamalarla, gündem bir anda değişti.. Demirören her zaman olduğu gibi mağlubiyeti örtmek için böyle bir yöntem uygularken, sözüm ona büyük hakem yorumcuları ve bir çok yazar Delgado'nun tezgahına geldiler.. Renkli gözlüklerle bakan spor medyası , Delgado'yu sorgulamak yerine , ingilizce biliyor mu? Bilmiyor mu diye hakem Çakır'ı sorgulamaya başladılar.. Oysa hakem Çakır çok iyi ingilizce bildiği için ve son derece haklı olarak ikinci sarıyı gösteriyordu.. İŞTE SPOR MEDYASININ GÖREMEDİĞİ GERÇEĞİN TA KENDİSİ...
Öyle bir gazetecilik ki..
Tak gözlüğü ne renk istersen öyle gör..
Sonra yemin et, yerlere yat...
Nasıl olsa başın ağrımaz çünkü gözlük renkli..
Tabi öyle görünecek..
Bize öğretildiğinde gözlük mözlük yoktu..
Hele hele renkli gözlük takmak, hafiflik sayılır gazetecilik adına homoseksüellik diye nitelendirilirdi,,
Spor servisinde iki kişinin takım tartışması yapması, gazetecilik adına çok büyük ayıptı..
Bir spor gazetecisi takım tutabilir, ama sevgisini kalbine gömmeli asla dışarı vurmamalıydı..
Televizyonda derbi maçı seyrederken, o duayenlerin, gerçek gazetecilerin, müdürlerin , şeflerin yanında tuttuğunuz bir takım gol attığı zaman sevinmek ya da gooool diye bağırmak, Şiketaş başkanı Demirören'in ettiği küfürler gibi küfür sayılırdı..
Ama artık bırakın sevinci, küfürler alenen ediliyor..
Nereden nereye?
Neyse konuya dönelim..
....
Şimdi bazı haberleri hayretle okuyorum..
Gözlük takanları belki öyle nitelemeyeceğim ama gerçekten objektif gazetecilik adına kınıyorum..
Mesela Cüneyt Çakır'ın Delgado'ya gösterdiği ikinci sarı kart..
Delgado ne diyor "Hakem beni yanlış anladı. İngilizce konuştum belki de anlamadı. Bana orada sarı kart gösteriyorsun burada bakıyorsun" dedim diyor..
Yahu Allah aşkına..
"Neden sarı kart göstermiyorsun" diyerek elle kart işareti yapmakla;
"Bana orada sarı veriyorsun burda bakıyorsun" demek arasında ne fark var..
Öyle ya da böyle, sen hakemin işine karışıyor musun, karışmıyor musun..?
Bittiiiiiii..
Ya da Demirören ve onun yöneticileri her zaman olduğu gibi , Galatasaray karşısında alınan mağlubiyeti unutturmak ve gündem değiştirmek için bilerek yapıyorlar.. Küfürler, hakaretler, hakeme saldırmalar ve gündem saptırmalar.. Oysa ortada son derece doğru bir karar var..
Ama şimdi gelelim Şiketaş kulübünün veryansınına ve gözlüklü gazetecilere, yorumlara, haberlere...
Bakın neler yazıyorlar..
Delgado'nun maç içinde hakeme pozisyonu ingilizce olarak "Bana orda sarı veriyorsun burda bakıyorsun" demesini, "Hani sarı kart, neden göstermiyorsun" olarak algılayan Cüneyt Çakır için Şiketaş yöneticileri, "İngilizcenin bile eyyamını yapıyor hakem. İşine geldiği gibi anlıyor. Ya ingilizce bilmiyor. Ya da Delgado'nun dediklerinden hiçbirini anlamadı ve sadece sarı kart hareketini görünce attı" şeklinde yorumladı. UEFA maçları sonrası bile raporunu İngilizce olarak yazan Cüneyt Çakır'ın bu durumda maça maksatlı ve adam atmaya şartlanmış olarak çıktığının da altını çizen yöneticiler, artık hiçbir hakeme güvenmediklerinin de altını çizdiler.
Eski hakem ve futbol yorumcusu Erman Toroğlu da Cüneyt Çakır'a sadece bu kararından dolayı düşük not verilmesi gerektiğini belirterek, "Adam sana derdini anlatıyor. Adam senden sarı kart istemiyor ki....Dinlesen anlasan hiçbirşey olmayacak" diye konuştu.
Bana göre birincisi Cüneyt Çakır çok iyi ingilizce biliyor, bildiği için de Delgado 'nun ne dediğini anladı, anladığı içinde "Hiç bir şekilde işime karıştırmam" diyerek ikinci sarıyı çekti..
Gelelim Erman Hoca'ya;
Diyor ki; "Adam senden sarı kart istemiyor ki.. Dinlesen anlasan hiçbirşey olmayacak"
Abe Kabzımallığını bilmediğim hakemliğini çok iyi bildiğim Erman Hoca..
Önyargılı olmasan, bi dinlesen anlasan ne güzel olur.. Şimdi sen maçı yönetiyor olsaydın Delgado karşına geçip " Bana orada sarı kart gösteriyorsun burada bakıyorsun" dese ne yapardın..?
Biraz empati yapsan, sırça köşklerden sıcak koltuklardan kalksan sahadaymış gibi düşünsen ne güzel olur..
Bir de Maraton programında diyorsun ki "Adam derdini anlatıyor. Maden anlamadın. Çağır futbolcuyu bir kez daha tekrar et anlamadım de derdini bi anla bakalım.."
Eee.. çay da söyleseydi keşke..
Maçı bırakacak "Gel bakalım Delgado bana sinirli sinirli bi kart işareti yaptın. Bunu pek anlamadım. Lütfen konuyu biraz açıklarmısın, yalnış birşey yapmak istemiyorum. Bi de ingilizce konuşuyorsun lütfen yavaş yavaş tane tane anlatırmısın.. O na göre sana kart göstermeye karar verecem.. Ya göstercem.. Ya da göstermicem.. Ama elinle o hareketi yaptın ya göstermeden yanayım.. Yine de sana söz hakkı tanıyorum.. Hadi anlat bakalım" deseydi keşke..
Dakikalarca dinleseydi..
Bütün millet hıyar ya, onların muhabbetini bekleyecek..
Ah be hocam, demek ki ordan öyle görünüyor...
Lütfen dikkat! Çok komik oluyorsun..
Saim ALTUNTERİM
TURKSPOR.NET