Dün Ankara'da tesadüf bu ya şikeci'le Galatasaray peş peşe oynadılar... İki maç da golsüz bitti. şikeci Ankaragücü'ne, Galatasaray da Ankaraspor'a gol atamadılar. İkisini de yerinde seyrettim! Başkaları ne der bilemem ama ben Galatasaray'ı çok beğendim.
Ankara'daki iki maçta; şikeci çok kötü, Galatasaray iyiydi...
Ancak yorumlara ve maçın yıldızlarına bakıyorum sanırsınız Galatasaray, şikeci'den de kötü!
El insaf!
Bu resmen kamuoyunu yanıltmadır!
Bunda da mutlaka bir art niyet vardır. Medya görevlileri ne yazık ki tuttukları takımı kayırmaktadırlar.
Gazetecilik taraf tutarak yapılamaz!
İki büyük takımımız Ankara'da peş peşe oynadıkları için sadece gönül rahatlığı ile ‘bir günlük' bir karşılaştırma yapacağım.
Gelin tartışalım;
şikeci'in rakibi düşme hattında.
Galatasaray'ın rakibiyse lig ikincisi...
Ankaragücü'nün morali Başkanı Cemal Aydın'la bozuk,
Ankaraspor ise moralli ve liderliğe oynuyor.
Ankaragücü-şikebahçe maçı normal hava şartlarında oynanıyor,
Ankaraspor-Galatasaray maçında rüzgar şaha kalkıyor...
Galatasaray 90 dakikayı deplasmanda olmasına rağmen gol arayarak ve maçın mutlak hakimi olarak geçiriyor,
şikebahçe'nin tek gol pozisyonu yok! Tek olumlu hareketi yok!
Bütün bu şartlar altında Galatasaray hem daha iyi hem daha zor koşullarda oynayan taraf!
Nasıl oluyor da yıldızlar böyle veriliyor?
Biraz insafsız değil mi?
İşte yıldız tabloları ortalamaları;
Milliyet'te;
Galatasaray; 5.35, şikebahçe 5.36
Sabah'ta;
Galatasaray 4.50, şikebahçe 5.50
Vatan'da;
Galatasaray 6.01, şikebahçe 5.31
Hürriyet'te;
Galatasaray 5.54, şikebahçe 5.27
Fanatik'te;
Galatasaray 5.18 şikebahçe 5.45
Yeni Şafak;
Galatasaray 1.90 şikebahçe 1.72
Fotomaç;
Galatasaray 6.3 şikebahçe 5.5
Akşam;
Galatasaray 4.72 şikebahçe 4.81
Bunlara bakın ve siz karar verin.
şikeci'in oyunu ile Galatasaray'ın oyunu arasında bu kadar mı fark var?
İnsafınıza bırakıyorum.
Ankaragücü-şikebahçe maçı uyutucu ve temposuz, Ankaraspor-Galatasaray maçı korkunç rüzgar altında tempolu ve heyecanlı...
Beni de Galatasaraylı olarak lütfen nitelemeyin!
Kamuoyunun gözleri önüne bir şeyleri sermek istiyorum.
Galatasaray'ı eleştirenler acımasız
şikebahçe ve Galatasaray'ı farklı gözle seyredenler mutlaka vardır. Beğenen beğenmeyen... Oyunu güzel bulan bulmayan... Bunlara bir diyeceğim yok ancak; Galatasaray'ı yıpratmak için hariçten atılan o kadar çok ‘gazel' var ki aklım almıyor. Sırf Adnan Polat ve Adnan Sezgin'i yıpratmak için Skibbe'nin üzerine oynanıyor. Yazıktır, ayıptır, günahtır.
Olan Galatasaray takımına oluyor. Akıtılan tere verilen emeğe saygısızlık var.
Dikkat edin medya futbolcuları hiç eleştirmiyor. Eleştirilen zavallı Skibbe ve başkan ile yönetim... Bunda kötü niyet ararım.
Skibbe babamın oğlu değil, Les Adnans da hatasız değil ama göz göre göre Skibbe'yi yıpratmak da iş değil! Bakıyorum ulema-ı muharrir çalakalem Skibbe'yi kötülüyor. Skibbe takım kurmasını bilmiyormuş, falancayı oynatması lazımken filancayı oynatmış!... Arda çıkar mıymış, Aydın girer miymiş... Mış mış da mış mış... Bir de bunu ayağını topa vurmamışlar yapıyor! Anlamak mümkün değil! Böyle söyleyerek hem bilgiçliklerini ortaya döküyorlar hem spor kamuoyunu haksız yere Skibbe ve Galatasaray'ın üzerine salıyorlar.
Amaçları belli; Galatasaray bünyesi içinde sevmedikleri yöneticileri zor durumda bırakmak! Sorun kişisel.
Galatasaray bu alicengiz oyunlarına kurban edilmemeli.
AntiSkibbe'ciler hata ediyor
Medya-kulüp kısır çekişmeleri bir takımın mahvına sebep olur. Bu gidişi gayet tehlikeli ve insafsız buluyorum. Yani; sokaktaki adam, on yaşındaki çocuk, ayağını topa değmemişler biliyor da Skibbe mi bilmiyor! Geçen yıl istenmeyen Kalli'yi de böyle savundum, altı maç kala dayanamadı gitti ama Galatasaray şampiyon oldu. Altı maçta mı Galatasaray şampiyon oldu yoksa Kalli'nin, o ‘moruk' denen Kalli'nin mi eseridir şampiyonluk?
Tenkit ederken de bilgili ve insaflı olmalı. Evet Skibbe ah aman bir hoca değil. Ama Galatasaray da ah aman bir takım değil! Arızalı sağlamlar var ve gençlerle dolu... Böyle takımı şampiyon yapmak da zor ama köstek olmak da ayıbın daniskası.
Son söz;
Galatasaraylı takımını alkışlasın!
Galatasaray iyidir ve şampiyonluğun en kuvvetli adayıdır.
Dünkü maçta da Galatasaray'ı çok beğendim.
Ayhan hayatının maçını oynadı
Baros, Lincoln, Barış, Linderoth, M. Topal, Uğur yok!
Bu saydıklarım yokken Galatasaray deplasmanda lig ikincisine kafa tutuyor. Ya bunlar da olsa...
Ayhan, Meira ve Hakan Balta orta sahayı öyle bir ele geçirdi ki Ankaraspor kımıldayamadı. Maçtan sonra Aykut Kocaman şöyle dedi; Galatasaray'ın oyuna bu kadar etkin başlayacağını ummuyordum. Öyle bir presle yüklendiler ki altından kalkamadık, ilk yarı devamlı topun peşinden koşup Galatasaray'ı durdurmaya çalıştık. Oyun planımız ilk 60 dakika defansa çok adamla çekilip son yarım saatte gole gitmekti ama Galatasaray bunu yaptırtmadı.'
Aykut Kocaman'ın bu söylemi maçın özetidir.
Galatasaray bütün maç boyunca rakibinden üstün bir oyun sergiledi sadece gol bulamadı. Hava şartlarını da buna eklerseniz gerçek ortaya çıkar.
Ayhan mükemmeldi, ilk kez onu bu kadar ‘zaman kaybetmeden' çabuk ve dikine oynarken gördüm. Takımın dinamosuydu.
Kewell da 80 dakika oyuna akıl kattı, bir kafası direkten döndü.
Arda her atağı sürükledi, rakibin kalabalık defansı arasında iyi işler yaptı. Pozisyonlar hazırladı.
Ümit Karan'a kötüydü diyenlere söylüyorum;
Erhan, Ediz, Batak, Uğur... Önlerinde Muhammed Hanefi, Lewis ve Adem Koçak...
Ankaraspor gol atmaktan çok gol yememeği düşünüyor.
Ne yapsın bu katı defans karşısında Galatasaray?
Ümit de rakip savunmayı çok zorladı, ama bu katı savunmayı hem de o rüzgar altında açmak konuşmak kadar kolay değil.
Futbol söylem değil eylem işi...
Biraz insaf!
Galatasaray'ın tek eksiği uzaktan şut çekmemesiydi.
Defans da iyi
Galatasaray defansı da rakibe pozisyon vermedi; 4. dakikadaki Meira hatası Servet tarafından kapatıldı. Bu da kademenin iyi oluşudur.
Ankaraspor'un cılız atakları da başarıyla savuşturuldu. Ne yani, bir maç içinde hiç mi rakibe fırsat verilmeyecek? Olur mu öyle şey!
De Sanctis de iki hata yaptı; bir çizgiden Servet'in çıkarttığı topta, ikincisi; son dakikalarda aşırtma topta. İkisinde de açılmayacak kalesinde kalacaktı.
Ancak aşırı rüzgarı ve De Sanctis'in degajlarında havadaki topun geriye dönüşlerini de hesaba katın lütfen!
Neden yerden oynanmadı!
Herkes aynı şeyi söylüyor;
Galatasaray neden topu yere indirmedi. Benim tek cevabım var;
Gel sen indir!
O kadar kolay mı bu iş...
Arda'nın Ediz tarafından çekilmesi de penaltı değil mi?
Onu da söylesenize...
şikebahçe maçından da söylenecek tek söz var;
Lugano üç kere hakeme ‘kart ver' diye el etti, hakem Fırat Aydınus es geçti!
Sarıyı verse Lugano Şiketaş maçında yok...
Öyle yağma da yok!
Galatasaray kötü değil.
Öyle işe geldiği gibi yorumlamak da yok!
Osman Tamburacı