Takım kötü, futbolcular kötü bunda bir çoğumuz hem fikir. Lakin kötü olan birtek bunlar değil, ne yazık ki şikayetçi olduğum ve daha vahim gördüğüm bir çok konu var.
Bunların en başında yeni stadımız ve seyirci konusu gelmekte. Düşünün ki sezonun ilk açılış maçı koskocaman 4 ay geride kalmış ve takım ile lig yeniden başlıyor ve biz şike soruşturmasında en temiz takımız ne alakamız ne bir bağımız var ama buna rağmen koskocaman Galatasaray camiası o stadı dolduramıyor ve 35 bin kişiye oynuyor takım. Stadımız açıldığından bu zamana kadar şikebahçe maçıda dahil olmak üzere tıka basa oynanmadı bu stadda. şikebahçe maçındada hatırlarsanız üst katlarda koltuk eksiklikleri sebebiyle tribünler boştu.
Kaldı ki biz neden sadece derbilerde dolduralım bu stadı, bu stad yapılsın diye ne cefalar ne eziyetler çekildi. Bu şekildemi hakkı verilmeliydi. Türkiyede en çok taraftarı olan kulüp olarak övünüyoruz fakat bunların yükümlülüklerinden hiç birini ne yazık ki yerine getiremiyoruz. Hadi taraftar biletler pahalı dedi gitmedi etmedi peki koskocaman Galatasaray yönetimi bu durumdan hiç rahatsız değilmi ? Maça gidemediğim zamanlarda televizyondan izlediğimde inanın karşı tribünleri öyle boş görünce utanıyorum. En can alıcı kısım ne yazık ki bomboş görünüyor.
Taraftar grubumuzdan bahsetmeye ise hiç ama hiç dilim varmıyor. Bu ne kadar amatörlüktür bu ne kadar çaresizliktir böyle. Sağolsunlar bir sürü yardım yapıyorlar etkinlik vs yapıyorlar ama birazda şu tribüne birşeyler yapsalar. Her maç aynı lalala saldır Galatasaray. Bu nedir allah aşkına hem taraftar uyuyor hem futbolcu uyuyor. Sadece kendi evimizde değil deplasmana gittiğimizdede aynı şekilde tezahürat yapıyoruz, bugün karabük maçında resmen midem kalktı hep aynı tezahüratı dinlemekten, gerçi tezahürat yerinede geçmez orası ayrı bir konu.
Aslantepe.biz web sitesi sadece stad ile anılmamalı bence, piyasada doğru düzgün bir Galatasaray taraftar forumu bile bulunmamakta. Bu web sitesinin hali hazırdaki potansiyeli kullanılarak sosyal medya ve facebook vasıtası ile çok rahatlıkla sesimizi duyurabiliriz, yeterki birşeyleri yapmak isteyelim.
2000 uefa kupasından sonra bizler sadece futbol olarak gerilemedik, dikkat ederseniz tribün kültürümüzde günden güne çöküştü ve her gün dahada kötüye gidiyor. 1996 - 2000 yılları arasında hangi sohbetin içinde kapalı kelimesi geçerse ilk akla gelen Sami Yen kapalı tribünü olurdu, bir bütünlük vardı bir bağ vardı, dizilirid 20 tane davul yan yana davullar çaldığında osmanlı hücuma kalkıyor sanardın, şimdi ise o taraftar topluluğundan zerre eser yok piyasada.
Ben bu kadar yazdım çizdim eğer bir yönetici arkadaş okur ve destek verirse memmuniyet duyarım ve güzel günler gelecek der umutla bakarım yarına. Ama bu yazımda burda kendi başına kalır ise emin olun hiç birşey düzelmeyecek ve hep daima kötüye gidecektir.
Mağlubiyetler, hakem hataları, kırmızı kartlar, kaçırılan saçma sapan goller, sabriler, ayhanlar, hakan baltalar ' ı bile sineye çekip peşinden birde hsss... çekiyoruz. Yeter artık.
