Canlarınız sağolsun Galatasaray'lı futbolcular.
Sizlere acımasızca eleştirebilirdim... yerden yere vurabilirdim...
Bunları yapmak benim için o kadar kolaydır ki, sonuçta kendi dört duvarım arasında,
klavyenin tuşlarına basmak, cesaret istemez.
Ama eleştiremiyorum... çünkü insanım, insaflıyım, hafızam insan hafızası, bir dakikalık bir balık hafızası değil.
Maç oynanırken değişen kurallar, camiamızı sürekli tehdit edercesine şike ve teşvik pisliklerin içine
çekme çabaları ve bizleri susturma gayretleri...
Ve maçtan iki gün önce bizleri PFDK'ya sevk etmeleri...
İstemiyorum lan TFF'nin organize ettiği bu şampiyonluğu... ciddiyim.
Verin o şerefsizlere, kongre üyeleri ve başkanları mafya ile içli dışlı olan,
yazarları, yorumcuları ve tüm satılık medyasına.
Verin o ikide bir 'marka değeri' diye içi boş laflar eden, ama bir üçüncü dünya ülkesinde bile
STSL maçlarını pazarlayamayan, işi 90%'da garanti iç pazarı oluşturan bizler ve o şikecelere
bağlayıp sadece decoder satışlarını gören Digitürk'e.
Verin üç kuruş para için temiz futbolu savunan bizler yerine, o şikecilerin tarafında yer alan
borç batağa batmış anadolu kulüplerine ve o'nların başı çeken İlhan Cavcav'a.
Lanet olsun böyle futbola. Pislik, şerefsizlik, yüzsüzlük, haksızlık almış başını gidiyor - yalnız o
'koca koca adamlar' bu bataklıktan memnunlar. Çocuklarıma nasıl kötü alışkanlıklardan, kötü
arkadaş çevrelerden uyardıysam, bundan sonra da görevim o yavruları bu kötülerden korumak
olacaktır.
Bıktırdınız, burnumuzdan getirdiniz, soğuttunuz TÜRK futbolundan beni.
Alın decoderlerinizi, içi boş 'marka değerinizi' başınıza çalın.
Galatasaray'lı futbolcularımıza, Teknik heyetimize, Başkanımıza, yöneticilerimize
ve Florya Metin Oktay Tesis çalışanlarımıza: Canlarınız sağolsun.
1973 yılında doğdum.
Doğduğum sene şampiyon olmuşuz.
Bu renklere, camiaya, Metin Oktay ve Fatih Terim'e, Galatasaray'a gönül verdim.
Gelin görün ki görebildiğim ilk şampiyonluğumuzu 14 yaşımdaydım.
Tam 14 senelik bir özlem, bir hasret, ama en ufak bir eziklik o günlerde de,
bugünlerde de hissetmedim.
Şampiyonluğ kaçırdığımız senelerde, namağlup ikinci olduğumuz senelerde
'ne yapalım, olamadık işte' dedim 'canlarınız sağolsun' ekledim hep.
Hem yaşca küçükdüm, hemde aslında kimerle, hangi kirli camiayla uğraştığımızı
bilemedim. Rakiplerimize giden teşvik primlerden bihaberdim.
3 Temmuz 2011 tarihi bir olumlu yönü var ise, gözlerim daha da açılmasıydı.
'Gönüllerin şampiyonu', ya da 'şerefli ikincilikler' gibi ucuz lafları 'o' camialara bırakıyorum.
Benimkisi şudur: Canlarınız sağolsun Galatasaray'ın Aslanları.
Almanya'dan en içten şükran duygular ve sevgiler. İyiki Galatasaray'lıyım.