Maç Almanya’da olunca, kaptanlık bandını da takınca... Aman... aman ...aman ...
Ne coştu Lincoln... Ne oynadı Lincoln...
Özellikle ilk yarıda nefes alamadı Hertha Berlin...
Hücuma bile çıkamadı Hertha Berlin...
Bu ifademi hoşgörü ile karşılayın...
Galatasaray müthiş oynadığı ilk yarıda rakibi adeta “şut manyağı” yaptı...
Sağdan, soldan, ortadan, havadan, karadan...
Nereden isterseniz...
Kimi Hertha Berlin’in iki metrelik kalecisinde kaldı... Kimi kılpayı dışarı çıktı...
Galatasaray’ın ilk yarıdaki bu göz kamaştıran futbolunun her dakikasında, her saniyesinde ve her pozisyonunda Lincoln vardı...
Diğer maçlardaki gibi bir görünüp, bir kaybolmadı...
Berlin’deki binlerce Türk’ün “Lincoooln... Lincoooln” temposuna ben de Türkiye’den katılıyorum...
Elbette sadece Lincoln değil...
Elbette Servet...
Zaman zaman aksayan partneri Meira’ya rağmen Servet...
Hele De Sanctis’in boşa çıkması sonucu kaleye giden topu çizgiden çevirmesi...
Metalist maçından ders çıkarmış olacak ki son derece basit oynaması...
Ama içten... Ama coşkulu...
Elbette orta saha...
Barış’ın, Mehmet Topal’ın takıma girişi...
Barış sakatlıktan yeni çıkmasına rağmen, olağanüstü oynadı... Hem hücuma çıkarken, hem savunmaya dönerken...
Topal, henüz eski Topal olmasa bile, orta alanın vazgeçilmezi gibi görünüyor...
Bir de Ayhan gelirse...
Sanki dertler bitecek gibi görünüyor...
Ama eksiği, yanlışı da söyleyelim...
Bu kadar etkili oynadığın bir maçta skor avantajını yakalayamaz, farkı arttıramazsan, rakibi yüreklendiriyorsun...
Nitekim dün akşam da öyle oldu... İlk yarıda kendi sahasından çıkamayan Hertha Berlin, ikinci yarıda, Galatasaray’ın da yorulmasından yararlanarak önemli tehlikeler yarattı...
Son dakikalardaki iki “hentbol” tartışması için İtalyan hakeme teşekkür borçluyuz...
Ama aynı hakem maç boyunca Suminiç’in Milan Baros’u “kıymalık köfte” gibi doğramasını ancak son dakikalardaki bir sarı kartla cezalandırdı...
O sarı çok daha erken çıkmalıydı... Belki de kırmızı...
Galatasaray işi bitirdi...
Şimdi grup birinciliği için Metalist karşısında Benfica’lıyız...
Çünkü grup birinciliği önemli bir avantaj...
Bir küçük not da seyirciye...
Berlin Olimpiyat Stadı’nda, Ali Sami Yen’e gelen seyircinin belki de iki- üç katı vardı...
Hem sayısal olarak, hem büyük coşkularıyla Galatasaray’a müthiş destek oldular...
Ali Sami Yen mabedinde çok uzunca bir süredir bu görüntüye hasretiz...
Dilerim bundan sonrasında o mabede dönüş olur...
Kadıköy yolunda Galatasaray’ın buna ihtiyacı var...
şansal büyüka