Arkadaşlar sizi meraklandırmamak adına Murat Beyin offline olmasından ötürü bana verdiği bilgilerden bikaçını sizinle paylaşayım kısaca.
İlk başta şantiyeye arabayla girişte içeride olağanüstü bir toplantı olduğu Murat Beye söylendi.Eren Talu şantiyedeymiş.Birsürü lüks araç varmış alanda...
Murat Bey şantiyeyi şefle gezerken kazıkları sormuş.Kazıklar günde 10 tane çakılacakmış ne az ne fazla günde 10 tane.toplam 30 gün sürecekmiş bu işlem.10 kazık çakılırken diğer 10 kazık beton dökülecek.
4.vinç temmuz başlarında dikilecekmiş.
Kalıpların tamamı gelmek üzereymiş.Neyse benim aklıma gelen Murat Beyin söyledikleri bunlar.Detayları online olunca öğreneceğiz.
Selamlar,
Bugün foto çekme sırası sanırım bendeydi. Moderatör arkadaşlar bir de açıklama yazmamı istediler. Geç yazabildiğim için kusura bakmayın lütfen. İşte öğrenebildiklerim ve gördüklerim:
1-Şantiyeye girişte güvenlik engeline takılmamın en önemli nedeni, şantiye girişindeki görevli arkadaşın deyimiyle “genel bir toplantı” olmasıydı. Zaten içerideki binek araç kalabalığı üst düzey bir toplantının yapılmakta olduğunu az çok açıklıyor olsa gerek (03 nolu foto).
2- Fotoğraf çekerken bana orada bulunduğum süre boyunca şantiye şefi eşlik etti. Nereden daha iyi görüntü alabileceğimi söyledi. Benden önceki arkadaşların (sadece mukita renkdaşı hatırlayabildi ismen) hani noktaları tercih ettiklerini gösterdi ve hatta ben soru sormadan pek çok konuya açıklık getirdi. Verdiği bilgiler ve gösterdiği ilgi için kendisine bir de buradan teşekkür ederim.
3- Şantiye şefi daha ben bir soru sormadan, “her şey planlandığı gibi gidiyor, planlarımızda bir aksama yok, aşama aşama planladığımız gibi ilerliyoruz” dedi. İnşaat yavaşladı, durdu, hatta geriledi (nasıl olabilirse artık) gibi izlenimlerimiz anladığım kadarıyla artık olmayacak. Bu benim yorumum. Çünkü kaba taslak
3-İlk konumuz şu meşhur “kalıplar”. Parti parti şantiyeye gelmeye devam edecekler. Daha önce bu hafta başında geleceği söylenmiş. İlk bölüm gelir gelmez montajına başlanmış. Daha devamı gelecekmiş (021-029 arasında aralarda görülen kalıplardan bahsediyorum).
4- Yine efsane haline gelen bir başka konu da 4. vinç. Bu vinç 13 ve 33 nolu fotolarda görülen kare şeklindeki demir yığıntının hemen sağında bir yere yaklaşık 10 gün içinde dikilecekmiş. Zaten o zamana kadar stadın kuzeyindeki köşe temel beton ve demir örme işlemi tamamlanmış olacakmış. Böylece ikinci köşe de resmen “dönülmüş” olacak!
5- Kazık çakma işlemi iki makine ile devam edecek. Günde 10 kazıktan aşağı inmemeye özen gösterilecekmiş. Kazıkların çakılması ve beton dökülmesi işlemi için tahmini süre 30 günmüş. Yani Temmuz’un 24’ü civarında tüm kazıklar bitmiş olacak. Bu kazıklar temel sağlamlaştırmak için. Betonları kurudukça üzerine temel betonu dökülecek ve klasik demirler örülecek. Derken diğer vinçler de inşa edilecek.
6- Şu anda inşaat, İngilizce “Ground Zero” olarak tabir edilen sıfır noktasında sürmekte. O nedenle görüp görebileceğimiz gelişmeler stadın çevresinin radyal temel inşasını izlemek olacak. Ama stadın batısındaki temel üstündeki filizlerin kalıplarla çevrelenip betonlaştırılarak, temel kolonlarının oluşturulmasına da devam ediliyor. Yani stad şimdiki planlara göre hep o kesimden itibaren yükselmeye başlayacak.
7- Son olarak bir de gece vardiyalarını sordum. Şu an için temel inşaatında zaman zaman kritik işlerde gece mesai yapıldığını öğrendim (sabah başlayacak vardiyaya hazırlık amaçlı). İnşaatta kaç kişinin çalıştığını nedense sormayı unuttum! Sayabildiğim kadarıyla en az 45 kişi vardı. Ama o da ne. Çıkış yolumum üzerindeki kazık çakılan bölümde de 10 kişiyi gölgede kaldıkları için ancak yanlarından geçerken fark ettim (5 ve 7. Fotolar). Artı sağdan soldan birden ortaya çıkan kasketli insanlar da vardı. Hatta beton hazırlanan alanda da en az 10 kişinin çalıştığını söyleyebilirim. Hepsini toplayın işte.
Son bir not daha. Stadda iki ayrı bölümde şantiye barakaları var. Kapasiteleri kabaca 100 kişiden fazla bence. Yani inşaat tam kapasite ile ilerlemeye başladığında bu alanda tek seferde sayılamayacak kadar çalışan görebiliriz.
Şimdilik aklıma gelenler bunlar. Umarım açıklayıcı olmuştur. İnşaat alanına ilk gidişim olduğu için çıkışı bulmakta biraz zorlandım. Girdiğimiz yerden değil, o kazık çakılan alanın oradaki taşlı topraklı yoldan Ayazağa-Cendere yoluna çıkılıyormuş. Oranın tarifinin alana kadar kapıdaki güvenlikçi arkadaşı biraz uğraştırdım. Kusura bakmasın. Gideceklerin kulağına küpe olsun.