26. Nisan 2026, 18:07:22

Gönderen Konu: Galatasaray Futbol Takımı Haberleri  (Okunma sayısı 558693 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Berkant Kocapınar

  • Global Moderator
  • Mimar Sinan
  • *
  • Kayıt Tarihi: Oca 2008
  • İleti: 6940
  • Yaş: 42
  • Yer: Welcome The Hell..!
  • www.aslantepe.biz
Ynt: Galatasaray Futbol Takımı Haberleri
« Yanıtla #368 : 29. Nisan 2008, 00:19:02 »


Medya Bilgilendirme | Basın Toplantısı: Yiğit Şardan

Galatasaray Spor Kulübü Başkan Yardımcısı Yiğit Şardan'ın düzenlediği basın toplantısı, medya mensuplarına kolaylık sağlamak amacıyla, yarın (29 Nisan 2008 Salı) saat 13:00’de, Florya'daki Turgay Vardar Basın Odası'nda gerçekleştirilecektir.

Medya mensuplarının bilgisine sunulur.


Galatasaray Spor Kulübü
İletişim Koordinatörlüğü


Berkant Kocapınar

  • Global Moderator
  • Mimar Sinan
  • *
  • Kayıt Tarihi: Oca 2008
  • İleti: 6940
  • Yaş: 42
  • Yer: Welcome The Hell..!
  • www.aslantepe.biz
Ynt: Galatasaray Futbol Takımı Haberleri
« Yanıtla #369 : 29. Nisan 2008, 15:31:04 »
Basın Toplantısı : Yiğit Şardan-Faruk Bil-Haldun Üstünel | 29.04.2008

"11 Mayıs çıldırma günü"

Galatasaray Spor Kulübü Başkan Yardımcısı Yiğit Şardan ile Yönetim Kurulu üyeleri Faruk Bil ve Haldun Üstünel, bugün Florya Metin Oktay Tesisleri’nde bir basın toplantısı düzenledi. Turgar Vardar Basın Odası’nda gerçekleşen toplantıda Şardan, Bil ve Üstünel; gündemdeki konuları değerlendirirken medya mensuplarının sorularını yanıtladı.

İlk olarak söz alan Başkan Yardımcısı Yiğit Şardan, göreve geldiklerinden beri ikinci kez böyle bir toplantı düzenlediklerini hatırlatırken, öncelikle yarın itibariyle (30 Nisan 2008 Çarşamba) kombine kart satışlarının başlayacağını açıkladı.

Bu sene 6 maçın seyircisiz oynandığını, buna karşılık vefakar Galatasaray taraftarının kendilerini yalnız bırakmadığını vurgulayan Şardan, “Biz de onlara bir jest yapmak istedik ve Kapalı ile Açık Tribün kombine kartlarına hiç zam yapmadık” dedi.

Bir tek Numaralı Tribün’de yüzde 5’lik bir fiyat artışı olduğunu belirten Şardan, “Taraftarımızın önümüzdeki sezon da bizimle beraber olmasını bekliyoruz. Ali Sami Yen Cehennemi’nde yerlerini ayırtmaları için de onlara çağrıda bulunuyoruz. Çünkü gelecek sene inşalah Avrupa’da da Türkiye’de de daha büyük başarıların peşinden koşuyor olacağız” diye konuştu. Şardan, kombine satışlarında öncelik haklarının 14 Mayıs’a kadar geçerli olacağını da açıkladı.

Ardından gündemdeki bir diğer konuya geçen Başkan Yardımcısı Yiğit Şardan, yalan haberlerle ilgili yaptıkları uyarıyı dikkate alan medya kuruluşlarına teşekkür ederken, şunları söyledi:

“İstisnalar kaideyi bozmaz. Ama bunun istisnaları da var. Bir istisnayı da maalesef dün yaşadık. Hürriyet Gazetesi’nde Ercan Saatçi’nin kendi köşesinde yazdığı çok çirkin ve yakışıksız bir yorum yer aldı.

Sarı kırmızı renklerin yanında yeşile mana veremediğini yazmış Ercan Saatçi. Öncelikle şunu bilmenizi isterim ki 103 yıl önce, Galatasaray Futbol Takımı ilk kez yeşil sahalara indiğinde, sarı – kırmızı ve yeşil renkler zaten bir araya gelmişti. 103 yıldır da bu üç renk bir arada. Şimdi kalkıp da bu üç rengin bir araya gelmesinden başka manalar çıkarmak sadece gaflet ve dalalettir.

Ve kendisine gayet kesin dille kınama yazısı gönderdik. Aynı şekilde, çalıştığı müesseseye de... Böyle bir yorum veya haberin tekrarı halinde kendilerine Galatasaray’ın kapılarını kapatacağımızı net bir şekilde ifade ettik.

Bu bir yorum olduğu için, gazetenin spor servisinin hazırladığı bir haber olmadığı için bu kez sadece kınamayla yetindik. Ama böyle bir şeyin tekrarı halinde tavrımız daha kesin ve sert olacaktır. Böyle bir yorumu kabul etmemize imkan yoktur. Bu üç renkle Galatasaray’ı özdeşleşmek, gerçekten ayıbın ötesine geçmektedir.”


Yiğit Şardan son olarak 1-0 kazandığımız şikebahçe derbisine değinirken, sözlerine şöyle devam etti: “Pazar günü çok güzel bir maç sonrası önemli bir galibiyet kazandık. Ama hepinizin ve tüm camiamızın bilmesini istiyoruz ki Başkan’ından sporcusuna, yöneticisinden teknik adamına kadar hepimiz, Pazartesi saat 09:00 itibariyle mesaimizin başındayız. Ve zafer sarhoşluğundan tamamiyle uyanmış durumdayız.

Bu haftaki maçımızın en az şikebahçe maçı kadar zor bir maç olduğunun hepimiz farkındayız. Ve bu maça da aynı ciddiyetle ve tek bir yürek olarak hazırlanıyoruz.

Geçen hafta Galatasaray-şikebahçe maçında, camiamızın tek bir yürek halinde hareket etmesinin çok büyük faydasını gördük. Maça tüm camia konsantre olmuştuk. Başkanlarımız, eski antrenörlerimiz, taraftarlarımız, hep beraber takımımızın arkasındaydık.

Takımımız da mükemmel bir mücadele koydu sahaya. Sonucunda da şikebahçe’ye karşı haklı bir galibiyet aldık. Ama hiçbir şekilde lig bitmedi. Hiçbir şekilde şampiyon olmadık. Bunun çok net olarak bilincindeyiz. Ve aynı ciddiyetle 11 Mayıs’a kadar çalışmalarımızı sürdüreceğiz.

11 Mayıs, bildiğiniz gibi Anneler Günü... İnşallah biz aynı günü Galatasaray’ın Çıldırma Günü olarak kutlarız. Son marşımızda biliyorsunuz “Çıldırın Çıldırın” diye sözler var. 11 Mayıs inşallah çıldırma günümüz olur. Şampiyonluğumuza çılgınca seviniyor oluruz. Ama onun dışında daha 15 gün, çalışmalarımızı ciddiyetle sürdüreceğiz.”



Yiğit Şardan’ın sözlerini tamamlamasıyla medya mensuplarının sorularına geçildi...

- Lincoln’le ilgili son durum nedir?

Haldun Üstünel: Lincoln’ü medyatik bir malzemeden ayrı tutmak istiyoruz. Çünkü Lincoln bizim en değerli oyuncularımızdan biri. Lincoln gibi tüm arkadaşlarımızla hedefe ilerliyoruz. Takım ruhu ve ortaya koyduğumuz futbolla anılmak istiyoruz. Oyuncularımızı yaratılan medyatik malzeme durumundan uzak tutmak istiyoruz. Lincoln’ün geçirdiği sakatlığın bilgisi, sağlık ekibimiz tarafından verilmiştir. Başka bir konunun speküle edilmemesi gerekiyor.

- Oyuncuları Sivasspor maçına nasıl motive etmeyi düşünüyorsunuz?

Haldun Üstünel: Onlar da bu karşılaşmanın önemini biliyorlar. Biz sadece bir avantaj elde ettik. Medyanın bizi bugünden şampiyon ilan etmesini kesinlikle tasvip etmiyoruz. Oyuncularımız da bunun bilincinde. Onlar da son iki maçın final niteliğinde olduğunu biliyorlar. Bu iki maçı da kazanıp resmi olarak şampiyonluğumuzu ilan edeceğiz.

- Avrupa’da başarı ile şikebahçe galibiyetinin verdiği mutluluğu kıyaslar mısınız?

Haldun Üstünel: İki kulvarda mücadele etmek zor. Bunu senelerce biz yaşadık. Şimdi rakibimiz şikebahçe yaşadı. Onlar da hayli zorluk çektiler. Genç bir kadro kurduk. Çok fazla speküle edildik. Çok fazla eleştiriye maruz kaldık. Ama bir gerçek var ortada. Avrupa’daki başarılarından dolayı sezon başından beri alkışlanan şikebahçe kulübüydü. Ama bu gencecik çocuklarımızın da takdiri hak ettiğine inanıyorum. Ve basının da onları sonuna kadar desteklemesi gerektiğini düşünüyorum.

- Sayın Şardan, derbiden sonra Yönetim Kurulu soyunma odasına indi ama siz yoktunuz...

Yiğit Şardan: Maçı Şeref Tribünü’nde izlemediğim için, Numaralı Tribün’den çıkıp da soyunma odasına inmem pek mümkün olmadı. Başka bir mana çıkartmayın. Fiziksel bir sebepten, tribün bağlantısı olmadığı için inemedim. Yoksa ben de gitmek isterdim. Şeref Tribünü’nde maç seyretmeyi sevmiyorum. Aşağıda iki maç seyrettim, birinde Gaziantep ile berabere kaldık, birinde Gençlerbirliği’ne yenildik. Ondan sonra uğursuz geldiğine inandırdım kendimi, inmiyorum.

- Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim’in stattan ayrılmasına ne diyorsunuz?

Yiğit Şardan: Hepiniz biliyorsunuz. Şeref Tribünü’ndeki yer düzenlemesi, tamamen Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün yaptığı bir şey. Galatasaray Spor Kulübü ile hiçbir alakası yok. Gerekli açıklama da yapılmış.

- Yeni teknik direktör arayışlarınızda bir gelişme var mı?

Haldun Üstünel: Çalışmalarımız devam ediyor ama şu anda gündeme getirip takımın havasını bozma taraftarı değiliz. Tabii ki bire bir görüştüğümüz üç dört hoca oldu. Ama nihai kararı Yönetim Kurulu ve Başkan’ımızla verip sizi de bilgilendiririz. Şu anda netleşen bir isim yok.

- Görüştüğünüz hocaların “Şampiyonlar Ligi’ne kalma” gibi bir şartları oluyor mu? Van Gaal’de böyle bir konu gündeme gelmişti.

Haldun Üstünel: Sizin dediğiniz gibi kesinlikle olmadı. Hiçbir zaman da gündeme gelmedi. Böyle bir şartı zaten biz kabul etmeyiz. Seçeceğimiz hoca doğrultusunda, onlardan gelecek şartı kabul etmemiz mümkün değil. Bizim hoca tercihimiz, başka kriterler gerektiriyor.

- Cevat Güler ve ekibiniz, yeni hocayla da birlikte çalışacaklar mı?

Haldun Üstünel: Tabii ki bizler de onlarla çalışmak istiyoruz. Senelerdir kulübümüzün içindeler. O yapılanmayı biz organize edeceğiz. Onlarla beraber çalışma niyetindeyiz.

- Şampiyonluk yolunda 3 puan öne geçtiniz ve şikebahçe tesislerinde istenmeyen olaylar meydana geldi. Yenilseydiniz aynı şeyi siz de yaşar mıydınız?

Yiğit Şardan: Yaşar mıydık yaşamaz mıydık? Yaşamamayı tabii ki arzu ederdik. Kimsenin de yaşamamasını arzu ederiz. Böyle bir şeyi tasvip etmemize imkan yok. Çok üzülerek seyrettim. Bir futbolcuyu tesislerden ayrılırken durdurmak, anlamadığım bir dille sözcükler sarfetti ama belli ki kötü sözlerdi, bu çok ayıp. Çok üzüldüm. Bütün bunlar önümüzdeki senelerde tüm takımların, dünya çapındaki futbolcuları getirmesini zorlaştıran görüntüler. Türk futboluna tümüyle zarar veren görüntüler. O yüzden de çok talihsiz ama maalesef oluyor bazen. Bu taşkınlığı yapan insanlar, emniyet tarafından gerekli sorgulamaya alınacaktır diye umut ediyorum. Aslında şikebahçeli futbolcular, özellikle de Kezman, ilkeli bir duruş sergiledi. Durdu, açtı penceresini. Söylemek istediği bir şey varsa önce duymak istedi. Ama sanırım duymak istediği şeyleri duymadı.

- Sivasspor maçı için neler diyeceksiniz?

Haldun Üstünel: Gerçekten özellikle ligin ikinci yarısında iyi performans sergilediler. Ama bizim sahada 11 oyuncumuz var. Onların sahaya yansıtacağı ruh, bizi oradan galip çıkarak inancındayız.

- Sivasspor maçı öncesi sakatların durumu nedir? Lincoln yetişecek mi?

Haldun Üstünel: Lincoln bu maçta yer alamadı diye son derece üzgün, bildiğiniz gibi. O da büyük bir çaba içinde. Kendisinin bu takıma bir şeyler vermesi gerektiğini düşünüyor. Bizim ona inancımız ilk günden beri devam ediyor. İleriki yıllarda da devam edecek. Bizim en değerli oyuncularımızdan biri. Sakatlarımız hakkındaki durumu sağlık ekibimiz düzenli olarak açıklıyor zaten, biz de internet sitemizde yayınlıyoruz.

Faruk Bil: Bakarsanız, ligde en az kart almış takımız. Bu çocuklar hakikaten olağanüstü bir şey yaptılar. Yani insanlara, gençlere örnek olacak bir profesyonelliği ve spor ahlakını ortaya koydular. Başkalarına da örnek olması için bu çocukların alkışa ihtiyacı var. Onları desteklememiz lazım. İleride inceleyenler olacaktır, çok büyük bir başarı bu. Bu performansı göstermeleri, sonuna getirmeleri çok müthiş, şapka çıkartılacak bir olaydır.

- Seneye Şampiyonlar Ligi’ne kaldığınızda maçları nerede oynayacaksınız?

Yiğit Şardan: Ali Sami Yen’i Şampiyonlar Ligi’ne hazır hale getiriyoruz. Projemiz zaten geçen seneden hazırdı. Lig biter bitmez bu çalışmalar başlayacak ve Şampiyonlar Ligi’ne kadar hazır olacağız.

- Sportif AŞ ile Futbol AŞ’nin birleşmesi konusunda gelişme var mı?

Yiğit Şardan: Gayet olumlu bir şekilde yürüyor. Şu anda bir tarih vermem zor ama olabildiğince süratli şekilde hayata geçirmeye çalışıyoruz. Her şey şu anda çok olumlu yürüyor. Ama bu işler son noktaya gelene kadar belli olmaz. Çok hummalı biçimde, hafta sonu da dahil yurt içi ve yurtdışıyla görüşmeler devam ediyor.

- Kalli’nin istifası, takımın yükselişinde etkili oldu mu?

Yiğit Şardan: Bilmiyorum. Hala bazı insanlar Kalli’yi bizim gönderdiğimizi yazıp çiziyorlar. Bir defa bunu anlamakta zorluk çekiyorum. Kalli istifa etti, biz kendisini göndermedik. “Takıma daha fazla yararım olamayacak” dedi. Biz de istifasını kabul ettik. Zorla saha kenarına itecek halimiz yoktu. Dolayısıyla sonra da durum değerlendirmesi yapıp son 6 haftaya mevcut teknik kadromuzla devam etme kararı aldık. Bu teknik kadroya da sonuna kadar destek veriyoruz. Galatasaray – Konyaspor maçı ile düşüşe geçmiştik, bir kıvılcım etkisi yarattı mı derseniz bence yarattı. Şahsi görüşüm bu. İnşallah o kıvılcım 11 Mayıs’a kadar devam eder.

- Galatasaray’da yönetimler ilk 6 ay bir sinerjiyle hareket ediyorlar, sonra bu ahenk bozuluyor. Sizin yönetiminiz de beklentileri karşılayacak bir canlılık – sinerji ve anlayışla başladı. Bunu sürdürebilecek misiniz sonuna kadar?

Yiğit Şardan: Ben daha önce de bir dönem görevde bulundum. O zaman da fena değildik ama bu dönemdeki sinerji bence çok daha enteresan. Birbirini çok tanımayan insanlar bir araya geldi belki. Bir tek başkanımız Adnan Polat hepimizi tanıyordu. Fakat herkes birbirine çok destek oluyor. Sağlam dostlukların kurulmaya başladığını görüyorum. Çok da mutlu oluyorum çünkü gerçekten Galatasaray’ın bu birlikteliğe çok ihtiyacı var. Bizim en büyük gücümüz bu birliktelik. Bunun bozulmaması için de azami özeni gösteriyoruz. Umarım bu şekilde devam ederiz. Ben çok ümitliyim. Tabii başarılar olduğu zaman bu birlikteliği sağlamak daha kolaydır. Biz de şu ana kadar belli bir başarı çizgisinde gidiyoruz. Ama kötü günümüzde de birbirimize dayanarak yola devam edeceğimizi ümit ediyorum.

- Lincoln şikebahçe maçına gelmedi. Sakatlığı gelmesini engelleyecek ölçüde miydi?

Haldun Üstünel: Bir moral bozukluğu yaşadı, bu bir gerçek. Çok oynamak istiyordu. Kendini bütün hafta boyunca bu maça hazırladı. Son antrenmanda yaşadığı sakatlıktan dolayı büyük bir üzüntü içine girdi. Oynamak amacındaydı. Kadronun dışında kaldığını kendisine belirtince, tabii büyük bir üzüntü yaşadı. O yüzden gelmeyi pek tercih etmedi. Pazar sabahı tekrar denendi. Bazı deparlar atması istendi. Hafif ağrıları olduğu gözlenince kadronun dışında kalması tercih edildi.


« Son Düzenleme: 29. Nisan 2008, 20:50:59 Gönderen: Berkant Kocapınar »

Mert Özcan

  • Global Moderator
  • Mimar
  • *
  • Kayıt Tarihi: Ara 2007
  • İleti: 2207
Ynt: Galatasaray Futbol Takımı Haberleri
« Yanıtla #370 : 30. Nisan 2008, 14:59:12 »
30 Nisan 2008 Çarşamba İdman Raporu



Galatasaray Profesyonel Futbol A Takımı, Sivasspor maçı öncesi çalışmalarını bu sabah Florya Metin Oktay Tesisleri sahalarında basın ve taraftara açık olarak yaptığı tek antrenmanla sürdürdü.

Teknik ekibimiz Cevat Güler, Burak Dilmen ve Nezih Ali Boloğlu yönetiminde saat 11.00’den itibaren Jupp Derwall antrenman sahasında yapılan son antrenman, ısınma ve açma germe egzersizleriyle başladı.

Antrenmanın ana bölümünde oyuncularla önce dayanıklılık koşuları, sonra dar alanda iki takım halinde kalecilerin de katıldığı teknik bir çalışma yapıldı.

Shabani Nonda ve Okan Buruk tedavilerinden sonra bu antrenmanın tümüne takımla birlikte katıldılar.

Antrenmanın son bölümünde sağ kasığından sakatlanarak antrenmanı bırakmak zorunda kalan Ahmed Apimah Barusso’nun tedavisine hemen başlandı. Barusso’nun durumu bugün Acıbadem Hastanesi’nde yapılacak MR incelemesi sonucunda kesinlik kazanacak.

Antrenman soğuma ve açma germe çalışmalarıyla tamamlandı ve oyuncular öğle yemeği için merkez binamıza geçtiler.

Çift taraflı kasık fıtığı nedeniyle pazartesi sabahı Acıbadem Hastanesi’nde başarıyla ameliyat edilen Hasan Gökhan Şaş hastaneden taburcu edildi ve Metin Oktay Tesisleri’ne gelerek antrenmanı izledi. Hasan ameliyat sonrası rehabilitasyon çalışmaları kapsamında özel çalışmalara başlamadan önce sağlık ekibimiz tarafından evinde dinlendirilecek.

Servet Çetin’in febe maçında aldığı bir darbe sonucu sağ ayak tarak kemiğinde oluşan ödemin tedavisi bu sabah da sürdürüldü. Cassio de Souza Soares Lincoln’ün sağ arka adalesindeki zorlanmanın tedavisine de devam ediliyor. Servet ve Lincoln tedavilerinden sonra sağlık ekibimiz eşliğinde sahada özel bir çalışma yaptılar.

Sol ayak bileğinde febe maçında aldığı bir darbeye bağlı ödem ve ağrı olan Hakan Şükür ve diyaresi olan Orkun Usak ise sağlık merkezimizde yapılan tedavilerinin ardından dinlendirildiler.

Serkan Çalık, Tobias Linderoth, Semih Kaya ve Uğur Uçar'ın ameliyat sonrası rehabilitasyon çalışmaları da Metin Oktay Tesisleri sağlık merkezinde sürdürülüyor. Linderoth, Semih ve Uğur tedavilerinden sonra özel antrenman programları doğrultusunda salon ve sahada fizyoterapistlerimiz eşliğinde çalışıyorlar.

Galatasaray Profesyonel Futbol A Takımı, çalışmalarını 1 Mayıs Perşembe sabahı saat 11.00’de yapacağı basın ve taraftara kapalı antrenmanla sürdürecek.

« Son Düzenleme: 30. Nisan 2008, 16:21:04 Gönderen: İsmail Demir »
Oh Tonight You KiLLed Me With Your SmiLe So BeautifuL And WiLd So BeautifuL...

İsmail Demir

  • Administrator
  • Mimar Sinan
  • *
  • Kayıt Tarihi: Eyl 2007
  • İleti: 14314
  • Yaş: 49
  • Yer: Dortmund
  • Facebook sayfamiza Katilin!
    • http://www.turkisi.de
Ynt: Galatasaray Futbol Takımı Haberleri
« Yanıtla #371 : 30. Nisan 2008, 16:22:54 »

Kombinelere Yoğun İlgi

Ali Sami Yen Stadyumu’nda bugünden itibaren satışı başlanan 2008-2009 sezonu kombine kart satışına taraftarlarımız yoğun bir ilgi gösteriyor.

Bugün sabah saatlerinden itibaren Ali Sami Yen Stadyumu VIP Tribün bölümünde kurulan stantlarda satışına başlanan 2008-2009 sezonu kombine kart satışlarına taraftarlarımızdan ilgi var. Öğle saatlerinde ziyaret ettiğimiz kombine satış stantlarında konuştuğumuz taraftarlarımız, her sene kombine bilet alarak Galatasaray’ı tribünden desteklemeye çalıştıklarını ve özellikle gelecek sezondan umutlu olduklarını dile getirdiler.

2008-2009 sezonu kombine kartı almak için ilk günden Ali Sami Yen Stadyumu VIP Tribünü’nde olan bazı taraftarlarımızın görüşleri ise şöyleydi;

Eyüp Ramazanoğulları: Galatasaray Spor Kulübü Kongre Üyesiyim ve senelerdir Galatasaray’ı Numaralı Tribün’de takip ediyorum. Bu sezon ilk hakkımı oğluma verdim ve onun için Kapalı Tribün kombinesi aldım, kendime daha sonra Numaralı Tribün kombinesi alacağım. Önümüzdeki sezonun bu sezondan daha iyi geçeceğine dair bir inancım var. Seneye Galatasaray’a başarılar dilerken camiamıza da yeni sezonun hayırlı olmasını diliyorum. Ayrıca yeni stadımızın da bir an önce devreye girmesini bekliyoruz, artık yeni stadımızdan kombine almak istiyoruz. Yeni stadımız için kongre üyesi olarak, taraftar olarak elimizden ne geliyorsa destek vermeye hazırız.

Serhat Kaçar: Kapalı Tribün kombinesi aldım. Önümüzdeki sezon için beklentim; en azından bu sezon yakalanan başarının tekrarlanacağını düşünüyorum. Altına düşmeyiz. Geçen sene kombine alırken sıkıntı yaşamıştık ama bu sene çok rahat alıyoruz. Bilemiyorum belki de erken çıkmasından dolayı olabilir. Ancak umarım ki bu rahatlığı maçlar sırasında Kapalı Tribün’e giriş çıkışlarda da yaşarız. Kapalı Tribün’e giriş çıkışlarda taraftar olarak sıkıntı yaşıyoruz maalesef. Kapalı Tribün’e gelen o kadar insanın iki turnikeden geçmesi, çıkarken de yine o kadar insanın 2 metrelik bir kapıdan geçmesi hoş olmuyor. Bize yakışmıyor açıkcası, o yüzden bunları söylüyorum.

hell

  • Kalfa
  • **
  • Kayıt Tarihi: Ara 2007
  • İleti: 402
  • Yer: Eskişehir
Ynt: Galatasaray Futbol Takımı Haberleri
« Yanıtla #372 : 01. Mayıs 2008, 02:14:05 »


Cimbom yeni Hagi'sini buldu Deco


Galatasaray Başkanı Adnan Polat, gelecek sezon Avrupa'da büyük başarılar elde etmek, tribünlere daha fazla taraftar çekmek, forma ve ürün satışlarını artırmak için kollarını sıvadı. Adnan Polat, Barcelona'da gönderilecekler listesinde yer alan Deco için harekete geçti. Polat, Portekizli dünya yıldızına imza attırarak Türkiye'yi sarsmayı planlıyor

Polat büyük düşünüyor
Dün tüm Türkiye, Fotomaç'ın kapaktaki Galatasaray manşetini konuştu. Haberde de belirttiğimiz gibi bu transferde salı günü çok hareketli saatler yaşandığı ve yoğunlaşılan isimle ilgili bazı belirsizlikler olduğu için bu futbolcunun ismini bir gün sonra açıklamayı daha uygun bulduk: Evet, G.Saray, Barcelona'nın Portekizli orta alan oyuncusu Deco'nun peşinde. F.Bahçe galibiyeti ile gelen liderlik ve şampiyonluğa çok yaklaşılması G.Saray Başkanı Adnan Polat'ı harekete geçirdi. Polat, takımın şampiyonluk ipini göğüslemesi halinde Deco transferini gerçekleştirerek Türkiye'yi sarsmayı planlıyor.

Barça'dan ayrılıyor
Barcelona'nın Şampiyonlar Ligi yarı finalinde Manchester United'a elenmesi ve ligde şampiyonluk yarışından kopması nedeniyle Katalan ekibinde önümüzdeki sezon yaprak dökümü yaşanacak. Ronaldinho, Zambrotta, Gudjohnsen ve Deco gibi yıldızların sezon sonunda takımdan ayrılmak istediği İspanyol basınında konuşulan konular arasında. Barça'nın Portekizli yıldızı Deco ise verdiği demeçlerde takımından kesin olarak ayrılmak istediğini belirtmişti. Barcelona'da mutsuz olan Portekizli futbolcunun sözleşmesi 2010'da bitiyor. Deco, 2004 yılında 21 milyon euro'ya Barcelona'ya geldi.

G.Saray'ın Deco planı
Barcelona'da 102 karşılaşmaya çıkan 31 yaşındaki Deco, 14 gole imza attı. Orta sahanın beyni olan, tekniği ve attığı frikiklerle adından söz ettiren Deco, asıl patlamayı Porto'da yaptı. Deco, 2003 yılında UEFA Kupası ve 2004'te Şampiyonlar Ligi'nin kazanılmasında başrol oynamış, ayrıca Barcelona ile birlikte 2006'da Şampiyonlar Ligi'ni ikinci kez kazanmıştı. Brezilya doğumlu olan oyuncu, 2003 yılından beri Portekiz Milli Takımı formasını giyiyor. G.Saray'ın, 31 yaşındaki Deco transferi için 20 milyon euro'yu gözden çıkardığı ve bu paranın yarısını bir sponsor firmanın karşılayacağı belirtildi.

Deco kimdir?
Doğum tarihi: 27 Ağustos 1977
Doğum yeri: Brezilya (Brezilya asıllı Portekizli oyuncu)
Boy: 1.77 m. Kilo: 72 kg.
Mevki: Orta saha
Kariyeri: 289 maç/65 gol
Milli takım: 51 maç/3 gol

Başarıları:
Porto: Şampiyonlar Ligi (2004), UEFA Kupası (2003), Portekiz Ligi (1999, 2003, 2004), Portekiz Kupası (2000, 2001, 2003), Portekiz Süper Kupası (1999, 2001, 2003), Barcelona: Şampiyonlar Ligi (2006), La Liga (2005, 2006), İspanya Süper Kupası (2005, 2006)

Kişisel başarıları:
Şampiyonlar Ligi en değerli oyuncu (2004), UEFA en iyi orta saha oyuncu (04-2006), Portekiz'de yılın futbolcusu (2004), Portekiz altın top sahibi (2004), Avrupa'da yılın futbolcusu ikinciliği (2004), FIFA Dünya Kulüpler Kupası Altın Top (2006).
ÇAĞDAŞ DOĞAN

kaynak:fotomaç
Adınla Stadınla Taraftarınla En Buyuk Sensin CİMBOMBOM

Berkant Kocapınar

  • Global Moderator
  • Mimar Sinan
  • *
  • Kayıt Tarihi: Oca 2008
  • İleti: 6940
  • Yaş: 42
  • Yer: Welcome The Hell..!
  • www.aslantepe.biz
Ynt: Galatasaray Futbol Takımı Haberleri
« Yanıtla #373 : 01. Mayıs 2008, 22:23:09 »
Arda Turan ve Barış Özbek, GSTV'ye Konuştu


Galatasaray’ın genç futbolcuları Barış Özbek ve Arda Turan, Sivasspor maçıyla ilgili olarak GSTV’ye önemli açıklamalarda bulundular… İki oyuncumuz, GSTV mikrofonlarına şunları söylediler:

BARIŞ ÖZBEK

"Sivas’ı tanıyoruz. Sivas’a iyi bir moralle gidiyoruz. Oradan üç puanı alıp gelmek istiyoruz. Biz şikebahçe maçının sonunda arkadaşlarımla ve ağabeylerimle hemen konuştuk. Sevinç vardı ama Sivas maçı da bizim için çok önemli. O maçı düşünerek idman öncesi ve idman sonrası olsun motivasyonu hep yukarıda tuttuk. Bu maç bizim için çok önemli. Üç puanı almamız lazım. Sivas güçlü bir takım, yoksa yukarı sıralarda olmazlardı. Oradan üç puanı alacağımızı düşünüyoruz. Çünkü biz onlardan daha güçlüyüz. Biz kendi evimizde oynadığımız maçta onları rahat yenmiştik. Sivas’ta daha zor bir karşılaşma olacağını düşünüyorum. Ama orada da iyi bir futbolla üç puanı alacağız.

21 yaşındayım ve şampiyon olursak çok güzel bir şey olacak. Günleri sayıyorum. İnşallah birkaç gün sonra şampiyon oluruz ve her şey güzel olur."
 
ARDA TURAN

"Takımın havası gayet iyi.  Her şey şimdilik yolunda gidiyor. şikebahçe maçını da kazandık. Çok iyi bir mücadele oldu. Buradan bütün takım arkadaşlarımı kutluyorum. Ama taraftarımız da gerçekten bize çok güzel bir destek verdi, inanılmaz bir atmosfer yaratmışlar. Onlara da buradan bir defa daha teşekkür etmek istiyorum.

Önümüzde Sivas maçı var ondan sonra da Oftaş maçı var. İki tane final maçımız kaldı. Bunlara elimizden geldiğince bütün gücümüzle konsantre olmaya çalışıyoruz çünkü  bu kadar zorlukları aşıp, okyanusu geçip derede boğulmak istemiyoruz.

Sivas maçı gerçekten bizim için çok zor geçecek, sıkıntılı geçecek. Çünkü Sivas bu sene Bülent Hoca'yla birlikte çok iyi futbol oynayıp iyi mücadele etti. Buraya kadar büyük başarı elde ettiler. Hala da yollarına devam ediyorlar. İyi bir mücadele olacak. Umarım biz oradan galibiyetle ayrılırız. Rakibimizin de puan kaybetmesini bekleyeceğiz. Belki bir hafta önceden şampiyonluğu ilan ederiz.

Artık derbi bizim için bitti, geçmişte kaldı. Çarşamba günü sabah toplandığımızda, iznimiz bittiğinde derbinin de keyfini yaşadık, bitti. Şimdi önümüzde bir Sivas maçı var, çünkü Sivas maçını kazanamazsak derbinin anlamı kalmıyor. O yüzden iki maçınızı kaybettiğiniz anda Allah korusun Uefa kupasına bile zor gidiyorsunuz. İki maçı da kazanmak zorundayız. İyi konsantre olmak zorundayız. Buraya kadar bunu çok iyi yaptık, yapabilecek güçteyiz. İnşallah iki maçımızı da kazanıp şampiyon olacağız.

Sivassporlu oyuncular iyi mücadele ediyorlar, iyi futbol oynuyorlar. Gerçekten başlarında da hoş, insanların sempatisini kazanmış iyi karakterli bir insan var. İyi de gidiyorlar, iyi futbol oynuyorlar, kaliteli futbolcuları var. İyi bir rakipler ve ev sahibiler. Ama bu maç çok farklı bir havada olacak. Onlarda da buraya kadar getirmenin heyecanı var. İyi mücadele edeceklerdir, hızlı kontratağa çıkıyorlar. Ama bizim takımımızın durumu, yapacakları belli. Onları sahaya uyguladığımız anda ki bunu daha önce de söylemiştim, şikebahçe maçı öncesinde Galatasaray takımı hangi maça çıkarsa çıksın maçın favorisidir. Bunu yapmak, başarmak için elimizden gelen her şeyi vereceğiz sahaya. Çünkü bizim için bu şampiyonluk her şeyden önemli.

Çok sıkıntı çektiğimiz zamanlarda da demiştim ki “Ben kahraman olmak istemiyorum, şampiyon olmak istiyorum”. Takım için oynuyoruz. Takımda bazen ben öne çıkarım, bazen başkası öne çıkar bu hiç önemli değil. Bu olguya bu profesyonelliğe erdiğimi düşünüyorum. Ben takım için oynuyorum. Takım başarılıysa ben de çok başarılıyımdır."



fx35

  • Ziyaretçi
Ynt: Galatasaray Futbol Takımı Haberleri
« Yanıtla #374 : 02. Mayıs 2008, 11:25:28 »
Laudrup Cimbom'a söz verdi

Cim-Bom’da liste başı olan 43 yaşındaki ünlü çalıştırıcının, Avrupa Şampiyonlar Ligi faktörü nedeniyle Türkiye’ye gelmeye çok sıcak baktığı ve sarı-kırmızılı yönetime, “Lig bitince ilk olarak sizinle görüşeceğim” garantisi verdiği 

Şampiyonluk yarışında son iki haftaya büyük bir avantajla giren Galatasaray, önümüzdeki sezon takımın başına getirilecek teknik direktör konusundaki çalışmalarını gizlilik içinde sürdürüyor.
Sarı-kırmızılı yönetimin, ligin 28. haftasında, Karl Heinz Feldkamp istifa ettikten hemen sonra resmi teklif götürülen Michael Laudrup’la görüşmelere devam ettiği öğrenildi. İspanya’da Getafe’yi çalıştıran Danimarkalı teknik direktörün, Galatasaray’ın gelecek sezon çok büyük bir ihtimalle Avrupa Şampiyonlar Ligi’nde yer alacak olması nedeniyle Türkiye’ye gelmeyi ciddi şekilde düşündüğü kaydedildi.
Sarı-kırmızılı yönetim tarafından liste başında tutulan 43 yaşındaki Laudrup’un, şimdiye kadar Galatasaray dışında Şampiyonlar Ligi vitrinine çıkacak bir takımdan resmi teklif almadığı, bu nedenle rotasını Cim-Bom’a çevirdiği vurgulandı.

Alternatifler beklemede
Taraflar arasında yapılan son görüşmede Michael Laudrup’un, Galatasaraylı yöneticilere, “Sezon sonunda önce sizinle görüşeceğim” sözünü verdiği ifade edildi. Getafe ile sözleşmesi devam eden Laudrup’un, Galatasaray’la anlaşmaya varması halinde, İspanyol kulübüyle görüşerek yollarını ayıracağı ifade edildi.
Sarı-kırmızılı yönetimin, ilk hedef olarak belirlenen Danimarkalı çalıştırıcıda problem çıkması durumunda daha önce menajerler kanalıyla temas kurulan listedeki diğer teknik adamlarla pazarlık masasına oturacağı bildirildi.

Laudrup kimdir?
Doğum tarihi: 15.06.1964
Doğum yeri: Danimarka
Kulübü: Getafe

Futbolculuk kariyeri boyunca Brondby, Juventus, Lazio, Barcelona, Real Madrid, Vissel Kobe (Japonya) ve Ajax formaları giyen Michael Laudrup, 479 maçta 121 gol attı. Danimarka Milli Takımı formasıyla ise 104 karşılaşmada 37 kez rakip ağları salladı. 2000-02 arasında milli takımda yardımcı antrenör olarak görev yapan Laudrup, 2002-06 arasında Danimarka Ligi’nde Brondby’yi çalıştırdı, sezon başında ise Getafe’nin başına geçti. 

fx35

  • Ziyaretçi
Ynt: Galatasaray Futbol Takımı Haberleri
« Yanıtla #375 : 02. Mayıs 2008, 13:08:08 »
Efsane Forma Emre'ye     

Galatasaray'ın 20 yılına damgasını vuran ve futbolu bıraktıktan sonra forması kimseye verilmeyen Bülent Korkmaz, veliahtını belirledi.
 
Galatasaray'ın 20 yılına damgasını vuran ve futbolu bıraktıktan sonra forması kimseye verilmeyen Bülent Korkmaz, veliahtını belirledi. 'Cengaver' lakaplı efsane kaptan, 3 numaralı formayı Emre Güngör'ün peformansı ve efendiliyle hakettiğini açıkladı.

G.Saray'da 'efsane yıldızlar' arasına giren, hatta 3 numaralı forması, futbolu bıraktıktan sonra G.Saray'da kimseye verilmeyen 'unutalmaz kaptan' Bülent Korkmaz, 'veliahtını' Emre Güngör olarak açıkladı. Sarı-kırmızılı takıma devre arasında A.Gücü'nden transfer edilen ve hemen formayı kapıp, sergilediği üstün performansla tüm G.Saray camiasının gönlünü kazanan Emre, Bülent Korkmaz'ın da 'hayranlıkla' izlediği bir futbolcu.

'HİÇ SORUN YAŞAMADI'
Korkmaz, Emre'nin sergilediği futbolu çok beğendiğini vurgulayarak “Emre, geldiği günden beri büyük bir çıkış yakaladı. Herkese de güven aşıladı. Bu nedenle Emre Güngör'ü ben de çok beğeniyorum. Onu Ümit Milli Takım'dan beri tanıyorum. Son derece efendi ve düzgün bir futbolcu. Ayrıca hırslı ve gözü pek. G.Saray formasını da, geldiği günden itibaren büyük bir başarıyla giyiyor. Adaptasyon sorunu da hiç yaşamadı. Eğer bu performansını sürdürürse, ben de 3 numaralı formamı, kendi ellerimle Emre'ye giydirmek istiyorum” ifadelerini kullandı

EMRE: BANA GURUR VERİR
Emre Güngör ise Bülent Korkmaz'ın bu sözleri karşısında “Eğer efsane kaptan Bülent Korkmaz bana 3 numaralı G.Saray formasını giydirir ve onun yerine oynamama izin verirse, dünyanın en mutlu insanlarından biri olurum. Benim için bundan daha büyük bir gurur ve mutluluk olmaz. Bu olay performansımın daha da artmasını sağlar ve beni motive eder” diye konuştu

HAGİ'NİN YERİ DOLMADI
Bu arada Romen yıldız Gheorghe Hagi'nin futbolunu bırakmasından sonra da 10 numaralı formasını 1 yıl kimse giymemiş, ardından Fatih Terim, Felipe'ye 10 numarayı vermişti. Daha sonra da G.Saray'da Hakan, Necati ve Lincoln 10 numarayı giydi. Ancak hiç biri Hagi'nin yerini tam anlamıyla dolduramadı.

http://www.sporsitesi.net/news_detail.php?id=167583

fx35

  • Ziyaretçi
Ynt: Galatasaray Futbol Takımı Haberleri
« Yanıtla #376 : 02. Mayıs 2008, 13:13:54 »
Lincoln Taraftarları İkiye Böldü!  

 
Wolfsburg'un 5 milyon Euro'luk transfer teklifi vermeye hazırlandığı Lincoln için taraftarlar ikiye bölündü.
 
Bundesliga ekiplerinden Wolfsburg'un 5 milyon Euro'luk transfer teklifi vermeye hazırlandığı Lincoln için taraftarlar ikiye bölündü. İnternet siteleri ve çeşitli forumlarda bir araya gelen Sarı-Kırmızılılar'ın büyük çoğunluğu, Brezilyalı yıldızın takımda kalması gerektiğini savunurken, azımsanamayacak bir grup da, bu paranın ödenmesi halinde 28 yaşındaki oyuncunun hemen bırakılması gerektiği görüşünde.

http://www.sporsitesi.net/news_detail.php?id=167538

fx35

  • Ziyaretçi
Ynt: Galatasaray Futbol Takımı Haberleri
« Yanıtla #377 : 02. Mayıs 2008, 13:15:27 »
Adnan Polat Medyaya Yüklendi!   


  Polat, Doğan ile medyaya haber vermeden yaptığı toplantının duyulup basına yansıması ve "Gizlice görüştüler" diye haberler çıkması üzerine bir açıklama yaptı
 
Galatasaray Başkanı Adnan Polat, Federasyon Başkanı Hasan Doğan ile medyaya haber vermeden yaptığı toplantının duyulup basına yansıması ve "Gizlice görüştüler" diye haberler çıkması üzerine bir açıklama yaptı.

Doğan Haber Ajansı'na konuşan Polat, şunları söyledi: "Galatasaray Kulübü Başkanı olarak Futbol Federasyonu Başkanımızla sık sık görüşüyorum. Diğer kulüp başkanları da görüşüyor. Ortak sorunlarımız, ortak düşüncelerimiz paylaşıyoruz. Evet, Federasyon Başkanı ile görüştüm. Bunu gizlice yapmadım. Aleni bir şekilde Federasyon'a giderek görüştüm. Bu görüşmeyi medyaya haber mi vermem gerekiyordu. Biz yaptığımız hiçbir görüşmeyi gerekmedikçe medyaya vermiyoruz, vermek zorunda da değiliz. Futbol Federasyonu'nun binasında onlarca çalışanın gözü önünde binaya girip çıkmanın ne sırrı, ne gizliliği olabilir. Ligde son iki haftaya girilirken hiçbir gerginlik ve tartışmaya yol açmamak için son derece dikkatli hareket ediyoruz."

http://www.sporsitesi.net/news_detail.php?id=167523

fx35

  • Ziyaretçi
Ynt: Galatasaray Futbol Takımı Haberleri
« Yanıtla #378 : 02. Mayıs 2008, 13:16:50 »
Yenemezsek Derbinin Anlamı Kalmaz   

  Galatasaray’ın genç futbolcuları Arda Turan ve Barış Özbek Sivasspor maçıyla ilgili olarak GSTV’ye önemli açıklamalarda bulundular.
 
şikebahçe derbisindeki atmosferden dolayı taraftarlara, galibiyetten dolayı da takım arkadaşlarına teşekkür eden Arda Turan; Sivasspor maçı için uyarılarda bulundu. "Sivas maçını kazanamazsak derbinin anlamı kalmıyor" diyen genç yıldız, şampiyonluğa olan inancını dile getirdi.

"F.BAHÇE MAÇINDA ATMOSFER İNANILMAZDI"
"Takımın havası gayet iyi. Her şey şimdilik yolunda gidiyor. şikebahçe maçını da kazandık. Çok iyi bir mücadele oldu. Buradan bütün takım arkadaşlarımı kutluyorum. Ama taraftarımız da gerçekten bize çok güzel bir destek verdi, inanılmaz bir atmosfer yaratmışlar. Onlara da buradan bir defa daha teşekkür etmek istiyorum."

"İKİ FİNAL KALDI"
"Önümüzde Sivas maçı var ondan sonra da Oftaş maçı var. İki tane final maçımız kaldı. Bunlara elimizden geldiğince bütün gücümüzle konsantre olmaya çalışıyoruz çünkü bu kadar zorlukları aşıp, okyanusu geçip derede boğulmak istemiyoruz."

"Sivas maçı gerçekten bizim için çok zor geçecek, sıkıntılı geçecek. Çünkü Sivas bu sene Bülent Hoca'yla birlikte çok iyi futbol oynayıp iyi mücadele etti. Buraya kadar büyük başarı elde ettiler. Hala da yollarına devam ediyorlar. İyi bir mücadele olacak. Umarım biz oradan galibiyetle ayrılırız. Rakibimizin de puan kaybetmesini bekleyeceğiz. Belki bir hafta önceden şampiyonluğu ilan ederiz."

"SİVAS'I YENEMEZSEK DERBİNİN ANLAMI KALMAZ"
"Artık derbi bizim için bitti, geçmişte kaldı. Çarşamba günü sabah toplandığımızda, iznimiz bittiğinde derbinin de keyfini yaşadık, bitti. Şimdi önümüzde bir Sivas maçı var, çünkü Sivas maçını kazanamazsak derbinin anlamı kalmıyor. O yüzden iki maçınızı kaybettiğiniz anda Allah korusun UEFA kupasına bile zor gidiyorsunuz. İki maçı da kazanmak zorundayız. İyi konsantre olmak zorundayız. Buraya kadar bunu çok iyi yaptık, yapabilecek güçteyiz. İnşallah iki maçımızı da kazanıp şampiyon olacağız."

"Sivassporlu oyuncular iyi mücadele ediyorlar, iyi futbol oynuyorlar. Gerçekten başlarında da hoş, insanların sempatisini kazanmış iyi karakterli bir insan var. İyi de gidiyorlar, iyi futbol oynuyorlar, kaliteli futbolcuları var. İyi bir rakipler ve ev sahibiler. Ama bu maç çok farklı bir havada olacak. Onlarda da buraya kadar getirmenin heyecanı var. İyi mücadele edeceklerdir, hızlı kontratağa çıkıyorlar. Ama bizim takımımızın durumu, yapacakları belli. Onları sahaya uyguladığımız anda ki bunu daha önce de söylemiştim, şikebahçe maçı öncesinde Galatasaray takımı hangi maça çıkarsa çıksın maçın favorisidir. Bunu yapmak, başarmak için elimizden gelen her şeyi vereceğiz sahaya. Çünkü bizim için bu şampiyonluk her şeyden önemli."

"Çok sıkıntı çektiğimiz zamanlarda da demiştim ki 'Ben kahraman olmak istemiyorum, şampiyon olmak istiyorum'. Takım için oynuyoruz. Takımda bazen ben öne çıkarım, bazen başkası öne çıkar bu hiç önemli değil. Bu olguya bu profesyonelliğe erdiğimi düşünüyorum. Ben takım için oynuyorum. Takım başarılıysa ben de çok başarılıyımdır."

BARIŞ: "GÜNLERİ SAYIYORUM"
GSTV'ye açıklamalarda bulunan bir diğer genç isim Barış Özbek de şampiyonluğa duyduğu isteği dile getirdi. "21 yaşındayım ve şampiyon olursak çok güzel bir şey olacak. Günleri sayıyorum." diyen Barış, şunları söyledi:

"Sivas'ı tanıyoruz. Sivas'a iyi bir moralle gidiyoruz. Oradan üç puanı alıp gelmek istiyoruz. Biz şikebahçe maçının sonunda arkadaşlarımla ve ağabeylerimle hemen konuştuk. Sevinç vardı ama Sivas maçı da bizim için çok önemli. O maçı düşünerek idman öncesi ve idman sonrası olsun motivasyonu hep yukarıda tuttuk. Bu maç bizim için çok önemli. Üç puanı almamız lazım. Sivas güçlü bir takım, yoksa yukarı sıralarda olmazlardı. Oradan üç puanı alacağımızı düşünüyoruz. Çünkü biz onlardan daha güçlüyüz. Biz kendi evimizde oynadığımız maçta onları rahat yenmiştik. Sivas'ta daha zor bir karşılaşma olacağını düşünüyorum. Ama orada da iyi bir futbolla üç puanı alacağız. 21 yaşındayım ve şampiyon olursak çok güzel bir şey olacak. Günleri sayıyorum. İnşallah birkaç gün sonra şampiyon oluruz ve her şey güzel olur."

http://www.sporsitesi.net/news_detail.php?id=167520

fx35

  • Ziyaretçi
Ynt: Galatasaray Futbol Takımı Haberleri
« Yanıtla #379 : 02. Mayıs 2008, 13:18:21 »
Korkmaz'dan G.Saray'a sitem !


Galatasaray'ın efsanevi kaptanlarından olan teknik direktör Bülent Korkmaz, kişilere yaşarken gereken değerin verilmemesinden yakındı.
 
Futbol Extra dergisinin Mayıs sayısında röportajı yer alan Bülent Korkmaz, Avrupa kulüplerinin aksine Türkiye'de bazı değerlerin görmezden gelindiğini savunarak, kulüplerle özdeşleşen isimlerin hak etmedikleri muamelelere maruz kaldıklarını iddia etti.

İspanyol ekibi Real Madrid'in, sözleşmeleri 2011'de sona eriyor olmasına karşın Casillas ve Raul'a ömür boyu sözleşme yaptığını anlatan Korkmaz, ''Bunu maddi olarak düşünmeyin. Kulüp, 'Benim altyapımdan çıkan oyuncu, benim için daha değerlidir' diyor. Böyle bir mesaj verme ihtiyacı duyuyor. O oyuncular da kulübü her ortamda yüceltiyor. Bizdeyse manevi değerlere sahip çıkmak yok. Örneğin, Galatasaray'da bu böyle. Metin Oktay yaşadığı zaman değer veriliyor muydu veya bu kadar değer veriliyor muydu? Hayır. Allah rahmet eylesin, öldükten sonra değer verildi. İnsana yaşarken değer verilmeli'' diye konuştu.

Galatasaray'dan ayrılış şekli tartışmalara neden olan Bülent Korkmaz, sarı-kırmızılı taraftarların kendisine değer verdiğini aktararak, "Ama kulüp içinde ne yazık ki başarılı insanlarımız paçalarından aşağıya çekiliyor. Başarılı bir adamı yüceltmeniz gerekmiyor mu? Bu manevi değerlere sahip çıkılmama olayı benimle sınırlı değil. Birçok arkadaşımıza bu yanlışlar yapıldı" dedi.

-"KENDİM JÜBİLE YAPMAM"-

Futbolu bıraktıktan sonra jübile yapma imkanı bulamayan Bülent Korkmaz, bu yönde bir isteğinin olup olmadığıyla ilgili, kendisinin jübile yapmayacağını kaydederek, ''Ben jübile yapmam. Ben bir takımda başladım, bir takımda bitirdim. Kendim yapmam. Bana jübile veya başka şekilde bir jest yapılabilir'' derken, futbolu bıraktığı dönemde kendisine ulaşılamadığı yönünde yapılan açıklamalara da tepkisini sürdürdü.

Galatasaray camiasının bir gün kendisine görev vereceğine inancını vurgulayan Korkmaz, "Bu görev ne olacak, bilmiyorum. Yönetim kurulu üyeliği dışında her şey olabilir'' ifadesini kullanırken, teknik direktör olarak çalışmak konusunda ise, ''Niye olmasın? Pratikte biz birçok şeyi biliyoruz. Teoride belki eksiklerimiz olabilir. Onu da okuyarak öğreniyorum. Çalışıp çabalıyorum yani. Bunda yapılmayacak bir şey yok. Tabii öncelikli hedefim bir Anadolu takımını şampiyonluğa oynatmak'' şeklinde konuştu.

Avrupa kupalarında yakalanan büyük başarıların ardından Galatasaray'ın yaşadığı mali sorunlara değinilerek, şikebahçe'nin de benzer bir sorun yaşayıp yaşamayacağının sorulması üzerine de Bülent Korkmaz, ''şikebahçe daha planlı ve programlı, daha doğru yönetiliyor diyelim. Önemli olan kulübün yapısını, kulübün bünyesini doğru biçimde oturtmak. Bunu Galatasaray beceremedi ama şikebahçe becerdi" dedi.

-"TÜRK FUTBOLUNU BENİM JENERASYONUM BİR YERE GETİREBİLİR"-

Galatasaray forması altında önemli başarılara imza atan Bülent Korkmaz, yine kendi jenerasyonunun Türk futbolunu bir yerlere getirebileceğine inandığını ifade ederek, ''Çünkü başarının nasıl geleceğini biz biliyoruz. Çünkü biz başardık. Bunu bilen insanlar olarak pratikte çok öndeyiz. Biz bunları yaşamış kişileriz. Yaşayan bilir'' diye konuştu.

Yaşadığı teknik adamlık deneyimlerine değinerek, Bursaspor'da yönetime üçüncü yılında takımı şampiyonluğa oynatabileceği sözünü verdiğini, Gençlerbirliği'nde ise takımın iyi yolda olduğuna yönetimi inandıramadığını aktaran Korkmaz, özellikle Gençlerbirliği Kulübü Başkanı İlhan Cavcav'ın teknik adamlara müdahale etme alışkanlığına değinerek, şöyle konuştu:
"İnsanlar iğneyi önce kendisine batıracak. Mesela herkes İlhan Cavcav'ın meslektaşlarımıza karşı tavrından şikayetçi. Bunu bu hale getiren sizsiniz, niye şikayet ediyorsunuz ki? Kimse ona kızmasın. Bugüne kadar birçok meslektaşımız o görevi biraz daha sürdürme uğruna buna müsaade etmişse, adamın her teknik adamdan bunu istemesi gayet normal. Benim dönemimde de etmek istedi ama edemedi. Ben Gençlerbirliği'ni çok seviyorum, İlhan Cavcav'ı da seviyorum. 'Cavcav'dan şikayetçiyim' dedim mi hiç? Başkanın kalkıp, 'Bu futbolcuyu oynat hocam' demesini gayet normal karşılıyorum. Niye başkana kabahat buluyorsunuz? Diğer teknik direktörlere böyle yapıp istediklerini oynattırdığı için, Bülent'ten de 'Direkt oynat' diye talepte bulunuyor. Ben başkana kabahat bulmuyorum. Diğer teknik direktör oynatırsa, bu da oynatır diye düşünmesi normal."

 
http://www.haberturk.com/haber.asp?id=71573&cat=170&dt=2008/05/02

fx35

  • Ziyaretçi
Ynt: Galatasaray Futbol Takımı Haberleri
« Yanıtla #380 : 02. Mayıs 2008, 13:20:09 »
Son 20 yılın en iyisi !

Galatasaray, savunmada son 20 yılın en mutlu günlerini yaşıyor. Aslan'ın defans hattı, bu sezon adeta gol orucunda.


Ezeli rakibi şikebahçe'yi tek golle devirip, şampiyonluk yolunda büyük bir avantaj yakalayan Galatasaray, savunmasının başarılı performansıyla dikkati çekiyor.

Galatasaray, Türkiye Birinci Ligi'nde 20 yıl sonra ilk defa son 2 haftaya kalesinde 20 gol görerek girdi. En son 1986-1987 sezonunun 32. haftasında yediği gol sayısını 19 olan sarı-kırmızılı takım, son 20 sezonda kalesini golden korumakta oldukça zorlandı.

1987-1988'in 32. haftasında 33, 1997-1998'in 32. haftasında 40 ve 2003-2004 sezonunun 32. haftası sonunda 44 gol yiyen G.Saray'da, takımın en çok güven veren bölgesi Servet,Emre, Song, Sabri ve Uğur'dan oluşan savunma hattı oldu. Cimbom, bitime 2 hafta kala 3 puan önde lider durumda olduğu 2007-2008 sezonunda sadece 20 kez kalesinde gol gördü.

ORKUN 15, AYKUT 5 GOL YEDİ
Sezon başında Kolombiyalı Mondragon'un takımdan ayrılmasının ardından beyaz eldiveni alan Orkun Usak, forma giydiği 21 lig maçında 15 gol yedi. UEFA Kupası'nda Bayer Leverkusen'e 5-1 mağlup olan G.Saray'da, en çok tepki çeken isimlerinden Orkun, boynundaki sakatlığının da etkisiyle kaleyi daha çok Türkiye Kupası maçlarında görev alan Aykut Erçetin'e devretti. Genç file bekçisi, verilen şansı çok iyi kullandı ve son 9 maçta sergilediği performansla ilk 11'i bırakmadı. 27. haftadaki Denizlispor maçının 24. dakikasından sonra (516 dakika) kalesini gole kapayan Aykut, ligde forma giydiği 11 maçta sadece 5 gol yedi.

İşte G.Saray'ın son 22 sezonun 32. haftaları itibariyle yediği gol sayıları:

Sezon
 Yediği Gol
 
1986-1987
 19
 
1987-1988
 33
 
1988-1989
 26
 
1989-1990
 24
 
1990-1991
 31
 
1991-1992
 35
 
1992-1993
 21
 
1993-1994
 28
 
1994-1995
 35
 
1995-1996
 37
 
1996-1997
 27
 
1997-1998
 40
 
1998-1999
 29
 
1999-2000
 21
 
2000-2001
 35
 
2001-2002
 31
 
2002-2003
 25
 
2003-2004
 44
 
2004-2005
 24
 
2005-2006
 33
 
2006-2007
 33
 
2007-2008
 20
 

 
http://www.haberturk.com/haber.asp?id=71388&cat=170&dt=2008/05/02

Berkant Kocapınar

  • Global Moderator
  • Mimar Sinan
  • *
  • Kayıt Tarihi: Oca 2008
  • İleti: 6940
  • Yaş: 42
  • Yer: Welcome The Hell..!
  • www.aslantepe.biz
Ynt: Galatasaray Futbol Takımı Haberleri
« Yanıtla #381 : 02. Mayıs 2008, 16:12:51 »
TSN.com’a Göre Avrupa’nın En Güçlü 20. Takımı Galatasaray

Kanada merkezli medya kuruluşu TSN, düzenli olarak yayınladığı “Avrupa Kulüpleri Güç Sıralaması – European Club Power Rankings”in 20. basamağında bu ay Galatasaray’a yer verdi. CTVglobemedia bünyesinde faaliyet gösteren TSN’in internet sitesinde yapılan ve Avrupa kulüplerinin güncel performansına dayanan araştırmada, Galatasaray’ın ezeli rakibi şikebahçe karşısında muhteşem bir derbi zaferi yaşadığı ve 17. şampiyonluğa çok yaklaştığı için Avrupa'nın en başarılı kulüpleri listesine girdiği belirtildi.

Galatasaray’ın 20. sıradan dahil olduğu listenin 1. basamağında ise geçen ay olduğu gibi yine Manchester United yer aldı. İngiltere Premier League’de liderliğini koruyup Şampiyonlar Ligi’nde finale yükselen United, her iki kupada da Chelsea ile şampiyonluk mücadelesi veriyor. Nitekim aynı nedenlerden ötürü listenin 2. sırasında Chelsea yer alıyor.

Listenin 3. sırasında Nisan ayını namağlup tamamlayan İtalya Serie A lideri Inter Milan, 4. sırada İspanya Ligi’ni 10 puan önde götüren Real Madrid, 5. sırada ise İtalya Serie A 2.’si Roma bulunuyor.

Bayern Münih'i 4-0 yenerek UEFA Kupası’nda finale yükselen Rus temsilcisi Zenit (17), Barcelona’yı geçerek La Liga’da 2.’liğe yükselen Villareal (18) ve Yunanistan şampiyonu Olympiakos ise “Avrupa Kulüpleri Güç Sıralaması”na tıpkı Galatasaray gibi bu ay dahil olan diğer takımlar...

Avrupa Kulüpleri Güç Sıralaması


1. Manchester United (İngiltere)
2. Chelsea (İngiltere)
3. Inter Milan (İtalya)
4. Real Madrid (İspanya)
5. AS Roma (İtalya)
6. Arsenal (İngiltere)
7. Liverpool (İngiltere)
8. Barcelona (İspanya)
9. Glasgow Rangers (İskoçya)
10. Bayern Münih (Almanya)
11. Juventus (İtalya)
12. Lyon (Fransa)
13. PSV Eindhoven (Hollanda)
14. Fiorentina (İtalya)
15. Celtic (İskoçya)
16. Porto (Portekiz)
17. Zenit (Rusya)
18. Villareal (İspanya)
19. Olympiakos (Yunanistan)

20. Galatasaray (TÜRKİYE)

Ref: http://www.tsn.ca/soccer/feature/?fid=11347


fx35

  • Ziyaretçi
Ynt: Galatasaray Futbol Takımı Haberleri
« Yanıtla #382 : 03. Mayıs 2008, 12:32:58 »
Kalli neden istifa ettiğini açıkladı!


 Ligin bitimine 6 hafta kala istifa ederek G.Saray camiasını şoke eden Kalli neden istifa ettiğini açıkladı. Neler yaşandığına açıklık getiren Kalli hiç de pişman olmamış.Neden mi? 

Sezonun bitimine 6 hafta kala G.Saray'dan ayrılarak Almanya'nın yolunu tutan teknik direktör Feldkamp, Sarı-Kırmızılı takımda geçirdiği günleri Zaman'a anlattı. Kalli, istifa gerekçesini de ilk kez açıkladı: "İşime karışılmasından hoşlanmam. Pişman değilim, bugün olsa yine bırakırdım."

G.Saray'a gelişi de olay oldu, gidişi de. O ise işine konsantre olup Sarı-Kırmızılı takımın iskeletini oluşturan kadroyu kurdu. Kendince prensipleri vardı. Bunların başında, 'kesinlikle işine karışılmaması' geliyordu. Uyguladığı katı disipline, son haftalarda uğranılan kötü sonuçlar da eklenince futbolcularla arasındaki irtibat koptu. Yönetim bu noktada olaylara müdahil olma ihtiyacı hissetti. Teknik Direktör Karl Heinz Feldkamp da, 'artık ayrılık vaktidir' deyip Almanya'nın yolunu tuttu. G.Saray'ın eski teknik direktörü, bugüne kadar eski takımı hakkında hiç konuşmadı. "İşime karışıldı, ayrılmaya karar verdim." diyen Alman hoca, şampiyonluğa koşan G.Saray'ın başarısını son 5 hafta ile açıklamanın futbol gerçekleriyle bağdaşmadığını söyledi. Ligde halen 3 takımın şampiyon olabilme ihtimalinin bulunduğunu dile getiren Kalli, "Ama ben G.Saray'ın şampiyon olmasını istiyorum." dedi. Kalli, G.Saray günlerini Zaman'a anlattı.

G.Saray şampiyonluğa yürüyor, kendinizi nasıl hissediyorsunuz?
Gönlüm rahat. Bana göre G.Saray'da her şeyi doğru yaptık. İlk imzam da doğruydu, sezon bitmeden ayrılmam gerektiğini söylediğim an attığım istifa imzası da doğru.

73 yaşında Galatasaray'a antrenör olmak bir risk değil miydi?
Hem de büyük riskti. Ancak bu riski göze alıp, yeniden başlamak iki taraf için de faydalı oldu. Benim açımdan risk şuydu: İkinci defa Galatasaray'a giderken bir imajım vardı. Sadece Almanya'da değil, Türkiye'de de bir imajım vardı. Bu imajı zedeleyebilir, hatta yerle bir edebilirdim. Sağlığım bozulabilirdi. Ancak bu riski almakla doğru yaptığımı şimdi daha iyi görüyorum. Her şey pozitif gelişti. Hayatta başarıyı isteyen, 10 doğrudan en az 8'ini olumlu neticelendirmeli. Bunu yapamayan başarısız olur. Liderlik vasfını kaybeder, zayıf düşer.

G.Saray'da yanlış kararlar aldınız mı?
Önemli bir soru bu. Ama cevap vermek de bir o kadar zor. Sanırım bu saatten sonra da şunu yanlış yaptım demek anlamsız.

Herkes sizin, en azından sezon sonuna kadar G.Saray'da kalacağınızı düşünüyordu. Sezon bitmeden neden ayrıldınız?
Çevremden işime müdahale oldu. Bunu hissettim. Rahatsız oldum. 40 yıllık antrenörlük yaşamımda çok dikkat ettiğim noktalardan biriydi bu. Ve ayrılma kararı verdim. Bugün aynı duruma düşürülsem, yine aynı kararı verirdim.

Sizin gibi usta bir antrenöre kim, nasıl müdahalede bulundu?
Bu soruyu atlayalım. Çünkü takımın şu an sakinliğe ihtiyacı var. Takımın huzurunu bozmamak için bu sorunun cevabını geçelim.

Şiketaş maçı öncesi kadro dışı bıraktığınız Lincoln, F.Bahçe derbisinde de sakatlık gerekçesi ile oynamadı...
O konuda da bir şey söyleyemem. Çünkü şu an dışarıdayım. Ayrıca F.Bahçe maçı öncesi orada ne olduğunu, durumunu bilemem.

Beni, Ayhan, Linderoth ve Lincoln'ün sakatlıkları mahvetti

Şampiyonluğa iki maç kaldı. G.Saray, F.Bahçe galibiyeti sonrası avantajlı duruma geçti. Feldkamp'ın bu takımdaki emeği ne kadar?
G.Saray'ın şimdiki başarısını son 5 haftanın performansı ile açıklamak futbol gerçekleriyle bağdaşmaz. G.Saray, sezonun ilk 8 haftasında takım oldu. Temeller atıldı. Başarılı bir seri için bu ilk 8 haftada çok yoğun çalışıldı. Temelleri yeni atılan bu takıma ara transferde kadroya bir güçlendirme yapılmalıydı, yapılmadı. Ara transfer dönemini iyi kullanamadık. Almak istediğim 3 futbolcuyu alamadık. Bu şansı kaçırdık. Daha güçlü bir takım oluşturma fırsatını değerlendiremedik. Takımın buna ekonomik olarak gücü yetmedi. Para yoktu belki de.

Sizi en çok etkileyen olaylar neydi?
Ankara'dan aldığımız Emre çok iyi çıktı. Defansa iyi monte oldu. Linderoth'tan sonra Ayhan, Okan ve Lincoln'ün sakatlıkları beni mahvetti. Song da Afrika Kupası maçlarına gitti. Bursa maçına böyle zor bir atmosferde çıktık. Şayet o üç istediğim futbolcuyu alsak, G.Saray bugün 4 puan daha önde olur, belki F.Bahçe maçı sonrası şampiyonluk turu atardı.

Ara transfer döneminde bir hayal kırıklığı yaşadınız sanırım?
Ara transferin son gününe kadar umudum sürdü. Ancak ekonomik şartlar gerekçe gösterilip, bu mevkilere adam alamadık. Bunun adı da hayal kırıklığıydı. Belki o günlerde, 'takım nasıl olsa yukarılarda' denildi. 'Nasıl olsa lideriz' diye düşünüldü. Puan cetvelinde yukarıda olmak var, ayrıca yeniden yukarıda olmak var.

G.Saray şampiyon olursa belki adınız anılmayacak. Bundan üzüntü duyar mısınız?
Dünyada bütün antrenörler için geçerli bir kural vardır. Şampiyon olan takımda ilk pay sahibi kulüp yönetimleri olur. Yenildiğiniz bir maç sonrası soyunma odasında fazla kravatlı göremezsiniz. Ancak galip geldiğiniz maçların ardından kabinler dolar. Bunu daha önceki antrenörlük günlerimden biliyorum. Gerçekçi olan bütün antrenörler de bunu bilir.

Feldkamp, Galatasaray'da neleri doğru yaptı?
Sezon başı 33 futbolcumuz vardı. Bunu 24'e indirirken adaletli davrandık. Ekip olarak iyi kaynaştık. Malzemecisinden doktoruna kadar kenetlendik. Bir de yönetim seçimi vardı. Takımı, olumsuz etkileyebilecek rüzgarlardan koruma konusunda dikkat ettik ve bunda da başarılı olduk. Yeni başkan seçileceği dönemlerde her futbol takımında huzursuzluklar olabilir. Bu tür huzursuzlukları futbol takımına yansıtmamak başarıdır.

Türkiye'deki şampiyonluk yarışını nasıl değerlendiriyorsunuz?
G.Saray'da, futbolcuları bir sonraki maça motive ederken hep puan durumunu gündeme getirirdim. Geçen yılki puan cetveliyle bu sezonkini karşılaştırırdım. Bu, olumlu bir motivasyon olurdu. Süper Lig'de son 10 yıldır şu anki gibi bir tablo yaşanmadı. Bu sezonun en önemli sürprizi Sivasspor oldu. Bana göre 'yılın takımı' bile diyebiliriz. Sivasspor olayı, Türk futbolunun bu sezonki en pozitif gelişmesi. Sezonun 4. haftasından itibaren ben sürekli Sivasspor'u takip ettim. İmkanım olduğunda sahada, değilse televizyonda maçlarını mercek altına aldım.

Polat, şampiyonluk kutlamasına çağırırsa sanırım gitmem

Ali Sami Yen'deki F.Bahçe maçında eşinizle birlikte tribündeydiniz. Daveti kabul ederken, giderken, İstanbul'da ve dönerken neler hissettiniz?
İstanbul'a gitmek için uçağa binince Düsseldorf Havalimanı'nda eşime dönüp sordum. "Biz nereye ve niçin gidiyoruz?" diye. O an karışık duygular yaşadık. Yüksek sesle eşimle birbirimize sorduk. "Neden bunu yapıyoruz?" diye. O zaman şunu fark ettim. İnsan bazen kalbinin götürdüğü yere gidebilmeli. Hep mantığını dinlememeli.

Başkan Adnan Polat aynı F.Bahçe maçı öncesi olduğu gibi şampiyonluk kesinleşince çağırırsa gider misiniz?
Sanırım gitmem. Bunu takımın kendi içinde kutlaması lazım. O biraz fazla olur.

Başkan ısrar ederse... 'Sen de burada olmalısın' derse ne yaparsınız?
O zaman açık bırakayım. O durumda nasıl davranırım inanın şu an bilemiyorum.

Türk spor basınıyla aranız iyi değildi. Bunun farkında mıydınız?
G.Saray'da göreve gelince ilk röportajımı Bolu'da Zaman'a verdim. Bunu çok bilinçli yaptım. Çünkü G.Saray'da görev kabul etmeden önce bu gazetede tam 4 yıl yazı yazdım. Bu durum, Türkiye'de bazı gazetecilerin hoşuna gitmedi. Bunu biliyorum. Ama işimi çok ciddiye aldım. Herkese aynı mesafede davrandım. Basına karşı saygılıydım. Basın toplantılarında sorulan her soruyu çok ciddiye alıp cevap verdim. Beğendiğim gazeteciler de vardı.

Bir ara gönderilmeniz için spor basınında neredeyse kampanya başlatıldı...
İşim ortadaydı. Herkese aynı mesafedeydim. Bir gün bir muhabir yüksek sesle, "Siz büyük bir takım olan G.Saray'ı çalıştırıyorsunuz. Daha fazla bilgi vermek zorundasınız. Röportaj vermek zorundasınız." dedi. Şaşırdım. Ben de kendisine, "Benim G.Saray'la yaptığım sözleşmede böyle bir madde yok." dedim. İşin gerçeği buydu. Keşke aynı dili konuşabilseydik.

 
http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=316866

fx35

  • Ziyaretçi
Ynt: Galatasaray Futbol Takımı Haberleri
« Yanıtla #383 : 03. Mayıs 2008, 12:50:18 »
G.Saray'da Lincoln Müjdesi   


 İstanbul Büyükşehir Belediyespor maçında aldığı darbeler sonucunda sakatlanan Lincoln'ün, Sivas deplasmanında forma giyebilecek duruma geldiği açıklandı.
 
İstanbul Büyükşehir Belediyespor maçında aldığı darbeler sonucunda adalesinde ödem oluşan ve yaklaşık 2 haftadır tedavi gören Cassio Lincoln'ün tamamen iyileştiği ve Sivas deplasmanında forma giyebilecek duruma geldiği belirtildi. Şu ana kadar Turkcell Süper Lig'de 18 maçta 1.397 dakika forma giyen Brezilyalı futbolcu, bu süre içinde 5 gol atıp, 4 de asist yaptı. Teknik heyetin, futbol otoritelerinin pek çoğu tarafından 'olmaması daha hayırlı' diye değerlendirilen yıldız oyuncuya sezonun en önemli sınavlarından biri olan Sivasspor maçında görev verip vermeyeceği henüz belli değil. Ancak Lincoln, son anda bir sakatlık olmazsa 18 kişilik maç kadrosuna kesin olarak alınacak.

http://www.sporsitesi.net/news_detail.php?id=167660
« Son Düzenleme: 07. Mayıs 2008, 16:17:24 Gönderen: İsmail Demir »