26. Nisan 2026, 18:08:55

Gönderen Konu: Galatasaray Futbol Takımı Haberleri  (Okunma sayısı 558774 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

.G.L.T.S.R.Y.

  • ..AlpaSlan abi allah rahmet eylesin..
  • Usta
  • ***
  • Kayıt Tarihi: Eyl 2008
  • İleti: 771
  • Yaş: 32
  • Yer: Gaziantep
  • Galatasaray
Ynt: Galatasaray Futbol Takımı Haberleri
« Yanıtla #800 : 24. Eylül 2008, 22:14:19 »
Teşekkürler...
...Şereftir Seni Sevmek Senle Aglayıp Gülmek...

beckham12

  • Mühendis
  • ****
  • Kayıt Tarihi: May 2008
  • İleti: 1950
  • Yaş: 39
  • Yer: istanbul
Ynt: Galatasaray Futbol Takımı Haberleri
« Yanıtla #801 : 25. Eylül 2008, 01:35:02 »
Cola Turka İdman Raporu: 24 Eylül 2008 Çarşamba


Galatasaray Profesyonel Futbol A Takımı, özel antrenmanların sürdürüldüğü bir günlük aradan sonra çalışmalarını Florya Metin Oktay Tesisleri’nde bu akşamüstü basın ve taraftara kapalı olarak yaptığı antrenmanla sürdürdü.

Teknik ekibimiz Michael Skibbe, Edwin Boekamp, Ümit Davala, Cevat Güler ve Nezih Ali Boloğlu yönetiminde saat 17.30’dan itibaren Jupp Derwall antrenman sahasında yapılan çalışma, ısınma ve açma germe egzersizleriyle başladı.

Antrenmanın ana bölümünde dar alanda iki takım halinde kalecilerin de katıldığı teknik ve taktik çalışmalar yapıldı.

Antrenman soğuma ve açma germe çalışmalarıyla tamamlandı ve oyuncular merkez binaya geçtiler.

Aydın Yılmaz ve Semih Kaya antrenmanın tümüne takımla birlikte katıldılar.

Volkan Yaman gribal enfeksiyon nedeniyle bugün dinlendirildi.

Arda Turan çalışmalarını antrenör Cevat Güler yönetiminde sahada takımdan ayrı sürdürüyor.

Sağlık merkezinde sürdürülen tedavilerinin ardından Orkun Usak, Emre Güngör ve Uğur Uçar salonda; Ümit Karan, Tobias Linderoth ve Mehmet Topal ise sahada sağlık ekibi eşliğinde takımdan ayrı bir çalışma yaptılar.

Shabani Nonda ise tedavisinin ardından dinlendirildi.

Serkan Çalık ve Barış Özbek’in ameliyat ertesi rehabilitasyon çalışmaları sürüyor.

Galatasaray Profesyonel Futbol A Takımı, çalışmalarını 25 Eylül Perşembe günü sabah 10.30’da basın ve taraftara açık, 17.30’da ise basın ve taraftara kapalı iki antrenmanla sürdürecek.



.G.L.T.S.R.Y.

  • ..AlpaSlan abi allah rahmet eylesin..
  • Usta
  • ***
  • Kayıt Tarihi: Eyl 2008
  • İleti: 771
  • Yaş: 32
  • Yer: Gaziantep
  • Galatasaray
Ynt: Galatasaray Futbol Takımı Haberleri
« Yanıtla #802 : 25. Eylül 2008, 02:14:58 »
Sistemi beğenmeme lüksüm yok"

Başarılı savunma oyuncumuz Servet, hakkında çıkan haberlere açıklık getirdi

Galatasarayımızın savunmadaki yıldız futbolcusu Servet Çetin GS Store'da düzenlenen imza gününde sarı-kırmızılı taraftarlara imza dağıttı. Hayranlarının yoğun ilgisiyle karşılaşan tecrübeli oyuncu, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, kendisine açıklamalarının ardından konuşma yasağı gelmediğini belirterek, "Benim söylediklerimi gerçekten insanlar istedikleri gibi çevirip, istedikleri gibi yazıyorlar. Benim söylediklerim farklı, anlatılan, yazılanlar farklı şeyler. Benim söylediğim, takımda 12 sakatımız var ve hepsi ilk 11'de oynayacak futbolcular. 'Servet oyun sistemini beğenmiyor' gibi haberler çıktı, benim böyle bir lüksüm olamaz. Zaten hoca elinde bulunan kadronun en iyisini çıkartmaya çalışıyor. Takım olarak savunmada sıkıntılarımız zaaflarımız var. Bu da gayet normal. Ben bunu açıkça söylüyorum. Söylemeyebilirim de (çok iyiyiz harika oynuyoruz) da diyebilirim. Savunmada bir şekilde aksaklık var. İnsanlar istediği gibi yazıyorlar, benim tek alındığım konu bu" diye konuştu.
Maçlarda sık sık ileri çıkmasının eleştirildiği hatırlatılan Servet, bugüne kadar hiçbir teknik direktörün kendisine "İleri çıkma, yerini boşaltma" diye bir şey söylemediğini dile getirdi.

"Zaman zaman ben de fazla ileri çıktığımı düşünüyorum" ifadesini kullanan Servet, şöyle devam etti: "Biraz daha bir şeyler yapma anlamında, takıma katkı sağlamak için ileri gidiyorum. Ben de savunmada kalırım, topları keserim, önümdeki oyuncuya veririm ve böylece de iyi oynarım. Ama ben takım adına bir şeyler vermek için, işim olmayan şeyleri yapmaya çalışıyorum. Takım iyiliği için yapıyorum. Ona buna kendimi beğendirmek için yapmıyorum. Aslında bu ileri çıkmalarım beni yoruyor. Gidiyorum, geliyorum kolay da değil. Ama takım için yapıyorum."

"MEIRA İLE İYİ ANLAŞIYORUZ"

Servet, savunmanın ortasında birlikte oynadıkları Meira ile iyi anlaştıklarını söyledi.

Sistem itibariyle çok ofansif oynadıkları için zaman zaman sıkıntı yaşadıklarını kaydeden Servet, "Dönüşlerimiz geç olduğu zaman, savunma oyuncuları sıkıntı yaşar. Bu her takımda böyle olur. Eksiklerimiz de bizi etkiliyor. Defansif orta saha oyuncularımızın hemen hemen hepsi sakat, bunun da sıkıntısını duyuyoruz" dedi.

Servet, Meira'nın da topla iyi oynadığını vurgulayarak, "Bizim Meira ile belki şunu düzeltmemiz lazım; O da çok fazla ileri çıkıp, topu iyi kullanıyor. O da, ben de ileri çıkıyoruz ve bunda aksaklık yaşıyoruz. İkimizden birisi çıkıp, diğeri kalırsa daha iyi olur. Bunu da kendisiyle konuşuyoruz" diyerek sözlerini tamamladı.

...Şereftir Seni Sevmek Senle Aglayıp Gülmek...

AmasyaUA

  • Mesut Değerli
  • Mühendis
  • ****
  • Kayıt Tarihi: Ağu 2008
  • İleti: 1318
  • Yaş: 49
  • Yer: AMASYA
  • Artık Bundan Sonra Sensiz olamam Alemin kralı
Ynt: Galatasaray Futbol Takımı Haberleri
« Yanıtla #803 : 25. Eylül 2008, 08:52:57 »
Everton ve Arsenal´in ardından Roma da, Arda´ya transfer teklifinde bulundu. Genç yıldızın cevabı ise aynı: Aslantepe´de oynamadan gitmek yok.
Everton 13 milyon Euro, Arsenal 15 milyon Euro, Roma 18 milyon Euro

Mancini’nin yerine...Transfer sezonu bitti, Avrupa devlerinin Arda Turan aşkı bitmek bilmedi. Ay-Yıldızlı formayla EURO 2008’e damga vurduktan sonra teklif yağan genç yıldızı, son olarak Everton ile Arsenal istiyordu. Everton 13 milyon Euro’yu gözden çıkarırken, Arsenal, teknik direktör Arsene Wenger’in talebiyle teklifi 15 milyon Euro’ya çekmişti. Bu kez devreye İtalyanlar girdi. Mancini’yi Inter’e verdikten sonra Sambacı’nın boşluğunu dolduramayan Roma, kurtarıcı olarak Arda’yı seçti.

‘Bir yemin ettim ki!’
Roma'nın teklifi ise 18 milyon Euro. Menacer Ahmet Bulut’la temasa geçen İtalyan devi, Arda’dan olumlu yanıt alınması halinde Galatasaray’ın kapısını çalacak. Oysa genç yıldızın cevabı hazır: “Hem Sayın Özhan Canaydın’a hem de Sayın Adnan Polat’a sözüm var. Aslantepe’de Galatasaray forması giymeden hiçbir yere gitmiyorum!” Bu arada taciz davasıyla suçlanan Arda’ya iftira atıldığı, telefon kayıtlarını inceleyen mahkeme tarafından tespit edildi. 

Raşit ALTUN
keweel - arda - elano- baroş- keita

cankan78

  • Mimar
  • *****
  • Kayıt Tarihi: Ara 2007
  • İleti: 3969
  • Yaş: 48
  • Yer: Bremen
Ynt: Galatasaray Futbol Takımı Haberleri
« Yanıtla #804 : 25. Eylül 2008, 14:10:48 »
G.SARAYDA YALNIŞ TEDAVİ SKANDALI

Galatasaray'ın kurduğu tedavi merkezi oyuncuların kabusu oldu: Yanlış teşhis, yanlış tedavi, yanlış rehabilitasyon... Büyük bir kulüp düşünün... Milyonlarca dolarlık futbolcu transfer ediyor. Ancak bu futbolcular sakatlandıkları zaman kulübün doktoru yerine başka bir takımın doktoruna tedavi oluyor!.. Bu kulüp, UEFA Kupası'nı da müzesine götürmüş, her alanda Türk sporuna lokomotif olarak hizmet veren, milyonlarca taraftarı ve milyonlarca dolarlık bütçesi olan Galatasaray'dan başkası değil. İşte insanı hayrete düşüren sağlık skandalı ve gerçekler..
Takımın yarısı sakat ama...

BELLİNZONA maçı öncesi takımdaki sakat sayısı 12'yi bulurken acı gerçek şu: Yanlış teşhis, yanlış tedavi, yanlış rehabilitasyon... Bu yüzden Ümit, Uğur, Emre Güngör, Orkun, Hasan, Ayhan; Ankaraspor Doktoru Doçent Burak Kunduracıoğlu'na tedavi oluyor. Yani topçu kendi sağlık ekibine güvenmiyor ‘Futbol hayatı bitmesin' diye kendisi çare üretiyor!

Gece ‘otelde' muayene!

BU futbolcular son olarak 23 Eylül Çarşamba gecesi Ankaraspor'un İstanbul'da kamp yaptığı otele giderek, Kunduracıoğlu ile bir araya geldiler. Hatta Aykut Kocaman, sarı-kırmızılı topçuları kampta görüp tedavi için geldiklerini de duyunca şaşkınlığını gizleyemedi. Kunduracıoğlu, Ümit Karan'a yanlış teşhis konulduğunu belirledi: Arka adalesindeki ödem ve yırtık farkedilmeyince, iyileşmeden idmana çıkarılan Ümit'in şimdi 2. derece yırtığı var!

MR sonuçları bile farklı

G.SARAY Sağlık Kurulu Sabri için ‘Arka adalesinde ödem var' demişti. Ancak Sabri'nin kasığında 2. dereceden yırtık olduğu ortaya çıktı. Orkun için ‘Yumuşak doku zedelenmesi var. Hazır' denildi. Onun da bel yan adelesinde 2. derece yırtık var. Barış'ın ayak tarak kemiği kırıldı. Serkan Çalık'a uygulanan yanlış tedaviyi görünce yurt dışına gitti. Kulübün MR'ında görünmeyen yırtıkların Ankaraspor'daki gelişmiş cihazlarla çok net görüldüğü belirtiliyor...

Emre iyileşmeden maçlara çıktı

EMRE Güngör‘de Euro 2008'de geçirdiği sakatlık sonucu Hemstrign adale grubunda % 80'lik yırtık oluştu. Tam iyileşmeden Steaua maçında oynatıldı ve oyuncunun aynı adalenin üst kısmında kopuk oluştu. Yapılan resmi açıklamada ise Emre'nin Steaua maçında uyluk adalesinden sakatlandığı ve ilk sakatlığı ile ilgisi olmadığı belirtildi. Bu bilgi de tamamen yanlıştı.

Serkan'ın kariyeri bitiyordu!

SAĞLIK Kurulu Başkanı Prof. Mehmet Kurdoğlu, Serkan için ‘Basit bir menisküs ameliyatı geçirdi. Ödem oluşunca ikinci bir kemik kanlandırma ameliyatı olmasını uygun gördük' dedi. Almanya'da Dr. Wolfarth'a muayene olan Serkan'a verilen raporda ise ‘Üst adele güçlenmeden kuvvetlendirme idmanı ve yükleme yapıldığı için kıkırdağında aşınma tespit edildi. Futbol hayatı tehlikede. Oynasa bile sık sık sakatlık yaşar' denildi.

Uğur Uçar'a 3 ay gecikmeli teşhis

UĞUR Uçar, diz kapağından ameliyat edildi. Bu operasyondan 3 ay sonra kapaktaki kırığın tam kaynamadığı belirlendi! Üstelik bu tespit de Uğur'un dizi şişince yapılan tetkikte ortaya çıktı. Genç oyuncu ikinci kez ameliyat masasına yattı. Uğur'a adele kuvvetlendirme çalışması yapıldığı söyleniyor ama genç yıldızın ne zaman oynayacağı belli değil.


star
G.t Volkan tv

beckham12

  • Mühendis
  • ****
  • Kayıt Tarihi: May 2008
  • İleti: 1950
  • Yaş: 39
  • Yer: istanbul
Ynt: Galatasaray Futbol Takımı Haberleri
« Yanıtla #805 : 25. Eylül 2008, 14:39:22 »
5. Haftanın Hakemleri Açıklandı


Turkcell Süper Ligi'nde 5. hafta maçlarını yönetecek hakemler açıklandı. 28 Eylül Pazar günü saat 21:00’da Ali Sami Yen Stadı’nda oynanacak olan Galatasaray-Konyaspor karşılaşmasını Yunus Yıldırım, Neşet Merdin, Gökhan Memişoğlu hakem üçlüsü yönetecek. Maçın 4. hakemi ise, Taner Gizlenci.

26 Eylül 2008 Cuma
20.00 Sivaspor-şikebahçe: Bünyamin Gezer
 
27 Eylül 2008 Cumartesi
 19.15 İstanbul Bşb-Şiketaş: Bülent Yıldırım 
20.00 Gençlerbirliği-Ankaraspor: Süleyman Abay
20.00 Kocaelispor-Bursaspor: Aytekin Durmaz
21.45 Trabzonspor-Antalyaspor: Fırat Aydınus

28 Eylül 2008 Pazar
20.00 Kayserispor-Eskişehirspor:  Koray Gençerler
20.00 Hacettepe-Ankaragücü: Deniz Çoban
20.00 Gaziantepspor-Denizlispor: Selçuk Dereli   
21.00 Galatasaray-Konyaspor: Yunus Yıldırım

nengin

  • Usta
  • ***
  • Kayıt Tarihi: Şub 2008
  • İleti: 584
  • Yaş: 47
  • Yer: KKTC
  • Galatasaray
Ynt: Galatasaray Futbol Takımı Haberleri
« Yanıtla #806 : 25. Eylül 2008, 16:24:01 »
Michael Skibbe Galatasaray TV’ye Konuştu


Galatasaray Profesyonel Futbol A Takımı Teknik Direktörü Michael Skibbe, Galatasaray TV'de Can Erbeşler'in sunduğu Teknik Yorum programında merak edilen sorulara yanıt verdi.

 

Öncelikle bu haftaki Kocaelispor karşılaşmasıyla başlayacak olursak, bu maç ile ilgili düşüncelerinizi alabilir miyiz?

Başarılı ve teknik bir oyun sonrasında 4-1’lik net bir sonuç elde ettik, takımımdan son derece memnunum, benim için en sevindirici olan ise 1-0 geriye düşmemize rağmen oyundan kopmayıp, toparlayıp skoru 4-1’e getirmemizdi.

Üst üste iki deplasman galibiyeti aldı Galatasaray ,önce UEFA Kupasında Bellinzona ve ardından Kocaelispor galibiyeti. Her iki maçta da takımımız dört gol attı ve goller yedi. Üç gün ara ile oynanan maçlardaki benzerlikler nelerdi?

Kocaelispor ile Bellinzona maçını kıyaslarsak, Bellinzona Kocaelispor’a göre daha kontrataklarla gelişen bir oyun tarzı sergiledi ve onlardan daha kontrollü bir oyun ortaya koydu. Bunun sonuncunda da üç tane gol yedik Bellinzona’dan. Bizim amacımız deplasmanda oynadığımız için ve Avrupa Kupası maçı olduğu için orda en azından birkaç gol atıp galip olarak buraya avantajlı bir skor ile dönmekti, biz bunu başardık. Evimizde avantajlı bir skor elde edip turu gececeğiz ve UEFA Kupası’nda gruplara kalacağız.

Galatasaray’ın oyun planında çift santrafor veya tek santrafor neye göre değişecek , sizin bu konuda bir tercihiniz var mı? Kuşkusuz rakiplerin durumları da bu tercihte etkili bir rol oynayacak, bu konudaki düşüncelerinizi alabilir miyiz?

Öncelikle oyuncularımızın sağlık durumlarına göre ve performanslarına göre bu durum etkili bir rol olacak. Mevcut olan santrafor grubumuza son olarak Milan Baros eklendi, takımın performansı ve gücüne göre bir yada iki forvet oyuncusu ile oynayacağız. Güzel oyunumuzu hem lig de hem de Avrupa kupası maçlarında sergileyip göze hoş gelen bir futbol ile başarılar elde etmek istiyoruz.

Forvet tercihini siz futbolcularımızın sağlık durumlarına göre ve performanslarına göre değerlendireceğinizi söylediniz. Peki rakip takımın oyun sistemine göre ve gücüne göre bu tercih belirleyici bir rol olmayacak mı?

Tabi ki sadece  futbolcularımın performansına göre olmayacak bu seçim, rakiplerimizin durumuna göre de değişecek. Futbol bir taktik oyunudur, rakiplerimizi de bu şekilde şaşırtmayı başarabilirsek, ona göre de başarı elde edebiliriz. Kadromuz gerçekten çok zengin, en azından forvet hattında alternatifli oyuncularımız mevcut. Bütün futbolcularıma farklı maçlarda görev verip taktik anlamda rakiplerimizi şaşırtarak başarıya ulaşmak istiyoruz, burada amacımız her kulvarda kazanmak olacak.

Şu ana kadar sakatlıklardan dolayı belki de istediğiniz kadroyu oluşturamadınız? Acaba Galatasaray’ın kadrosunu ezbere herkesin sayabileceği şekilde kafanızda ne zaman oturtmayı  düşünüyorsunuz?

Öncelikle ilk onbirde  görmek istediğim futbolcular kendilerini kanıtlamış olanlar, geri dörtlüde Meira, Servet. Onlar kendilerini kanıtlamış bir şekilde, takımın içinde yer alacaklar. Aynı zamanda Ayhan’ı da çok beğeniyorum ve o da takımdaki yerini alacak. Ayhan orta sahada hakimiyeti ele geçirip hücum gücü ile forvet hattına destek olacak ve oradaki koordinasyonu sağlayacak. İleri uç elemanlarından Kewell ve Baros çok başarılılar, onları da her zaman onbir de göreceğiz. Diğer oyuncularda sakatlıklardan dolayı bazen zorunlu değişiklikler yapıyoruz, bunlar geçtikten sonra yavaş yavaş takımımızın iskeleti belli olacak ve insanlar kadromuzu ezberleyecekler.

Bize takımımızın sakat futbolcuları  hakkında biraz bilgi verebilir misiniz?

Ben oyuncularımla ilgili  Galatasaray’ın profesörleri ve doktorları ile her dakika kontak halindeyim ve onların son durumlarıyla ilgili bilgiler alıyorum. Benim için şu anda sevindirici olan Hakan Balta ve Sabri’nin bu hafta oynayacak olması. Aynı zamanda Arda da Perşembe gününden itibaren takımla çalışmaya başlayacaktır.

Peki size göre Galatasaray da genel anlamda bir tempo sorunu var mı? Yoksa Galatasaray oyunu biraz daha hızlı oynayabilir mi? Bunun  için ekstra çalışmalar planlıyor mu?

Ben takımımın temposu konusunda böyle düşünmüyorum, yeterince hızlı ve kontrollü bir oyun sergiliyoruz. Bunu Bellinzona ve iç saha maçlarında da gördük son olarak ve birçok pozisyondan da yararlanamadık. Kocaeli’nde de aynı şekilde dört gol attık ve birçok pozisyondan da yararlanamadık. Belki çok daha farklı sonuçlar elde edecektik. Antalyaspor maçına gelecek olursak, o maçımız bildiğiniz gibi berabere bitti ancak orada da birçok pozisyona girdik ve sayısız gol pozisyonundan yararlanamadık. Siz ne kadar çabalasanız da bazen olmayınca olmuyor. Baktığımızda geride kalan maçlarda artan bir tempo grafiğimiz var, ben sadece şuan için defansta biraz zaafımız olduğunu düşünüyorum. Emre Güngör’ün sakatlığından dolayı tüm yük Meira ve Servet’in omuzlarında şuan için. Ofans ile defans arasındaki uyum sorununu çözersek problemlerimizi halletmiş olacağız. Ama tekrar söylüyorum ben takımımın temposuz oynadığına katılmıyorum, sakat futbolcularımızda iyileşince daha da tempolu olacağız.

Benim bunu sormamın sebebi artık yavaş yavaş lig de tempo artıyor. UEFA Kupası’nda zorlu rakiplerle eşleşmeler olacak. Bu rakiplere göre oyunu biraz daha tartarsak, Galatasaray’ın temposunda bir artış olacak mı?

Avrupa maçlarında benim içim önemli olan, oyunun, temponun, sergilenen oyunun içine girip o tempoyu onlarla birlikte tutabilmek. Bunu sağlayabildiğimiz sürece oyundan düşmeyiz. Zaten biz futbol olarak bunu yapıyoruz, onlardan geri kalan bir yanımız yok hatta daha fazla olan yönlerimiz mevcut. Hep şunu ifade ediyorum benim için şu an tek sorun sakatlıklar, bunu da atlattığımız zaman oyunumuzun ve performansımızın üzerine katarak başarılara ulaşacağımızı düşünüyorum.

Tekrar Lige dönecek olursak, 4 lig maçında da ilk 45 dakikalar hep berabere bitti. İki maçı çevirdi diğer ikisini çeviremedi Galatasaray. 2 galibiyet ve ikide beraberlikle sıralanıyor puan cetvelinde. Mesela Ali Sami Yen’deki Denizlispor ve Antalyaspor maçlarında 75. dakikalar berabere geçildi. Bu maçlardan birisi çevrildi, bu aradaki farklardan bize biraz bahseder misiniz?

Öncelikle Antalyaspor ile Denizlispor’u karşılaştıracak olursak, Antalyaspor’un kalecisi kariyerindeki en iyi maçlarından bir tanesini bize karşı oynadı. Bence bu o gün kazanamamamıza sebep olan durumdu. Eğer maçı tekrar izlerseniz biz Antalyaspor’a karşı sayısız gol fırsatı yakaladık, inanılmaz güç olan pozisyonları kaçırdık ve bunu skora yansıtamadık. Sonuç olarak orada da oyunumuz diğer maçlara göre aynıydı. 4 maçı kıyasladığımızda belki Kayserispor’a karşı fazla üstünlük gösteremedik ve berabere kaldık ama o pozisyonları diğer maçlarda elle ettik, rakibimize göre çok üstün oynadık ve sayısız fırsattan da yararlanamadık. Örneğin Kocaelispor maçında da kaleci topu elinde kaçırarak bizim beraberliği yakalamamızı sağladı ama bu Antalyaspor maçında olmadı. Futbolun içinde böyle ilginç pozisyonlar oluyor. Sonuç olarak biz elimizden geleni yapıyoruz ama her zamanda  kazanamayabiliyoruz.

Bu haftada takımımız Konyaspor ile karşılaşacak ve onlarda bir teknik adam değişikliğine gitti ve bundan sonra Giray Bulak ile çalışacaklar. Konyaspor’u izleyebildiniz mi Galatasaray’ı bu maçta ne gibi zorluklar bekliyor.?

Maalesef Konyaspor’u canlı olarak izleme fırsatım olmadı ama son iki maçın görüntüleri izledik ve izledim. Ali Sami Yen’de oynayacak olmamız, buranın etkileyici atmosferi… Burada her zaman daha istekli ve hırslı oynuyoruz futbolumuzu. Ofansif futbolumuzu burada sergileyebilirsek rakibi hataya zorlarız ve pozisyonlar, goller buluruz. Aynı zamanda rakibimiz üzerimize çekerek kontrataklarla da goller bulacağız.

Pazar gününden sonra Perşembe günü Bellinzona maçı var. Artık takım bu tempoda oynamaya alışıyor mu? Perşembe günkü maçla ilgili neler söyleyeceksiniz? Sıkıntılı bir durum olmaması için nasıl bir başlangıç bekliyor bizi Bellinzona karşısında?

Tempoda bir düşüklük, futbolda hiçbir eksiklik olacağını sanmıyorum. Şu anda tempomuz futbol olarak çok üst seviyede. Tabi arada bir sakatlanmalar olabilir, oyun içinde tempo düşüklüğü olursa bizim zengin kadromuzdan dolayı bu eksikliği bir değişiklikle giderip, aynı tempoda maçı tutabiliriz.

Başkan Adnan Polat bir hedef  koydu ortaya Şampiyonlar Liginde S. Bükreş’e elendikten sonra. Bu yıl UEFA Kupası finali İstanbul da, kendi ülkemizde Şükrü Saraçoğlu Stadı’nda. Galatasaray’ın rakibi şikebahçe’nin stadında. Tabi uzun bir yol bu, seksen takımla başladı. Bu konuda etap etap düşünecek olsak bile yine de oraları görüyor musunuz? Galatasaray’ı bu sezon, o final kapısına gidecek yola ne kadar yakın buluyorsunuz?

Öncelikle Adnan Polat’ı konuşmasından dolayı tebrik ediyorum. Bir Başkan olarak zaten böyle konuşulması gerekiyor. Çünkü Galatasaray Başkanı olarak Adnan Polat tabiî ki ilerisini görmek ister. Şampiyonluk gibi, UEFA Kupası gibi, Şampiyonlar Ligi kupası gibi büyük hedefler, büyük şampiyonluklar ister. Biz de isteriz tabiî ki. Benim buradaki görevim önümdeki maçlara konsantre olarak hedefe en yakın şekilde tek tek düşünüp, en iyi şekilde ilerleyerek takımı o hedefe ulaştırmak. Tabiî ki ben de Başkan gibi bu hedefi istiyorum, ancak ben de önümdeki maçlara bakıyorum. Önemli olan buradaki performansımızı düşürmemek. Hiçbir takımdan korkmamamız gerekiyor ama tabiî ki hiçbir takımı da küçümsemememiz gerekiyor. Hepsini saygıyla karşılamamız gerekiyor.

Sayın Başkan’ın özellikle Antalyaspor karşılaşmasındaki rakibin sert oyununa karşı bir üzüntüsü olmuştu. Bir açıklama yaptı televizyonumuz aracılığıyla. Türkiye’de futbolun sert oynandığı görüşüne katılıyor musunuz? Bu konuda bir eklemeniz olacak mı? Rakiplerle ilgili özellikle?

Ben de Adnan Polat’a katılıyorum Antalya maçıyla ilgili olarak. Ancak şöyle ifade etmek istiyorum. Türkiye Süper Ligi’nde gerçekten teknik olarak çok üst seviyede bir futbol oynanıyor. Bundan da çok memnunum. Çok kaliteli takımlar var. Ancak Antalyaspor karşısında Adnan Polat’ın da ifade ettiği gibi gerçekten biraz sert, hatta aşırı sert bir futbol oynandı. En azından bizim oyuncularımız, ileriye yönelen oyuncular her zaman bir şekilde durduruldu ve engellendi. Bu bizim futbol yapımızı, ofansif yöne doğru gol pozisyonu bulmamızı engelledi. Bununla birlikte o gün maçı alamadık. Ancak bundan da şikayet etmemiz gerekiyor. Sonuçta futbol ikili mücadele oyunudur ve bu mücadelenin olması gerekiyor. Bazen böyle sertlikler de olabilir. Sonuç olarak Antalyaspor’da “Ali Sami Yen’e geldim, üç puan bırakırım giderim” diyerek gelmiyor. Sonuçta buraya gelerek bir puan ya da üç puan almak isteyecek. O yüzden öyle bir futbol sergiledi. Bizim burada bakmamız gereken olay şu tabiî ki; bunları görerek, bu eksiklerimizin üstüne çıkarak, bunlara rağmen kazanmasını bilerek daha başarılı olmamız önemli bence.

Herkesin hem fikir olduğu bir konu var. Galatasaray’ın elinde çok iyi bir kadro var. Yani sakatlar iyileşirse; orta sahaya bakıyoruz ,forvete defansa bakıyoruz… Gerek yabancı oyuncular gerek yerli Milli oyuncular, tüm kadro beraber hazır hale geldiğinde yaklaşık otuz tane en üst düzeyde futbolcusu olacak. O gün için planınız var mı? Tabi ki üç kulvarda ilerleyen bir takım Galatasaray ama bu kadar zengin bir kadroyu yönetmek…

Böyle bir kadroya sahip olmak gerçekten gurur verici. Gerçekten çok iyi otuz kişilik, üste düzey ve Milli takımlar düzeyinde oynayan oyuncular var takımda. Ama şunu söylemek gerekiyor ki takımda otuz futbolcu olmasına rağmen on bir kişi sahaya sürülecek.Takım içindeki rekabet benim için çok önemli. Hiçbir futbolcunun kendisine yüzde yüz güvenmemesi gerekiyor. Ben bugün çok iyi oynadım, yarın yine oynarım düşüncesine kapılmaması gerekiyor. Herkes forma savaşına girecek ve girmesi gerekiyor. İyi oynayan her zaman onbire girer. Ben de bundan memnunluk duyuyorum. Sorun yaşamıyorum. Bende ona göre takımı oluşturarak, daha iyi başarılar elde etmek için çalışacağım.

Geçen sene ile bu seneye baktığımız zaman yabancıların çok efektif olduğunu görüyoruz. Özellikle Nonda, Baros, Lincoln ve Kewell dörtlüsü atılan gollerde pay sahibi. Geçen sene Galatasaray’ın yerli oyuncularının atılan gol oranında ya da yaptığı asistler de çok büyük yüzdesi vardı. Bu sezon ilk dört maçta ve Avrupa Kupaları’nda henüz üç maç geride kalmasına rağmen rakamlar yabancı futbolcuların formda olduğunu ve giderek yükseldiğini gösteriyor. Bu konuda ne söylemek istersiniz? Özellikle Lincoln ve Baros’un son haftalarda yükselen grafiği gibi?


Öncelikle geçen senenin kadrosuna bakarsak, Galatasaray’ın bu sene daha zengin yabancı kadrosu var. Forvet hattını düşünürsek, Kewell’ın gelmesi ve Baros’un sonradan eklenmesi forvet hattında yabancı futbolcu sayısını arttırdı ve kalite de farklı oldu. Geçen sene Hakan Şükür vardı biliyorsunuz, o da çok gol kaydetti. Ümit Karan vardı, o da çok gol kaydetti ve şu an kendisi sakat, Hakan Şükür de kadromuzda yok. Bununla birlikte tabi yabancı futbolcu oynatmak zorundayız. Yabancı futbolcular da oynadıkları zaman gole çeviriyor pozisyonları ve bizim lehimize oluyor bunlar. Sonuçta aldığımız yabancı oyuncular, Kewell olsun Baros olsun kişisel olarak çok tecrübeli ve başarılı futbolcular. Aynı zamanda diğer futbolcular da kendi başarılarını bir kenara bırakıp Galatasaray ile ilgili bir hedef koymuşlar. Bunda da başarılı olmak için ellerinden geleni yapıyorlar ve bunu sahaya yansıtıp gole çeviriyorlar. Bence nedeni bu.

Türk basınını takip ediyor musunuz? Sizinle ilgili yapılan eleştirileri okuyor musunuz?Basının bir bölümünde özellikle, farklı beklentileri olan bir kesim var. Bu konuda neler söyleyeceksiniz? Bunun baskısını üzerinizde taşıdığınız anlar oluyor mu?

Öncelikle şunu söyleyeyim, Türkçem fazla olmadığı için medyayı çok fazla takip edemiyorum. Zaten etsem de bu tür eleştiriler beni pek fazla etkilemez. Profesyonel bir teknik direktör olarak bunları zaten algılamam gerekiyor. Ayrıca bu eleştirilerden etkilenip takımıma negatif bir yansıtma olayında olamam. Çünkü ben biliyorsunuz Almanya’da Almanya Milli Takımı’nı çalıştırdım. Aynı zamanda Bayern Leverkusen’de olsun, B. Dortmund’da olsun çok üst düzey oyuncular çalıştırdım. Ben kimin nerede oynaması gerektiğini, hangi futbolcunun nerede olması gerektiğini, üst düzey futbolcuların nasıl yönlendirilmesi gerektiğini gerçekten çok iyi biliyorum. Her zaman da eleştiriler olacaktır. Aşırı eleştirenler de, bazen fazla dışarıdan gördükleri için, olayın içeriğini bilmedikleri için kolay eleştirebiliyorlar. Biz sonuç olarak bu eleştirileri pozitif alarak, takıma pozitif yansıtarak veya etkilenmeyerek, takımın havasına ve kulübe zararı olmayacak şekilde davranarak aşmaya çalışıyoruz.

Son olarak bizi izleyenlere Galatasaray seyircisine mesajınız nedir?

Öncelikle bütün Galatasaray taraftarına teşekkür etmek istiyorum. Bizi hiçbir zaman yalnız bırakmadılar. Bellinzona da olsun Avrupa’da olsun. Aynı şekilde Kocaeli’de bizi yağmura rağmen gelip desteklediler, ıslandılar bizim için. Tabiî ki bizden beklentileri takımın kazanması ve şampiyonluk. Bizde bunu onlara karşılık olarak vermek isteyeceğiz ve bunun için savaşacağız. Onlara çok teşekkür ediyorum yürekten. Bunlar onların hakkı. Bizimde bunu sahaya yansıtıp başaracağımıza inanıyorum. Hepsine tekrardan teşekkür ediyorum.

 Galatasaray.org

1905

beckham12

  • Mühendis
  • ****
  • Kayıt Tarihi: May 2008
  • İleti: 1950
  • Yaş: 39
  • Yer: istanbul
Ynt: Galatasaray Futbol Takımı Haberleri
« Yanıtla #807 : 25. Eylül 2008, 19:44:57 »
Polat'tan yeni hamle mesajı!
Galatasaray Başkanı Adnan Polat'tan çarpıcı açıklamalar! 

Galatasaray Kulübü Başkanı Adnan Polat, kulüplerin geleceğini yapılacak yatırımların belirleyeceğini ifade ederken, sert futboldan yakındı ve Futbol Federasyonu'nun bu konuda daha etkili bir rol üstlenmesi temennisinde bulundu.

Galatasaray Dergisi'nin ekim ayı sayısında yer alan yazısında Adnan Polat, büyük kulüp olmanın köklü bir tarihi geçmişe sahip olmayı gerektirdiğini söylerken, ''Büyük kulüpleri gelecekte de var edecek olan şey, tarihsel birikimin yanı sıra bugünden yarına yapılan yatırımlardır aynı zamanda'' dedi.

Büyük camialara özgü bir vizyonla uzun vadeli planlara göre şekillendirilen bu yatırımların, spor kulüplerini geleceğe taşıyacak köprü işlevini göreceğini aktaran Polat, ''Böylesi yatırımlar hiç şüphesiz ki, Galatasaray gibi bir dünya kulübü için daha da büyük önem arz etmektedir. Çok hızla değişen koşullara mevcut işleyişi zedelemeden uyum sağlamak ve her alanda öncü olarak mücadeleyi sürdürmek biz Galatasaraylılar için tarihsel misyonumuz açısından bakılınca bir zorunluluktur'' ifadelerini kullandı.

-''FEDAKARLIKTAN ÇEKİNMEKSİZİN YATIRIMLAR YAPIYORUZ''-

Yazısında, başarılı olmanın; başı çekmeyi, zamanın yanı başında koşabilmeyi, sürekli bir çalışmayı, zorluklara göğüs germeyi, mücadeleci olmayı, sabırla ve kararlılıkla yürümeyi ve bütün bunları yapabilecek cesarete sahip olmayı gerektirdiğini aktaran Polat, ''Son zamanlarda futbolda yeni bir hamleyi başlatmak, hem Galatasaray'ı hem de Türk futbolunu geçmişte pek çok kez olduğu gibi daha ileri bir noktaya taşımanın arayışı ve çabası içerisindeyiz. Bu anlayıştan hareketle de doğru bildiğimiz konularda hiç bir fedakarlıktan çekinmeksizin yatırımlar yapıyoruz'' şeklinde konuştu.

Özellikle anti futbol anlayışının futboldaki gelişimin önündeki bir engel olduğunu vurgulayan Polat, şunları söyledi:

''Ancak son dönemlerde giderek yükselen anti futbol anlayışı, hem yatırımların karşılığının alınmasını engellemekte, hem de beklenen gelişimin ortaya çıkmasına ket vurmaktadır. Futbol federasyonumuzun yeni dönemde iyi futbola prim veren ve sertliğe müsamaha etmeyen hakemlerle bu olumsuz gidişin önüne geçeceğine inanıyoruz. Aynı şekilde tribünlerdeki kötü tezahüratla da aynı anlayış çerçevesinde mücadele edilmesini bekliyoruz. Yapılan yatırımların karşılığının en verimli şekilde alınabilmesi, hiç şüphesiz ki anti futbol anlayışının önüne el birliğiyle geçebildiğimiz takdirde mümkün olacaktır. Bizler bu vesileyle Galatasaray olarak Türk futbolunun daha ileriye gitmesi ve her anlamda başarılı olması için ne yapılması gerekiyorsa yapacağımızı, yapılanların da takipçisi olacağımızı kamuoyuna duyurmayı bir görev addediyoruz. Çünkü geleceğe arkamızı dönemeyiz. Bugünün, yarın için dün olacağının bilincindeyiz.''

 

beckham12

  • Mühendis
  • ****
  • Kayıt Tarihi: May 2008
  • İleti: 1950
  • Yaş: 39
  • Yer: istanbul
Ynt: Galatasaray Futbol Takımı Haberleri
« Yanıtla #808 : 26. Eylül 2008, 02:17:08 »
Canyadın'ın Ribery acısı dinmemiş

G.Saray'ın eski başkanı uzun bir aradan sonra ilk kez konuştu: 'Ribery hala uykularımı kaçırıyor', 'Emre Belözoğlu içimi sızlartmadı', 'Ben Carlos'u getiremezdim'     
Galatasaray Kulübü Eski Başkanı Özhan Canaydın, Frank Ribery'nin sarı-kırmızılı takımdan Marsilya'ya gidişi olayının, görevi döneminde kendisini en fazla etkileyen durum olduğunu söyledi.

Özhan Canaydın, Lig TV'de yayınlanan ''2'ye 1'' programına konuk olurken, burada kendisine yöneltilen soruları cevapladı.

Fransa'nın Metz takımından transfer edildikten sonra tek taraflı olarak sözleşmesini fesh ederek bir diğer Fransız ekibi Marsilya'ya giden Frank Ribery'yle ilgili yöneltilen bir soru üzerine, ''Ribery olayı bir komplodur ve biz bu komplonun esiri olduk'' diyen Canaydın, ''Marsilya, Ribery ve menajerinin Metz'e karşı kurduğu bir komploydu. Metz Kulübü başkanının bizi ve Adnan Öztürk'ü sevmesinden doğan bir olaydı. Biz burada kullanıldık ve bunun sonucunda çok kaybımız oldu. Yalnız şu da var, Ribery Türkiye'de kalsa değeri bu kadar olmayabilirdi. Çok üzücü bir olaydı ve hala rüyalarıma giren tek olay budur diyebilirim'' ifadelerini kullandı.

Sarı-kırmızılı takımda sözleşmesi yenilenmeyen Hakan Şükür'le ilgili olarak yönetim kurulunun birlikte bir karar vermiş olabileceğini belirten Canaydın, ''Galatasaray'da, 'Başkanın dediği olur' denir ama öyle değildir. Başkanın dediğine saygı duyulur ama yönetimin oyuna sorulur. Hakan için oylama yapılmış olabilir. Yönetimin aldığı karar geçerlidir. Böyle bir karar alınmışsa bunun üzerine konuşmak doğru değildir'' dedi.

Kendi başkanlığında döneminde önemli mali sorunlar yaşamalarına karşın, Galatasaray'ın her şeyin altından kalkacak güçte olduğunu anlatan Canaydın, yeni stadın yapımıyla birlikte bütün borçların sıfırlanacağını kaydetti.

''ŞİRKETLER BİRLEŞMELİ''

Özhan Canaydın, mevcut yönetimin üzerinde çalıştığı Sportif A.Ş. ve Futbol A.Ş. şirketlerinin birleştirilmesi planının gerçekleştirilmesi gerektiğini vurguladı.

Sarı-kırmızılı kulübün bu iki şirketi birleştirmek zorunda olduğunu söyleyen Canaydın, ''Bu iki şirketin birleşmesi için çağrı yapacağız ve bunu için ciddi bir kredi ihtiyacı var. Bunun için de bir teklif var. Önümüzde AIG'le yapılmış anlaşma dersi olduğu için, yeni anlaşmanın dikkatlice yapılması gerekir. Kulübün buna ihtiyacı var. İki şirketin birleşmesi şart'' diye konuştu.

''EMRE BELÖZOĞLU İÇİN İÇİM SIZLAMIYOR''

Canaydın, şikebahçe'ye transfer olan Emre Belözoğlu'yla ilgili görüşünün sorulması üzerine, bunun kendisinde bir rahatsızlık yaratmadığını kaydetti.

Emre'nin kararını kendisinin verdiğini aktaran Canaydın, ''şikebahçe'yi tercih etmesi için kimse Emre'yi zorlamadı ama orayı tercih ettiği için içim sızlamıyor'' ifadesini kullandı.

Başkanlığı döneminde çalıştığı teknik adamlara da değinen Özhan Canaydın, Lucescu'nun Fatih Terim'le çalışacağını bildiği için medeni bir şekilde ayrıldığını, Feldkamp ile Gerets arasında ise tercihinin Gerets'ten yana olacağını vurguladı.

''ROBERTO CARLOS'U GETİRMEZDİM''

Özhan Canaydın, şikebahçe'nin yıldız oyuncusu Roberto Carlos için, kendisinin başkan olması halinde böyle bir transfer yapmayacağını dile getirdi.

''Roberto Carlos 35 yaşında. Roberto Carlos'u ben getirmezdim'' diyen Canaydın, ''Bugün Song gitti diye tenkitte bulunuluyor ama bence doğru bir zamanda bırakıldı. Onun talepleri çok fazlaydı ve menajeri de Ribery'nin kaçmasına sebep olan menajerdir'' şeklinde konuştu.

AA

beckham12

  • Mühendis
  • ****
  • Kayıt Tarihi: May 2008
  • İleti: 1950
  • Yaş: 39
  • Yer: istanbul
Ynt: Galatasaray Futbol Takımı Haberleri
« Yanıtla #809 : 26. Eylül 2008, 02:47:21 »
Emre, şikeci'i çok seviyorsa bedava oynasın


"Emre 'Ben doğuştan Fenerliyim. İnşallah F.Bahçe formasıyla G.Saray'a gol atarım' diyerek F.Bahçeli taraftarlara yakınlaşmak istiyor. Madem F.Bahçe'yi bu kadar seviyor o zaman bedava oynasın. Emre; G.Saray, İnter ve Newcastle'dan sonra sevdiği kulübe gelmiş. Bir futbolcu olarak tabii ki gol atmak isteyecek ancak bizimkilerin ona bu fırsatı vermemesi lazım."


***

Yine yaptı yapacağını

"Doğuştan Fenerliyim. İnşallah G.Saray'a da gol atarım" deyince tepki mesajları yağdı.

şikebahçe'ye transferiyle şimşekleri üzerine çeken Emre Belözoğlu, bu defa açıklamalarıyla gündemde. Daha önce her fırsatta, "Galatasaray dışında başka bir takımda oynamam" diyen ancak şikebahçe'ye giden milli oyuncu, Antu'nun radyosuna, "Ben doğuştan Fenerliyim. şikebahçe'nin menfaati için her türlü kavgaya, gürültüye girmeye 
hazırım. İnşallah Galatasaray'a da gol atarım" deyince bir kez daha şimşekleri üzerine çekti.

BEDAVA OYNASIN
Dün internet sitelerinde sarı-kırmızılı taraftarlardan tepki mesajları yağdı. Galatasaraylılar, Emre'yi para için şikebahçe'ye gitmekle suçlarken, ortamı geren açıklamaların gereksiz olduğunu belirtip, "Şirin gözükmek için böyle konuşuyor" dediler. Emre'ye bir tepki de Galatasaray'ın eski başkanı Faruk Süren'den geldi. Süren, "Emre madem şikebahçe'yi bu kadar çok seviyor. Bedava oynasın" diye konuştu.

kaynak:fotomaç

beckham12

  • Mühendis
  • ****
  • Kayıt Tarihi: May 2008
  • İleti: 1950
  • Yaş: 39
  • Yer: istanbul
Ynt: Galatasaray Futbol Takımı Haberleri
« Yanıtla #810 : 26. Eylül 2008, 02:49:39 »
Zaten G.Saraylı olamaz


Galatasaraylı taraftarları bir kez daha kızdıran Emre ilgili maraton. com.tr'ye gelen mesajlardan bazıları şöyle:

* Zamanında "Ben şikeci'de oynamam" diyen bir futbolcudan ne beklenir ki!.. Action
* Dikkat et de kendi kalene gol atma. Sonra 'Galatasaraylı' derler. GS-GS
* Sonu Fatih Akyel gibi olacak. Alican8888
* "Galatasaray 
fanatiğiyim" dediğim röportajları da biliyoruz.
* Çok komiksin be Emre... Çokkk... Kaka-Leite
* İsterse ayda oynasın. Bize ne!.. Sun
* Zaten GS'li olması söz konusu olamaz. Genç
* Galatasaray taraftarlarını kışkırtmasın. Aliandro
* Sergen de şikeci'e gidince, "Ben aslında Fenerliydim" demişti. Horizon.
* Atıyor. Kesin sakat olur o maçta!..


kaynak: fotomaç

beckham12

  • Mühendis
  • ****
  • Kayıt Tarihi: May 2008
  • İleti: 1950
  • Yaş: 39
  • Yer: istanbul
Ynt: Galatasaray Futbol Takımı Haberleri
« Yanıtla #811 : 26. Eylül 2008, 03:04:14 »
"şikebahçeli komutan özür diledi"

Lig TV'de katıldığı "2'ye 1"de deneyimli gazeteciler Bahri Havadır ve Ömer Güvenç'e konuk olan Galatasaray eski başkanı Özhan Canaydın çarpıcı açıklamalar yaptı. Canaydın bir dönem çok tartışılan hem fair play ödülü almasını sağlayan ama diğer yandan da Galatasaraylıların büyük tepkisini çeken alkış olayıyla ilgili çarpıcı bir anısını anlattı. Ribery'nin gidişiyle ilgili de samimi bir itirafta bulunan Canaydın, Emre'nin şikebahçe'yi gidişini ise sükunetle karşıladığını ortaya koydu.



Galatasaray eski başkanı Özhan Canaydın'ın yaptığı açıklamalardan Ligtv.com.tr'nin derledikleri şunlar:

Hakan Şükür'ün Galatasaray'dan ayrılışı ile ilgili tartışmaları değerlendiren Özhan Canaydın, "'Galatasaray'da başkanın dediği olur' denir ama öyle değildir. Başkan'ın dediğine saygı duyulur ama yönetimin oyuna sorulur. Hakan için oylama yapılmış olabilir. Yönetimin aldığı karar geçerlidir. Böyle bir karar alınmışsa bunun üzerine konuşmak doğru değildir."

Galatasaray Kulübü başkanlığını bıraktığı zamanlarda bile kulübe ait borç senetlerine imza attığını belirten Özhan Canaydın, pek çok borç için hala imzalarının olduğunu belirterek "6 sene müddetle 6 milyon dolar tutarında bana ait para kulüpte durmuştur. Bu konular hassas konular. Bunların konuşulması çok doğru değil. Benim kulüpte bulunduğum her sene en az 1-1.5 Milyon dolar hibe ile geçmiştir" dedi.

Yönetime geldikleri dönemlerde pek çok bankanın kredi vermekten çekindiğini belirten Canaydın, bankaların kendi kefaleti dolayısıyla kulübe kredi vermeyi kabul ettiklerini belirtti.

"Bizim Galatasaray'a maddi ve manevi hizmetlerimiz bitmez. Galatasaray'da yönetim dışlında olduğum zamanlarda da hizmetlerim bitmemiştir."

"Galatasaray her şeyin altından kalkar. Yeni stadımızla birlikte butün borçlarımız sıfırlanacak. Galatasaray'a hizmet bitmez. Ben ayrılırken ayrılmamam konusunda yoğun baskı oldu."

Fatih Terim'le ilgili olarak da konuşan Canaydın, "Fatih Terim'le maddi bir problem yaşanmamıştır. Yaşanmaz da.. Fatih hoca öyle bir insandır. Bunlar söylenmez ama herhangi bir Galatasaraylı'nın ihtiyacı olursa bir telefonumuzla Fatih hocayla meseleyi çözeriz. Fatih hoca alnından öpülecek insandır" dedi.
 
MAKEDONYA'YA GİDECEK T-SHIRT'LER !..
"AIG geldiğinde biz nefes alamaz haldeydik. Çünkü Galatasaray'ın ipleri AIG yönetimine verilmişti. Biz bunlarla mücadele etmek zorunda kaldık. Bugün şikebahçe, Galatasaray ve Şiketaş'ta olan mağaza olayını AIG bize yaptırmıyordu. Sürekli zarar edeceğimizi söylüyorlardı. Şampiyonluğumuza 7 maç kala t-shirt yaptırmak istedik kabul etmediler. Ben kendi paramla 3 yıldızlı t-shirtler yaptırdım. Eğer şampiyon olamasaydık da sarı kırmızı renkleri olan Makedeonya'ya 25 bin t-sihrt bağışlayacaktık. Tüm finansmanını benim yaptığım t-shirtleri bir günde sattık ve adamlar gelip karını istediler. Eski başkanların kendilerini aldattığını belirterek işleri sıkı tutuyorlardı. Galatasaray'a hiçbir geliri yok ama gelirlerin hepsi orada."
 
AIG'LE İHTİLAF: BENZERİ OLMAYAN ANLAŞMA
"AIG'le ramızda ihtilaf oldu. Yönetim kurulumuzdaki 2 temsilcilerini düşürdük ve bu onların prestijini sartstı. Toplantı teklif ettiler ve Cenevre'de bulştuk. AIG'in 2 numaralı adamıyla karşı karşıya oturduk. Temel Aksu ve Şükrü Ergün -ki ikisinin de İngilizcesi fevkaladedir- varken oturduk konuştuk. Buluşmadan önce kendisini de araştırdık ve düzgün bir insan olduğunu öğrendik. Kendisine kulübümüzü ve aramızdaki ihtilafı anlattım. Portföyünüzün içerisinde bizimle yaptığınız anlaşmanın benzeri bir tane daha varsa istediğinizi yapalım' dedim. Adam gayet dürüstçe 'Bunun bir benzeri yok' dedi."
 
"'%63'ü benim olan paraların mevduatını yapıyorsunuz' dedim. Bunun Galatasaray'ın kaybı olduğunu söylediğimde çok sinirlendi. Türkiye'deki temsilcisini arayarak 'Nasıl böyle yaparsınız' dedi. Galatasaray'ın tüm gelirlerinin ortağı ama giderlerinin değil. Bu anlaşmanın büyük bir skandal olduğu ortadadır. Davalar oldu, İsviçre'de davalar yapıldı. Böyle bir anlaşma olamaz ama yapılmış. 1000 dolar bile kredi temin edemeyen insanlar Galatasaray'ın yarısını satarak böyle bir yola gitmiştir."
 
"G.SARAY ŞİRKETLERİNİ BİRLEŞTİRMEK ZORUNDA"
Galatasaray bu iki şirketini birleştirmek zorunda. Bu iki şirketin birleşmesi için çağrı yapacağız ve bunu için ciddi bir kredi ihtiyacı var. Bunun için de bir teklif var. Önümüzde AIG'le yapılmış anlaşma dersi olduğu için yeni anlaşmanın dikkatlice yapılması gerekir. Kulübün buna ihtiyacı var. İki şirketin birleşmesi şart.
 
Riva önemli bir değer. Riva bizim kurtuluş noktalarımızdan bir tanesi. Selahattin Beyazıt ağabeyimizin döneminde alınmış önemli bir değerdir. Boş arazi olarak kalmasının bir anlamı yoktur. Bugünkü yönetim bizim felsefemizi devam ettiriyor. Riva Galatasaray'ın önemli bir enstrümanıdır.
 
"EMRE İÇİN İÇİM SIZLAMADI"
"Emre şikebahçe'yi tercih etmesi için kimse Emre'yi zorlamadı ama orayı tercih ettiği için içim sızlamıyor.
 
Taraftar olayların ekonomik ve idari taraflarına bakmaz. Onlar her zaman başarı isterler ve haklıdırlar ama bu da her zaman mümkün değildir. Böyle düşünmek taraftarın en tabii hakkıdır ama bunu sağlamak her zaman mümkün değildir. Taraftar önce taraftar sonra da müşteridir. Taraftar senden önce hizmet alacak, sonra da malını alacaktır. Ben bunu hayatımda bir kere söyledim. Müşteri taraftar kavramından da daha üsttedir öte yandan.
 
"Galatasaray ÇITAYI YÜKSELTMELİ"
"Galatasaray'ın çıtası ben yönetime geldiğimde yüksekti ve ben de o çıtayı daha fazla düşüremezdim. şimdi artık daha da yükseltilmesi lazım."
 
"AZİZ YILDIRIM'LA GÖRÜŞÜRÜM"
"Aziz Yıldırım'la da görüşürüm. O'nun başkanlığı bittikten sonra daha da iyi dost oluruz. Başkanlık zamanlarında bu işler biraz daha zordur. Kulüpler Birliği toplantılarına TFF başkanı her zaman katılır. Bizim zamanımızda da Haluk Ulusoy geldi katıldı defalarca. Tasvip etmeyen gitmez."
 
"GALATASARAYLI HINCAL"
Gazeteci Hıncal Uluç'la ilgili bir arşiv oluşturduğunu belirten Özhan Canaydın, Hıncal Uluç'la ilgili bütün arşivi topladığını belirterek, geçmişte söyledikleri ile çelişen, Galatasaray başkanlarına yönelik eleştirilerini toplayacağını belirterke kitabın uygun görüldüğü zamanda çıkarılacağını söyledi ve kitabın adını da söyledi: "Galatasaraylı Hıncal"
 
Biz bir sürü dertle uğraştık bu yolda. Tehditler oldu. Gazetede benim için sürmanşet "Vergi kaçakçısı" ifadesi kullanıldı. Ailemizden, hayatımızdan fedakarlık ettik. Bizler bunu profesyonel olarak yani para karşılığında yapmadık. Stat için o kadar devlet erkanıyla görüşmelerim oldu. Kendi ifadeleridir Kendim için bir şey istemediğim. Bunları kimseler bilmiyor. Adayım deseydim bugün Galatasaray Kulübü Başkanı olurdum.
 
"KALLİ'Yİ DEĞİL GERETS'İ TERCİH EDERDİM"
"Gerets konusunda tam yetki verdiğim futbol şubesi karar almıştır ama Kalli ile Gerets'i yan yana koyduğumuzda tercihim Gerets olur. Lucescu ise benim göreve geldiğimide Fatih Terim'le çalışacağımı biliyordu ve medenice ayrıldı."
 
"OLİMPİYAT STADI TERCİHİ YANLIŞTI"
Olimpiyat Stadı tercihimiz yanlışlarımızdan sayılabilir. Çok çabalamamıza rağmen yeniden Ali Sami Yen'e dönmek zorunda kaldık. Taraftarlara teşekkür etmemiz gerekir orada 30 bin kombine sattık. Sahip Som olayı çok abartıldı çünkü o meselede biz çok mesefe almıştık. Konunun çok üzerine gidildi ve bu da fonu çok ürküttü.
 
"RIBERY OLAYI RÜYALARIMA GİRİYOR"
Ribery olayı bir komplodur ve biz bu komplonun esiri olduk. Marsilya, Ribery ve menajerinin Metz'e karşı kurduğu bir komploydu. Metz'in başkanının bizi ve Adnan Öztürk'ü sevmesinden doğan bir olaydı. Biz burada kullanıldık ve bunun sonucunda çok kaybımız oldu. Yalnız şu da var; Ribery Türkiye'de kalsa değeri bu kadar olmayabilirdi. Çok üzücü bir olaydı ve hala rüyalarıma giren tek olay budur diyebilirim.
 
"FENERBAHÇELİ KOMUTAN ÖZÜR DİLEDİ"
Özhan Canaydın, Fenerbehçe ile Şükrü Saraçoğlu Stadı'nda oynadıkları karşılaşmada Aziz yıldırım'ı tebrik etmesinin sorulması üzerine, "Bugün aynı durumda stadımıza gelen herhangi bir Anadolu takımın yine alkışlarım." derken, şikebahçe ile oynanacak bir karşılaşmada yine aynı durumda alkışlayıp alkışlamayacağı yönündeki soru karşısında, bunun mümkün olabileceğini ama Galatasaray Başkanına sırtını dönen bir başkanı da tebrik edemeyeceğini belirtti ve ilginç bir anekdot ekledi: "O gün önemli bir kuvvet konutanımız gelerek şikebahçe camiası adına benden özür diledi. Kendisinin şu anda önemli bir görevde olduğu da malum" dedi.
 
"ROBERTO CARLOS'U GETİRMEZDİM"
Trabsferler konusuna değinen Canaydın, "Roberto Carlos 35 yaşında. Roberto Carlos'un ben getirmezdim. Bugün Song gitti diye tenkit ediliyor ama bence doğru bir zamanda bırakıldı. O'nun talepleri çok fazlaydı ve menajeri de Ribery'nin kaçmasına sebep olan menajerdir ama önemli isimlerden getirip tutumayanlar da oldu. Mesela Conceicao ve Frank De Boer'i getirdik ama tutmadılar." dedi.
 
(Ligtv.com.tr)

Cengiz Dülger

  • Mimar
  • *****
  • Kayıt Tarihi: Nis 2008
  • İleti: 2582
  • Yaş: 44
  • Yer: KIRKLARELİ / ANKARA
Ynt: Galatasaray Futbol Takımı Haberleri
« Yanıtla #812 : 26. Eylül 2008, 03:07:38 »
Emre, febe'i çok seviyorsa bedava oynasın


"Emre 'Ben doğuştan Fenerliyim. İnşallah F.Bahçe formasıyla G.Saray'a gol atarım' diyerek F.Bahçeli taraftarlara yakınlaşmak istiyor. Madem F.Bahçe'yi bu kadar seviyor o zaman bedava oynasın. Emre; G.Saray, İnter ve Newcastle'dan sonra sevdiği kulübe gelmiş. Bir futbolcu olarak tabii ki gol atmak isteyecek ancak bizimkilerin ona bu fırsatı vermemesi lazım."


***

Yine yaptı yapacağını

"Doğuştan Fenerliyim. İnşallah G.Saray'a da gol atarım" deyince tepki mesajları yağdı.

febe'ye transferiyle şimşekleri üzerine çeken Emre Belözoğlu, bu defa açıklamalarıyla gündemde. Daha önce her fırsatta, "Galatasaray dışında başka bir takımda oynamam" diyen ancak febe'ye giden milli oyuncu, Antu'nun radyosuna, "Ben doğuştan Fenerliyim. febe'nin menfaati için her türlü kavgaya, gürültüye girmeye 
hazırım. İnşallah Galatasaray'a da gol atarım" deyince bir kez daha şimşekleri üzerine çekti.

BEDAVA OYNASIN
Dün internet sitelerinde sarı-kırmızılı taraftarlardan tepki mesajları yağdı. Galatasaraylılar, Emre'yi para için febe'ye gitmekle suçlarken, ortamı geren açıklamaların gereksiz olduğunu belirtip, "Şirin gözükmek için böyle konuşuyor" dediler. Emre'ye bir tepki de Galatasaray'ın eski başkanı Faruk Süren'den geldi. Süren, "Emre madem febe'yi bu kadar çok seviyor. Bedava oynasın" diye konuştu.

kaynak:fotomaç

faruk süren çok iyi söylemiş bedava oyna ozaman karaktersiz arkadaşım.

beckham12

  • Mühendis
  • ****
  • Kayıt Tarihi: May 2008
  • İleti: 1950
  • Yaş: 39
  • Yer: istanbul
Ynt: Galatasaray Futbol Takımı Haberleri
« Yanıtla #813 : 26. Eylül 2008, 19:35:35 »
Türkiye Şampiyonu Şampiyonlar Ligi'ne Doğrudan Katılacak


UEFA Yönetim Kurulu’nun yaptığı son toplantıdan sonra Türkiye Futbol Federasyonu’na gönderdiği genelgeye göre 2008-2009 sezonunda Turkcell Süper Lig’i şampiyon olarak bitiren takım, 2009-2010 sezonunda UEFA Şampiyonlar Ligi’ne eleme turu oynamadan direkt katılacak.

Bunun yanı sıra UEFA kulüpler sıralamasında 11’inci sırada yer alan Türkiye bu sayede 2009-2010 sezonunda UEFA Avrupa Ligi adını alacak olan UEFA Kupası’na üç takım gönderecek.

UEFA bir yenilik yaparak 2010 Şampiyonlar Ligi Finali’nin 22 Mayıs 2010 Cumartesi günü oynanmasını kararlaştırdı. 

beckham12

  • Mühendis
  • ****
  • Kayıt Tarihi: May 2008
  • İleti: 1950
  • Yaş: 39
  • Yer: istanbul
Ynt: Galatasaray Futbol Takımı Haberleri
« Yanıtla #814 : 26. Eylül 2008, 19:38:13 »
Cola Turka İdman Raporu: 26 Eylül 2008 Cuma (Akşam)

Galatasaray Profesyonel Futbol A Takımı, çalışmalarını Florya Metin Oktay Tesisleri’nde tek antrenmanla sürdürdü.

Teknik ekibimiz Michael Skibbe, Edwin Boekamp, Ümit Davala, Cevat Güler ve Nezih Ali Boloğlu yönetiminde saat 17.30’dan itibaren Jupp Derwall Antrenman Sahası'nda yapılan basın ve taraftara kapalı akşamüstü çalışması, ısınma ve açma germe egzersizleriyle başladı.

Antrenmanın ana bölümünde önce iki grup halinde teknik çalışmalar yapılırken, kaleciler Nezih Ali Boloğlu yönetiminde takımdan ayrı çalıştılar. Daha sonra kalecilerin de katıldığı taktik bir çalışma ve şut çalışmaları yapıldı.

Antrenman soğuma ve açma germe çalışmalarıyla tamamlandı ve oyuncular merkez binaya geçtiler.

Volkan Yaman antrenmanın tümüne takımla birlikte katıldı.

Ferdi Elmas sol kasığındaki ağrı nedeniyle tedavi edildikten sonra dinlendirildi.

Sağlık merkezinde sürdürülen tedavilerinin ardından Orkun Usak, Emre Güngör ve Uğur Uçar salonda, Aydın Yılmaz, Ümit Karan, Tobias Linderoth ve Mehmet Topal sahada sağlık ekibi eşliğinde takımdan ayrı çalışıyorlar.

Shabani Nonda ise tedavisinin ardından dinlendirildi.

Serkan Çalık ve Barış Özbek’in ameliyat ertesi rehabilitasyon çalışmaları sürüyor.

Galatasaray Profesyonel Futbol A Takımı, Konyaspor karşılaşması hazırlıklarını 27 Eylül Cumartesi günü saat 17.30’da yapılacak basın ve taraftara kapalı antrenmanla tamamlayarak Florya Metin Oktay Tesisleri’nde kampa girecek.

beckham12

  • Mühendis
  • ****
  • Kayıt Tarihi: May 2008
  • İleti: 1950
  • Yaş: 39
  • Yer: istanbul
Ynt: Galatasaray Futbol Takımı Haberleri
« Yanıtla #815 : 26. Eylül 2008, 19:39:47 »
Zorunlu Açıklama

Bugün bazı medya organlarında yer alan haberlerle alakalı olarak kulübümüzden aşağıdaki açıklama yapılmıştır:

1. Bugün bazı yayın organlarında yer alan “Yılın Olayı” “Şanlı İntikam” manşetli yazılar hayal ürünü olup gerçeği yansıtmamaktadır. Tuncay Şanlı ile Galatasaray Kulübü hiçbir şekilde irtibata geçmemiş ve görüşmemiştir.

2. Galatasaray Kulübü'nün eski Teknik Direktörü Sayın Mircea Lucescu’nun Ocak ayında Kulübümüzde yeniden görev alacağı da asılsız bir haberden öteye gitmemektedir.

3. Galatasaray Kulübü Başkanı Adnan Polat’ın Kulübümüz futbolcusu Arda Turan için “Yüz milyon lirayı getiren Kulüp Arda’yı alır” sözü ise asılsız ve gerçek dışı bir haberdir.

Medya mensupları hayal ürünü ve gerçekleri yansıtmayan haber yapmamaları konusunda birçok kez uyarılmıştır.

Bu tür yalan ve asılsız haberler devam ettiği takdirde, söz konusu yayın organları için daha önce açıklanan yaptırımlar uygulanacaktır.

Kamuoyuna duyurulur.

Galatasaray Spor Kulübü
İletişim Koordinatörlüğü