Osman Altunterim çok güzel yazmış
Mevzu belli.. Milli Takım..
Adı üzerinde "Milli" olunca mevzu, hassasiyetler de farklı..
Ama niyetler de farklı bana göre..
Önce malum 6+0+4 kararının alındığı TFF toplantısına gidelim beraber..
O toplantıdan sonra sitemizde "Abdullah Avcı yolcu" diye vermiştik haberi. Hesap buydu..
Alınan karar da bu..
Olmadı Avcı, tutmadı.. Farkına vardılar ve nefes almaları lazımdı.. Bu yüzden ilk kurban her zaman olduğu gibi hocalardı ve onlar da böyle bir karar aldılar..
Buraya kadar aslında rutin..
Her şey doğal..
Ama doğal olmayan süreç geçen hafta başladı..
Ortada daha fol yumurta yokken, Göksel Gümüşdağ önce Florya'da Fatih Terim'i ziyaret etti..
Herkes Milli Takım'a yordu olayı.. Mantıklıydı bu senaryo ve biraz mideler bulanmaya başladı..
Ama işlenmesi lazımdı..
Fatih Terim'in adının Milli Takım ile yan yana anılması bile bazılarını rahatsız edecekti elbette..
Etti de malum..
Galatasaray'ın Gaziantep'i yendiği maçın gecesi bir anda TFF Başkanı'nın sahibi olduğu gazetenin müdürü twitter hesabından "şak" diye yapıştırdı Fatih Terim'in Milli Takım'ın başına geçeceği haberini..
Sonrası tufan..
Olurdu olmazdı, yapardı yapmazdı mevzuları..
Herkesin içindeki dökülüverdi..
Aslında bu bir senaryonun ikinci perdesiydi..
İlk perde Gümüşdağ'ın ziyareti ile oynanmış, ikinci perde de twitter'dan sahneye konmuştu..
Yazılı bu senaryonun üçüncü perdesi ve asıl hedefinin içi içini yiyordu..
Duramadı, dayanamadı ve dün filmi koparttı!
TFF'nin başkanını arayan hocası, TFF'nin başkanı ile görüşmek istedi..
Talep kabul gördü de mekan TFF'nin binası değil, TFF'nin başkanının sahibi olduğu gazetenin binasıydı!
Sonra istifa haberi geldi..
Sonra Fatih Terim ile görüşme talebi haberi..
Sonra Galatasaray Başkanı Aysal'ın açıklaması..
Bunların hepsinin birer tesadüf olamaz..
Peki olabilir diyelim ama bu kadar tesadüfün üst üste gelmesini kimse açıklayamaz..
Ama tüm bu toz duman içinde biraz mantık sahibi olanlar bunun bir satranç oyunu olduğunu çözmüştür..
Fatih Terim'e ceza yağdıran, verdiği kararlarla Galatasaray'a darbe üstüne darbe vurmaya çalışan, "Fenerbahçemiz", "Beşiktaşımız" derken, Galatasaray'a soyunma odasında kupa vermeye cür'et eden, Erzurum'da Süper Kupa'yı verirken suratı şekilden şekile giren, sahibi olduğu medya kanalları ile sürekli Fatih Terim ve Galatasaray hakkında yalanlarını esirgemeyen bir TFF Başkanı ile Fatih Terim yan yana olabilir mi?
Bu fotoğrafı düşüne bilir misiniz biraz?
Ben düşünemiyorum..
Tamam, "Milli" duygular söz konusu olunca hocanın gözü kararır ama şunu unutuyorlar veya hala farkında değiller ki ; Fatih Terim eski Fatih Terim değil!
Bunu 3 yıl önce imza töreninde şöyle dile getirmişti;
Artık çıraklık, kalfalık, ustalık dönemi bitti.. Bilgelik dönemi başladı..
Evet, Fatih Terim şu anda futbolu yöneten ya da yönettiğini zannedenlerin hepsini tek cebinden çıkaracak bilgelikte..
Bu bir oyun.. Bu bir senaryo.. Ama tutmaz..
"Aslolan Galatasaray'dır" diyen Fatih Terim, bu sözünün arkasında durur..
Aslında onun Milli Takım'a gitmesini, Galatasaray ile yollarını ayırmasını isteyenlerin ekmeğine yağ sürülmüştü.. En çok da onlar üzülür bu duruma ben eminim..
En çok da Galatasaray Resmi Sitesi'ni (Bir haftadır Sinan Kalpakçıoğlu hakkında açıklama yayınlanmayan resmi site) meşgul edecek kadar "Danışman" kelimesinden rahatsız olan ve açıklama yaptıran "Danışman"!
Hani ultrAslan'ın bir tezahüratı var ya, "Hep oyunlar, senaryolar, sustuysak bir yere kadar" diye.. Gerisini siz getirin işte..
Sonuç ;
TFF, Abdullah Avcı'yı göndermek için bir plan yaptı ve uyguladı.. Başarılı da oldu..
Fatih Terim'i göndermek için yol arayanlar yol bulduklarını sandılar..
Terim, resmi siteden yaptığı açıklama ile bu oyunda "Varım" diyenlerin hamlelerine "gördüm" dedi..
Şimdi ortada iki tek gerçek var..
Birincisi; Fatih Terim giderse, kimse "bıraktı gitti" diyemeyecek!
İkincisi; Terim Galatasaray'da kalacak ve eli her zamankinden daha da güçlü olacak..
Dahili ve harici düşmanları en çok korkutan da ikinci seçenek.. Muhtemelen de gerçekleşecek olan da o..
Ne diyorlardı, "Şimdi onlar düşünsün!"