Merhaba arkadaşlar ben 2 senedir Meksikada yaşayan ama GS hasretine daha fazla dayanamadığım için Türkiyeye dönecek kadar fanatik bir GS li kardeşinizim. Arkadaşlar stadımızın iç kısmı ne kadar güzel ise dış dizaynıda bir o kadar berbat görünüyor. Sıvası yapılmamış inşaatlar gibi duruyor. Yeni yapılan stadların hepsi bulundukları şehrin mimarisiyle, tarihi ile uyumluluk teşkil ediyor. Bizim stadın dış kısmı nedir allahınızın aşkına. Bütün kolonlar,kirişler meydanda bide böyle dizayn ettim demiş Eren Talu. Dizayn etmese nasıl olacaktı çok merak ediyorum.
2016 adaylığımız için çizilen yeni stad projelerinin dış kısımlarına bakın, hepsi çok orjinal ve göze hoş gelen yapılar. Lütfen buna bir önlem alınsın. TEM in yanından geçerken kolonlu kirişli beton yığını görmek istemiyorum.
Size şu anda yaşadığım şehrin takımı olan Chivas Guadalajara nın bitmek üzere olan yeni stadının resmini gönderiyorum. Aztek kültürü göz önüne alınarak yapılmış bir stad. Anlayın dış dizayndan kastımı. yorumlarınızı bekliyorum.
http://se7enthirty.files.wordpress.com/2009/01/volcanostadium-front.jpg
zaman zaman bende "dış bölümde 3. ve 4. kat dışında kaplama yapılmayacak ve brüt beton olarak kalacak olan kolon ve duvarlar acaba görünümü eksi (-) olarak nasıl etkiler" diye düşünmüyor deyilim, aslında projeyi takip eden herkes düşünüyordur,
projenin dış mimarisini eleştirmek yada övmek bana düşmez ama görüntü olarak bize nasıl yansıdığı ve gören gözlerin bu yansımadan yani görüntüden nasıl etkileneceği önemli işte bu noktada brüt betona uygulanacak "yalıtım,katı yada sıva kaplama/korucu" nun asıl görevinden ziyede projeye katacağı estetik, bunun içinde biraz beklememiz gerekir bakalım nasıl bir uygulama olacak,
bunun dışında, dış tasarımda bir çok kişinin serzenişte bulunduğu diğer bir noktada 5. katta ki son tribün katının altında(dış arka kısım) kalan v kolonların bulunduğu açık alan , acaba bu bölümler kapatılabilir mi diye herkes gibi bende aklımdan geçirmişimdir fakat projenin tamamına biraz derinlemesine bakınca orjinal tasarımın mantığını biraz anlıyor gibi insan,
Samiyenin turnikelerinden girdikten sonra ve maç bittiğinde çıkmak için bizlerce sarfedilen zahmeti gözöününde bulundurmak gerek, yani yapı içindeki alan darlığını giderme ihtiyacı düşünülmüş (bence) ki yanlış hatırlamıyorsam yapımı devam eden aslantepe de sadece bina içinde 20 bin m2 dolaşım alanı var, bu alanlar 2. normal ve 5. normal katlarda tribün arkalarında,
sadece tahmini olarak yazıyorum Mimarda bu bölümlerin özellikle 5. katın zaten açık kalacağı için dıştaki çelik ve beton karışımı olan taşıyıcıları kendi estetik anlaşıyına ve tüm proje ile (mesela Eğik kolonlarla ve çatı dizaynı ile özdeşiyor) uyum içinde olsun diye "V" şeklinde tasarlamış olabilir,
kaldıki anayapının kuzey ve batı kısmında kalan araziyi eğimden dolayı zaten kullanamıyorsun, futbol ve diğer aktivitelerde devre arası yada bazı mola sürelerinde 50 binden fazla kişinin büyük bir çoğunluğunu hava almak, kısa süreli dinlenme ihtiyaçlarını karşılamak için binadan çıkartıp doğu ve güney meydanlarına yönlendirip ekstra bir sıkışıklığa sevk etmekte ne kadar doğrudur bilemiyorum, bu anlamda binadan çıkartmadan açık hava ile insan bedenini buluşturmakta doğru bir mantık geliyor,
tabi bu bana göre...
bugün bir arkadaşta inşaat başlığında "ilk katın çok yatay olduğunu ve bundan dolayı son kattaki taraftarın maçı sanki olimpiyat stadyumundaki mesafeden izlediği" gibi bir yorumu vardı,
ama hiç bir rakam ve değer yazmadan nasıl böyle bir kanıya vardığını anlayamadım malesef,
oysa örnek olarak ilk sıra koltuğu 20-22 derece ve 65. sıradaki 35-36 derecelik son sıra koltuğu ve üstüne üstelik saha zemininden 34-35 metre yüksekliteki bu 65. sıranın nasıl olimpiyat stadyumundaki seyir mesefeleriyle aynı olduğunu izah etseydi bizde "evet/hayır" anlamında kendimizce yorumda bulunabilseydik (inşaat başlığı kapalı olduğu için bu paragrafı bu son bölüme yazdım)