Arkadaşlar öncelikle çatı konusunda kötü bir niyetimin olmadığını söylemek isterim, sadece oradaki sararmanın birikintiden daha çok pasa benzemesi bana daha olası geldi ayrıca kullanılan trapezin paslanmaz bir maddeden yapılmış olması bendeki soru işaretlerini daha da artırdı. Amacım sadece düzgün bir üslupla bilgilendirilmek hatta buranın pas olmadığı konusunda çürütülmekti; ama bazı arkadaşlar sağolsun ''çatıya mı çıktın ki biliyorsun? orası tortu birikintisi... '' (bilmiyorum acaba kendileri çatıya mı çıktı ki oradaki sararmanın birikinti olduğunu söylüyor) ''saçma sapan yorumlar yapmayın'' v.b. yorumlarla sağolsunlar beni bilgilendirdiler.
Söz konusu bölgenin, bende paslanmış olması fikrini doğurmasının nedeni,
1-acaba Var-Yap'ın koltuk seçiminde gösterdiği kalite anlayışını çatı kaplamasında kullandığı trapezlerde de mi sergiledi yani daha açık konuşmak gerekirse burada da mı ucuza kaçtı?
Hepimizde biliyoruz ve katılıyoruz ki çatı tek parça kaplama olmamalıydı ve izalasyonuda yapılmalıydı Örn:Kadir Has
2-Pas şüphesi oluşturan bölgeler yoğunlukla sonradan yapılan saçakların bağlantı noktalarında; yapılan montaj işlemleri bu bölgelerde yoğunlaştığı için acaba kullanılan kaplamada, daha doğrusu trapezlerde bir deformasyon mu oldu da böğle bir ,tırnak içinde söğlüyorum, ''paslanma'' oldu.
3-Söz konusu sararmalar Ekim ve Kasım aylarında çekilen hava görüntülerinde, özellikle kapakların geleceği Doğu ve Batı kısımlarında da var. Buralara kapak geleceği için pek fazla dert etmemiştim.
Şunuda belirtmek isterim ki yazdıklarım Var-Yap'ı eleştiriyor gibi gözüksede kendilerine teşekkür etmemek haksızlık olur. Firma hiçbir mecburiyeti yokken bizim için 4 online cam kurmuş ve haftalık fotolarla en gücel şekilde bizleri bilgilendirmiştir.
Umarım hassasiyetimi anlarsınız, ben burada ''forum'un, bir çok admininden bile eski üyesiyim, hep takip ederim ama az yazarım'' gibi geyiklere girmiyecem ama kimseye de GALATASARAYlılığımı da sorgulatmam. Benim tek derdim bu stattın bize kusursuz bırakılması.14-15 senedir bekliyoruz bu stadı ve uğruna vaz geçtiğimiz değeri burada herkes biliyor; ama sonuç malesef beklentilerin altında. Buna karşın savunulan tez = ''Bize devrettikten sonra gereken düzenlemeleri kulüp yapar'' = yaklaşımı ve bizi bu noktaya getirende zaten bu yaklaşım. Bu stat projelendirilirken, şartnameler oluşturulurken çok iyi hatırlıyorum rahmetli başkanımız Syn. Özhan Canaydın stata kullanılan yapı ve malzeme tamamen bizim istediğimiz standartta ve kalite de olacak demişti. Peki biz neden şimdi stat bize geçtikten sonra düzenlemeler yapıp para harcıyalım, adama sormazlarmı madem burada düzenleme yapacaktın stat yapılırken neden yaptırmadın diye....tamam eksiklikler muhakkak olacaktır ve düzeltilecektir ama stattın ana faaliyet konuların da (çatı, koltuklar, korkuluklar, aslanlı yol, dış cephe..) bu kadar esnek davranılmaz.
Çok uzattım biliyorum ama oldukça doluyum ve bazı arkadaşlar gibi polyanacılık oynıyamıyorum bu yüzden daha sayfalarca yazabilirim neyse yazdıklarım konusundA istemden KALBİNİ KIRDIĞIM RENKDAŞIM VARSA ve HADDİMİ AŞTIYSAM HERKESTEN ÖZÜR DİLERİM.