MERİÇ TUNCA (hurriyet.com.tr spor müdürü)
Aziz Yıldırım, Kulüpler Birliği başkanlığını bırakmakla çok geç kaldı. Ben onun yerinde olsam bu kararı bugün değil, Futbol Federasyonu Disiplin Kurulu'nun Galatasaray karşılaşmasından sonra verdiği 2 maç seyircisiz maç cezası ve Bilica'ya verdiği 3 maçlık ceza sonrası verirdim. Çünkü o cezalar hem haksızdı, hem de işbaşındaki bu Federasyon'un Sarı-Lacivertli kulübe başkış açısını ortaya koydu..
Zaten ben Yıldırım'ın Kulüpler Birliği'ne neden başkan olduğunu da anlayamadım..
Yıldırım'ın Kulüpler Birliği'ne başkan olması, şikebahçe'ye yarar değil zarar getirdi.. Ortada öyle bir hava yaratıldı ki, Aziz Yıldırım sadece şikebahçe'yi değil, Türk futbolunu da yönetiyor noktasına getirildi olay..
Aslında Aziz Yıldırım Kulüpler Birliği'ne başkan olduğundan bu yana ne şikebahçe'yi, ne de Türk futbolunu yönetebildi..
Bir sürü olay oldu, şikebahçe bir sürü haksızlığa uğradı ama Yıldırım sustu, yutkundu, içine attı.. Ve iş bu noktaya geldi..
Şimdi bundan sonrası ne olacak?..
Bundan sonrasında olacak olan şu;
Futbol Federasyonu Başkanı Mahmut Özgener'i de, MHK Başkanı Oğuz Sarvan'ı da zor günler bekliyor..
Çünkü bu akşama kadar sağ yanağına vurulunca sol yanağını da çeviren bir Aziz Yıldırım vardı karşılarında..
O eski Aziz Yıldırım'ı çok özleyeceklerini, başlarını taşlara vuracaklarını, ''Biz nerede hata yaptık?'' diyeceklerini tahmin ediyorum.
SELÇUK YULA (Spor Yazarı)
Şu ana kadar yaptığı en doğru hareketi yaptı. Şimdiye kadar şikebahçe Kulübü Başkanlığı ile Kulüpler Birliği'ni birarada götürmeye çalıştı. Başarılı da oldu. Bir şeyler yaptı. Ancak Türkiye bunu anlamadı. Hakemler şikebahçe'ye saldırdı. En son öreneğini Şiketaş, Kasımpaşa ve Eskişehirspor maçlarında gördük. şikebahçeli taraftarlar tüm bunlardan şikayetçiydi. Çünkü Yıldırım Kulüpler Birliği Başkanı'ydı. Hiç olmazsa oradan çıksında şikebahçe'nin haklarını korusun.
baska yorum gerekirmi arkadaslar