Stadyumda, akustikle tribün dikliği arasında kurulan ilişki çarpık bir ilişkidir. Çünkü Aslantepe gibi üst düzey bir stadyumda akustikle ilgili stadyumun kullanım amacına ilişkin olarak bir çok farklı tercih yapılması gerekebilir. Şöyle ki, bazı stadyumlarda tribünlerin çok dik olması veya başka faktörlere bağlı olarak ses tribünlerde inanılmaz seviyeye ulaşmasına rağmen, oyunun oynandığı sahaya daha az ulaşmaktadır. Halbuki amaç bir müsabaka esnasında rakibi baskı altına almak kendi takımını da motive etmek ise sesi tribünde yoğunlaştırmaktan çok sahada yoğunlaştırmaktır. Böyle olması durumunda da bu defa stadyum konserlerinde istenen sonuç elde edilemeyebilir. Kaliteli mimarlar tarafından dizayn edilen kilise ve cami gibi ibadethanelerde alan çok büyük olmasına rağmen hiç bir elektronik aksam kullanılmaksızın ses mekanın her yerine ulaşmaktadır. Ancak dikkat edilecek olursa eko'lu bir sestir ve hatip konuşmasının temposunu, ritmini bu ekoya uydurmak durumundadır. Aksi takdirde 2 saniyeye kadar varan soğurma periyotları yüzünden konuştuklarından hiç bir şey anlaşılmaz. Fakat aynı mekan en son müzik yapılacak yerlerden biridir,yani bu tür mekanlar özellikle enstrümantal müzikler için uygun değildir. Ses dalga formunda bir enerjidir ve uygun donanım ve dizayn ile mekan içinde istendiği gibi yönlendirilebilir (bkz.LRAD-Long Range Acoustic Device) sonuç olarak Aslantepe stadyumunun çok amaçlı bir stat olması nedeniyle, tasarımda bir müzik salonunda bulunması gereken kriterlerde mutlaka dikkate alınmıştır. Doğal olarak stadyumda (ne yazıkki) çok ciddi bir eko olmayacaktır. Fakat bu durum stadyumun akustik olarak kötü olduğu anlamına gelmiyor, aksine Türkiye’deki mevcut stadyumlar içinde en iyi performansı sağlayacaktır. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın. Benim anlatmaya çalıştığım şey, şayet stat sadece futbol müsabakaları için dizayn edilmiş olsaydı daha fazla derinlik yaratacak daha çok eko yapacak bir dizayn tercih edilir ve akıllara ziyan bir ses kapasitesi sağlanabilirdi. Ne yazık ki konser vs. gibi etkinlikler göz önünde bulundurularak eko belli bir seviyenin altında tutulacak. Projenin mimarı Mete Arat'da daha önce bir röportajında bunun böyle olması gerektiğini belirtmişti.