işte gene bir maç günü heyecanı. önce aslantepede restaurantlardan birinde nefis bir yemek yiyoruz. ardından bir iki mağaza geziyoruz, bir iki teknoloji mağazasına giriyoruz, belki bir kamera alırız maçı çekmek için. Sonra GS Store'dan forma, şapka, bayrak...Restaurantlar, stadın kale arkası tribunlerinin alt kısımlarında kalıyor. oralar 2 3 katlı. aşağıki katlarda giyim, teknoloji ve ıvır zıvır mağazalar. Zemin katta da yemek yediğimiz restaurantlar. hemen restaurantların bittiği noktada ülkedeki en büyük GS Store başlıyor. Stadın taraftarı selamlayan koca tabelasının hemen solunda kalıyor store.
bu arada bir önceki gün, hemen bitişikteki GS Basketbol Salonunda, önemli bir maçı kazanmışız. Stadın etrafındaki dev ekranlarda, maç sonu görüntüleri, kaptan taraftara 3'lü çektiriyor... Daha kapılar açılmadığından bir grup taraftar bir önceki günün kahramanlarına tezahurat yapıyor(ilerdeki barda biraz alkol de alınmış tabi).
Bu arada GS formalı kimi yabancı turistler var etrafta. Kulüp Aslantepeye ufak bir otel de inşa etmiş. Orada yabancı turistleri, Almanyadan, Belçikadan, Ankaradan, Denizliden gelen taraftarları ağırlıyor. bir de paket tur yapmışlar "72 saat Galatasaray" diye. Metin Oktay'ın mezarından tutun da, Aslantepedeki enfes müze, cuma gunki basket maçı ve pazar günü derbi...hepsi dahil.
Neyse, maç saati yaklaşyor...Artık son biraları yudumlayıp, koltuğumuzu alma vakti. Stada giriyoruz. Çatıdan günün son ışıkları yansıyor artık. Kale arkaları hariç stad dolmak üzere. bakıyoruz ki bir grup taraftar sanki 3lü çekilecekmiş gibi "oooooo" diyerek ellerini kaldırmışlar. o esnada bir gürültüyle stadın çatısı hareket etmeye başlıyor. yavaş yavaş ilerleyen çatı son bir hareketle kapanınca...1..2..3..laylaylaylaylaylaylaylaaaaaa y oooo Cim Bom Bom. Gürültüyü tarif edemem. meğer o güzel yaz akşamı bunun için kapamışlar çatıyı. içerisi tam bir cehennem. maça 15 20 dakika var ama meşaleler yakılmış, kale arkaları da dolmuş 50bin küsur taraftar çıldırıyor. soyunma odası bile inliyor olmalı. o tezahurat sürerken, tekrar takımlar maç için çıkıyorlar sahaya. inliyor ortalık. 2 takım da sahaya dizilip seyirciyi selamladığında stadta, yönetimin hazirladigi konfetiler, balonlar, ateş şelaleleri, taraftarın içeri soktuğu meşaleler, hepsi fişekleniyor, ve çatı tekrar aynı yavaşlığıyla açılmaya başlıyor. O sırada dışarda yüksekçe biryerde duranlar, yavaşça açılan çatıyı, yükselen dumanları, gürültüyü, uçuşan konfetileri, sanki birazdan bizimkilerden kaçışacak rakip gibi dağılan balonları görebilir ve hissedebilirler...