Arkadaşlar size yakın geleceğe ilişkin ufak bir olası tahminde bulunayım.
Eren Talu 30 günlük süre içinde toki ihtarına bir yanıt veremez (yani toki'nin istediği şartları yerine getiremez) ama tokinin işi ondan almasına da engel olabilir. Zira hemen bu 30 günlük süreyi söz gelimi 100 güne çıkartmak için bölge idare mahkemesine yürütmeyi durdurmak için (ihalenin kendisinden alınması işlemini durdurmak için) başvurabilir.
Tabi bağımsız yargı nasıl bir karar verir bilmiyorum ama çok yakın bir tanıdığımın!!! 39 yıllık hakimlik deneyimine göre böyle bir başvuruda hemen aynı gün karar verilmez ve gerekçeler incelenir. Eğer gerekçeler mantıklıysa yürütme durdurulabilir. Buradaki gerekçeden kastım ekonomik kriz.
Daha bugün ajanslara yargıtayın bir emsal teşkil edebilecek kararı düştü. Ev sahibinin kirayı tefe tüfeye göre arttırmalısın sözleşmemizde öyle yazıyor diyerek kiracısı aleyhine açtığı zam davasında yargıtay kiracıyı haklı bulmuş, üstüne bir de kira indirimine hükmetmiş!!! Yani demek istediğim sözleşme, daha doğrusu ihale şartnamesi çok da bağlayıcı değildir. tabii ki force-major olarak tabir edilen olağan dışı gelişmeler yaşanması durumunda. Bkz: Savaş, doğal afet ya da ekonomik kriz...
Uzun lafın kısası... Bu işin en kısa yoldan çözümü şu anki yüklenici ile olur. Diğer çözümler ise tabi ki yine bizi stadımıza kavuşturur ama kim bilir ne zaman...
Murat Bey;
Bu olayda "ekonomik kriz" bana göre mücbir sebep olarak kabul edilemez. Mücbir sebep doğal afetler gibi önceden öngörülemeyen halleri kapsar. Ekonomik kriz ise basiretli bir tacir için önceden tahmin edilemeyecek bir olgu değildir. Ekonomik kriz mücbir sebep olarak kabul edilecek olur ise, bu günkü piyasa ortamında hiçbir kimse yükümlülüklerini yerine getirmek zorunda kalmayacak demektir.
İdare mahkemelerinde İhtiyati Tedbir kararı verilmesi için iki şartın bir arada bulunması gerekmektedir. Birincisi telafisi imkansız zarar, ikincisi ise hukuka açık aykırılık. Ayrıca bana göre en önemlisi İdarenin yani TOKİ'nin ihaleyi iptal etmesi şarttır. İptal edilmeyen bir işlemin (ihalenin) yürütmesinin durdurulmasından bahsetmek de mümkün değildir.
Bu olayda benim şahsi görüşüme göre ihalenin iptali Sayın Eren Talu için telafisi imkasız zarar doğuracağından birinci şart gerçekleşmiştir. İkinci şartın (ihalenin iptalinin açıkça hukuka aykırı olup olmadığı) gerçekleşip gerçekleşmediğini ise dosya kapsamını bilemeyeceğimiz için net olarak cevap verebilmek mümkün olmasada, TOKİ'nin ihale şartlarına uygun şekilde hareket ettiğini, ihtarname gönderdiğini, belli bir sürenin geçmesini beklediğini, değerledirdiğimizde ise bana göre açık bir hukuka aykırılık söz konusu değildir.
Bu sebeple yürütmeyi durdurma kararı verilmesi ihtimali, bu şartlarda bana göre çok yüksek değildir. Tabi olayın tüm ayrıntılarını bilmediğim için bu benim şahsi görüşümdür. Kaldı ki son karar bağımsız Türk Yargısına ait olup, bağlayıcı olan da bu karar olacaktır. Mahkeme yürütmeyi durdurma kararı verecek olur ise de, İdare Mahkemelerinde bir davanın ortalama 1.5-2 yıl, Danıştay'da temyiz aşamasının 2-3 yıl sürdüğü düşünüldüğünde de, stad inşaatı minumum 4-5 yıl duracak demektir. Böyle bir olasılık da söz konusu olduğu için, bana görede Galatasaray için en hayırlısı olan, Eren Talu'nun finans problemini aşıp bu işi kendisinin bitirmesidir. Yoksa stadın ne zaman biteceğini, gelişmelerin hangi yönde olacağını şu anda net olarak kimse bilemez.