Sevinilen durum Kadıköy’de 10 sene sonra gelen “1 puan” olabilir mi? Aldığı bir kaç lig kupası dışında diğer Türk takımlarından hiç bir farkı olmayan fb’nin sahasında alınan “1 puan” mı sevindirdi bu taraftarı? Tek gayesi sezon içerisinde Galatasaray’ı yenebilmek olan. Bu sebepten dolayı her sene milyon euro’ları saçan, aksi durumda teknik direktörünü kovan, oyuncusunu tartaklayan, tek kişiye bağlı yönetilen ancak tribünlerinde “fb cumhuriyeti(!)” pankartları açılan! Uefa kupasını, Süper kupayı görmüş bir taraftar böyle bir beraberliğe sevinir mi?
Arjantin için, Maradona neyse; Galatasaray için Hagi o’dur... Dönüşünü böyle “baştan yenik”, ”çökmüş” bir takımla yapmasına rağmen, rakip takım taraftarına dua ettirtmesidir sevindiğimiz hatta güldüğümüz şey... Sevindiğimiz şey “Rijkaard sendromunu” derbi maç ile atlatmasıdır Galatasaray’ın... Sevindiğimiz şey Arda Turan, Harry Kewell, Milan Baroş gibi bütün rakiplerimizin ağzı açık izlediği büyük oyuncularımızın sakat olduğu bir maç’ta; 1,5 senedir unuttuğumuz şeyleri yapmamız, savaşmamız, koşmamız, tatlı-sert oynamamız, rakibi kitlememiz, hiç etki altında kalmadan oyuncuların işlerine bakması, tribünde uzun süredir “arabesk” takılan taraftarın 50 bin kişiyi susturması!
Sevinilen şey 10 seneden sonra saçma bir gol(..te, başa çarpan) veya hakem hatasıyla bir gol görmemektir kalemizde... Futbolcularımızın moralinin çökmemesidir...
Son 10 yıldır maddi yönden bizden ilerde olan bir kulübün gerisine düşmemek, hatta bu sene itibariyle ilerisine geçmenin adımlarının atılmasıdır sevinilen şey!
Artık bütün koşullar eşitleniyor... Artık tribünlerde, ekranlarınızın başında daha fazla dua etmeniz gerekecek budur sevindiğimiz...
Türk Telekom Arena’da görüşmek üzere...