Adnan Polat oyun oynuyor!
Gökmen Özdemir -
--------------------------------------------------------------------------------
G.SARAY’DA kaos var. Kaosun çözümleri var. Tabii çözüm isteniyorsa. Ama benim gördüğüm kadarıyla özellikle Adnan Polat kanadı çözüm istemiyor. Biraz “Bize yaptıklarını ödesinler” havası da var bunun içinde biraz da “Bu koltuktaan kalkmam” havası.. 27 Mart Mali Genel Kurulu’ndan sonra oluşan karmaşanın ve açılan davaların da tek sorumlusu Polat yönetimidir.. Her ne kadar Polat “Dava açanları tanımıyorum” diyorsa da ben iddia ediyorum ki hepsini tanıyor hem de çok yakından..
DAVA açanlar kimler? Yıldırım Baki.. Tanınan adıyla Samim Baki.. Başkan Adnan Polat’ın çok yakın arkadaşı.. Bora Palaska.. Haldun Üstünel’in 30 yıllık arkadaşı.. Kayhan Berberoğlu.. Haldun Üstünel’in tribünlerde desteklediği genç ekibin lideri.. Kulübe üye olurken üyelik formunun altında Murat Yalçındağ ve Işın Çelebi imzası olan tanıdık bir sima.. Ki Işın Çelebi Kayhan Berberoğlu’nu hiç tanımadığını Haldun Üstünel’in ricasıyla formu imzaladığını söylüyor.. Ve en önemlisi Berberoğlu 27 Mart 2010 seçimlerinde 24 nolu sandığın Adnan Polat tarafından temsilcisi.. Yani anlayacağınız dava açanlara ulaşamayacak hatta tanımayacak kadar uzak değil Adnan Polat..
‘BİZ ETTİK SEN ETME’ DENMESİNİ BEKLİYOR
MADEM bugün tanıtım yapıyoruz.. Mali Genel Kurul’da 6 üyenin imzaladığı divan tutanaklarını imzalamayan 7. üye Begüm Özkan’ı da tanıyalım.. Özkan, Polat’ın seçim ofisinde çalışan, Polat tarafından Divan heyetine önerilen, Arena’da sanatsal faaliyetler yapmak için Polat’tan vaat alan bir üye. Bugün ipin ucundaki genel kurulun divan başkanı Türker Arslan’ın da Polat tarafından bu görevi kabul etmesi için baskıya uğradığının, bu konuda muhalefetin de Polat tarafından ikna edildiğinin bilinmesi gerek.. Bugün tartışılan ne? İbra oylamasının net yapılıp yapılmadığı. “Kapalı oylama olsun. Sonuçlar net açıklansın” diye önerge verenler kimler? Muhalefet.. Oylamanın açık yapılmasını isteyen kim? Polat.. Açık oylama sonucunu kabul etmeyen de Adnan Polat..
ANLAYACAĞINIZ Adnan Polat bir oyun kurdu ve onu oynuyor.. Dava açtırmak da, bu davanın sonucunu bekleyip ona göre bir seçim prosedürü uygulatmak da, açılan davalara kulübün yaptığı itirazı geri çektirmek de, sonrasında basına ‘Bu seçim olmaz, tebligat yeni geldi. Mahkeme kararı var’ haberini sızdırmak da, Jerfi Fıratlı’nın cenazesinde ‘Bu seçim olmaz. Yargı kararı var’ demek de Polat’ın işi.. Tabanına karşı ‘Yoruldum, bırakıyorum’ rolünü çalan da, gazetecilere ‘Bir sene sonra bu koltukta kimin oturacağını göreceksiniz’ diyen de Adnan Polat..
BURADAN şu çıkıyor ortaya... Ya Adnan Polat gerçekten çok kırıldı ve camianın yerlerde sürünerek ‘Biz ettik sen etme’ demesini bekliyor, ya da oturuduğu koltuğu bırakamayacak kadar ‘gizli’ işler çevirdi içeride ve bırakıp gitmek istemiyor ki gerçekler ortaya çıkmasın..
İnan Kıraç vesayeti!
G.SARAY’DA başkan adayı Ünal Aysal’ı benimseyemeyenler var. Kulübe geç üye olmasına, hisselerle girdiği ilişkiye, İnan Kıraç tarafından işaret edilmesine bozulanlar var.. Ben bunların içerisinde en çok “Kıraç vesayetine” takılıyorum.. Çünkü hem mevcut yönetimin 2. Başkanı Işın Çelebi, hem de Polat yönetiminden ayrılıp başkan adaylığını açıklayan Mehmet Helvacı bu konuyu ağızlarına sakız yapmış durumdalar.. Amaçları ters sinerji üretip kendilerine fayda sağlamak..
AYSAL BAŞKAN OLSA RAHATSIZ OLMAZLAR
İKİSİNİN de bu konuda hiç konuşmaya hakkı olmadığını düşünüyorum.. Çünkü aynı Kıraç 27 Mart 2010 seçimlerinden önce (Adnan Polat’ın 3000 oy barajına dayandığı seçimler) Milliyet Gazetesi Ekonomi Müdürü Murat Sabuncu’ya bir röportaj vermiş (17 Mart 2010- Röportajdan alındı: G.Saray’ın “abisi” Kıraç’ın gönlünden 27 Mart’taki seçimlere tek listeyle gitmek geçiyor. Polat’ın yönetimini, özellikle 70 milyon dolarlık banka borçlanmasıyla G.Saray’ı AIG döneminden başlayan sorununa çözüm getirdiği için beğeniyor. Polat için, “İşini gücünü bırakmış, tüm gücüyle G.Saray için çalışıyor” diyor. Öztürk’ü vakıftan tanıyor. Onunla ilgili fazla konuşmuyor. Ama “Her şeyin bir öğrenme süresi vardır” diye de ekliyor), özetle “Desteğim Polat’a” demişti..
O gün o desteği kabul edenler bugün Kıraç’ın “Aysal başkan olsun” demesinden rahatsız olamazlar.. Eğer gerçekten rahatsızlıkları olsaydı, o destek röportajından sonra “Bizim buna ihtiyacımız yok.. Kıraç kulübün iç işlerine karışmasın. Biz bu seçimi Kıraç’ın desteği olmadan da kazanırız” derlerdi. O gün sustular bugün konuşuyorlar..