Habertürk TV'deki Gün Ortası Programı'na katılan Gazete Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı, Adnan Polat'ı sert sözlerle eleştirdi.
Adnan Polat'ın açıklamaları sizi şaşırttı mı sorusuna Fatih Altaylı, "Şu açıdan beni şaşırttı. Bu Galatasaray yönetiminin uzun zamandan beri küstah bir tavrı vardı. Birincisi, kongrede yemiş olduğu şamara rağmen, o tavrı sürdürüyor olması Galatasaray yönetiminin başkanını tavrı beni şaşırttı. İkinci şaşkınlığım kongrenin Nisan ayı içerisinde yapılmasıydı. Onu biraz daha öteleyerek, tüzüğe de aykırı hareket etmiş oldular" dedi.
BÖYLE BİR ŞUURSUZLUK YAPMAZ
Bu bir taktik mi sorusuna Altaylı, "Taktik olduğunu sanmıyorum. Bunu bir meydan okuma ve küstah tavrı sürdürme olarak düşünüyorum" cevabını verdi.
'Tekrar aday olur mu, gizli bir ajandası var mı?' sorusunu ise Altaylı şöyle cevaplandırdı:
"Bilemem ama, böyle bir şuursuzluk yapmayacağı kaanatindeyim. Aday olması şuursuzluk olur. Galatasaray'da kongre mahkemeye götürüldüğü için öfke o kadar büyük ki mali açıdan da ibra edilmez ki daha kötü olur. Bu defa bir takım bütçe dışı harcamalar, yönetim kurulunun mali sorumluluğu haline gelir. Onlar kulübün borcu olmaktan çıkar, kişilerin borcu haline gelir. Bunlar Adnan Polat için başka bir risktir. Daha önce söylediğim gibi kendisi mahkemeye gitmeyip taraftarları yakınlarından birine dava açtıracak diye. Nitekim öyle oldu. Yakınlarından birine dava açtırdı ve bu sonucu elde etti."
"ADNAN POLAT'IN SEÇİM KARARINI DAHA ÖNCE ALMASI GEREKİYORDU"
Süper Lig'de sezon sonuna doğru kongrenin yapılmasını da değerlendiren Altaylı, "Galatasaray zaten açmazda. Daha önce söylediğim gibi stadın açılmasının ardından Adnan Polat'ın bir seçim kararı alması gerekiyordu. Yeni gelecek yönetime yeni sezona iyi bir şekilde hazırlanma fırsatı vermesi gerekiyordu. Mayıs'ta bu açıdan iyi bir tarih aslında. Gelecek yönetim, hiç olmazsa yeni sezon hazırlıklarını yapabilir. Transferlerini yapabilir. Harekete geçebilir. Kendi yapmadıkları bir bütçeyle bunları başaracaklar ancak Haziran'da seçilecek bir yönetimden Mayıs'ta seçilecek yönetim daha iyi olacaktır" ifadelerini kullandı.
"POLAT FARUK SÜREN VE BENİ SUÇLUYOR"
Polat konuşurken bazı mesajlar göndermesini de değerlendiren Fatih Altaylı, "Kendi içlerinde yaptıkları konuşmalarda bu işlerle ilgili olarak temelde iki kişiyi suçluyorlar. Birisi Faruk Süren, diğeri ben. Beni bu hareketi başlatmakla, Faruk Süren'i de sürekli kulis yaparak bu işleri organize etmekle suçluyor. Faruk Bey olsun ben olayım, Galatasaray'ın nabzını iyi bilen insanlarız. Bizim Galatasaray'la ilgili fikrimiz olmayacak mı? Biz fikrimizi söylemeyecek miyiz? Neticede Faruk Süren kapalı kapılar ardında bir şey yapmadı. Açık beyanatlar verdi. Keza ben yazdım, konuştum, biz Galatasaray içerisinde doğduk, büyüdük öleceğiz. Fikrimizi söylemenin önünde bir engel mi var? İnan Kıraç'ı suçluyor. İnan Kıraç'ı suçlamasında belli şeyler olabilir. İnan Kıraç'ın geçmişte Galatasaray'a zarar verecek ve faydalı hareketleri olmuş olabilir. Ama İnan Bey'in ortadaki kokuyu alarak eleştirilerde bulunması doğaldır. Neticede İnan Bey de Galatasaraylı. Galatasaray'ın sorunlu dönemlerinde bir takım aksiyonlar yapması normaldir. Ben de onu yaptım" şeklinde konuştu.
"Galatasaray ADINI KULLANARAK ALDIĞI RANDEVULARI SÖYLESİN"
Adnan Polat'ın Galatasaray'ı kendi özel işlerinde atlama taşı olarak kullanmak isteyenler kavramına da değinen Polat, "Cemal benim mektepten arkadaşım. Cemal'in hangi özel işi olabilir. Cemal'in Galatasaray'ı kullanarak bir yere varabileceği işi yok. Galatasaray'ı kullanacaksa bu Adnan Polat için daha geçerli. Adnan Polat şunu söylesin bana. Adnan Polat, Galatasaray'ın ismini kullanarak aldığı randevularda, siyasilerle ne konuştuğunu veya Türkiye'deki önemli güç sahibi insanlarla Galatasaray adına aldığı randevularla kendi özel işlerini konuşmuş mu konuşmamış mı? Onu bir açıklasın. Bunların şahitleri var. Aracılarla aldığı randevularla gidip kimlere ne anlattığı, kendi özel işiyle ilgili ne istediği biliniyor. Böyle bir suçlama varsa Cemal'den daha çok Adnan Polat'a yakışır bu suçlama. Ama Cemal'in Galatasaray başkan adaylığı bir başka yanlıştır. Cemal Galatasaray'a başkan olacak bir sportif birikime sahip değil. Cemal'i suçladığım bir konu var. Galatasaray'ın küçük bir binicilik tesisini onartıp o tesise babasının adını vermesi büyük bir ayıptır. Ben bunu hiç bir zaman hoş görmediğimi kendisine söyledim zaten.
Galatasaray CEMAL ÖZGÖRKEY VE MEHMET HELVACI'YI BAŞKAN SEÇMEZ
Başkanlık adayları için ismi geçenlere de değinen Fatih Altaylı, "Cemal Özgörkey ve Mehmet Helvacı'nın da adaylıkları söz konusu. Mehmet Helvacı'nın arkadaşlarıyla konuşarak adaylık çalışmalarını başlatacağı düşüncesini Galatasaray camiasının içerisinden gelen bilgilerden biliyorum. Bu kadar başarısız yönetimden iki başkan adayının çıkması ayrıca bir komedi. Bu kadar iyi biliyorduysanız niçin bu ekiple beraber Galatasaray'da başarılı olmadınız. Kendi adınıza niçin adaysınız diye sormak lazım. Ancak ikisinin de başkanlık için şansı yok. Onları Galatasaray seçmez" ifadelerini kullandı.
BU YÖNETİMİN BAŞARISI YOK
Ünal Aysal'a yönelik Adnan Polat'ın mesajlarını da değerlendiren Altaylı, "O mesajlar kimseye gitmez. Orada biraz galiba Ali Dürüst'ü suçluyor. Geçmiş dönemlerde aday olmadın, şimdi niye aday oluyorsun. Biz bir şeyleri başardıktan sonra diye mi aday oluyorsun diyor. Baktığınız zaman ortada başarılmış bir şey yok. Adnan Polat, 'stadı bitirdi' deniliyor. 4 seneye yakın bir ismim ne işler yaptı. Stadyum deniliyor. Stadyum projesi Mustafa Sarıgül'ün aklından çıkmış bir iş. Bunu kotaran Özhan Canaydın. Ben de o zaman çok destek verdim. Stadı yapan devlet. Galatasaray yönetiminin yapması gereken tek şey şuydu; bu stadın kullanım hakkıyla ilgili sözleşme. Yönetim bunu beceremedi. Galatasaray yönetimi, Galatasaray'ın kullanımına amade olan bu stadın 49 yıllığına Galatasaray'a verilmesiydi. Yönetim bunu bile beceremedi. Hala bu stat verilecek mi verilmeyecek mi, üst kullanım hakkı nasıl olacak. Başka kulübe mi verilecek. Hala bundan bahsediliyor. İkincisi Riva'dan bahsediliyor. Riva'yı sen ne yaptın. Riva denk geldi. Riva için Selahattin Beyazıt'a teşekkür borçluyuz. Araziyi alan o. 1 milyon yüz kusur metrekaralik bir arazı. Bin dönümlük bir arazi. Burayı orman alanı gelmişken, tapuda düzeltmeyi yaptıran Galatasaraylılar. Bunu yapan bu yönetim değil. Çok daha önce bu sorunu çözmüşler. Buraya yol yapan devlet. İstanbul öyle gelişti. Buraya yollar yapıldı. Burada imar planı yapıldı. Alarko orada imar planları yaptırıyordu. Sonuç olarak bunlar Galatasaray'ın arazisinin değerlenmesine yol açtı. Adnan Polat mı yaptı bu işi. O yolları, imar planlarını Adnan Polat mı yaptırdı?"
SUÇLU ADNAN POLAT'TIR
Adnan Polat hiç iyi bir şey yapmadı mı? Bu güne gelinmesinin tek sorumlusu Adnan Polat mı sorusuna Fatih Altaylı "Adnan Polat iyi bir Galatasaraylıdır. Ama o yönetimdeki ekibi oluşturan Adnan Polat? Oradaki profesyonelleri bulan bu sistemi kuran Adnan Polat. Ben mi suçlu olacağım. Her alanda kötü gitti işler. Demek ki bir problem var. Beceremedin diyor. Becerdiğin şeylere baktığınızda onları da becerememiş. Kimse Adnan Polat'a şusun busun demiyor. Beceremedin diyor. İşler kötü yere gitti. Bazı şeyler olmuş ama bunlar zamanla olan şeyler. Denk gelmiş. Bu yönetimde bazı işler bitmiş. Stadı o mu yaptı? Toki yaptı. Sözleşmeyi yapan, olayı başlatan eski başkan rahmetli Özhan Canaydın. Ne yapmış yani. Bir tek sözleşme mevzu var onu bile yüzüne gözüne bulaştırmışlar. Bugün hala Galatasaray tartışmalı halde" ifadelerini kullandı.
Başkan adaylarının şanısnı da değerlendiren Fatih Altaylı, "Aysal'ı kulüple tanıştıran benim. Türkiye'de, Avrupa'da, İran'da belli yatırımları olan bir kiş. Sonradan da kulübe üye olan bir kişi. Kulübe yararı olacağını düşünüyorum. Benim desteklediğim kişi Ali Dürüst'tür. O da bu yönetimde yer alabilir. Ünay Aysal faydası olabilecek bir isim" dedi.
ALİ DÜRÜST OLMAZSA YÖNETİMDE YER ALMAM
Ünal Aysal sizi yönetime çağırırsa düşünür müsünüz sorusuna ise Altaylı, "Hayır, bundan sonra Galatasaray'da yöneticilik yapmayı düşünmüyorum. Ali Dürüst'e söz vermiştim ama o başkanlığa aday olmayacağı için yönetimde yer almam" cevabını verdi.
Galatasaray'IN KİMSENİN PARASINA İHTİYACI YOK
Galatasaray'ın aşılmayacak bir sorunu yok. Galatasaray eğer bu miktarda bir köprü kredi kullanırsa Ünal Aysal'ın sağlaması gereken budur. Adnan Polat, cepten falan diyor. Galatasaray'ın kimsenin cebinden vereceği 5 kuruşa ihtiyacı yoktur. Elbette ufak tefek kasa kolaylıkları yapılmıştır. Ama bugün Ünal Aysal bu kredileri bulabilecek bir noktadadır. Galatasaray 50-60 milyon dolarlık kredilerle çok hızlı bir şekilde düze çıkma potansiyeline sahip. Sadece bugün değil dün de bu güce sahipti. Doğru düzgün bir yönetim anlayışı Galatasaray'ı çok hızlı bir şekilde düze çıkaracaktır.
ARDA GİTMELİ
Arda konusuna da değinen Altaylı, "Arda gitmeli mi kalmalı mı? Bu konuda fikrim yok. Gidebilir de kalabilir de. Ama görebildiğim kadarıyla Arda'nın kulüpten, kulübün de Arda'dan sıtkı sıyrılmış. Arda artık performansını yeterince sergilemiyor. Biraz içten gelen bir durum. Antrenmanda ayaklarınız geri geri gidiyorsa yurt dışını denesin. Nereye gidecekse gitsin, başarılı olsun gurur duyalım. Emre, Galatasaray'dan gidip gerçi şikebahçe'ye döndü ama şimdi kafası rahat. Arda gider Galatasaray'a dönerse daha faydalı olur. Eğer Galatasaray dışında bir takıma giderse Türk futboluna faydalı olur." şeklinde konuştu.
TEKNİK DİREKTÖRÜN KATKISI YÜZDE 10'LAR DÜZEYİNDEDİR
Bunu hep söyledim. Hatta Mustafa Denizli'yle yaptığımız bir televizyon programında da "Teknik direktörün futbol kulübü açısından öneminin yüzde 10'lar düzeyinde olduğunu söyledim. Mustafa Denizli çok kızdı. Yönetici ve takım kadrosunun teknik direktörden önemli olduğunu her zaman söyledim. Kötü bir yönetim olursa, teknik direktör kim olursa olsun başarı olmaz. İşte Galatasaray ve Frank Rijkaard örneği. Rijkaard gelmemiş olsa ve Galatasaray'ın teknik direktörü kim olsun diye sorsak, Rijkaard'ı da adaylar arasında göstersek herhalde yüzde yüz oyla o seçilir. Ama geldi başarısız oldu. Keza Şiketaş'ta. Del Bosque diye bir adam geldi. Bu adam İspanya'yı dünya şampiyonu yaptı. Real Madrid'i defalarca Avrupa şampiyonu yaptı. Geldi Türkiye'de başarısız oldu. Çünkü yönetimde bir uyum sorunu yaşadı. Yönetim, teknik direktörün önünü açamadı. O havayı açamadı. Onun için teknik direktörden çok yönetim ve takım kadrosu daha önemlidir" dedi.