Ah Adnan Başkan ahh!
G.Saray Başkanı Adnan Polat için şans kapıyı 5 defa çaldı ama o, dramatik sonu hazırladı.
Arena, Fatih Terim, erken seçim, Mali Genel Kurul'da sürpriz seçim kararı, Kozak'ın son hamlesi Polat için tarihi şanslardı. Ama o kullanmadı. Artık mahkemeyi de unutmalı.
1973 yılından beri gazeteciyim. Gazeteciliğe başladığımda Galatasaray Genel Kurulu'nda bugün oy kullanan gençlerin çoğu doğmamıştı. Diyeceğim o ki; Selahattin Beyazıt'tan bu yana gelmiş geçmiş bütün başkanları gördüm, bütün kongrelere tanıklık ettim. Ancak 40 yıldır bir başkanın genel kurulda bu kadar yıpratıldığını, bu kadar hırpalandığını, bu kadar eleştirildiğini, hatta töhmet altında bırakıldığını görmedim. Sanki Ali Sami Yen'in, Aslantepe'nin tribünleri gibi 'Yönetim istifa' seslerini bir kongrede ilk kez duydum.
HER KAPIYI KAPATTI
Ama bu dramatik sonu Adnan Polat hazırladı. 'Şans kapıyı iki defa çalar' demişler, Adnan Başkan'ın kapısını tam beş kez çaldı. Adnan Başkan her defasında kapıyı çarpıp kapattı. Kendine sunulan çıkış yollarından tek bir adım bile atmadı. Çıkmaz yollarda bu dramatik sonu hazırladı.
HATALAR ZİNCİRİ VAR
Söylenecek çok şey var. Yedek bir yönetim kurulu ile Galatasaray gibi bir camiayı yöneteceğini sandı. Bir defa denediği ve 3-5 ay zor dayanacağını bildiği bir Hoca (Gheorghe Hagi) ile 1.5 yıllık sözleşme yaptı. 3-5 ay ancak dayanacağını bildiği hocanın önerilerine uyup ara transferde 20 milyon Euro'ya yakın para harcadı. Son iki-üç yıldır transferlerin tamamına yakınında karavana attı. Liderden 25-30 puan geride kalmış bir futbol takımının bütün başarısızlığını getirip hakem hatalarına bağladı. Florya'yı sahipsiz bıraktı.
Yönetimdeki muhalif sesleri ve karşı görüşleri hiç dikkate almadı. Galatasaray'ın gelecek yıllarının gelirlerini sattı. Kim ne derse desin 'ortak çıkarımız var' diye gitti en büyük rakibinin başkanının koluna girdi ve onun gölgesinde kaldı. Camianın bu ilişkiden duyduğu rahatsızlığı bir türlü anlamadı. En önemlisi geleneklerine göreneklerine bağlı Galatasaray'da, Aslantepe'nin bir numaralı mimarı olan Özhan Canaydın Başkan'ın adını bir kez olsun anmadı. Bu ve benzeri yanlışlarıyla bu dramatik sonu adım adım bizzat kendisi hazırladı.
Onun için 'Ah Adnan Başkan Ahh' diyorum... Şans kapını iki kez değil, tam beş kez çaldı. Ama inatla o kapıyı kapattın... Bu hazin sona imza attın...
ARENA'DA BIRAKMALIYDI
Birinci şans:
Adnan Başkan yönetimi zaten kötü gidiyordu. Aslantepe'nin açılışını bir çare olarak gördü. İlk şans o açılış günü kapısını çaldı. Aslantepe'nin yapımı konusunda kararlı bir tutum sergileyen Başbakan ıslıklandı, onbinlerce Galatasaraylı taraftar kendi evlerinde, yani Aslantepe'de TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar'ın hakaretine uğradı.
Bu kötü ve şanssız gece, aslında camiada 'artık gitsin' denen Adnan Başkan için bir şanstı. Ertesi günü 'Sayın Başbakan'ın bu statta büyük emeği var, ona iyi bir ev sahipliği yapamadığım için üzgünüm' dese, arkasından 'TOKİ başkanının bu statta katkısı ne kadar büyük olursa olsun, kimse Galatasaray camiasına ve seyircisine hakaret edemez. Buna izin vermem' dese ve protesto anlamında istifa etseydi, çok şey kazanırdı. Ankara'nın gözünde 'Hükümet için istifa etmiş hatırlı bir işadamı' olarak, başkanlığını yaptığı Galatasaray camiasının gözünde de 'Helal olsun bizim Başkan'a... Aslan gibi posta koydu, sonra da istifa etti' diye hatırlanan ve tekrar seçilme şansı olan bir başkan olarak kalırdı.
Bu şansı değerlendiremedi Adnan Başkan...
TERİM'İ KOZ YAPAMADI
İkinci şans:
Galatasaray hoca arıyordu. Fatih Terim'e samimi bir teklif yapsa, imparatoru takımın başına getirse hedef olmaktan kurtulacaktı. Olası bir kötü sonuçta 'Ne yapayım, Türkiye'nin, dünyanın kabul ettiği en büyük hocalardan birini getirdim. Hoca gerçek yatırımı önümüzdeki yıl için yapıyor' deyip uzunca bir süre kazanabilirdi.
Bu şansı da değerlendiremedi Adnan Başkan...
FIRSATI KAÇIRDI
Üçüncü şans:
Galatasaray camiasında genel bir 'erken seçim' isteği vardı. Adnan Başkan buna hiç itibar etmedi. Böyle bir karar alsa, yeniden aday olma, hatta kendisini destekleyen delegasyonla yeniden başkan olma şansı vardı.
Bu şansı da elinin tersi ile itti Adnan Başkan...
OLACAKLARI GÖREMEDİ
Dördüncü şans:
Genel Kurul günü geldi çattı. Haftalardır yönetimin mali açıdan ibra edileceği, idari açıdan ibra edilmeyeceği ve güzellikle seçime gitmeyen Adnan Başkan'ın tüzük gereği zorunlu seçimle düşürüleceği konuşuluyordu.
Genel Kurul'da çok ciddi hırpalanınca, kürsüye gelip 'madem bu kadar muhalefet var, madem seçim için bu kadar ısrar var, delegasyona uyuyorum' dese, kendi iradesi ile seçim kararı alma, bir daha aday olma ve yeniden Başkan seçilme şansı vardı. Bu tehlikeyi sezemedi, bu ihtimale inanmadı Adnan Başkan...
Diğerleri gibi bu şansı da kullanamadı Adnan Başkan...
KOZAK'I DİNLEMELİYDİ
Beşinci ve son şans:
Hani 'Allah'ın sevgili kulu' derler ya, Adnan Başkan için de bir kapı kapanıyor, yeni bir şans kapısı açılıyordu. Artık ibra işi tehlikeye girmişti.
Daha ibra oylamasına geçilmeden 'kapalı mı olsun, açık mı' diye sinirler gerilmişti. Tehlike kapıyı ciddi biçimde çalıyordu.
İşte tam o sırada Adnan Polat'ın imdadına Galatasaray camiasının ve genel kurulların güçlü isme Hayri Kozak yetişti. Kürsüye çıktı 'Arkadaşlar yalvarıyorum' dedi, 'Başkan kürsüye gelsin, seçim kararı alacağını söylesin, ortada ibra mibra bir şey kalmaz, olur biter' dedi.
Kozak'ın bu teklifi müthiş bir alkışla karşılandı, destek gördü. Ama Adnan Başkan ne bu alkışı duydu, ne bu desteği gördü.
Bitmedi, yetmedi, kürsüye bu kez eski yöneticilerden ve kulübün ağır toplarından Doğan Hasol çıktı 'Başkan'a ve yönetime yarım saat izin verelim. Aralarında konuşup tartışsınlar, bir seçim kararı ile karşımıza çıksınlar, bu ibra işi de ortadan kalksın' dedi. İnanılır gibi değil, yönetim duymuyordu, görmüyordu, dikkate almıyordu...
ABA ALTINDAN SOPA
Böylece son şans da uçup gitti Adnan Başkan...
Galatasaraylı sorumluluğu ile kulüp mahkemelere düşmesin diye mali açıdan ibra edenler, yönetimi seçime götürmek için belki de yürekleri sızlayarak idari açıdan ibra etmediler ve Adnan Başkan için dönüşü olmayan yolun kapısını açtılar. Çünkü başka çareleri kalmamıştı... Bütün bunların üstüne Adnan Başkan bir yanlış daha yaptı. 'Dilerim bundan sonraki süreç Galatasaray için sıkıntı yaratmaz' deyip adeta aba altından sopa gösterdi. Genel Kurulu mahkemeye götüreceğinin işaretini verdi.
MAHKEMEYE GİDEMEZSİN
Yapma Başkan! Bu delegasyon, sen ve ekibin mahkemeye gitmesin diye mali açıdan ibra etti. Şimdi sen onların tercihlerini mahkemeye götüremezsin. 'Vicdanı hür, fikri hür' Galatasaraylılar'ın tercihlerine, oylarına ipotek koyamazsın...
Kimseye kızma, kimseye gönül koyma Adnan Başkan...
Bu sonu sen hazırladın...
Şans kapını bu kadar çalmışken dönüp bakmadın...
İnat ettin, ısrar ettin, kendine yazık ettin...
Senin için üzgünüm Adnan Başkan...
Şansal Büyüka http://www.ligtv.com.tr/Yazarlar.aspx?r=1&hid=89800