27. Nisan 2026, 17:17:56

Gönderen Konu: Galatasaray Yönetimi Hakkında Görüşler  (Okunma sayısı 1493357 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

agecu

  • Mimar
  • *****
  • Kayıt Tarihi: Ağu 2010
  • İleti: 2144
  • Yaş: 45
  • Yer: istanbul
Ynt: Galatasaray Yönetimi Hakkında Görüşler
« Yanıtla #8352 : 25. Mart 2011, 10:48:12 »
Saygı değer renktaşlar, bir tezim var ve bekleyip göreceğiz.
Toplum olarak haksızda olsa hep düşenin yanında oluruz bu artık genlerimizdeki aşırı merhamettenmidir yoksa saflıktanmıdır bilemem fakat şöyle bir gerçek var:
Helvacı ne zaman konuştuysa sürekli Adnan Bolat oy kazandı!!!!!
Benim iddam Helvacı nın, Adnan Bolat ın "ŞIRACI"sı olduğdur.
Avrupa kupası sonrasında Bolatın arkasından konuştu, Bolat oy kazandı.
Bolat tan habersiz Toplantı yaptı, Bolat oy kazandı.vs. vs.
Şu günlerde ise Bolat a karşı başkanlıkta kim rakip ise ona karşı bir Saldırı içerisinde. :S
Bunu nasıl öğreneceğiz derseniz, mali kongre veya olası bir seçim sonrası Adnan Bolat ın yanında olmaya devam ederse burada bir DANIŞIKLI DÖVÜŞ olduğu saklanamaz bir gerçektir....
Estağfurullah, ben sadece "Haddimi" biliyorum.

vinsanity15

  • Çırak
  • *
  • Kayıt Tarihi: Şub 2009
  • İleti: 232
  • Yaş: 42
  • Yer: kocaeli
Ynt: Galatasaray Yönetimi Hakkında Görüşler
« Yanıtla #8353 : 25. Mart 2011, 11:09:32 »
arkadaşlar adanan polat ın anlaştığı hocayı az önce öğrenmiş bulunmaktayım....müthiş bir hamle seçime girse kazandıracak cinsten bir hamle...içinde bulunduğumuz  kaostan bizi ancak bu adam kurtarabilirdii onuda arayıp bulmuş ve getiriyor helal olsun büyük başkannn  ;D ......Bay Miyagi

en çokda sabrinin işine yarar gibi :D

 
http://2.bp.blogspot.com/-tEjTDI1Entw/TYpd9zaKu8I/AAAAAAAAUpM/FALFBPFDnmI/s1600/kid110751--300x300.jpg
Galatasaray Yönetimi Hakkında Görüşler

« Son Düzenleme: 25. Mart 2011, 11:37:37 Gönderen: vinsanity15 »

karamurat

  • KARAMURAT
  • Mimar
  • *****
  • Kayıt Tarihi: Tem 2008
  • İleti: 4718
  • Yaş: 50
  • Yer: amsterdam
  • Galatasaray
Ynt: Galatasaray Yönetimi Hakkında Görüşler
« Yanıtla #8354 : 25. Mart 2011, 11:25:15 »
Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Ünal Aysal


işte bunu görmek istiyorum resmi sitede adnan polatıda tavşanlı linyit spor başkanı olarak görmek istiyorum
Adnan Polat Balikesirspora baskan olacak bence..
RES Projesi kapsaminda birde Balikesir e el atarsa neler olur bilemem ama iyi bir seyler olamayacagi kesin Balikesir adina RES Projesi icin sevibirim ama Balikesirspor adina uzulurum.
BUGUNDE HER GUN GIBI Galatasaray

hakan..

  • Mimar
  • *****
  • Kayıt Tarihi: Haz 2010
  • İleti: 2287
  • Yer: İzmir
Ynt: Galatasaray Yönetimi Hakkında Görüşler
« Yanıtla #8355 : 25. Mart 2011, 11:28:01 »
arkadaşlar adanan polat ın anlaştığı hocayı az önce öğrenmiş bulunmaktayım....müthiş bir hamle seçime girse kazandıracak cinsten bir hamle...içinde bulunduğumuz  kaostan bizi ancak bu adam kurtarabilirdii onuda arayıp bulmuş ve getiriyor helal olsun büyük başkannn  ;D ......Bay Miyagi-Daniel San

en çokda sabrinin işine yarar gibi :D

 
http://2.bp.blogspot.com/-tEjTDI1Entw/TYpd9zaKu8I/AAAAAAAAUpM/FALFBPFDnmI/s1600/kid110751--300x300.jpg
Galatasaray Yönetimi Hakkında Görüşler

karate kit :)
Yazıklar olsun bu forumdaki modlara.çok güzel taraf tutuyosunuz.beni kışkırtan adamı susturmuyorsunuz beni susturuyosunuz. bu foruma dahada dönemem.hiç bişey yapmayan birine ceza vermek anca sizin gibi çocuklara yakışırdı.boşuna zaman hrcamsz

netw0rK

  • Mühendis
  • ****
  • Kayıt Tarihi: Haz 2008
  • İleti: 1035
  • Yaş: 2021
  • Yer: 'in Altı
  • Ali Sami Yen Spor Kompleksi
    • AslanTEPE
Ynt: Galatasaray Yönetimi Hakkında Görüşler
« Yanıtla #8356 : 25. Mart 2011, 11:56:30 »
http://www.gs1905.org/wp-content/uploads/%C3%9Cnal-Aysal.jpg
Galatasaray Yönetimi Hakkında Görüşler


Ünal Aysalı Başkan Görmek istiyoruzz  :atki: :atki:

herevelazim

  • Ziyaretçi
Ynt: Galatasaray Yönetimi Hakkında Görüşler
« Yanıtla #8357 : 25. Mart 2011, 11:58:41 »
http://www.gs1905.org/wp-content/uploads/%C3%9Cnal-Aysal.jpg
Galatasaray Yönetimi Hakkında Görüşler


Ünal Aysalı Başkan Görmek istiyoruzz  :atki: :atki:


Acaba Hayrettin Kozak listesine girer mi ?

http://cdn.sporx.com/img/3/2011/hayrettinkozak945.jpg
Galatasaray Yönetimi Hakkında Görüşler


Şu adamdaki asalate bak arkadaş. Herkesi adam eder Hayrettin Bey, hakemlere, tff ye, azize hepsine ayarı verir valla. Adam başbakana bile ayar verdi yeri geldiğinde :)

Keşke olsa.
« Son Düzenleme: 25. Mart 2011, 12:00:39 Gönderen: herevelazım »

netw0rK

  • Mühendis
  • ****
  • Kayıt Tarihi: Haz 2008
  • İleti: 1035
  • Yaş: 2021
  • Yer: 'in Altı
  • Ali Sami Yen Spor Kompleksi
    • AslanTEPE
Ynt: Galatasaray Yönetimi Hakkında Görüşler
« Yanıtla #8358 : 25. Mart 2011, 12:01:23 »
Acaba Hayrettin Kozak listesine girer mi ?
(Alıntıdaki resim/ler gizlendi.)

Şu adamdaki asalate bak arkadaş. Herkesi adam eder Hayrettin Bey, hakemlere, tff ye, azize hepsine ayarı verir valla. Adam başbakana bile ayar verdi yeri geldiğinde :)

Keşke olsa.


Keşke Girse Ama Sanmiyorum.Bence Hayrettin Kozak hiç bir yönetime girmez oda bir Galatasaray Abiyidir, Büyüklerindendir ve yol göstericidir.

netw0rK

  • Mühendis
  • ****
  • Kayıt Tarihi: Haz 2008
  • İleti: 1035
  • Yaş: 2021
  • Yer: 'in Altı
  • Ali Sami Yen Spor Kompleksi
    • AslanTEPE
Ynt: Galatasaray Yönetimi Hakkında Görüşler
« Yanıtla #8359 : 25. Mart 2011, 12:01:58 »
...

karamurat

  • KARAMURAT
  • Mimar
  • *****
  • Kayıt Tarihi: Tem 2008
  • İleti: 4718
  • Yaş: 50
  • Yer: amsterdam
  • Galatasaray
Ynt: Galatasaray Yönetimi Hakkında Görüşler
« Yanıtla #8360 : 25. Mart 2011, 12:07:17 »
Florya yi adam edecek biri lazim.

http://i56.tinypic.com/2you0zq.jpg
Galatasaray Yönetimi Hakkında Görüşler


Ne siritiyorsunuz uleyn.....Ilk sizden baslayacagim....

http://i54.tinypic.com/x1bxif.jpg
Galatasaray Yönetimi Hakkında Görüşler
« Son Düzenleme: 25. Mart 2011, 12:14:09 Gönderen: karamurat »
BUGUNDE HER GUN GIBI Galatasaray

arazaltay

  • Usta
  • ***
  • Kayıt Tarihi: Tem 2010
  • İleti: 929
  • Yaş: 52
Ynt: Galatasaray Yönetimi Hakkında Görüşler
« Yanıtla #8361 : 25. Mart 2011, 12:27:20 »
Saygı değer renktaşlar, bir tezim var ve bekleyip göreceğiz.
Toplum olarak haksızda olsa hep düşenin yanında oluruz bu artık genlerimizdeki aşırı
merhamettenmidir yoksa saflıktanmıdır bilemem fakat şöyle bir gerçek var:
Helvacı ne zaman konuştuysa sürekli Adnan Bolat oy kazandı!!!!!
Benim iddam Helvacı nın, Adnan Bolat ın "ŞIRACI"sı olduğdur.
Avrupa kupası sonrasında Bolatın arkasından konuştu, Bolat oy kazandı.
Bolat tan habersiz Toplantı yaptı, Bolat oy kazandı.vs. vs.
Şu günlerde ise Bolat a karşı başkanlıkta kim rakip ise ona karşı bir Saldırı içerisinde. :S
Bunu nasıl öğreneceğiz derseniz, mali kongre veya olası bir seçim sonrası Adnan Bolat ın
yanında olmaya devam ederse burada bir DANIŞIKLI DÖVÜŞ olduğu saklanamaz bir gerçektir....

Sayın Prof. Mehmet Helvacı belki iyi bir hukuçudur, iyi bir yönetici ise asla değildir.
Şuanda Sayın Polat'a zarardan çok yararı oluyor. Yerine göre konuşmasını, yerine
göre susmasını bilmiyor. Haldun Üstünel ondan yaşça küçük olmasına rağmen,
daha olgun bir yapıya sahip. Mehmet Helvacı ile ne Ünal Aysal, ne de başka bir
olası yeni bir Başkan, çalışmaz. Güvenilir bir insan değil. Gizli kapılar ardında
konuşanları dışarıya servis eden bir insana hangi Başkan güvenir ki. Kendi kendini
dışlamayı başardı. Aslında iyi de oldu. Umarım Adnan Polat bu işten kârlı çıkmaz.

27 Mart'ta neler olur, hiçbir fikrim yok. İşler biraz karmaşık gibi. Olası bir seçim
yeni ya da eski tüzüğe göre mi işlem görür, Adnan Polat olası bir kararı mahkemeye
mi taşır... Açık konuşalım: Herşey Adnan Polat'ın insafına kalmış. Eğer Galatasaray'ın
çıkarlarını düşünür, iyiliğini isterse kendisi o koltuğu bırakır ve yeni bir Başkan ve yeni
bir yönetime yolları açar.

Hayırlısı olsun. Adaylar da, Polat'ta durumun vahametini anlarlar umarım. İşin şakası yok.
"Ondört senelik bu çile, bitsin artık bu sene.
Sen şampiyon olacaksın, seni sevmeyen ölsün. Ölsün!"

ultrAslan.

  • ultrAslan
  • Mimar
  • *****
  • Kayıt Tarihi: Ara 2009
  • İleti: 2628
  • Yer: Ankara
  • ARDA TURAN
    • www.ultraslan.com
Ynt: Galatasaray Yönetimi Hakkında Görüşler
« Yanıtla #8362 : 25. Mart 2011, 12:49:46 »
http://www.gs1905.org/wp-content/uploads/%C3%9Cnal-Aysal.jpg
Galatasaray Yönetimi Hakkında Görüşler


Ünal Aysalı Başkan Görmek istiyoruzz  :atki: :atki:


inşallah.
Kümede Kal Kümede Kal Kümede Kal FenevvBahçe

Azoooo

  • Mimar
  • *****
  • Kayıt Tarihi: Mar 2010
  • İleti: 4803
  • Yer: ÇeKiMi
  • yensen de yenilsen de
Ynt: Galatasaray Yönetimi Hakkında Görüşler
« Yanıtla #8363 : 25. Mart 2011, 12:59:37 »
batista ile çok güzel röportaj olmuş :D

"G.Saray'ı rüyamda 11. görsem inanmazdım"
Bir dönem Galatasaray'da forma giyen Brezilyalı oyuncu Batista, iki yıl aradan sonra yeniden geldiği ülkemizde, editörümüz Hilmi Sever'in sorularını yanıtladı.
 
25 Mart 2011 Cuma - 10:40
Sporx.com
Röportaj: Hilmi SEVER
http://twitter.com/hilmisever
Joao Batista Casemir Marques yani kısaca Batista. Galatasaray'da şampiyonluk gören Brezilyalılardan biri. 21 yaşında genç bir futbolcuyken Gaziantepspor'da başlayan Türkiye macerası, Galatasaray, Konyaspor ve Kasımpaşa ile son buldu. Tabii arada Shakthar Donetsk ile geçen bir yılı da unutmamak lazım.
2001 yılının ilk günlerinde Mircea Lucescu'nun çalıştırdığı sarı-kırmızılı takıma Gaziantepspor'dan büyük umutlarla transfer edildi. Yaşadığı talihsiz sakatlıklar, onun performansını olumsuz etkilese de Galatasaray taraftarı için yeri ayrı oldu. Nasıl olmasın ki, Galatasaray'a ve futbola olan tutkusu onu en acılı gününde bile formasından ayıramadı. Annesinin ölüm haberin aldığı gün CSKA Sofya karşısına çıkan Batista, maçın yıldızlaşan ismiydi.
Bitmek tükenmek bilmeyen enerjisi ve mücadeleci yapısıyla akıllarda yer edinen sempatik oyuncu, editörümüz Hilmi Sever'in sorularını yanıtladı.
Batista'nın Türkiye'de geçirdiği 10 yıl, formasını giydiği takımlar ve Türk vatandaşlığına geçmesi Brezilya'da oldukça dikkat çekmiş ve ilgi uyandırmış. Bunun üzerine Brezilyalı bir yazar Batista'nın hayatını kitap haline getirme kararı almış. Ve Brezilyalı oyuncu kitap için gerekli dökümanları toplamak ve eski dostlarıyla yeniden bir araya gelmek için 'ikinci vatanım' dediği Türkiye'ye kısa bir süreliğine de olsa geldi.
Batista'nın geldiğini duyunca onunla röportaj yapmamak da olmazdı. Brezilyalı oyuncu, editörümüz Hilmi Sever'in sorularını yanıtladı ve ortaya keyifle okuyacağınız bir röportaj çıktı. Eski takım arkadaşı da Cihan Haspolatlı da röportajımız sırasında Batista'yı görmek için kısa bir süreliğine yanımıza geldi.
Şimdi bu röportajla sizleri başbaşa bırakıyoruz:

-Yeniden Türkiye'desin. Neler hissediyorsun?
"Yaşadığım sakatlıklar nedeniyle iki sene önce futbolu bıraktım. Türkiye'de çok başarılı oldum, 10 sene burada oynadım, Türkiye ikinci memleketim, bana her şeyimi verdi. Türkiye'yi asla unutmuyorum. Brezilya'da neyim varsa Türkiye'de kazandım. Türkiye'de çok iyi arkadaşlarım var, iki sene sonra burada olduğum için çok mutluyum. Havalimanında ve sokaklarda görenler beni hatırlıyor ve ilgi gösteriyor. Bu da beni mutlu ediyor."
-Türkiye'de geçen yılları senden kısaca dinleyebilir miyiz?
"21 yaşımda Türkiye'ye geldim. G.Antep'e ilk geldiğim yıl iki sakatlık geçirdim, uyum sürecini atlatamadım ve Brezilya'ya geri döndüm. Yalnızca bir sene sonra 1999'da yine Gaziantepspor'a transfer oldum ve her şey başlamış oldu. 1999-2001 arasında Gaziantepspor'da forma giydim. Çok iyi bir takımımız vardı ve şampiyonluğa oynuyorduk. Son senemde ligi üçüncü tamamladık.
Ve ardından Galatasaray günlerim başladı. 2001-2002 sezonunun devre arasında Galatasaray'a transfer oldum ve ilk yılımda şampiyonluğu yaşadık. Ama sonraki yıllar çok sakatlık geçirdim. Kariyerimde toplam 7 kez ameliyat oldum ve bu nedenle 34 yaşımda, çok erken fubolu bıraktım."
BATISTA'NIN UNUTAMADIĞI MAÇLAR...
-Unutamadığın maçlar hangileri?
"Galatasaray'da ilk maçımda Kocaelispor'a gol atmıştım, o benim için çok özeldi. Bir ortam da Cihan'ın ters vuruşuyla gol olmuştu. Gaziantep'te oynadığım ilk maçta 20 dakika sonra sakatlanıp oyundan çıkmıştım, o da hala aklımda. Tabii annemin öldüğü gün Galatasaray ile CSKA Sofya'ya karşı oynadığım maç da çok özeldi ve o duygularımı asla unutamam"
-G.Saray'da en iyi anlaştığın isimler kimlerdi?
"Ümit Davala, Cihan, Hasan Şaş, Mondragon, Ümit Karan, Hakan Ünsal ve Arif var."
ŞU AN NE YAPIYOR?
-Peki bu dostlarınla daha sonraki yıllarda görüşmeyi sürdürdün mü?
"Hayır maalesef. Futbolu bırakınca büyük bir boşluk içine düştüm, büyük stres yaşadım. Ne yapacağımı bilmiyordum. Çok fazla televizyon seyrediyorum, alışık olmadığım şeyleri yaşamaya başladım. Mesela çocuklarım artık hep üzerimdeydi ama hayatımda heyecanın eksik olduğunu hissediyorum."
-Futbolu bırakınca başka bir iş yaptın mı?
"Antrenörlük yaptım ama daha farklı bir iş yapmak istiyorum. Son dönemde Brezilya'da bir firma açtım ve bina yapıp, satıyorum."
-27 DERECEDE ANTRENMAN...
-G.Saray'da birlikte çalıştığın Mircea Lucescu, daha sonra seni Shakhtar Donetsk'e götürdü. Shakhtar'da bekleneni veremedin. Bunun sebebi sana göre neydi?
"Shakhtar'da bir sene kaldım ve yine şampiyonluk gördüm. Ukrayna'ya ilk gittiğimde çok hasta oldum ve iki hafta hastanede kaldım. Takım iyi gittiği için Lucescu bana fazla forma şansı vermedi. Benim bölgemde şu an Bayern Münih'te oynayan Tymoshchuk forma giyiyordu. Sezon sonunda daha fazla oynamak için Lucescu'ya takımdan ayrılmak istediğimi söyledim ve ayrıldım. Ayrıca Ukrayna hep çok soğuktu ve yaşaması zor bir ülkeydi. -27 derecede antrenmana çıktık. Böyle bir şey olamazdı. Daha sonra Konyaspor'a döndüm."
-Çalıştığın en iyi teknik direktör hangisiydi?
"Mircea Lucescu."
FATİH TERİM VE LUCESCU FARKI...


-Lucescu'nun futbolumuzda da derin izleri var. Ne zaman büyük bir takımımız teknik direktör arasa ilk onun adı akla geliyor. Sen eski bir futbolcusu olarak onu nasıl anlatırsın?
"Lucescu çok büyük bir antrenör ve farklı bir insan. Aynı zamanda oyuncularıyla arkadaş gibi."
-Fatih Terim'le de bir yıl çalıştın. Terim ve Lucescu'nun farkları nelerdi?
"İkisinin çalışma tarzı çok farklıydı. Lucescu sürekli taktik üzerine düşünürdü, işe bilimsel yaklaşırdı ve bize de bunu anlatırdı. Fatih Terim ise motivasyon konusunda çok başarılıydı, sürekli olarak bizimle konuşurdu. Lucescu taktik, Fatih Terim motivasyon uzmanı diyebilirim."
"G.SARAY'I RÜYAMDA 11. SIRADA GÖRSEM İNANMAZDIM"
-Peki bugüne dönersek, Galatasaray tarihinin en kötü günlerini geçiriyor. Şu an ligde 11. sırada. Böyle bir durum hiç aklına gelir miydi?
"Asla aklıma bile gelmezdi, rüyamda görsem inanmazdım. Galatasaray'ın, şikebahçe ile oynadığı maçı izledim. İlk yarı iyi oynadılar ama ikinci yarıda şikebahçe iyiydi."
-G.Saray'daki bu kötü gidişin en büyük nedeni sana göre nedir?
"Bizim dönemimizden beri Galatasaray'da oyuncu istikrarsızlığı yaşanıyor. Fatih Terim başımızdaken, bir yabancı geliyordu, ertesi gün gidiyordu, sonra bir başkası geliyordu, o da iki gün sonra gidiyordu. şikebahçe'ye bakın Alex 7-8 yıldır orada. Son yıllarda yabancı oyuncular konusunda çok istikrarlılar."
"G.SARAY SAVAŞMIYOR, TAKIMIN RUHU YOK"
-Senin dönemindeki Galatasaray ile şu anki Galatasaray'ın farkları neler?
"Galatasaray bizim dönemimizdeki gibi savaşmıyor, takımın ruhu yok gibi. Bizim takımımızda çok tecrübeli ve milli takımlarında sürekli oynayan yıldız oyuncular vardı. Şu an çoğu genç ve tecrübesiz. Orta sahada eleştirilse de Ayhan forma giydiği maçlarda savaşıyor."
-Ayhan'ın yanında savaşçı bir Batista olsa orta saha toparlanır mıydı?
"Galatasaray'ın orta sahası gerçekten çok kötü. Bu takıma ben de fayda etmezdim."
-G.Saray'da birlikte oynadığın yabancı oyuncular kimlerdi?
"Peres, Capone, Lukunku, Victoria, Mondragon, Fleurquin, Radu, Pinto, Petre, Prates, Christian, Revio, Baliç, Bratu ve Felipe. Belki çok isim oldu ama bu oyuncuların bir kısmı son dönemimde gelip gitti."
"EN İYİ FUTBOLCU FELİPE'YDİ. FELİPE ÇOK BAŞARILI OLABİLİRDİ."
-Birlikte oynadığın en iyi oyuncu kimdi?
"Kesinlikle Felipe. O inanılmaz bir futbolcuydu. Onun burada oynayamayacağını tahmin ediyordum. Çünkü fazla koşmadan oynuyordu ama burada yine de inanılmaz koştu."
-Koşmadan oynuyor dedin, Alex gibi yani...
"Felipe, Alex'ten farklıydı. Felipe topla buluşunca süratleniyordu ve çok çabuktu. Alex daha ağır ama kimse onun ne yapacağını tahmin edemiyor, çok hızlı düşünüyor."
-Felipe yeni Hagi olarak G.Saray'a transfer oldu. Ama Fatih Terim onu çok çabuk gönderdi. Felipe, neden gönderildi?
"Niye gönderildiğini bilmiyorum. Demek ki beğenmedi."
-Felipe kalsaydı, Hagi gibi unutulmazlar arasına girer miydi?
"Felipe'de ısrar edilseydi çok başarılı olurdu ve Galatasaray'ı büyük başarılara taşıyabilirdi."
"ALEX TÜRKİYE'DE BÜYÜK İSİM"
-G.Saray'a son dönemde gelen Brezilyalılar başarılı olamadı. Felipe, Lincoln, Elano ve Jo. Bu listeye Şiketaş'tan Ricardinho ve Trabzon'dan Marcelinho'yu da ekleyebiliriz.
"Mesela Alex, Brezilya'da buradaki kadar meşhur değil. Alex, Türkiye'de çok büyük isim. Bu oyuncunun Türkiye'deki futbol sistemine uyum sağlayıp sağlayamaması ile ilgili. Alex, Türkiye'deki futbolu çözmüş durumda. O inanılmaz rahat bir insan. En büyük şansı takımda çok sayıda Brezilyalı oyuncunun olması. Yoksa bana göre bu kadar uzun yıllar kalmazdı. Brezilya'da futbol daha teknik. Türkiye'de çok sert futbol oynanıyor. Ayrıca antrenmanlar da inanılmaz ağır. Ama ben burada kalmak istiyordum ve buna alıştım."
-Felipe, Lincoln ve Alex. Bu üç isimden hangisi sana göre daha yetenekli?
"Ben Felipe'yi tercih ederim. Ama bir takım kursam üçünü de aynı takımda oynatırım."
"G.SARAY-F.BAHÇE MAÇLARI SAVAŞ GİBİ"
-Galatasaray ile şikebahçe arasındaki derbi maçlarda sen de forma giydin. Derbi maçların atmosferi nasıl oluyor?
"Türkiye'de derbi maçlar deli bir şey. Brezilya'da böyle bir şey görmedim. Burada taraftarlar çok daha fanatik. Türkiye'de derbi savaş gibi. Herkes savaşa gidecek gibi hazırlanıyor. Ama bu da normal. Çünkü Brezilya'da 15 büyük takım var, en az 10 derbi var. Mesela Rio'da Vasco, Botafogo, Flamengo ve Fluminense, Sao Paolo kentinde Santos, Corinthians, Sao Paola ve Palmeiras. Türkiye'de ise yalnızca Galatasaray ve şikebahçe derbisi var."
-şikebahçe, Trabzonspor ile şampiyonluk yarışı içinde. Hangi takım şampiyonluğa uzanır?
"şikebahçe'yi şampiyonluğa daha yakın görüyorum."
"HAGI BÜYÜK FUTBOLCU AMA BÜYÜK HOCA DEĞİL"
-G.Saray'da Hagi'nin gitmesine artık kesin gözüyle bakılıyor. Fatih Terim'in yeniden takımın başına geçmesi gündemde. Terim, G.Saray'ı ayağa kaldırabilir mi?
"Takım çok kötü durumdu. Fatih Terim tek başına ne yapabilir ki! İyi futbol iyi oyuncularla oynanabilir."
-Hagi ile ilgili neler söyleyeceksin?
"Hagi dünyanın en büyük futbolcularından biriydi ama hocası değil. Hagi, Galatasaray'a bir kez geldi gitti, şimdi yine gidiyor. Hagi, nerelerde çalıştı, ben çok fazla bilmiyorum. Ama tabii çok sıkıntılı bir dönemde geldiğini de söylemek lazım."
"BENİ EN ÇOK HASAN ŞAŞ KIZDIRIRDI. BÜLENT KORMAZ DELİYDİ"
-Türkiye'de seni en çok ne kızdırırdı?
"Hasan Şaş kızdırırdı. (Gülmeye başlıyor) Hasan Şaş deliydi, sürekli benimle şakalaşıyordu. Sürekli vurup kaçıyordu, itip duruyordu. Hasan Şaş'ı gerçekten çok seviyorum."
-Efsane kaptan Bülent Korkmaz'la da çok yakın olduğunuzu biliyoruz. Onunla ilgili neler söyleyeceksin...
"Bülent Korkmaz, çok büyük kaptan va savaşçı. Her takım arkadaşıyla tek tek konuşurdu, hem de çok konuşurdu. Bazı oyuncular çok konuşur ama sahada bir şey yapamaz. Bülent Korkmaz, takım için çok konuşurdu ama sahada da inanılmaz mücadele ederdi. Tüm takıma güç verirdi ve bizi motive ederdi. O deli zaten. Adam çıkık omuzla, kırık kolla UEFA Kupası'nı havaya kaldırdı. İnanılır gibi değil. Futbolda temel şey istek ve hırstır."
"BİRA İSTİYORDUM ÇAY VERİYORLARDI"
-Senin de uzun süre futbol oynadığın Ali Sami Yen kısa bir süre sonra tamamen yıkılacak. Ali Sami Yen senin için neler ifade ediyor?
"Ali Sami Yen bizim evimiz gibiydi. Seyirci sahaya çok yakındı ve sanki beraber futbol oynuyor gibiydik. İnanılmaz bir baskı oluşturuyorlardı. Arena'yı henüz görmedim ama oradaki sıcaklığın olacağını düşünmüyorum. Türkiye'deki en iyi stat Ali Sami Yen'di. Shakthar'da oynarken, Celtic Park'ı da çok beğenmiştim. Taraftarlar sahaya çok yakındı. Orada hiç bir şey duymuyordum. Maç başlayıp, bitene kadar kimse bir şey duymuyordu. Türkiye'de ise taraftarın küfürlerini net duyuyorduk."
-Türkiye'de yaşadığın en ilginç olay neydi?
"İzin günümde Konya'da bara gittim, bir bira istedim. Fazla içmiyorum ama dört gün iznimde Konya'da kaldım, barda bira istedim çay verdiler. Bir daha bira istedim, yine çay verdiler. Sanırım o barda çaydan başka bir şey yoktu."
derin GS inci sözlük farkıyla :D

http://inci.sozlukspot.com/e/33334164/

arazaltay

  • Usta
  • ***
  • Kayıt Tarihi: Tem 2010
  • İleti: 929
  • Yaş: 52
Ynt: Galatasaray Yönetimi Hakkında Görüşler
« Yanıtla #8364 : 25. Mart 2011, 13:25:07 »
Güzel bir röportaj olmuş. Tespitleri de ayrıca doğru. Zaten yerli olsun yabancı olsun,
Galatasaray'ımızın hemen hemen bütün eski oyuncuları bunları söylüyor. Başkan adayları
bu tespitleri iyi okusunlar (arkadaşlık, takım ruhu, kaliteli futbolcular, doğru transferler....):


-Fatih Terim'le de bir yıl çalıştın. Terim ve Lucescu'nun farkları nelerdi?
"İkisinin çalışma tarzı çok farklıydı. Lucescu sürekli taktik üzerine düşünürdü, işe bilimsel yaklaşırdı
ve bize de bunu anlatırdı. Fatih Terim ise motivasyon konusunda çok başarılıydı, sürekli olarak bizimle
konuşurdu. Lucescu taktik, Fatih Terim motivasyon uzmanı diyebilirim."

-G.Saray'daki bu kötü gidişin en büyük nedeni sana göre nedir?
"Bizim dönemimizden beri Galatasaray'da oyuncu istikrarsızlığı yaşanıyor. Fatih Terim başımızdaken,
bir yabancı geliyordu, ertesi gün gidiyordu, sonra bir başkası geliyordu, o da iki gün sonra gidiyordu.
fb'ye bakın Alex 7-8 yıldır orada. Son yıllarda yabancı oyuncular konusunda çok istikrarlılar."

-Senin dönemindeki Galatasaray ile şu anki Galatasaray'ın farkları neler?
"Galatasaray bizim dönemimizdeki gibi savaşmıyor, takımın ruhu yok gibi. Bizim takımımızda çok tecrübeli
ve milli takımlarında sürekli oynayan yıldız oyuncular vardı. Şu an çoğu genç ve tecrübesiz.
Orta sahada eleştirilse de Ayhan forma giydiği maçlarda savaşıyor."

-Ayhan'ın yanında savaşçı bir Batista olsa orta saha toparlanır mıydı?
"Galatasaray'ın orta sahası gerçekten çok kötü. Bu takıma ben de fayda etmezdim."

-Birlikte oynadığın en iyi oyuncu kimdi?
"Kesinlikle Felipe. O inanılmaz bir futbolcuydu. Onun burada oynayamayacağını tahmin ediyordum.
Çünkü fazla koşmadan oynuyordu ama burada yine de inanılmaz koştu."

-Koşmadan oynuyor dedin, Alex gibi yani...
"Felipe, Alex'ten farklıydı. Felipe topla buluşunca süratleniyordu ve çok çabuktu. Alex daha ağır ama
kimse onun ne yapacağını tahmin edemiyor, çok hızlı düşünüyor."

-Felipe yeni Hagi olarak G.Saray'a transfer oldu. Ama Fatih Terim onu çok çabuk gönderdi. Felipe, neden gönderildi?
"Niye gönderildiğini bilmiyorum. Demek ki beğenmedi."

-Felipe kalsaydı, Hagi gibi unutulmazlar arasına girer miydi?
"Felipe'de ısrar edilseydi çok başarılı olurdu ve Galatasaray'ı büyük başarılara taşıyabilirdi."

-Felipe, Lincoln ve Alex. Bu üç isimden hangisi sana göre daha yetenekli?
"Ben Felipe'yi tercih ederim. Ama bir takım kursam üçünü de aynı takımda oynatırım."

- ... Fatih Terim'in yeniden takımın başına geçmesi gündemde. Terim, G.Saray'ı ayağa kaldırabilir mi?
"Takım çok kötü durumdu. Fatih Terim tek başına ne yapabilir ki! İyi futbol iyi oyuncularla oynanabilir."

-Hagi ile ilgili neler söyleyeceksin?
"Hagi dünyanın en büyük futbolcularından biriydi ama hocası değil. Hagi, Galatasaray'a bir kez geldi gitti, şimdi
yine gidiyor. Hagi, nerelerde çalıştı, ben çok fazla bilmiyorum. Ama tabii çok sıkıntılı bir dönemde geldiğini de söylemek lazım."

-Türkiye'de seni en çok ne kızdırırdı?
"Hasan Şaş kızdırırdı. (Gülmeye başlıyor) Hasan Şaş deliydi, sürekli benimle şakalaşıyordu.
Sürekli vurup kaçıyordu, itip duruyordu. Hasan Şaş'ı gerçekten çok seviyorum."

-Efsane kaptan Bülent Korkmaz'la da çok yakın olduğunuzu biliyoruz. Onunla ilgili neler söyleyeceksin...
"Bülent Korkmaz, çok büyük kaptan va savaşçı. Her takım arkadaşıyla tek tek konuşurdu, hem de çok konuşurdu.
Bazı oyuncular çok konuşur ama sahada bir şey yapamaz. Bülent Korkmaz, takım için çok konuşurdu ama sahada da
inanılmaz mücadele ederdi. Tüm takıma güç verirdi ve bizi motive ederdi. O deli zaten.
Adam çıkık omuzla, kırık kolla UEFA Kupası'nı havaya kaldırdı. İnanılır gibi değil. Futbolda temel şey istek ve hırstır."
"Ondört senelik bu çile, bitsin artık bu sene.
Sen şampiyon olacaksın, seni sevmeyen ölsün. Ölsün!"

arazaltay

  • Usta
  • ***
  • Kayıt Tarihi: Tem 2010
  • İleti: 929
  • Yaş: 52
Ynt: Galatasaray Yönetimi Hakkında Görüşler
« Yanıtla #8365 : 25. Mart 2011, 13:44:53 »
Osman Tanburacı

http://yenisafak.com.tr/resim/site/osman_tamburaci1_b.jpg
Galatasaray Yönetimi Hakkında Görüşler


Kongreye arzımdır

Yarım asırdan fazla okullu bir Galatasaraylıyım... Derneğinde de genel sekreter olarak
6 sene hizmetim var. Galatasaray öğretisiyle hayatım şekillendi. İnsan olmanın ilk şartının
sevgi ve saygıdan geçtiğini, 'prensip ve disiplin' sahibi olmayı, ilkelere bağlılığı orada öğrendim.

Kardeşçe yaşamı, birbirine destek olmayı, birbirini asla şikayet etmemeyi,
kol kırılır yen içinde kalırı daha 7. sınıfta öğrendim...

Ulvi Yenal, Suphi Batur, Mustafa Pekin, Eşfak Aykaç, Orhan Madenci, Selahattin Beyazıtlardan
zor zamanların adam gibi adamlığını, Ali Tanrıyar, Oğuz İmregün, Mükerrem Taşçıoğlu,
Duygun Yarsuvat ve onlar gibi daha nice büyüğümden Galatasaraylılığı,
Levent Yücel, Hayrettin Kozak, dönem arkadaşım Mehmet Cansun dahil pek çok
Galatasaraylıyla da Galatasaray'ı yaşadım.

Nur içinde yatsın Özhan Canaydın da Galatasaray deryasına düşmüş bir katreydi hepimiz gibi...
Galatasaray için yaşadı, Galatasaray için çırpındı. Erken göçtü Galatasaray'dan...

İnan Kıraç da okuluna yaptığı hizmetlerden dolayı yeri doldurulamaz bir beyefendiydi hepimizin gözünde.

Galatasaray'ı Galatasaray yapanlar tarihten devraldıkları bu büyük mirası günümüze başarıyla taşıyanlardı.

Onları ve öğrettikleri Galatasaray'ı unutmam mümkün değil.

Saydıklarım Galatasaray Lisesi rahle-i tedrisinden geçmiş kişilerdi.

Bir de Galatasaray Spor Kulübü'nün aileye kattıkları vardı; Kemal Onar gibi, Ali Uras Başkan gibi,
Alp Yalman Başkan gibi... Bunlar Galatasaray'ı ve onun yazılı olmayan yasalarını ezbere bilen muhteremlerdi.
Ömürleri uzun olsun. Hatırlayamadıklarım da varsa beni affetsinler.

Ey Galatasaraylılar bu isimler hafızanızda yer etti mi?

Victor Hugo ve hukuk

Her şeyin bir adaleti vardır. Adaletin de yazılı kuralları.

Bir de adalet üstü vicdan vardır. Onun da yazılı kuralları yoktur.

O da vicdandır.

Galatasaraylı bu dengeyi kuran akıl ve vicdana sahiptir.

Bu hasletlere sahip olmayanların Galatasaray'ı ve Galatasaraylıyı anlaması mümkün değildir.

Galatasaray okulundan devlet kademelerine evlatlar yetişir.
Siyasiler, büyükelçiler ve hukuk adamları bu millete hizmet eder.

Galatasaraylıyı Galatasaraylı yapan; vatan sevgisi, adalet duygusu, demokratik yaşam ve olaylar
karşısındaki sağduyusudur. Batıya açılan pencere olmak çağı yakalamış olmanın asır öncesi atılmış adımıdır.

Victor Hugo, ünlü romanı Sefilleri yazarken şöyle bir duyguya kapılır ve kendine sorar;

Qu'est qu'il y a au dessus de la justice?

Bir süre düşündükten sonra cevabı yine kendi verir;

L'equite.

Şunu vurgular Hugo;

Adaletten daha üstün ne vardır?

-Nasafet, nasfet; insaflılık, haklılık, hakkaniyet.

Yani;

Yazılı kurallara bağlı olmayan bir adalet.

Vicdanlardaki muhakeme...

İngiliz hukukunda yazılı kanunların ötesinde bir de üst düzey hakimlerden kurulu
'vicdan muhakemesi' kurulu vardır; Equity

Galatasaray'da da hukuk dilini iyi bilenler çoğunluktadır.

Bugün Galatasaray'ın bütün kirli çamaşırları ortada...

Adeta sonu gelmez gibi görülen bir karalama kampanyası yaşanıyor.

Ne için?

İktidar için.

Vicdanlar bir yana atılmış güncel çekişmeler sahne almış.

Evet... Adnan Polat yönetiminin futbolda başarısızlığı kesindir. Bunu zaten kendisi de ikrar ediyor.
Futbol yerlerde sürünüyor. şikebahçe yenilgileri hüzün aşılıyor.
Lakin Polat yönetiminin başardığı çok güzel şeyler de var. Bunlar atlanıyor.

Ben bu yaşa geldim, başkanına bu kadar kafa tutan, yönetimi bir birine düşürerek işlemez hale
getiren ne bir yönetim kurulu üyesi gördüm ne de muhalefet.

27 Mart'taki İdari ve Mali Genel Kurul öncesi bunları yazmak istedim.

Görev Genel Kurul'undur. Sağduyulu olmak şarttır.

28 Mart'ta da Polat'ın kararı önemlidir.

Mesleğim gazetecilik hür ve özgürüm

Gazetecilik mesleğinde 40 yılı da aştım. Diğer gazetecilerden farkım maç yazılarımın dışında
Galatasaray'ı çok iyi tanıyıp eşhası da ilkelerini de çok iyi bilmemdir. Bu konuda hiç tevazu
göstermiyorum. Benim için Galatasaray camiası ayrıcalıklı bir kurumdur.

Galatasaray'ı koruma ve kollama duygularım zaman zaman mesleğimi de aşar.
Kimsenin adamı olmamam da mesleğimin gereğidir.

Aylardır Galatasaray'ı gözlüyorum. Gazetemde Galatasaray hakkında yazılar yazıyorum.
Beyaztv'de konuşuyorum. Gstv'de de her sabah günün haberlerini yorumluyorum.
Sizi temin ederim ki Galatasaray'da böyle günler yaşamadım.

Bağışlayın ama böyle bir yazı yazmaya kendimi mecbur hissettim.

Galatasaray bu değil!

Kaynak

---

Osman Tanburacı'nın bu yönetim ile düşüncelerin paylaşmasam da,
Galatasaray'lılık ile düşünceleri paylaşmak istedim bugünkü yazısını.
"Ondört senelik bu çile, bitsin artık bu sene.
Sen şampiyon olacaksın, seni sevmeyen ölsün. Ölsün!"

Deniztunali

  • Çırak
  • *
  • Kayıt Tarihi: Tem 2010
  • İleti: 137
  • Yaş: 47
  • Yer: Amerika
Ynt: Galatasaray Yönetimi Hakkında Görüşler
« Yanıtla #8366 : 25. Mart 2011, 13:45:44 »
Dünkü U17 macında Almanya takımında oynayan Türk futbolcuların bolluğunda dolayı bugün spor radyoları, gazeteler ... vs de baya bir yorumlar yapılıyor. Oradaki gençleri keşfedemediğimizden vs den söz ediliyor. Oncelik sanki Avrupa'da yaşayan gençlerimizden adam almakmış gibi. 3-5 milyon kadar Türk nüfusu barındıran Avrupa'dan bu kadar Türk futbolcu yetişirken 90 milyonluk Türkiye'yeden nasıl bu kadar yeteneksiz adam çıkıyor bir düşünmek gerekir. daha önce de yazmıştım o nedenle bu konuyu uzatmayayım.

Peki Almanya'ya ne demeli acaba?
Türk futbolunun hali böyleyken Almanya milli takımlarına bakarsak aşağıdan yukarıya kadar ülkede yaşayan yabancı uyruklu oyuncuların milli takımlarının temellerini oluşturduklarını görüyoruz. Alman A milli takımının 2010 kadrosuna bakıldığında 11 futbolcunun alman kökenli olmadığı görülmektedir.
Defans bölgesinde oynayan oyunculardan Denis Aogo Nijeryalı, Serdar Taşçı Türk, Jerome Boateng Gana'dan; orta sahada oynayan Sami Khedira'nın kökleri Tunus'tan, Mesut Özil Türk, Piotr Trochowski Polonyalı, Marko Marin Sırp. Forvet hattında ise saf Alman olan 2 oyuncu bulunuyor Podolski ile Klose Polonya orjinli, yine bu bölgeden Cacau Brezilya, Mario Gomez ise İspanyol genlerine sahip. buradan hareketle bazı çıkarımlarda bulunmamız mümkündür. şöyle birsey söyleyebiliriz; son yıllarda Alman futbolunun temeli yabancı kökenli oyunculardan oluşuyor, Alman gençleri yetenek anlamında bizim oyuncularımızdan geridedir. bu tabloya bakarak bunun gibi çıkarımlarda bulunmak mümkündür. bu durum aynı zamanda kendi futbol gerçeğimizi de bize yeniden hatırlatıyor. biz yetenekliyiz ama futbol sadece yetenekle oynanan bir oyun değil, yetenek yanında altyapıdan başlayıp profesyonellige kadar çıkan bir eğitim sürecini de içerisine alan bir yaşam alanı. mesele bir yerlerde hasbelkader yetişmiş bir oyuncuyu alıp oynatmak değil, bu oyuncuları yetiştirebilecek mekanizmayı kurabilmektir.

Aslan JOKER

  • Mimar Sinan
  • ******
  • Kayıt Tarihi: Oca 2010
  • İleti: 7458
  • Yaş: 44
  • Yer: Münih
Ynt: Galatasaray Yönetimi Hakkında Görüşler
« Yanıtla #8367 : 25. Mart 2011, 14:07:38 »
Dünkü U17 macında Almanya takımında oynayan Türk futbolcuların bolluğunda dolayı bugün spor radyoları, gazeteler ... vs de baya bir yorumlar yapılıyor. Oradaki gençleri keşfedemediğimizden vs den söz ediliyor. Oncelik sanki Avrupa'da yaşayan gençlerimizden adam almakmış gibi. 3-5 milyon kadar Türk nüfusu barındıran Avrupa'dan bu kadar Türk futbolcu yetişirken 90 milyonluk Türkiye'yeden nasıl bu kadar yeteneksiz adam çıkıyor bir düşünmek gerekir. daha önce de yazmıştım o nedenle bu konuyu uzatmayayım.

Peki Almanya'ya ne demeli acaba?
Türk futbolunun hali böyleyken Almanya milli takımlarına bakarsak aşağıdan yukarıya kadar ülkede yaşayan yabancı uyruklu oyuncuların milli takımlarının temellerini oluşturduklarını görüyoruz. Alman A milli takımının 2010 kadrosuna bakıldığında 11 futbolcunun alman kökenli olmadığı görülmektedir.
Defans bölgesinde oynayan oyunculardan Denis Aogo Nijeryalı, Serdar Taşçı Türk, Jerome Boateng Gana'dan; orta sahada oynayan Sami Khedira'nın kökleri Tunus'tan, Mesut Özil Türk, Piotr Trochowski Polonyalı, Marko Marin Sırp. Forvet hattında ise saf Alman olan 2 oyuncu bulunuyor Podolski ile Klose Polonya orjinli, yine bu bölgeden Cacau Brezilya, Mario Gomez ise İspanyol genlerine sahip. buradan hareketle bazı çıkarımlarda bulunmamız mümkündür. şöyle birsey söyleyebiliriz; son yıllarda Alman futbolunun temeli yabancı kökenli oyunculardan oluşuyor, Alman gençleri yetenek anlamında bizim oyuncularımızdan geridedir. bu tabloya bakarak bunun gibi çıkarımlarda bulunmak mümkündür. bu durum aynı zamanda kendi futbol gerçeğimizi de bize yeniden hatırlatıyor. biz yetenekliyiz ama futbol sadece yetenekle oynanan bir oyun değil, yetenek yanında altyapıdan başlayıp profesyonellige kadar çıkan bir eğitim sürecini de içerisine alan bir yaşam alanı. mesele bir yerlerde hasbelkader yetişmiş bir oyuncuyu alıp oynatmak değil, bu oyuncuları yetiştirebilecek mekanizmayı kurabilmektir.
Son U17 Almanya -Türkiye macindan notlar, sanki Türkiye -Türkiye ye karsi oynamis.


ALMANYA: Odisseas Vlachodimos, Mitchell Weiser, Cimo Röcker, Koray Günter, Nico Perrey, Robin Yalçin, Marvin Ducksch (Dk. 76 Okan Aydın), Emre Can (K) (Dk. 80+1 Kaan Ayhan), Samed Yeşil, Levent Ayçiçek, Patrick Weihrauch (Dk. 53 Nils Quaschner).

TÜRKİYE: Sercan Şen, Dean Selim Florence, Aykut Güler, Taha Can Velioğlu, Ahmet Yılmaz Çalık, Kadir Ari (Dk. 57 Enver Cenk Şahin), Okay Yokuşlu (K), İbrahim Yılmaz, Mehmet Erkut Şentürk (Dk. 41 Recep Niyaz), Okan Deniz, Kerem Çağatay (Dk. 71 Selahattin Özcan).

GOLLER: Dk. 11 Samed Yeşil, Dk. 58 Levent Ayçiçek (Almanya).

SARI KART: Dk. 68 Samed Yeşil (Almanya), Dk. 40 Mehmet Erkut Şentürk, Dk. 63 Enver Cenk Şahin (Türkiye)

http://www.internetspor.com/spor/milli-takim/almanya-millileri-turklerle-yikti-68680.html