Sinan Yılmaz
sinanyilmaz@medyaspor.com
Hangi Türkiye'nin Gerçekleri?!
16 Mart 2011
Herkes sitem ediyor... Yabancılara akıtılan paralar, boşa giden paralar, ümitler diye...
Yabancılar kim? Rijkaard, Del Bosque, Tigana, Zico, Gerets, Aragones, Feldkamp, Skibbe son olarak da Schuster... Daha öncesinde Löw, Hiddink
Deniyor ki bu adamlar için, "başarısız oldular gittiler?" Neye göre?
Türkiye gerçeklerine göre! Hangi Türkiye gerçekleri?
Bu adamlar Dünyanın her yerinde başarılı olup geliyor, senin ülkende başarısız oluyorsa, başarısız olan o adamlar değildir. Sensindir.
Hepsine deniyor ki "Türkiye futbolunun gerçeklerini bilmiyor!"
Yahu ne bu Türkiye futbolu gerçekleri? Bizim ilk okul mezunu, 2 cümleyi bir araya getirip konuşamayan, kara cahil, eski Türk futbolcularımızın bilip ya da bir tarafından uydurup da bu üst düzey futbol adamlarının bilmediği gerçek ne?
Daha doğrusu bu ülke futbolunun hepsi, her tarafı "gerçek" olsa ne olur.
Türk Futbol tarihinin bütün başarıları bir Del Bosque'nin geçmişi kadar başalı olamıyor!
(Bosque: Şampiyonlar ligi şampiyonluğu, İspanya ligi şampiyonluğu, Dünya Kupası şampiyonluğu)
(Türk futbolu: UEFA Kupası şampiyonluğu, Şampiyonlar ligi çeyrek final, Şampiyon kulupler kupası yarı final, Dünya üçüncülüğü, Avrupa kupası yarı finali)
Ya da Rijkaard'ı bir kefeye koyun, Türk futbol tarihinin bütün başarılarını diğer kefeye koyun Rijkaard çok daha ağır basıyor.
Daha bana neyin gerçeğinden bahsediyorsunuz? Demek ki gerçek olan Türkiye'nin değil. Kara cahil eski yerli futbolcuların oluşturdukları, ağabeylik yapma, cemaatçilik yapma, yabancıları dışlama, yabancıya saha içinde tekme atma, Anadolu takımlarının kasten saha zeminlerini düzelttirmemeleri... Bunlar mı Türkiye ligi gerçekleri?
Elano'yu alsın Rijkaard!. Yalçın Ayhan gelsin tekme atsın. Bu mu Türkiye'nin gerçeği?
Kısaca "bu evet" desenize sayın faşist, yabancı düşmanı eski yerli futbolcular?
Devlet, adını vermeyeceğim bir şehir takımına saha zeminini düzeltsin diye maddi yardım yapsın... O şehir takımı o parayla saha maha yapmasın... Sebep? Eee zemin güzel olursa kalite ön plana çıkar. Kalite ön plana çıkarsa Alex coşar? Eee biz Alex'e tekme atabilmemiz için Alex'in rahat top sürmemesi lazım, sahanın çukurlarına takılıp zaman kaybetmesi lazım, öyle değil mi?
Hangi Türkiye gerçekleri yahu? Galatasaray'dan kaçacak delik arayan yabancı oyuncuların ve hocaların gerçekleri nerede?
Cemaatçilikten kaçan, futbolcuları tarafından kovulan Galatasaray yabancı Teknik Direktörlerinin gerçekleri nerede? O adamların gerçeklerini kim koruyacak?
Sahada rakip takımın yerli futbolcuları tarafından itilip kakılan Galatasaray yabancı futbolcuları? Ve o yabancıları takım arkadaşlarını rakibinden korumayan Galatasaray yerli futbolcuları? Bu gerçekleri kim anlatacak?
Tüm Dünyaya adını duyurmuş Harry Kewell'ın, futbol fakiri (rüyasında bile Kewell gibi şut çekemeyecek bir futbolcu olan) Hüseyin Çimşir tarafından saha içinde ağır küfürlere maruz kalmasını, yemediği tekme kalmamasını ve bir tane Galatasaraylı yerli oyuncunun bu Hüseyin'e "hop hemşerim" demeyişini? Aksine maç sonunda forma değiştirmelerini, kikirdemelerini hangi gerçekliğe bağlayacağız?
Neskeens Türkiye'de bir röportaj yaptı... En çok bunun üstünde durdu. Bizim FUTBOL OYNAMAK İSTEYEN oyuncularımıza rakip takımlar sertlik yapıyorlar ama bizim diğer oyuncularımız o adamlarla can ciğer kuzu sarması... Bunları söylemek istedi sayın Neskeens ama anlatamadı ki derdini... Malum Türkiye gerçekleri ha!
"Maç öncesinde ve sonrasında, koridorlarda ve saha içinde rakip takım oyuncularıyla arkadaş olduğunuzu sadece 2 saatlik unutun" dedik diyor Neskeens... "Fakat uygulayan olmadı" da diyor.
Neden? Çünkü bu adamlar demokrasinin olduğu ülkelerden geldiler. Bu adamların Futbol federasyonlarının başkanları, "futbolda demokrasi yoktur" demezler.
Bu adamlar isteklerini böyle ifade ederler ama bizim yerli oyuncularımız da bu iyi niyeti böyle istismar ederler işte. Neskeens ve Rijkaard'ın bu isteğini uygulayan bir tane yerli oyuncu çıkmadı. Çıkmaz! Onlar alışmışlar eski yerli teknik patronrından fırça yemeye... O şekilde çalışıyor kafaları.
Böyle adamların da isteklerini kafalarına göre yorumluyorlar, yahu biz "ölümüne kankayız" mı diyorlar ne diyorlar bilmiyorum...
Onu geçin sezon başında Baros'un Sivassporlu Sedat'tan maç boyunca topsuz alanda yediği tekmeler? Var mı hatırlayan? Yok! Rijkaard çileden çıkıyor, Neskeens çileden çıkıyor, Kewell karşı koyuyor... Yerlilerin umurunda değil. Çünkü Sedat Türk, takım arkadaşları yabancı! Onlar televizyonlardaki kara cahil spiker abilerinden, yabancı faşisti yorumcu abilerinden öyle öğreniyorlar.
Son Ankaragücü maçında Arda'ya uçarak giren Uğur 3 numaralı formayı giyip A takıma yükseldiğinde ne demişti biliyor musunuz?
"Bülent (Korkmaz) ağabeyden sonra 3 numarayı bir yabancı oyuncunun giymesi yakışık almazdı, bu formayı giymek benim için onur verici?" Bu adam bunu söylediğinde 10'lu yaşlarını bitirmemişti. Kafasının nasıl yıkandığını iyi idrak edin! Yahu yabancı giyse ne olur? Giymese ne olur? Bülent ağabeyine sormak lazım... Popescu gelmeden önce 29 yaşında Adanaspor'a gönderiliyordun, Galatasaray Bülent'i satmak istiyordu. Popescu gelmese yanına, Bülent bu kadar efsane olabilir miydi bir sormak lazım!
Sonra da paramızı alıp kaçıyor yabancılar diye ağlıyorsunuz?
Esas yabancı olan sizsiniz! Modernliğe yabancı, insanlığa yabancı, ahlaka yabancı olan sizlersiniz. Bütün Dünya tanır Rijkaard'ı... Sen tanıyamazsan geçinemezsen yabancı olan sensindir.
Şuurun yabancıdır, kültürün yabancıdır, beynin yabancıdır. Yabansındır, yavansındır.
Tekrar soruyorum Türk futbolunun her tarafı gerçek olsa ne olur?
Yahu sen gerçek misin, şaka mısın?