daha önce paylamış mıydım bilmiyorum. bilgisayarın bi köşesinde buldum. büyük ihtimalle banu yelkovan'ın bi yazısıntan alıntı.
"Geçen hafta bir arkadaş yemeğinde Adnan Polat’ın açıklamalarından konuşuyorduk. Yemek, konusundan da anlaşıldığı üzere, erkek nüfusu kalabalık bir yemekti, yoksa biz kızlar, hiçbir yemeğimizi böyle çözümsüz konular konuşarak harcamayız. Bu da bilinsin yani.
Adnan Polat’ın malum olaylardan bir hafta sonra yaptığı açıklamaları yeterli bulanlarımız, yetersiz olduğunu düşünenlerimiz, yeterli ama geç kalmış olduğunu savunanlarımız vardı. Sonra bir arkadaşımız çıktı ve dedi ki “Benim için Galatasaray bir vizyon demektir. Hedef belirlemek ve o hedeflere ulaşmak için çabalamak demektir. O hedeflerin bu ülke gerçeklerinden bağımsız olması, bu ülke standartlarının üzerinde olması demektir. Galatasaray’ın hedefi salt şampiyonluk değildir. Seni sen yapan değerlerine sahip çıkmaktır. Şampiyonlar Ligi’ne kalabilmek değil, o ligde Real Madrid’le Manchester United’la Milan’la aynı seviyede futbol oynamak demektir. Son 10 senedir Şampiyonlar Ligi marşını duyamamışken, son 5 senede kaç kere şampiyon olunduğunun gözümüze başarı gibi sunulması kabul edilemez. Galatasaraylı olmak, Anadolu takımlarının transferlerine imrenerek bakmak zorunda kalmamak, kendi yıldızlarını yaratmaktır. Basketbolda yenilmez armada olmak, voleybolda, kürekte, amatör branşlarda ve altyapı takımlarında başarılı olmak demektir. Benim problemim Adnan Polat’la değil. Ama onun temsil ettiği Galatasaray, benim taraftarı olduğum Galatasaray’ı yansıtmıyor.” Takım adını değiştirip yeniden okusak da anlamını kaybetmeyen sözler bunlar. "