Buraya Galatasaray taraftarlığı üzerine lafazanlık ettiğim fakat farklı başlıklar altında yazdığım yorumların bir kaçını birleştirerek koyuyorum. tekrar tekrar yazmak istemedim. Galatasaray taraftarlığı bir tesadüf eseri edinilebilir bir taraftarlık olabilir fakat üzerine düşünülürse bir kıymeti vardır. aşşağıdaki yorumlar farklı başlıklar altında yazıldıklarından doğrudan birbiriyle bağlı değil fakat taraftarlık ve Galatasaray hakkındaki görüşlerimi anlatması bakımından anlamlı. Galatasaray taraftarlığı statları doldurmak yada büyük görsel şölenlerin parçası olmaktan fazlasıdır. Büyük ve kıymetli bir tarihselliğe, kurumsallığa, misyona dışarıdan dahil olmaktır. Galatasaray lisesinde okuma şerefine nail olamamış ve buna her zaman özenmiş biri olarak Türk modernleşmesinin bu büyük inşacısına ve geleneğine değer atfederek destek veriyorum. Yani misyona dahil oluyorum. Türk siyasetine, ekonomisine, sanatına edebiyatına ve sporuna doru düzgün ve elle tutulur ne varsa elimizde onu üreterek katkı koyan bu markaya selam duruyorum. Ben Galatasaray TARAFTARIYIM.
Yorum-1: illa yabancı oyuncu illa ki yabancı oyuncu diyen arkadaşlar neden şikebahçeli değil de Galatasaraylı olduklarını bir kez daha düşünsünler. Galatasaray'ın ontolojisi üzerine düşünmelerini tavsiye ediyorum. Mali durumu fenerden bile daha iyi olduğunda dahi Galatasaray'ın öncelikleri febe'e yada değeri sadece endüstriyel futbolun ölçekleriyle belirlenen herhangi bir başka spor klübüne benzemeyecektir. Daha kaliteli yıldız yabancı oyuncular transfer edilecek fakat alt yapı ve Türk genç oyuncular konusunda titizlik ve öncelik gösterecektir. Eğer böyle olmayacaksa zaten Galatasaray'ı diğer klüplerden ayıracak önemli vasıfları olmayacak demektir. febe, Lyon ya da valencia gibi başarıları yada başarısızlıkları o sene yaptıkları trasferlerin tutup tutmadığına bakan karmaşık ve abuk bir takım olursunuz. Galatasaray'ın kendi yapısıyla bir örnek, bir ekol oluşturabilmesi için bir klüp tarzı oturtması gereklidir. Klüp kültürü ve tarihselliği dünya spor klüpleri içinde özgün bir yere işaret eden Galatasaray böyle bir zeminde bir ekol oluşturma şansına sahiptir. Beni Kewell ve Meira transferleri yada Oliviera transferi heyecanlandırabilir fakat Aydın'ın bu sene Arda'nın geçmiş senelerde yaptığını yapması ayağa kaldırır. Aykut konusunda ısrar etmem de Galatasaray markasının değerine inanmam ve bunun endüstriyel maddi değerlerin ötesinde bir değere tekabül etmesidir. Tesadüfen Galatasaraylı değil Galatasaray üzerine düşünerek ona bir anlam atfederek Galatasaraylı olunmalıdır. Galatasaray 6-0 yenildiğinde Galalatasaray febe'den 6 kat değerli bir külüptü. Anlayan anlar, anlamayan zaten Galatasaray'ı tutsa ne olur tutmasa ne!
Yorum-2: (GS Avrupa'nın en güçlü 20. takımı başlığına yazılmış bir yorumdur.) Bu klüplerin sadece 4 yada 5'i Galatasaray'la denk, diğerleri galatasaraydan daha önemli klüpler değil. Mesele bir spor klübünün değeri ise bu sedece endüsriyel futbolun ölçüleriyle belirlenmez yada belirlenmemelidir. Salt sportif başarılar da bunun ölçüsü olamaz. Tüm bunlara evet, bunlara ek olarak, klübün kurumsallığı, tarihsel değeri, toplumsal profili ve dünya futbolunda orjinal bir örnek olup olmadığı da belirleyiciler arasında sayılmalıdır. Galatasaray burada mali ve sportif açıdan istatitikleri yönünden zaafları olmasına karşın son tahlilde tarihsel derinliği, niteliği ve lise kökenli uluslararası rekabete açılmış takım olma orjinalliği ile anılmalıdır. Galatasaray, Türkiye gibi sermayenin merkezinde değil periferisinde yer alan bir ülke olarak Avrupa futboluna eklemleniyor ve senelerdir Avrupa'nın çok daha zengin klüplerinden takımlarla burada kapışıyor. Yakında sportif ve mali alanda da ciddi adımlarını atıp kendisini yeniden üretecek güce kavuşacaktır. Galatasaray sadece Türkiye'nin 1 numarası değil, yapısal ve tarihsel özellikleri dolayısıyla Dünya sporunda özellikle futbol arenasında özgün ve önemli bir klüptür. İlk yirmi deki sayılan bu takımların Galatasaray'la karşılaştırılması bile abesle iştigaldir. Aksi bir fikri ben sadece polemik olsun diye savunmak zorunda kalındığında hoş görebilirim, yoksa Galatasaray üzerine yeterince düşünülmemiştir diye bakarım.
Yorum-3: (Transfer gündemine ilişkin bir yorumdur.) Gündemi transfere kaydırmalıyız acil mevzu budur. stat yükseliyor işte. Bugünlerde aciliyeti olan ve Kısa vadede işe yarıyacak yada sorun çıkartacak konu transfer politikasıdır. Satılacak yada alınacak adamlar Galatasaray için kısa ve orta vadede önemli sonuçlar doğuracak. transferi taraftar yapmıyor ama gündemi oluşturacak ve bir kollektif aklı pratik ederek yönetime galatasaraylılara ait blir kamusal aklı yaratacak olan bu tür forumlardır. Ahmet gitsin mehmet gelsin demek nedenleri doğru sıralanarak yapılırsa çok işe yarar. Taraftarın takımına bir faydasıda bu yolla sağlanır. Sadece forma almak, maça gitmek ve la la la diye bağırmak değildir bence taraftarlık, desteklediğin takım üzerine dişünmektir biraz da. Bu Galatasaraylılar için daha da önemli bir konudur diğer takım taraftarlarına nazaran. Galatasaray sadece endüsriyel futbolun ölçüleriyle ifade edilen bir değer değildir. Galatasaray "bizatihi şey" dir. niteliği, ve tarihsel derinliği, kurumsallığı endüsriyel futbolun ölçülerinin konusu dışına taşar. biz bu takımın taraftarı olurken neyin bir parçası olduğumuzun daha çok bilincinde olmalı ve üzerine düşünmeliyiz. Yaptığımız katkı ne kadar küçük olursa olsun dahil olmaktan gururluyuz. izlemekten ve bazen yenildiğimizde -ki bu az olur- uykusuz kalmaktan da mutluyuz