biz buralarda yorum yapıyoruz, yorum yaparkende kişiler hakkında ister istemez bazı isnatlarda bulunuyoruz, çünkü kızıyoruz, yanlış giden ve yönetilen işlere anlam veremiyoruz ve o kişlerin bazen kurduğu bir kaç cümleyi, bazen bize ters gelen bir kaç uygulmasını bazen de o kişi/kişilerin vucut dillerindeki iticiliği bu isnatların oluşmasına neden gösterebiliyoruz,
insan önce dürüst olmalı, dürüst insan her zaman çizgisini, sorumluluğunu, haddini vs. bilir
bunları bilen yani dürüst olan insan yeteneklerini de bilir, hangi işi yapabileceğinide bilir,
aslında anlatmak isteğim varmak istediğim nokta ne kadar basit dimi (tabi bence)
2000 sonrası kulübe mensup hiç kimse dürüst olmadı,
herkes birbirine belli başlı yakıştırmalar yaptı,
bu taraftar oluşmumuzdan başlayıp, kongre üyesine, sporcusuna, yönetim ve başkanına kadar bir zincir halinde gitti,
doğru gibi algılanan ve değerlendirilen bir takım çalışmalar zamanla anlaşıldı ki çürük temeller üzerine oturtturulmuş, içinde bir takım menfaatleri barındıran hep kişsel çıkarların varlığını bizlere bugünlerde apaçık gösterdi,
kulübümüze mensup her bir parça o dönemlerden geldiğimiz bugünlere kadar yaptıkları söylemlerde, işlerde, hatıratlarında bunları bize esasen delillendirdi, gerçekte yapılanların, söylenenlerin aslında kişisel bir amaç güttüğü çaycısından sporcusuna, yönetiminden taraftarına kadar netleşti,
isim isim örnekte bulunmak bize bir kar getirmez,
asıl amacımızı saptamalı ve o amaçta itiraz etmeden, fikir üreterek, kendi kırmızı çizgilerimizi bilerek kibirsizce ve kişisel menfaat gütmeden gereklilk neyse ise onu yapmalıyız,
iy yada kötü neticede tesadüf olamaz, kolaylıklar yada zorluklar +/- bu şekilde olsa gerek,
hiç kimse/herkes "genel/çoğunluk" olarak kullanılmıştır, kastım tüm bu kötü durumun sorumlularıdır, taraftar olarak bende dahil